Haber Girişi: 24.11.2021 - 15:02, Güncelleme: 24.11.2021 - 15:02

SARIGÜL: VAN’DA İŞSİZLİK HAD SAFHADA

 

SARIGÜL: VAN’DA İŞSİZLİK HAD SAFHADA

Çeşitli ziyaretlerde bulunmak üzere Van’a gelen Türkiye Değişim Partisi (TDP) Genel Başkanı Mustafa Sarıgül, “Van, en çok göçmen barındıran şehirlerden birisi oldu. Van’da işşizlik zaten had safhada, Van’da herkese yetecek iş yokken, aş yokken, Van’ın sırtına göçmenleri yüklemek insafsızlıktır. Van’ın bütün sorunlarını biliyorum” dedi.
Rıdvan Can – Evren Doğruer Cumhuriyet Halk Partisi’nden ayrılarak parti kuran Şişli Belediye Eski Başkanı, Türkiye Değişim Partisi Genel Başkanı Mustafa Sarıgül çeşitli ziyaretlerde bulunmak üzere Van’a geldi. Basın mensuplarıyla bir araya gelerek açıklamalarda bulunan Sarıgül, “Van’a turistik tesis açılsın, Van’a tarım ve hayvancılık projeleri yapılsın. Bölgede bir serbest bölge kurulsun, İran’la sınır ticareti artsın, Van’ın bir şehir stadı olsun, diye uğraşacaklarına birbirleriyle uğraşıyorlar. Neden biliyor musunuz? Bölgeyi tapulu arazileri sanıyorlar! Vanlının oyunu ceplerinde görüyorlar” diye konuştu. “Yaşananların tek sorumlusu hükümettir” Ekonomideki kötü gidişata değinen Sarıgül, “Bugün ekonomiye ne mi oldu? Birileri servetine servet kattı. Ev almak için para biriktiren vatandaş ev hayaline veda etti. Araba almak için canını dişine takan genç umutsuzluk girdabına kapıldı. Yakında eşinin dostunun düğünü olan kara kara düşünmeye başladı. Asgari ücretlinin zaten düşük olan alım gücü tamamen bitti. Öğretmenimiz, polisimiz, doktorumuz, işçimiz her biri gelişmiş bir ülkedeki asgari ücretliye özenir hale geldi. Doğmamış çocuklarımızın bile borç yükü arttı. Telefon almak isteyen genç artık daha fazla çalışmak zorunda. Otomobil sahibi dün doldurduğu deposunu bugün aynı fiyata dolduramayacak. Babasından oyun konsolu bekleyen çocuğumuz hayallerini daha da erteleyecek. Peki, halkın alım gücü, hayalleri, sofrasına koyacağı ekmek çalınırken yetkililer nerede? Ekonomiyi yönetenler nerede? Bu işin sorumluluğunu kim alacak?  Yaşananların tek sorumlusu hükümettir, dayatılan sistemdir. Buradan hükümete çağrı yapıyorum, ekonomik gerçeklere ters düşerek aldığınız kararlarla ülkemizi yönetemezsiniz.  Teşhisiniz o kadar yanlış ki, tedaviniz doğru olamaz.  Ülkeyi yanlış bilgilerinizle, inatla yönetemezsiniz. Sayın hazine ve maliye bakanı, gerçekleri sayın cumhurbaşkanına anlatamıyorsa görevini yapamıyor demektir. O zaman neden görevinize devam ediyorsunuz. Artık buna dur demek gerekiyor, ülkemiz freni olmayan araç gibi yokuş aşağı hızla gidiyor. Sayın cumhurbaşkanı, yıllar önce TL’nin itibarı, benim kişisel meselemdir, demişti. Bugün bu mesele kalmamış görünüyor. Faiz indirimiyle dolar kurunu yükselterek, ithalatı kısıp, cari açığı metazori düşüremezsiniz” şeklinde konuştu. “Ülkemiz için, geleceğimiz için, çocuklarımız için değişmeliyiz” Ülkemizde mutlaka değişimin olması gerektiğini kaydeden