Köşe Yazıları Haber Girişi: 24.11.2022 - 09:33, Güncelleme: 24.11.2022 - 09:33

Mavi Şehrin Kalemleri

 

Mavi Şehrin Kalemleri

Mavi Şehrin Kalemleri
ÖĞRETMEN ALİ ÖZKANLI Çocukların dillerinde hep sensin, Yanık yüreklere candır öğretmen. Yetimlerin hallerini bilensin, Damarlarda atan kandır öğretmen.   Yüreklere nehir gibi akansın, Gönüllerde ışıkları yakansın, Bize herkeslerden daha yakınsın, Garip, kimsesize yardır öğretmen.   Cehaleti bilgilerle boğansın, Kutlu ışıklarla kalbe doğansın, Rahmet yüklü yağmur gibi yağansın, Yüce dağ başında kardır öğretmen.   İlim ateşini her gün yakarsın, Sevgi dolu yüreğinle bakarsın, Tatlı dille gönüllere akarsın, Çocukların cananıdır öğretmen.   Sabah vakti ufkumuza doğarsın, Huzur dolu rahmet olup yağarsın, Cehaleti ilim ile boğarsın, Susuz topraklara candır öğretmen.   Güven ver de sevgi, ilgi uyansın, Akıllara bilgileri koyansın, Yetimleri, öksüzleri duyansın, Çaresizin yanındadır öğretmen.   Törenlerde çiçek gibi açansın, Işığını hiç durmadan saçansın, Karanlıktan uzaklaşıp kaçansın, Kötülükten arındırır öğretmen.   Biliyorum mazlumları sevensin, Darda olanlara huzur, güvensin, Doğruluğu, dürüstlüğü övensin, İnsanlığın baş tacıdır öğretmen.   Hiç sormadan halimizi bilensin, Akan göz yaşını hemen silensin, Bir gün değil bize her gün gülensin, Öğrencinin yakınıdır öğretmen.   İnancınla zorlu dağlar aşarsın, Çocukların kalplerinde yaşarsın, Kasımlarda mutluluğa koşarsın, Gönüllerin sultanıdır öğretmen. ŞEHİT ÖĞRETMEN TARIK TORUN "Şehit Öğretmen Ayşenur Alkan'ın Azîz Ruhuna" Bu azîz vatanın asil evladı Hakikati bilen şehit öğretmen Yurda hizmet etmek onun muradı Gözyaşını silen şehit öğretmen   Peygamber mesleği yaptığı her iş Ayağına değmesin uzaktan bir taş Bir kâfir kurşundan akan kanlı yaş Cennetlerle gülen şehit öğretmen   Ilim ordusunun sınır nöbeti Aydınlatmak için azîz milleti Köklü bir tarihin sonsuz devleti Dost bağına gelen şehit öğretmen   Okul bahcesinde gül gibi açan Miski amber gülden rayiha saçan Kanatlanıp göğe nurlarla uçan Karanlığı delen şehit öğretmen   Hain bombalarla daha baharda Şehit edenlerse cehennem   narda Şehitler ordusu çok bu diyarda Allah için ölen şehit öğretmen HİÇ UNUTAMADIKLARIM... SUZAN DAMAR GÖKÇEOĞLU Tam da böyle bir gündü Yağmurlu,ıslak ,soğuk. Günün tam ortası, Haftanın bilmem kaçıncı günü. İlk buluşmamızdı yarenlerle,ilk kavuşmamızdı. Siz çocuk ,ben çocuk. Elim ayağım buz,sırtım ıpıslak. Sevgiliyle ilk buluşmanın,ilk elini tutuşun heyecanı gibi... Ne çok sevdim sizi yıllar yılı,ne çok. Ben acemi,siz saf,pırıl pırıl. Hep sürdü o saflık hiç kirlenmedi. Birlikte öğrendik hayatı,birlikte büyüdük. Her biriniz ayrı bir cevherdiniz. Her gün yeni bir şey öğrendim sizden ; Sevmeyi,sadakati,gülmeyi,ağlamayı,güvenmeyi,kanaati,,iyiliği,güzeli,aşkı,riyasız yaşamayı,hilesizliği,paylaşmayı,yalansız bir dünyayı... Hepsini sizden öğrendim. Kavuşmalarımız sürdü yılla yılı. Her Eylülde,Eylül vuslat demekti. Haziran hicran... Benim papatyalarım,kara biberlerim,dağ çileklerim,ıhlamur kokulularım,yaseminlerim,denizlerim,ırmaklarım,güllerim,inci tanelerim. Gözleri hareli,yeşil,mavi,kahve,kara,bal renklilerim. Dişleri çarpıklarım,dizleri yaralılarım,salya sümükleri bile güzellerim. Her dilden,her dinden,her milletten, Zengin ,fakir,engelli,engelsiz... Aynı sınıfta,aynı sırada ,kızlı erkekli... Kardeşçe,elele,yürek yüreğe Oya gibi işlediğim,bilgi açlarım. Atatürk sevdalılarım... Özgürlerim... Evlatlarımdan ,dualarımdan ayıramadıklarım. Her sabah yeniden can bulduklarım. Öğrencilerim........Sevdalandıklarım...Unutamadıklarım... Canım öğretmenim diyen sesinizi, Kokunu özledim diye sarılışlarınızı hiç mi hiç unutmadım. 