Köşe Yazıları Haber Girişi: 11.06.2022 - 09:26, Güncelleme: 11.06.2022 - 10:24

Van Gölü İncileri

 

Van Gölü İncileri

Van Gölü İncileri
ÇALDIRIN GİTSİN EFDAL PETEK Önce hırpalayıp sonra yıktınız Yetmez ise yine saldırın gitsin Gönül harmanımı tümden yaktınız Bayram edip davul çaldırın gitsin   Düşünmediniz mi yanan ne közde Gamdan başka neyim kaldı ki özde Yürek parçalamak zaferse sizde Sevinçten neşeden çıldırın gitsin   Zerre görmem artık gereğinizi İstemem balınız böreğinizi Gidin bir cerraha yüreğinizi "Gereksiz" deyip de aldırın gitsin   Demek ki var imiş kastınız işte Bağrıma tığları bastınız işte Birlikte Efdal'ı astınız işte Cesedime kadeh kaldırın gitsin   İNSANLAR CAN DEMİR Sevgisiz ve saftı insanlar, hiç sevmemiş ve sevilmemişlerdi onlar hiç öpülmemişti gözlerinden, yüreklerinden... inançları yoktu belki de yada kalpleri kalpsiz ve paramparçaydı insanlar   Aşkın ayaklanmasını hiç görmemişler bilmemişlerdi onlar kör, sağır ve dilsizdi heyecanı hiç tatmamış ve yaşamamışlardı mutluluğun adını dahi görmemişlerdi. onlar mutsuz ve umutsuzdu...   Onlar ne saygı duymuşlar, ne sevgi bilmişler içleri ve yürekleri karaydı, zifiri karanlık merhamet duymamış ve asla şımartılmamışlardı onlar hiç üzülmemiş, gülmemişlerdi acı çekmemiş, huzur bulmamışlardı onlar sadece yaşıyordu, neyi yaşadıklarını bile bilmiyorlardı...   ACININ DA ACISI VARMIŞ NAZAN YERLİ hava soğuk, nefesler boğuk, güneş kızgın içimiürpertiyor bulutların hareketsizliği farklı bir şey var şimdi gök kubbede bu uhrevi havanın bende karşılığı var   saatilerliyor tik tak, usanmaz zaman inliyorsanki birmerdud çıtırdıyordu külleri keskin yanıyor ateş suskun suskun bir derdi var ama ne meskun   soğuk  havanın bardaki  suyu  buz kesmesi içilmeyecek belki hepsi güneş tepede seyyar gezgin ilerliyorvardı sezgim   sahineydi, beni bir ruh kesti ogün ne mestim  güneşe muhtaç her bir nefesi akşam olunca başladı hayat dersim   bilseydim gidermiydim ah be nefsim   kaderyazmıştı gidecekti elbet nasibim yaklaşıyor hazır değildim   vakitçattı saattam takır, ay sancılı dışardaki köpekler ulu güvence birveda bir sonbakış borcum vardı busefer gerçekten evham, aldı hayatı, gitti   bir ayaz sardı,kar taneleri gökten kurnaz yağdırdı,  yağdırdı aldı akşam bir haber geldi ah bu ne efşan çığlıklar havada kim bu yerde buz yatan inanmadı gözlerim  ellerimdekaldı akanson kırmızı damlalar   öldüm  ben o akşam, bedenimde akmaz içim al yer gök inlesin ecel aldı durdu saat    beyaz kar oldu göl kan herkes ağlar ben ölü bir insan ölen kim ben mi o mu? tutuldu dilim bu nasıl imtihan acısı  içimde bir buhran daraldı her saniye içim mezar gitti  o sonsuz bir  diyara ben enkaz/karaçam anladım ki içimde bir boşluk  dolmazki bu ne bedbaht   geçmeyecek bilirim ah bu ne kahkaha gözyaşlarım akmaz kuru bir toprak o gün şakaklarıma yağdı kar tertemiz bedeni sardı bir karış kara toprak   vermedi geri sert taşlar ömürlük acı verdi ah bu ne biçim acı saçar canımdan can gitmiş anladım sonra acıdı canım çok yara, acınında acısı varmış yerini başka acılar da almış...   GÖNÜL KAPISI YUSUF AYTEKİN Kırnapla, düğümle gökyüzünü, kaçacak sorma bağı, üzümü, tadımız kaçacak setretten bakışlarına kalp dayanmaz vurma gönül kapıma, açık kapı açılmaz   Söyleyişten kalan soğukluk yüzümde demlenir arştan inen sözler yüreğimde denklenir mavi gözlere bakamam hüznüm depreşir vurma gönül kapıma, akıl ve duygu karışır   Uzun yıllar süremez mi bu yol, geçti bitti her bakışa vuruldum, indim, çekip gitti kalp sızısı kaldı, her köşede hayalin bitti ne diyeyim bakışlarına, canımdan can gitti   Vuruldum o masum bakışlara, dildeki güllere sevda bağlarına çıksam değmez aynadaki gülüşe ah gülüm, vah gülüm çekildim ağlıyorum her köşe değmiyor, anlatamam bu aşkı kendini bilmez ellere.   