Sarıgül, “Ekonomi hayatın gerçeklerinden ayrı olamaz,  lütfen hatalarınızdan dönün ve milletimize artık bu kadar bedel ödetmeyin. Türkiye değişim partisi olarak hedefimiz ekonomik yönden sorunlarından kurtulmuş,  hukukun üstünlüğüne dayanan özgür ve demokratik bir ülkeyi, birlikte yeniden inşa etmektir. Bunun için üç temel yapıya ihtiyacımız var: Tarafsız cumhurbaşkanı, güçlü parlamenter rejim ve bağımsız yargı. Değişmek zorundayız, her açıdan değişmek zorundayız. Ülkemiz için, geleceğimiz için, çocuklarımız için değişmeliyiz. Medeniyetler beşiği, kültür şehri, Van’da olmaktan sevinç duyuyorum,  onur ve gurur duyuyorum.  Bize yol gösteren, bize ışık tutan, bizi geleceğe hazırlayan, bütün öğretmenlerimizin, öğretmenler gününü kutluyorum. Öğretmen mutsuzsa, öğretmen sıkıntı içerisinde çalışıyorsa, eğitim ve öğretimde başarılı olamayız. TDP iktidarında, öğretmen maaşlarını şu an ki rakamla 10 bin lira olan Yoksulluk sınırının üstüne çıkaracağız. Atanamayan öğretmenlerin hepsini bir yıl içinde atayacağız. Öğretmenlerimize verilen eğitim ödeneğini bir maaş tutarına yükselteceğiz” ifadelerini kullandı. “Vanlının oyunu ceplerinde görüyorlar” Van’ın sorunlarını anlatan Sarıgül, “Biz Van’ı yeni keşfedenlerden, Van’ı seçimlerde hatırlayanlardan değiliz. Van’ın bütün sorunlarını biliyorum. Van çevre yolunu 10 yıldır bitiremediler. DEDAŞ’ın keyfi uygulamalarından şikayetlerinizi biliyorum. DEDAŞ’ın, çiftçiyi tehdit etmeyi bırakıp aklını başına toplaması lazım. Van, en çok göçmen barındıran şehirlerden birisi oldu. Van’da işşizlik zaten had safhada, Van’da herkese yetecek iş yok, aş yokken, Van’ın sırtına göçmenleri yüklemek insafsızlıktır. Van’da göl var, tarih var, kültür var. Van, turizme müsait, hayvancılığa müsait, tarıma bağlı sanayileşmeye müsait ama bunları yapan yok. Kim yapacak bunları? Milletvekilleri yapacak. Peki, milletvekilleri ne yapıyor? İktidardakiler, ya müdür ataması yapıyorlar, ya da müdürleri görevden alıyorlar. Neden biliyor musunuz? Milletin derdi, onların derdi değil de ondan. Tek dertleri yeniden milletvekili olmak. İki partinin milletvekilleri, Van’a fabrika kurulsun, Van’a turistik tesis açılsın, Van’a tarım ve hayvancılık projeleri yapılsın. Bölgede bir serbest bölge kurulsun, İran’la sınır ticareti artsın, Van’ın bir şehir stadı olsun, diye uğraşacaklarına birbirleriyle uğraşıyorlar. Neden biliyor musunuz? Bölgeyi tapulu arazileri sanıyorlar! Vanlının oyunu ceplerinde görüyorlar. Bir yerde bir sorun varsa, bu sorunun adını koymaktan ve bu sorunu, çözmekten korkmayacak tek parti biziz. Diğer partilerin ve tüm siyasi görüşlerin bagajları dolu,  günah defterleri kabarık. Sadece bizim bagajımızda ayrımcılık yok. Biz kimlikler üzerinden değil, projeler üzerinden siyaset yapıyoruz” diye konuştu. “Demokrasi sofrasında, barış içinde yaşayacağız” Sarıgül son olarak şunları söyledi; “TDP, barışı, özgürlüğü, demokrasiyi, insan haklarını, bireyin