Mavi Şehrin Kalemleri

Mavi Şehrin Kalemleri

BEN POLİSİM

HAYDAR DOKUZ

Uyumakmı diyorsunuz 

Ben polisim anacığım 

Uyku bana yabancıdır 

Görev Vatan inancıdır

Bu gecede nöbetçiyim 

Sabaha da ek görev var

Bayram seyran yoktur bize 

Aşığız görevimize 

Eşim ve çocuklarım

Bir de kutsal görevim

Eğer ki gelmiyorsam 

Bilin ek görevdeyim 

İşte polislik budur

Şehitlik onur gurur 

Hesap kitap hep durur

Polislik aşkı ile 

Mavi Şehrin Kalemleri

O GÜN

NİLÜFER AKINGÜL

Bir kuş düşer ellerinden semaya

Sonsuzluğun şarkısını söylersin 

Siyahın her tonu okşarken gözlerini 

Ciğerinde kim bilir hangi rengi közlersin?

Bitmek bilmez sesi kısık radyoların şarkısı 

Mavi düşler eşiğinde devrilir yakın dağlar 

Aynalarda zoraki gülüşlerin yankısı

Kolunda sımsıkı yalnızlık senle ağlar 

Koskoca gökyüzünden bir damla kalan sana 

Bir sapana takılı taş gibi fırlar zaman

İncecik ilmeklerin gırtlağında kördüğüm 

Salınır ruhuna nakşedilen bedenin

Bir gerçeğe tevessül yalandır her gördüğün 

Bir çayın demi gibi bir duvar nemi gibi

Kaybolursun içinde arttıkça biraz daha 

Yükleri hafiflemiş batan bir gemi gibi;

Hiç farketmez ki yatmak; ya sağa ya da sola?

Tutunarak mekanın saatli düzenine 

Gitmek, gitmez zoruna; değil misin çamurdan? 

Acı, doğumdan maya; katılmış yüreğine 

Pişmeden çıkılmıyor taş topraklı fırından 

Kana karışmış sevmek, ömürden ömür gider

Ölümsüz kalsa insan sevmemek daha beter

Yarına umut eken bir çiftçi gibi dünden

Ha çıktı ha çıkacak anlayan biri seni

Sarıp sarmalayacak zamanı sende geri 

Gün doğar günler batar bir son günü görürsün 

İstediğin o günü hep özleyerek ölürsün... 

Mavi Şehrin Kalemleri

ÖZÜN VAR

MEHMET BÜYÜKBAŞ 

İnceledikçe incelen,

İnci dizdikçe üzülen,

Her tavrı deminde bırak,

Tek iğneyle bin delinen,

Bir gafıyla tüm silinen.

 

Bakışta güneş arayan,

Sessiz kutupta eriyen,

Anlamın içinde saklı,

Kaybolduğunda çürüyen,

İlk adımıyla yürüyen.

 

İyilik unutmayacak,

Mücadelen bitmeyecek,

Üstüne almaktan vazgeç,

Hüzün seni satmayacak,

Sevinç sana yetmeyecek.

 

Tekerrür hep bir tarihtir,

Nefsin duracak sahihtir,

Bazen yener yenilirsin,

Ayağa kalkan fakihtir,

Kendini bilen fatihtir.

 

Düşersin kurulmayasın,

Umma ki kırılmayasın,

Rüyalar çok kısa sürer,

Hayale sarılmayasın,

Yalana karılmayasın.

 

Bir güler yüze çarpılan,

Güzel cümleye kapılan,

Sonsuz iki hece ama,

Ne kadar çok yol sapılan,

Bıkmadan tekrar yapılan.

 

Fikirsiz üryan kalırsın,

Şükürsüz ziyan olursun,

Yeminini hatırlayıp,

Ekseninde çevrilirsin,

Yanıp pişip kavrulursun.

 

Sorular her yerde farklı,

Her izah sanır ki haklı,

Aklı sündüğünce kullan,

Bulmak isteyen meraklı,

Cevaplar kalbinde saklı.

 

Aynada başka birisin,

Küçük kaldıkça irisin,

Yaşadığın bir vesile,

Öne geçtikçe gerisin,

Ölebildikçe dirisin.

 

Halil şimdi son sözün var,

Alevliydin bak közün var,

Zaman hem nazlı hem hızlı,

Bugün çok yarın azın var,

Varman gereken özün var.