BEZMİŞİM OZAN ALPER ALPEREN Memleketin zahmetini, yükünü çekerken ben konup kaymağını yiyen hodgamlardan bezmişim medeniyeti, kültürü yazıp yayayım derken sanatçıyı hiçe sayan ahkâmlardan bezmişim   Menfaat konu olunca hemen renk değiştiren dost görünüp de arkamdan ne dümenler çeviren cebini doldurmak için onu bunu sömüren aç varken budu götüren adamlardan bezmişim   Zirvelere çıkmak için, omuzlarıma basan mevki, makama erince, selam, sabahı kesen yanımda ahkâm kesilip, zoru görünce susan arkam sıra zehir kusan insanlardan bezmişim   Renkten renge bürünürken, herkes eğri, kendi düz zemheri ayında terler, temmuzda kesilir buz dar, kısa ve yırtık olan gömlek, pantolon, bluz moda deyip insanlara satanlardan bezmişim   Kim gelirse gelsin, gitsin, hep aynı yerde olan kestirmeden yükselmenin kolay yolunu bulan kalantor görünce koşup virgül gibi yumulan Alperen’i üç kuruşa satanlardan bezmişim.                                    NELER VAR BÜLENT BAYSAL Harabat ehline döndür sen yüzün Nice derde malik gel bak neler var Alıp viraneden bir ateş közün Çarşı pazar dolaş gör bak neler var   Serveti arama onlar hep sizde Deve yürütemez olduk bak düzde Çağ atladık şükür Vallahi sözde Hele kapıları çal bak neler var.   Hakikat aşikâr gayrısı yalan Neden bizim olan edilir talan Niye el üstünde tutulur çalan Vicdanı bulursan sor bak neler var   Oyun ile oyun kuran çakalın Siyonizme uşak olmuş sakalın El mi yaman bey mi bekle bakalım Oyunu tezgâha koy bak neler var   Hani nerde şimdi dolar yakanlar Millete tepeden, üstten bakanlar Banka boşaltıp da borcu takanlar Bitmedi sözlerim dur bak neler var   Her şey özelleşti hayatlar perde Kalmadı insanlık bitirdik serde Tepeden tırnağa düştük bir derde Bir adım öteye geç bak neler var   Düzmece program, düzmece hayat Tivide cinayet çözülür heyhat Hep mafya, ölüm, bu kadar mı rahat Dolaş kanalları aç bak neler var   Ateşi, çileyi bul ehline sor Gel sen ol da bunu hayırlara yor Menzile bu yolla ermek ki çok zor Doludur çıkınım çöz bak neler var. DAĞLAR MEHMET AKÇAY Açtımda derdimi size söyledim Yele söyle sırrım vermesin dağlar Nice yıl üstünde gönül eyledim Sele söyle sırrım vermesin dağlar   Yiyer içer doyar kurtlar böcekler El ele tutuşur oynar göçekler Biter elvan elvan renk renk çiçekler Güle söyle sırrım vermesin dağlar   Çağlariyım azmi tozup gezmişim Çayır çimenini basıp ezmişim Yazın içersine girip yüzmüşüm Göle söyle sırrım vermesin dağlar. DİNLE AHMET YAŞAR GÜNDÜZ Sus ve biraz beni dinle yağmurlar yağıyor yüreğimde bulutların geçtiğini ve damlaların indiğini içime gör ve sus ve beni dinle…     …bak nemli nemli duruyor çiçekler kuşlar havanın pusunda saklanmış!!! …her şey suskun ve bekliyor… !bir sen yoksun…   -ve yalnız sensin susmayan içimde gel, dur ve beni dinle… bak yağmurlar yağıyor yüreğimde çürümeden çekirdek, büyümüyor sümbül…   …ve yorulmadan olunmuyor işte… benim tüm cümlelerim, bir dudak büküşüne kafi gelmez…!!! bir nazlı bakışın bile yeter gülmeme gel gözlerime bak göz mesafemde dur   …sus ve nefesinle konuş! beni dinle…
Van Gölü İncileri

ÇALDIRIN GİTSİN

EFDAL PETEK

Önce hırpalayıp sonra yıktınız

Yetmez ise yine saldırın gitsin

Gönül harmanımı tümden yaktınız

Bayram edip davul çaldırın gitsin

 