mutluluğunu, kültürlerin barış içerisinde yaşamasını savunanların partisidir. Bize göre her işin başı barıştır. Barışın olduğu yerde huzur vardır. Onun için Türkiye’yi barışa, barışa büyüteceğiz, Türkiye’yi barışa, barışa değiştireceğiz diyoruz. Bir Kürt yurttaşımız, Kürt gibi yaşamak istiyorsa, bunun kime ne zararı var? Bir alevi yurttaşımız, alevi gibi yaşamak istiyorsa bunun kime ne zararı var? Bir süryani yurttaşımız, Süryani gibi yaşamak istiyorsa, Bunun kime ne zararı var? Ülkemizi korkulardan ve  korkutanlardan kurtarmamız lazım. Bırakın herkes kendi kimliğini serbestçe ifade etsin, bırakın herkes kendi inanç, kültür ve geleneklerine uygun yaşasın. Bırakın herkes düşüncesini özgürce dile getirsin. Bunun şartlarını sağlayacak olan parti, TDP’dir. Bunu sağlamak için; önce devletin zihniyetini değiştireceğiz. Bizim iktidarımızda devlet tarafsız olacak, bir yurttaşını bir diğerine tercih etmeyecek. Bizim iktidarımızda devlet adil olacak, vicdanlı, şefkatli ve merhametli olacak. Bizim iktidarımızda, devlet elindeki yetkileri, yerel yönetimlerle paylaşmaktan korkmayacak. En önemli sorunumuz; işsizlik ve yoksulluktur. Bölge hayvancılığa uygunsa; hayvancılık! tarıma uygunsa tarım, turizme uygunsa turizmle ilgili, işletmeler, tesisler ve fabrikalar devlet tarafından yapılacak. Organize sanayi ve küçük sanayi bölgeleri kurulacak. Organize sanayi bölgelerinde mesleki eğitim liseleri, meslek yüksekokulları açılacak. Bunları gerçekleştirmek kaynak meselesi değildir. Samimiyet ve vicdan meselesidir. Allah’ım bunları gerçekleştirmeyi inşallah bize nasip edecek. Hepimiz bu ülkenin insanıyız. Bu toprakların çocuğuyuz. Farklı partilere oy verebiliriz. Farklı kökenlerden gelebiliriz, farklı inançlara sahip olabiliriz! Ama bu ülke hepimizin, kimsenin kimseden fazla hak sahipliği ve üstünlüğü yoktur.  Bu devlet, Edirnelinin de devletidir, Vanlının da devletidir. Hiç kimse merak etmesin; Edirne’den Hakkâri’ye, Van’dan Muğla’ya kadar herkesin karnının doyduğu,  zengin ve bereketli bir vatan sofrası, hak ve özgürlük dolu, bir demokrasi sofrası kuracağız. Hepimiz bu sofraya oturacak, ekmeğimizi kardeşçe, hakça, adilce bölüşeceğiz. Demokrasi sofrasında, barış içinde yaşayacağız. Allah’ım hakkımızda hayırlısını versin. Allah’ım hepimizin yardımcısı olsun.” Türkiye Değişim Partisi (TDP) Genel Başkanı Mustafa Sarıgül beraberindeki Genel Başkan Yardımcıları Av. Ebubekir Elmalı, Zeynel Abidin Aktay, Hüseyin Güzel, Şefika Keskin, İl Başkanı Vural Bayri ve parti üyeleriyle birlikte Vanlı esnafları ziyaret ederek sorunları dinledi.  
Çeşitli ziyaretlerde bulunmak üzere Van’a gelen Türkiye Değişim Partisi (TDP) Genel Başkanı Mustafa Sarıgül, “Van, en çok göçmen barındıran şehirlerden birisi oldu. Van’da işşizlik zaten had safhada, Van’da herkese yetecek iş yokken, aş yokken, Van’ın sırtına göçmenleri yüklemek insafsızlıktır. Van’ın bütün sorunlarını biliyorum” dedi.

