Köşe Yazıları (İHA) - İhlas Haber Ajansı | Haber Girişi: 27.07.2012 - 09:22, Güncelleme: 15.10.2020 - 08:18

Tefekküre zaman ayıralım

 

Tefekküre zaman ayıralım

Tefekkür dediğimiz derin ve kapsamlı düşünce; "muhakeme" dediğimiz, farklı şeyleri değerlendirmeye tâbi tutarak ortaya bir mana çıkarma özelliğidir. Tefekkür, insana mahsus bir özellik olup insanı diğer varlıklardan ayıran ve hatta üstün kılan en büyük özelliklerindendir.  Tefekkür, düşünceyi devreye sokan, imanı başlatan, insanı bilinçli bir varlık olarak diğer mahlûkattan ayıran şeydir. Tefekkür, Allah'a yakın (tereddütsüz, şüphesiz ilim) elde etmek isteyen kişinin adım atacağı ilk basamaktır.Öncelikle Tefekkür'ün, dinimizde önemli bir ibadet olduğunu bilmek gerekir. Tefekkür, insan oğlunun bir kul olarak günahlarını, yer ve gökte ne varsa tasavvur edebileceği tüm mahlukatları, gök alemini  ve kendini düşünmek, hülasa Allah'ü Teâlâ'nın yarattığı şeylerden ibret alınmasıdır. Tefekkür öyle bir ibadettir ki diğer ibadetlere dahi tesir eden, tat veren bir soyut eylemdir. Tefekkürle kılınan bir namaz, tefekkürle çekilen bir zikir, tefekkürle verilen bir sadaka veya zekat hiç tefekkürsüzce yapılanlarla bir olur mu?  Bu sebeple Hak dostları da; namazı, son namazmış gibi düşünerek kılmayı; orucu, nimetlerin kadrini ve muhtaçların ıstırabını tefekkür ederek tutmayı, yani bütün ibadetleri mutlaka tefekkür cihetine de riayetle eda etmeyi öğütlemişlerdir. Peygamber Efendimiz (s.a.v) örnek yaşayışında, Rabbimizin kullarında görmeyi murad ettiği manevi tekamül için tefekkürün ne kadar önemli olduğunu ortaya koymuştur. Zira O, geceleri ayakları şişinceye kadar gözyaşları içinde kulluk ve ibadete devam etmiş, gözleri uyusa bile kalbi daima uyanık kalmış, Allah'ın zikrinden ve tefekküründen bir an bile uzaklaşmamıştır.Aişe (r.a) validemiz, Allah Rasulü (s.a.v)in  tefekkür ufkuna dair bir misali şöyle nakleder:Bir gece Rasulullah (s.a.v)  bana: "Ey Aişe! İzin verirsen, geceyi Rabbime ibadet ederek geçireyim." dedi. Ben de: "Vallahi Seninle beraber olmayı çok severim, ancak Sen'i sevindiren şeyi daha çok severim." dedim. Sonra kalktı, güzelce abdest aldı ve namaza durdu. Ağlıyordu… O kadar ağladı ki; mübarek sakalları, elbisesi, hatta secde ettiği yer sırılsıklam oldu. O, bu hâldeyken Bilal (r.a) ezan okumaya geldi ve Allah Rasûlü'nü perişan bir hâlde buldu. Âlemlerin Efendisi'nin ağladığını görünce, O'nu bu kadar mahzun  eden hâdisenin ne olduğunu merak ederek: "Ya Rasûlallâh! Allah Teâlâ sizin geçmiş ve gelecek bütün günahlarınızı bağışladığı halde niçin ağlıyorsunuz?" diye sordu.Bunun üzerine Efendimiz (sav): "Allâh'a çok şükreden bir kul olmayayım mı? Vallahi bu gece bana öyle ayetler indirildi ki, onu okuyup da üzerinde tefekkür etmeyenlere yazıklar olsun!" dedi ve şu ayetleri okudu: "Şüphesiz ki göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, akl-ı selam sahipleri için (Allah'ın birliğini gösteren) kesin deliller vardır. Onlar, ayakta dururken, otururken, yanları üzerine yatarken (her an) Allah'ı zikrederler; göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin tefekkür ederler ve: Rabbimiz! Sen bunları boşuna yaratmadın. Sen'i tespih ederiz; bizi cehennem azabından koru! (derler)." (Âl-i İmrân, 190-191)" (İbn-i Hibbân, II, 386; Âlûsî, Rûhu'l-Meânî, IV, 157)Peygamberimizin kendine vahiy olunan yukarıdaki ayetten sonraki hali bizleri çokça düşündürmeli. Peygamberimizin  "onu okuyup da üzerinde tefekkür etmeyenlere yazıklar olsun" ifadesinin muhatabı olmamak gayesi ile bu ayet ve bu Ramazan ayı tefekkür ibadetini yerine getirmemizde bizler için bir başlangıç olmalıdır. İmamı Gazali'nin buyurduğu gibi; "tefekkür ibadetin yarısıdır" sözünden yola çıkarak tefekkür etmenin yolları nelerdir diye baktığımızda: 1- Allah'ü Teâlâ'nın mahlûklarındaki güzellik ve faydaları düşünmek. (Ona inanıp Onu sevmemize sebep olur.) 2- Onun vaat ettiği sevapları düşünmek.  (İbadet yapmaya sebep olur.) 3- Onun bildirdiği azapları düşünmek. (Ondan korkmaya, kötülük etmemeye, günahtan kaçmaya sebep olur.) 4- Onun nimetlerine, ihsanlarına karşılık, nefsine uyarak günah işlediğini, gaflet içinde yaşadığını düşünmek. (Allah'tan utanmaya sebep olur.)Rabbim bizleri çokça tefekkür eden kullarından eylesin. AminSelam ve dua ile...omergunduz80@hotmail.com vanhaber,ömer gündüz,köşe yazıları