Düşünmediniz mi yanan ne közde

Gamdan başka neyim kaldı ki özde

Yürek parçalamak zaferse sizde

Sevinçten neşeden çıldırın gitsin

 

Zerre görmem artık gereğinizi

İstemem balınız böreğinizi

Gidin bir cerraha yüreğinizi

"Gereksiz" deyip de aldırın gitsin

 

Demek ki var imiş kastınız işte

Bağrıma tığları bastınız işte

Birlikte Efdal'ı astınız işte

Cesedime kadeh kaldırın gitsin

 

İNSANLAR

CAN DEMİR

Sevgisiz ve saftı insanlar,

hiç sevmemiş ve sevilmemişlerdi

onlar hiç öpülmemişti gözlerinden, yüreklerinden...

inançları yoktu belki de yada kalpleri

kalpsiz ve paramparçaydı insanlar

 

Aşkın ayaklanmasını hiç görmemişler bilmemişlerdi

onlar kör, sağır ve dilsizdi

heyecanı hiç tatmamış ve yaşamamışlardı

mutluluğun adını dahi görmemişlerdi.

onlar mutsuz ve umutsuzdu...

 

Onlar ne saygı duymuşlar, ne sevgi bilmişler

içleri ve yürekleri karaydı, zifiri karanlık

merhamet duymamış ve asla şımartılmamışlardı

onlar hiç üzülmemiş, gülmemişlerdi

acı çekmemiş, huzur bulmamışlardı

onlar sadece yaşıyordu,

neyi yaşadıklarını bile bilmiyorlardı...

 

ACININ DA ACISI VARMIŞ

NAZAN YERLİ

hava soğuk, nefesler boğuk, güneş kızgın

içimiürpertiyor bulutların hareketsizliği

farklı bir şey var şimdi gök kubbede

bu uhrevi havanın bende karşılığı var

 

saatilerliyor tik tak, usanmaz zaman

inliyorsanki birmerdud

çıtırdıyordu külleri keskin

yanıyor ateş suskun suskun

bir derdi var ama ne meskun

 

soğuk  havanın bardaki  suyu  buz kesmesi

içilmeyecek belki hepsi

güneş tepede seyyar gezgin

ilerliyorvardı sezgim

 

sahineydi, beni bir ruh kesti

ogün ne mestim 

güneşe muhtaç her bir nefesi

akşam olunca başladı hayat dersim  

bilseydim gidermiydim ah be nefsim

 

kaderyazmıştı gidecekti elbet nasibim

yaklaşıyor hazır değildim

 

vakitçattı saattam takır, ay sancılı

dışardaki köpekler ulu güvence

birveda bir sonbakış borcum vardı

busefer gerçekten evham, aldı hayatı, gitti

 

bir ayaz sardı,kar taneleri gökten kurnaz

yağdırdı,  yağdırdı aldı akşam

bir haber geldi ah bu ne efşan

çığlıklar havada kim bu yerde buz yatan

inanmadı gözlerim 

ellerimdekaldı akanson kırmızı damlalar

 

öldüm  ben o akşam, bedenimde akmaz içim al

yer gök inlesin ecel aldı durdu saat 

 

beyaz kar oldu göl kan

herkes ağlar ben ölü bir insan

ölen kim ben mi o mu?

tutuldu dilim bu nasıl imtihan

acısı  içimde bir buhran

daraldı her saniye içim mezar

gitti  o sonsuz bir  diyara

ben enkaz/karaçam

anladım ki içimde bir boşluk 

dolmazki bu ne bedbaht

 

geçmeyecek bilirim ah bu ne kahkaha

gözyaşlarım akmaz kuru bir toprak

o gün şakaklarıma yağdı kar

tertemiz bedeni sardı bir karış kara toprak

 

vermedi geri sert taşlar

ömürlük acı verdi ah bu ne biçim acı saçar

canımdan can gitmiş anladım sonra

acıdı canım çok yara, acınında acısı varmış

yerini başka acılar da almış...

 

GÖNÜL KAPISI

YUSUF AYTEKİN

Kırnapla, düğümle gökyüzünü, kaçacak

sorma bağı, üzümü, tadımız kaçacak

setretten bakışlarına kalp dayanmaz

vurma gönül kapıma, açık kapı açılmaz

 

Söyleyişten kalan soğukluk yüzümde demlenir

arştan inen sözler yüreğimde denklenir

mavi gözlere bakamam hüznüm depreşir

vurma gönül kapıma, akıl ve duygu karışır

 

Uzun yıllar süremez mi bu yol, geçti bitti

her bakışa vuruldum, indim, çekip gitti

kalp sızısı kaldı, her köşede hayalin bitti

ne diyeyim bakışlarına, canımdan can gitti

 

Vuruldum o masum bakışlara, dildeki güllere

sevda bağlarına çıksam değmez aynadaki gülüşe

ah gülüm, vah gülüm çekildim ağlıyorum her köşe

değmiyor, anlatamam bu aşkı kendini bilmez ellere.