Rıdvan Can – Evren Doğruer

Cumhuriyet Halk Partisi’nden ayrılarak parti kuran Şişli Belediye Eski Başkanı, Türkiye Değişim Partisi Genel Başkanı Mustafa Sarıgül çeşitli ziyaretlerde bulunmak üzere Van’a geldi. Basın mensuplarıyla bir araya gelerek açıklamalarda bulunan Sarıgül, “Van’a turistik tesis açılsın, Van’a tarım ve hayvancılık projeleri yapılsın. Bölgede bir serbest bölge kurulsun, İran’la sınır ticareti artsın, Van’ın bir şehir stadı olsun, diye uğraşacaklarına birbirleriyle uğraşıyorlar. Neden biliyor musunuz? Bölgeyi tapulu arazileri sanıyorlar! Vanlının oyunu ceplerinde görüyorlar” diye konuştu.

“Yaşananların tek sorumlusu hükümettir”

Ekonomideki kötü gidişata değinen Sarıgül, “Bugün ekonomiye ne mi oldu? Birileri servetine servet kattı. Ev almak için para biriktiren vatandaş ev hayaline veda etti. Araba almak için canını dişine takan genç umutsuzluk girdabına kapıldı. Yakında eşinin dostunun düğünü olan kara kara düşünmeye başladı. Asgari ücretlinin zaten düşük olan alım gücü tamamen bitti. Öğretmenimiz, polisimiz, doktorumuz, işçimiz her biri gelişmiş bir ülkedeki asgari ücretliye özenir hale geldi. Doğmamış çocuklarımızın bile borç yükü arttı. Telefon almak isteyen genç artık daha fazla çalışmak zorunda. Otomobil sahibi dün doldurduğu deposunu bugün aynı fiyata dolduramayacak. Babasından oyun konsolu bekleyen çocuğumuz hayallerini daha da erteleyecek. Peki, halkın alım gücü, hayalleri, sofrasına koyacağı ekmek çalınırken yetkililer nerede? Ekonomiyi yönetenler nerede? Bu işin sorumluluğunu kim alacak?  Yaşananların tek sorumlusu hükümettir, dayatılan sistemdir. Buradan hükümete çağrı yapıyorum, ekonomik gerçeklere ters düşerek aldığınız kararlarla ülkemizi yönetemezsiniz.  Teşhisiniz o kadar yanlış ki, tedaviniz doğru olamaz.  Ülkeyi yanlış bilgilerinizle, inatla yönetemezsiniz. Sayın hazine ve maliye bakanı, gerçekleri sayın cumhurbaşkanına anlatamıyorsa görevini yapamıyor demektir. O zaman neden görevinize devam ediyorsunuz. Artık buna dur demek gerekiyor, ülkemiz freni olmayan araç gibi yokuş aşağı hızla gidiyor. Sayın cumhurbaşkanı, yıllar önce TL’nin itibarı, benim kişisel meselemdir, demişti. Bugün bu mesele kalmamış görünüyor. Faiz indirimiyle dolar kurunu yükselterek, ithalatı kısıp, cari açığı metazori düşüremezsiniz” şeklinde konuştu.

“Ülkemiz için, geleceğimiz için, çocuklarımız için değişmeliyiz”

Ülkemizde mutlaka değişimin olması gerektiğini kaydeden Sarıgül, “Ekonomi hayatın gerçeklerinden ayrı olamaz,  lütfen hatalarınızdan dönün ve milletimize artık bu kadar bedel ödetmeyin. Türkiye değişim partisi olarak hedefimiz ekonomik yönden sorunlarından kurtulmuş,  hukukun üstünlüğüne dayanan özgür ve demokratik bir ülkeyi, birlikte yeniden inşa etmektir. Bunun için üç temel yapıya ihtiyacımız var: Tarafsız cumhurbaşkanı, güçlü parlamenter rejim ve bağımsız yargı. Değişmek zorundayız, her açıdan değişmek zorundayız. Ülkemiz için, geleceğimiz için, çocuklarımız için değişmeliyiz. Medeniyetler beşiği, kültür şehri, Van’da olmaktan sevinç duyuyorum,  onur ve gurur duyuyorum.  Bize yol gösteren, bize ışık tutan, bizi geleceğe hazırlayan, bütün öğretmenlerimizin, öğretmenler gününü kutluyorum. Öğretmen mutsuzsa, öğretmen sıkıntı içerisinde çalışıyorsa, eğitim ve öğretimde başarılı olamayız. TDP iktidarında, öğretmen maaşlarını şu an ki rakamla 10 bin lira olan Yoksulluk sınırının üstüne çıkaracağız. Atanamayan öğretmenlerin hepsini bir yıl içinde atayacağız. Öğretmenlerimize verilen eğitim ödeneğini bir maaş tutarına yükselteceğiz” ifadelerini kullandı.

“Vanlının oyunu ceplerinde görüyorlar”

Van’ın sorunlarını anlatan Sarıgül, “Biz Van’ı yeni keşfedenlerden, Van’ı seçimlerde hatırlayanlardan değiliz. Van’ın bütün sorunlarını biliyorum. Van çevre yolunu 10 yıldır bitiremediler. DEDAŞ’ın keyfi uygulamalarından şikayetlerinizi biliyorum. DEDAŞ’ın, çiftçiyi tehdit etmeyi bırakıp aklını başına toplaması lazım. Van, en çok göçmen barındıran şehirlerden birisi oldu. Van’da işşizlik zaten had safhada, Van’da herkese yetecek iş yok, aş yokken, Van’ın sırtına göçmenleri yüklemek insafsızlıktır. Van’da göl var, tarih var, kültür var. Van, turizme müsait, hayvancılığa müsait, tarıma bağlı sanayileşmeye müsait ama bunları yapan yok. Kim yapacak bunları? Milletvekilleri yapacak. Peki, milletvekilleri ne yapıyor? İktidardakiler, ya müdür ataması yapıyorlar, ya da müdürleri görevden alıyorlar. Neden biliyor musunuz? Milletin derdi, onların derdi değil de ondan. Tek dertleri yeniden milletvekili olmak. İki partinin milletvekilleri, Van’a fabrika kurulsun, Van’a turistik tesis açılsın, Van’a tarım ve hayvancılık projeleri yapılsın. Bölgede bir serbest bölge kurulsun, İran’la sınır ticareti artsın, Van’ın bir şehir stadı olsun, diye uğraşacaklarına birbirleriyle uğraşıyorlar. Neden biliyor musunuz? Bölgeyi tapulu arazileri sanıyorlar! Vanlının oyunu ceplerinde görüyorlar. Bir yerde bir sorun varsa, bu sorunun adını koymaktan ve bu sorunu, çözmekten korkmayacak tek parti biziz. Diğer partilerin ve tüm siyasi görüşlerin bagajları dolu,  günah defterleri kabarık. Sadece bizim bagajımızda ayrımcılık yok. Biz kimlikler üzerinden değil, projeler üzerinden siyaset yapıyoruz” diye konuştu.

