• Haberler
  • Güncel
  • Müftü Şık: Kur'an'ın kıssalarından hisse çıkarmalıyız

Müftü Şık: Kur'an'ın kıssalarından hisse çıkarmalıyız

Van İl Müftüsü Dr. Mehmet Sırrı Şık, ayet-i kerimelerden örnekler vererek, her Müslüman'ın Kur'an'ın kıssalarından, hisse çıkarması gerektiğini söyledi. Müftü Şık, 'Hristiyan ve Yahudiler kast edilerek indirilen ayetlerle ilgili, Müslümanlar olarak kendimize düşen payı almalıyız' ifadelerini kullandı.

Van İl Müftüsü Dr. Mehmet Sırrı Şık, katıldığı televizyon programında yaptığı açıklamada, Müslümanlar olarak Allah’ın ayetlerinden ders çıkarılması gerektiğini dile getirdi.

“HER AYETTEN KENDİMİZE DÜŞEN PAYI ALMALIYIZ”

Kur’an-ı Kerim’in Bakara Suresi’nden bazı ayetler okuyan Müftü Şık, “Bazı ayetlerle, dönemin Hristiyan ve Yahudilerine çağrıda bulunulmuştur. Biz Müslümanlar, ‘Bu ayetler bize indirilmemiştir. Bizi ilgilendirmez’ diyemeyiz. Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de hangi kesimi uyarmışsa, bizler de o ayetlerden kendimize düşen payı almalı ve kendimizi düzeltmeliyiz” dedi.

Okuyacağı ayet-i kerimelerin bazılarının İsrailoğulları’na yönelik çağrıda bulunulduğunu hatırlatan Müftü Şık, “Ancak bu ayetlerin tümü, herkesi ilgilendiriyor. Kur’an’ı kerim, bir zümreye hitap ederken, diğer zümreler de buna muhataptır. Örneğin, Kur’an-ı Kerim ‘Ya ehli kitap’ diyerek Hristiyan ve Yahudilere yönelik bir çağrıda bulunuyorsa, Müslüman kalkıp ‘Bu ayet beni kast etmiyor’ diyemez. Herkesin ayetlerden kendine düşen payı alması lazım. Bir dönemler Yahudi ve Hristiyanları o hale düşüren sebepleri irdelememiz gerekir. Rabbimiz hangi kesimi, hangi hatalardan dolayı uyarmışsa, bizler de o hatalardan ders alarak, kendimizi düzeltmeliyiz” ifadelerini kullandı.

“YAHUDİ VE HRİSTİYANLAR GİBİ, ALLAHI’IN GAZABINA UĞRAMAMALIYIZ” 

Yahudiler ve Hristiyanların onca nimete rağmen doğru yoldan saptığını ve Allah’ın gazabına maruz kaldığını hatırlatan Müftü Şık, Allah korusun aynı hataları biz yaparsak, biz de Rabbimizin gazabına uğrarız. O yüzden bu ayetleri okuyarak, hatalardan ders çıkarmalıyız” diye konuştu. 

Müftü Şık, “Yüce Allah indirdiği ayet-i kerimelerde, Rabbimiz, verdiği nimetlerin hatırlanmasını istiyor. Nimetler hatırlanınca, nimeti veren Allah da hatırlanmış olur. Nimetler hatırlandıktan sonra şükretmek lazım. Hatırlamazsak, gaflet uykusuna yatarız. Allah korusun her geçen süre içinde yoldan saparız. Bu ayetler de Allah’ı unutan, yoldan sapanlara yönelik indirilmiştir. İsrailoğulları nasıl ki Allah’ın nimetlerini unutarak, adım adım doğru yoldan uzaklaşmışlarsa, bizler de eğer gaflet uykusuna dalarsak, Allah korusun aynı yolun yolcusu olabiliriz. O yüzden çok dikkat etmeliyiz” dedi.

Ne olursa olsun hiçbir zaman için isyan edilmemesi gerektiğini ifade eden Müftü Şık, “Bazı konularda sıkıntı yaşayabiliriz. Ama sağlığımız yerinde olabilir. Öyle insanlar vardır, ekonomik anlamda çok çok iyi durumdadır. Ama sağlık açısından kötü bir durumda olabilir. Bizler Allah’ın üzerimizdeki nimetlerini hatırlamalı ve her zaman için şükretmeliyiz” şeklinde konuştu.

“İSTİKAMETTEN UZAKLAŞMAMALIYIZ”

Allah’ın emri gereği nimetlerin hatırlanması ve şükür konusunda azami özen gösterilmesi gerektiğini söyleyen Müftü Şık, “Bizler Allah’a söz verdik. Ne dedik. Her gün Fatiha Suresi’nde okuyoruz: ‘İyyake na’budu ve iyyake nestain’. Ne diyoruz; ‘Yalnız sana kulluk eder, yalnız senden yardım dileriz’. Öyleyse sözümüzü unutmayacağız. Her zaman için Rabbimize yöneleceğiz” ifadelerini kullandı.

Allah’ı merkeze almak gerektiğini belirten Müftü Şık, “Rabbimizin emirlerine tabi olmalı, yasaklarından kendimizi men etmeliyiz. Rabbimizden başka hiç kimseye ibadet etmeyeceğiz. Rabbimiz buyuruyor ki, ‘Sizler bana verdiğiniz sözü tutup, ibadetlerinizi yaparsanız, dünyada da aziz olursunuz, ahirette de ebedi cenneti kazanırsınız’. Allah’ın emirlerine uyulmazsa, geçmişteki zümreler nasıl ki çeşitli ibretlik durumlarla karşılaşmışsa, bizler de aynı durumla karşılaşabiliriz” dedi.

Allah korkusunun her zaman için kullarda bulunması gerektiğini hatırlatan Şık, “Allah korkusu ıslah edicidir. Başka şeylerin korkusu ifsad edicidir. Allah korkusunun yerine başka bir şeyin korkusunu merkezimize alırsak, yoldan saparız. Şu anda İsrailoğullarının, günümüzdeki Yahudilerin, bu kadar gaddar, bu kadar zalim olmalarının en önemli sebebi, Allah korkusunun olmamasından kaynaklanıyor. Dünyalarını kaybetmekten korkuyorlar. Vatanlarını kaybetmekten korkuyorlar. Ölmekten korkuyorlar. Bir şeyleri kaybetmekten korkuyorlar. Zulme başvuruyorlar. Panik, stres, ruh bozukluğu. Hepsini yaşıyorlar. Bu korkularını ortadan kaldırmak için, mazlumları öldürmeye kadar ileri gidiyorlar” diye konuştu.

 

 

Bakmadan Geçme