24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ VE SÜPER KAHRAMAN PELERİNLERİMİZ! ÖZDEN ASAR COŞAR Herkes bizim hakkımızda öyle yada böyle birşeyler söyler. Gerek ahkam keser ,gerek eleştirir ya da üzerimizde bazı şeyleri hak görürler. Ee bize armağan edilen bir güne yaklaşırken çok azda olsa, biz size bizden bahsetsek kızmazsınız heralde? Öyle ya sonuçta bizde sizlerin evlatları yani sizin içinizden yetişen, hepi topu bir canı olan yani hata yapabilme olasılığı da bulunan insanoğullarıyız, yok bunu şunun için söylüyorum sanki biz etten kemikten değiliz de  asla hata yapamazmışız ve süper kahraman pelerinlerimiz varmış gibi, bi tutum varya , neyse biz bize gelelim. İlk göreve atandım heyecandan günlerce uyuyamadım ,Siirt ilk görev yerim ve daha önce hiç gitmediğim bir coğrafya .Ha bide şu var ,hiç zor şartlar görmeden büyütüldüm ,rabbime bin şükür, ee durum öyle olunca atamam Siirte çıkmış ailem gitmemi istemedi , yaa olurmu ama, ben orda yapamam alın beni rahatça memleketime yakın yerde çalışayım demek yerine, bana yakışmaz ben eğitimciyim deyip yollara düştüm çünkü benim pelerinim var! Gittim göreve başladım bir anaokulunda ve öğrencilerim geldi ,biri 3 yaşında diğeri 2 yaşında ,ve niceleri daha 5 yaşında bile değil.Ha bu arada oralarda öyle öğrenci gelsin kaydedelim diye bi durum yok mahalleye çıkarsın kapı kapı dolaşırsın bilmediğin bir dille insanları ikna edip okuluna öğrenci kaydedersin.Yani yasın pekte önemi yok. Neyse ögrencilerimin hiçbiri Türkçe konuşamıyor ee ben öğretmenim pelerinimde var başladık Türkçe öğretmeye ,kah gülersin kah ağlarsın derken yavrucaklarla iletişim kurabiliyoruz ama ailelerle konuşamadan beden diliyle anlaşıyoruz. Anlaşırız biz pelerinli kahramanlarız. Neyse okulumdan bahsedeyim biraz. Olduğum bölgeye araçlar girmek istemiyor tehlikeli bir bölge ozamanlar ama ben kendime korktu kaçtı dedirtmem takarım pelerinimi giderim , ve her gün aynı manzara okulun yan duvarı tutuşturulmuş okuyamadığım.Sloganlar yazılmış ,oda yetmemiş yakılmış ama biz şükrediyoruz ya içinde bizler varken olsaydı? Neyse al eline boyayı boya duvarları , sınıfını temizle ve kaldığın yerden devam. Ee aylar geçerken kurulan o bağa değinmesem haksızlık olur, konuşup anlaşamadığımız evlatlar evladınız olur biri hastayken başında hastanede uyursunuz ,öbürü düştü kolunu incitti diye onla oturur ağlarsınız hatta o dil bilmeyen aileler gün gelir aileniz olup ekmeğini bölüşür de aile olursunuz. Ha bu arada benim yaşadıklarım ne ki benim bir çok meslektaşım o pelerinleriyle uçup gittiler , Aybükeler,Necmettinler, Ayşenurlar ,Mehmetler ve daha niceleri ... Oysa biz sadece anlaşılmak ve anlatmak istemiştik, belki pelerinlere değilde sizlerin anlayışına desteğine ihtiyacımız vardır,ya biz anlatamadık ya da siz anlamadınız.... (Tüm şehit öğretmenlerimize rahmet dilerken, ailelerin ve hepimizin başısağolsun) Benim gözümle gezelim.    