“Demokrasi sofrasında, barış içinde yaşayacağız”

Sarıgül son olarak şunları söyledi; “TDP, barışı, özgürlüğü, demokrasiyi, insan haklarını, bireyin mutluluğunu, kültürlerin barış içerisinde yaşamasını savunanların partisidir. Bize göre her işin başı barıştır. Barışın olduğu yerde huzur vardır. Onun için Türkiye’yi barışa, barışa büyüteceğiz, Türkiye’yi barışa, barışa değiştireceğiz diyoruz. Bir Kürt yurttaşımız, Kürt gibi yaşamak istiyorsa, bunun kime ne zararı var? Bir alevi yurttaşımız, alevi gibi yaşamak istiyorsa bunun kime ne zararı var? Bir süryani yurttaşımız, Süryani gibi yaşamak istiyorsa, Bunun kime ne zararı var? Ülkemizi korkulardan ve  korkutanlardan kurtarmamız lazım. Bırakın herkes kendi kimliğini serbestçe ifade etsin, bırakın herkes kendi inanç, kültür ve geleneklerine uygun yaşasın. Bırakın herkes düşüncesini özgürce dile getirsin. Bunun şartlarını sağlayacak olan parti, TDP’dir. Bunu sağlamak için; önce devletin zihniyetini değiştireceğiz. Bizim iktidarımızda devlet tarafsız olacak, bir yurttaşını bir diğerine tercih etmeyecek. Bizim iktidarımızda devlet adil olacak, vicdanlı, şefkatli ve merhametli olacak. Bizim iktidarımızda, devlet elindeki yetkileri, yerel yönetimlerle paylaşmaktan korkmayacak. En önemli sorunumuz; işsizlik ve yoksulluktur. Bölge hayvancılığa uygunsa; hayvancılık! tarıma uygunsa tarım, turizme uygunsa turizmle ilgili, işletmeler, tesisler ve fabrikalar devlet tarafından yapılacak. Organize sanayi ve küçük sanayi bölgeleri kurulacak. Organize sanayi bölgelerinde mesleki eğitim liseleri, meslek yüksekokulları açılacak. Bunları gerçekleştirmek kaynak meselesi değildir. Samimiyet ve vicdan meselesidir. Allah’ım bunları gerçekleştirmeyi inşallah bize nasip edecek. Hepimiz bu ülkenin insanıyız. Bu toprakların çocuğuyuz. Farklı partilere oy verebiliriz. Farklı kökenlerden gelebiliriz, farklı inançlara sahip olabiliriz! Ama bu ülke hepimizin, kimsenin kimseden fazla hak sahipliği ve üstünlüğü yoktur.  Bu devlet, Edirnelinin de devletidir, Vanlının da devletidir. Hiç kimse merak etmesin; Edirne’den Hakkâri’ye, Van’dan Muğla’ya kadar herkesin karnının doyduğu,  zengin ve bereketli bir vatan sofrası, hak ve özgürlük dolu, bir demokrasi sofrası kuracağız. Hepimiz bu sofraya oturacak, ekmeğimizi kardeşçe, hakça, adilce bölüşeceğiz. Demokrasi sofrasında, barış içinde yaşayacağız. Allah’ım hakkımızda hayırlısını versin. Allah’ım hepimizin yardımcısı olsun.”

Türkiye Değişim Partisi (TDP) Genel Başkanı Mustafa Sarıgül beraberindeki Genel Başkan Yardımcıları Av. Ebubekir Elmalı, Zeynel Abidin Aktay, Hüseyin Güzel, Şefika Keskin, İl Başkanı Vural Bayri ve parti üyeleriyle birlikte Vanlı esnafları ziyaret ederek sorunları dinledi.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.