Tefekkür dediğimiz derin ve kapsamlı düşünce; "muhakeme" dediğimiz, farklı şeyleri değerlendirmeye tâbi tutarak ortaya bir mana çıkarma özelliğidir. Tefekkür, insana mahsus bir özellik olup insanı diğer varlıklardan ayıran ve hatta üstün kılan en büyük özelliklerindendir.  Tefekkür, düşünceyi devreye sokan, imanı başlatan, insanı bilinçli bir varlık olarak diğer mahlûkattan ayıran şeydir. Tefekkür, Allah'a yakın (tereddütsüz, şüphesiz ilim) elde etmek isteyen kişinin adım atacağı ilk basamaktır.
Öncelikle Tefekkür'ün, dinimizde önemli bir ibadet olduğunu bilmek gerekir. Tefekkür, insan oğlunun bir kul olarak günahlarını, yer ve gökte ne varsa tasavvur edebileceği tüm mahlukatları, gök alemini  ve kendini düşünmek, hülasa Allah'ü Teâlâ'nın yarattığı şeylerden ibret alınmasıdır. Tefekkür öyle bir ibadettir ki diğer ibadetlere dahi tesir eden, tat veren bir soyut eylemdir. Tefekkürle kılınan bir namaz, tefekkürle çekilen bir zikir, tefekkürle verilen bir sadaka veya zekat hiç tefekkürsüzce yapılanlarla bir olur mu?  Bu sebeple Hak dostları da; namazı, son namazmış gibi düşünerek kılmayı; orucu, nimetlerin kadrini ve muhtaçların ıstırabını tefekkür ederek tutmayı, yani bütün ibadetleri mutlaka tefekkür cihetine de riayetle eda etmeyi öğütlemişlerdir. Peygamber Efendimiz (s.a.v) örnek yaşayışında, Rabbimizin kullarında görmeyi murad ettiği manevi tekamül için tefekkürün ne kadar önemli olduğunu ortaya koymuştur. Zira O, geceleri ayakları şişinceye kadar gözyaşları içinde kulluk ve ibadete devam etmiş, gözleri uyusa bile kalbi daima uyanık kalmış, Allah'ın zikrinden ve tefekküründen bir an bile uzaklaşmamıştır.
Aişe (r.a) validemiz, Allah Rasulü (s.a.v)in  tefekkür ufkuna dair bir misali şöyle nakleder:
Bir gece Rasulullah (s.a.v)  bana: "Ey Aişe! İzin verirsen, geceyi Rabbime ibadet ederek geçireyim." dedi. Ben de: "Vallahi Seninle beraber olmayı çok severim, ancak Sen'i sevindiren şeyi daha çok severim." dedim. Sonra kalktı, güzelce abdest aldı ve namaza durdu. Ağlıyordu… O kadar ağladı ki; mübarek sakalları, elbisesi, hatta secde ettiği yer sırılsıklam oldu. O, bu hâldeyken Bilal (r.a) ezan okumaya geldi ve Allah Rasûlü'nü perişan bir hâlde buldu. Âlemlerin Efendisi'nin ağladığını görünce, O'nu bu kadar mahzun  eden hâdisenin ne olduğunu merak ederek: "Ya Rasûlallâh! Allah Teâlâ sizin geçmiş ve gelecek bütün günahlarınızı bağışladığı halde niçin ağlıyorsunuz?" diye sordu.Bunun üzerine Efendimiz (sav): "Allâh'a çok şükreden bir kul olmayayım mı? Vallahi bu gece bana öyle ayetler indirildi ki, onu okuyup da üzerinde tefekkür etmeyenlere yazıklar olsun!" dedi ve şu ayetleri okudu: "Şüphesiz ki göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, akl-ı selam sahipleri için (Allah'ın birliğini gösteren) kesin deliller vardır. Onlar, ayakta dururken, otururken, yanları üzerine yatarken (her an) Allah'ı zikrederler; göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin tefekkür ederler ve: Rabbimiz! Sen bunları boşuna yaratmadın. Sen'i tespih ederiz; bizi cehennem azabından koru! (derler)." (Âl-i İmrân, 190-191)" (İbn-i Hibbân, II, 386; Âlûsî, Rûhu'l-Meânî, IV, 157)
Peygamberimizin kendine vahiy olunan yukarıdaki ayetten sonraki hali bizleri çokça düşündürmeli. Peygamberimizin  "onu okuyup da üzerinde tefekkür etmeyenlere yazıklar olsun" ifadesinin muhatabı olmamak gayesi ile bu ayet ve bu Ramazan ayı tefekkür ibadetini yerine getirmemizde bizler için bir başlangıç olmalıdır. İmamı Gazali'nin buyurduğu gibi; "tefekkür ibadetin yarısıdır" sözünden yola çıkarak tefekkür etmenin yolları nelerdir diye baktığımızda: 1- Allah'ü Teâlâ'nın mahlûklarındaki güzellik ve faydaları düşünmek. (Ona inanıp Onu sevmemize sebep olur.) 2- Onun vaat ettiği sevapları düşünmek.  (İbadet yapmaya sebep olur.) 3- Onun bildirdiği azapları düşünmek. (Ondan korkmaya, kötülük etmemeye, günahtan kaçmaya sebep olur.) 4- Onun nimetlerine, ihsanlarına karşılık, nefsine uyarak günah işlediğini, gaflet içinde yaşadığını düşünmek. (Allah'tan utanmaya sebep olur.)
Rabbim bizleri çokça tefekkür eden kullarından eylesin. Amin
Selam ve dua ile...
omergunduz80@hotmail.com
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.