BEN ÖĞRETMENİM HAKAN YILDIRIM Ben öğretmenim, Kadim zamanla yaşıt bedenim. Binlerce, milyonlarca yıldır İlme şekil verenim. Ben öğretmenim…   Ben öğretmenim, İlmek ilmek işlerim bilgiyi Taze dimağlara… Ben, Orhun Yazıtları’nda Tonyukuk, Ben, Yunus Dergâhı’nda Tabduk. Hocası benim Fatih’in, Ben Akşemseddin’im… Devamıyım Yesevi’nin, Korkut Ata’nın Asırlardır mimarıyım Bu güzel vatanın.   Ben Şeyh Edebali’yim Osman’ın yurdunda… Bazen Sinan’ın kubbesinde, Itri’nin en güzel bestesinde. Bazen tahta başında Mustafa Kemal’im. Ben öğretmenim…   Dün Malazgirt’te, Kosova’da, Viyana’da; Bugün Çanakkale’de, Anadolu’nun her yerinde Hantepe’de, Lice’de, Dargeçit’te Kara toprağa girenim. Ben, Şehit Öğretmen Necmedin Yımaz, Ben Aybüke’yim. Ben öğretmenim…   Benim hak, özgürlük, adalet; Benim doğruluk, dürüstlük, fazilet. Binlerce yıldır solmayan bayrak, Benim, vatanlaşan toprak. Ben öğretmenim, ben öğretenim Kadim zamanla yaşıt bedenim… Ben öğretmenim… BEN BİR ÖĞRETMENİM GURBET DUYMUŞ Ben bir öğretmenim Göğe çıkar, yıldızları toplarım Yeraltından türlü cevherlerle çıkarım.   Ben bir öğretmenim. Katran kaynatır, şeker yaparım Acıyı kaynatıp şerbet diye sunarım.   Ben bir öğretmenim Acır, kanar, yırtılır, çatlarım Bir tohumum ki binlere on binlere parçalanırım.   Ben bir öğretmenim Minik bir yürekte dağlara şahidim İyileşmeyen yaralara merhem olmaktır ahidim.   Ben bir öğretmenim Bir tebessüm güneş olur dünyama Güzel her çocuk, mutlu her çocuk, huzur getirir ruhuma.   Ben bir öğretmenim Siyah, beyaz, mor, yeşil boncuklar dizerim Ben o sonsuz tasarımcının yolunu izlerim.   Ben bir öğretmenim Solgun benizde can, feri kaçmış gözde heyecan Hep hülyaların peşinde koşan.   Ben bir öğretmenim Yılmayan hep savaşan hep coşan Bazen bir volkan olup taşan, bazen de yürekte çiçek olup açan Bazen de gözyaşı olup denizlere karışan.   Ben bir öğretmenim Cehalete, körlüğe, kötülüğe savaş açan İyiliğe, güzelliğe, sonsuz sevgiye koşan.   Ben bir öğretmenim Sevgiyle aşkla, heyecanla var olan Var ettiği her yürekle büyüyen, çoğalan.   Ben bir öğretmenim Alemi, evreni, insanı yürekten kucaklayan Rabb’in emrinde milyon yüreğe nefes, milyon yüreğe ses olmaya çalışan.   Ben bir öğretmenim. Sevgiyle var olan ,sevgisizlikten yok olan. Ve ben bir öğretmenim, yeryüzünde tek davam Milyonlarca yürekte bir nefes, bir ışık olam… ÖĞRETMENLER GÜNÜ MAHMUT ALDEMİR Öğretmenler günü yakışır dile Öğretmen babadır benziyor güle Şaire yazara birde bülbüle Bir harf öğretene olurum köle   Mezra yollarında giderler yaya İlimden pay almış dilinde maya Her türlü çileden sahipler paya Bir harf öğretene olurum köle   Akan Irmakların tutulmaz önü Gözyaşım akınca unutmam dünü Bir başkayım karne aldığım günü Bir harf öğretene olurum köle   Haydin arkadaşlar koşun okula Mavi gözlerime yaş dola dola İlime adanan baş koyar yola Bir harf öğretene olurum köle   Okul birliğiyle oldum aile Bu yola adandım ben bile bile Mahmudi yazınca dökülür dile Bir harf öğretene olurum köle  
Mavi Şehrin Kalemleri