 

BEZMİŞİM

OZAN ALPER ALPEREN

Memleketin zahmetini, yükünü çekerken ben

konup kaymağını yiyen hodgamlardan bezmişim

medeniyeti, kültürü yazıp yayayım derken

sanatçıyı hiçe sayan ahkâmlardan bezmişim

 

Menfaat konu olunca hemen renk değiştiren

dost görünüp de arkamdan ne dümenler çeviren

cebini doldurmak için onu bunu sömüren

aç varken budu götüren adamlardan bezmişim

 

Zirvelere çıkmak için, omuzlarıma basan

mevki, makama erince, selam, sabahı kesen

yanımda ahkâm kesilip, zoru görünce susan

arkam sıra zehir kusan insanlardan bezmişim

 

Renkten renge bürünürken, herkes eğri, kendi düz

zemheri ayında terler, temmuzda kesilir buz

dar, kısa ve yırtık olan gömlek, pantolon, bluz

moda deyip insanlara satanlardan bezmişim

 

Kim gelirse gelsin, gitsin, hep aynı yerde olan

kestirmeden yükselmenin kolay yolunu bulan

kalantor görünce koşup virgül gibi yumulan

Alperen’i üç kuruşa satanlardan bezmişim.

 

                                

NELER VAR

BÜLENT BAYSAL

Harabat ehline döndür sen yüzün

Nice derde malik gel bak neler var

Alıp viraneden bir ateş közün

Çarşı pazar dolaş gör bak neler var

 

Serveti arama onlar hep sizde

Deve yürütemez olduk bak düzde

Çağ atladık şükür Vallahi sözde

Hele kapıları çal bak neler var.

 

Hakikat aşikâr gayrısı yalan

Neden bizim olan edilir talan

Niye el üstünde tutulur çalan

Vicdanı bulursan sor bak neler var

 

Oyun ile oyun kuran çakalın

Siyonizme uşak olmuş sakalın

El mi yaman bey mi bekle bakalım

Oyunu tezgâha koy bak neler var

 

Hani nerde şimdi dolar yakanlar

Millete tepeden, üstten bakanlar

Banka boşaltıp da borcu takanlar

Bitmedi sözlerim dur bak neler var

 

Her şey özelleşti hayatlar perde

Kalmadı insanlık bitirdik serde

Tepeden tırnağa düştük bir derde

Bir adım öteye geç bak neler var

 

Düzmece program, düzmece hayat

Tivide cinayet çözülür heyhat

Hep mafya, ölüm, bu kadar mı rahat

Dolaş kanalları aç bak neler var

 

Ateşi, çileyi bul ehline sor

Gel sen ol da bunu hayırlara yor

Menzile bu yolla ermek ki çok zor

Doludur çıkınım çöz bak neler var.

DAĞLAR

MEHMET AKÇAY

Açtımda derdimi size söyledim

Yele söyle sırrım vermesin dağlar

Nice yıl üstünde gönül eyledim

Sele söyle sırrım vermesin dağlar

 

Yiyer içer doyar kurtlar böcekler

El ele tutuşur oynar göçekler

Biter elvan elvan renk renk çiçekler

Güle söyle sırrım vermesin dağlar

 

Çağlariyım azmi tozup gezmişim

Çayır çimenini basıp ezmişim

Yazın içersine girip yüzmüşüm

Göle söyle sırrım vermesin dağlar.

DİNLE

AHMET YAŞAR GÜNDÜZ

Sus ve biraz beni dinle

yağmurlar yağıyor yüreğimde

bulutların geçtiğini

ve damlaların indiğini içime

gör ve sus ve beni dinle…

 

 

…bak nemli nemli duruyor çiçekler

kuşlar havanın pusunda

saklanmış!!!

…her şey suskun ve bekliyor…

!bir sen yoksun…

 

-ve yalnız sensin susmayan içimde

gel, dur ve beni dinle…

bak yağmurlar yağıyor yüreğimde

çürümeden çekirdek,

büyümüyor sümbül…

 

…ve yorulmadan olunmuyor işte…

benim tüm cümlelerim,

bir dudak büküşüne kafi gelmez…!!!

bir nazlı bakışın bile yeter gülmeme

gel gözlerime bak

göz mesafemde dur

 

…sus ve nefesinle konuş!

beni dinle…

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.