11.01.2026

Mavi Şehrin Kalemleri

NE GÜZEL BİZİM

CENGİZ ÇELİK

Seksen bir il yöre yöre

Dilimiz ne güzel bizim

Yedi bölge bin bir töre

İlimiz ne güzel bizim

 

Sazını edersen merak

Önemlidir usta çırak

Uzun hava bozlak barak

Telimiz ne güzel bizim

 

Derya olmuş üç tarafı

Hele gezde gör etrafı

Irmağı  doğanın şahı

Selimiz ne güzel bizim

 

Nice ırmak nice dere

Endamını sere sere

Birikirler kuytu yere

Gölümüz ne güzel bizim

 

Haz alır meyledip bakan

İnsana misk gibi kokan

Bülbüllere olur vatan

Gülümüz ne güzel bizim

 

Tufan olur tipi eser

Doğu kış altı ay küser

Lodos olur karı keser

Yelimiz ne güzel bizim

 

Muammadır çözmek onu

Farklı mevzu farklı konu

Gariptir sesinin tonu

Delimiz ne güzel bizim

 

Yoktu belki dünya tahtı

Saltanat değildi ahtı

Hak yolunda hepsi şahtı

Velimiz ne güzel bizim

 

Cihat etmiş koşa koşa

Kimi alptir kimi paşa

Bak Cengiz mezarda taşa

Ölümüz  ne güzel bizim

18.01.2026 

Mavi Şehrin Kalemleri

MEMLEKET HAVASI

YUSUF DEĞİRMENCİ 

Memleket havası alırım diye

Her sabah havayı yoklar dururum

İçinde nefesin bulurum diye

Esen rüzgârları koklar dururum

 

Çağlayandı duygum girdaba döndü

Umut denen tutku diplere indi

Sevdam bulut iken yağmura döndü

Yağdıkça kendimi paklar dururum

 

Unutmak mümkün mü nerde o şen dil

Bu sevda gönlümde sönmeyen kandil

Göz nuru döktüğün oyalı mendil

On bir sır gibi saklar dururum

21.01.2018

Mavi Şehrin Kalemleri

TEZ GELDİ GEÇTİ

NURGÜL KAYNAR YÜCE

Hayat merdiveni inişe döndü

Kış kapıyı çaldı, yaz geldi geçti

Yaşlılık dağ gibi hampama bindi

Gençlik rüzgar imiş tez geldi geçti

 

Hüzün yaşmağını taktım başıma

Çile köprüsünü çaktım dişime

Sabır yorganını çektim döşüme

Ağzımın tadı yok, haz geldi geçti

 

Dert iğinde çile eğiriyorum

Sancı ile dokuz doğuruyorum

Sevda hamurunu yoğuruyorum

Şeker arar iken tuz geldi geçti

 

Felek tırpan gibi biçti dalımı

Gurbet kendir olmuş bağlar yolumu

Yaz ortası kırağ çaldı gülümü

Şu yanan bağrımdan köz geldi geçti

 

Gurbetin yolunu bitiremedim

Sılama ev kurup oturamadım

Gençliğimi geri getiremedim

Baharı beklerken güz geldi geçti

 

Zay oldu şu ömür harcandı boşa

Her şey gelir imiş bu garip başa

Nurgül’üm dayandı hayatın kışa

Nafile kılarken farz geldi geçti.

Kahramanmaraş

Mavi Şehrin Kalemleri

RÜZGAR YÜKÜ 

MURAT ŞENDUR 

Keskin acı bir soğuk esen rüzgarın yükü, 

Yaprak sarı ve yorgun dökülmeye ne kaldı. 

Hazana çoktan erdim bahane etmem güzü, 

Ağır geldi ayrılık bükülmeye ne kaldı. 

 

Solgun yüzüm yapraktan ha düştüm ha düşecem,

Son evimi topraktan ha deştim ha deşecem. 

Yoruldum rol yapmaktan ya ben nasıl koşacam, 

Benden bu kadar deyip çekilmeye ne kaldı. 

 

Gül dediğim kurudu dikenleri elimde, 

Gönülden hiç kızmadım ah duyulmaz dilimde. 

Çukurovalı haydi herkes kendi yolunda, 

Dönüş olmaz sefere çıkılmaya ne kaldı. 

Çukurovalı 

18.09.2025

Nevşehir AÇIK

Mavi Şehrin Kalemleri

ZAMAN

GÜLSEREN KAPLAN

Bir kapı gibi durur önümüzde

Adı: yeni yıl.

Aslında geçen yalnızca takvimdir,

Biz yine aynı kalırız

Aynı kalp,

Aynı yaralar,

Aynı umutlar…

Ama yine de

Bir çizgi çekeriz gece yarısında.

Çünkü insan,

Yeniden başlamaya inanmazsa

Yaşayamıyor.

Bir yılı geride bırakırız

Acıyı biraz geride sansın diye yüreğimiz.

Yeni yıla umut koyarız

Eskimiş düşlerimize merhem olsun diye.

Saat on ikide

Zaman bölünmez aslında,

Biz bölünürüz:

Düne kalanlar ve

Yarına tutunanlar.

Yeni yıl,

Bize yeni bir hayat vaat etmez, 

Sadece

Devam edebilme cesareti verir.

Ve belki de bu yüzden

Her yıl

Aynı dileği tutarız. 

Biraz daha adil,

Biraz daha merhametli,

Biraz daha insan kalabilmek için.

Gül'ce

Bakmadan Geçme