ÖĞRETMEN

ALİ ÖZKANLI

Çocukların dillerinde hep sensin,

Yanık yüreklere candır öğretmen.

Yetimlerin hallerini bilensin,

Damarlarda atan kandır öğretmen.

 

Yüreklere nehir gibi akansın,

Gönüllerde ışıkları yakansın,

Bize herkeslerden daha yakınsın,

Garip, kimsesize yardır öğretmen.

 

Cehaleti bilgilerle boğansın,

Kutlu ışıklarla kalbe doğansın,

Rahmet yüklü yağmur gibi yağansın,

Yüce dağ başında kardır öğretmen.

 

İlim ateşini her gün yakarsın,

Sevgi dolu yüreğinle bakarsın,

Tatlı dille gönüllere akarsın,

Çocukların cananıdır öğretmen.

 

Sabah vakti ufkumuza doğarsın,

Huzur dolu rahmet olup yağarsın,

Cehaleti ilim ile boğarsın,

Susuz topraklara candır öğretmen.

 

Güven ver de sevgi, ilgi uyansın,

Akıllara bilgileri koyansın,

Yetimleri, öksüzleri duyansın,

Çaresizin yanındadır öğretmen.

 

Törenlerde çiçek gibi açansın,

Işığını hiç durmadan saçansın,

Karanlıktan uzaklaşıp kaçansın,

Kötülükten arındırır öğretmen.

 

Biliyorum mazlumları sevensin,

Darda olanlara huzur, güvensin,

Doğruluğu, dürüstlüğü övensin,

İnsanlığın baş tacıdır öğretmen.

 

Hiç sormadan halimizi bilensin,

Akan göz yaşını hemen silensin,

Bir gün değil bize her gün gülensin,

Öğrencinin yakınıdır öğretmen.

 

İnancınla zorlu dağlar aşarsın,

Çocukların kalplerinde yaşarsın,

Kasımlarda mutluluğa koşarsın,

Gönüllerin sultanıdır öğretmen.

ŞEHİT ÖĞRETMEN

TARIK TORUN

"Şehit Öğretmen Ayşenur Alkan'ın Azîz Ruhuna"

Bu azîz vatanın asil evladı

Hakikati bilen şehit öğretmen

Yurda hizmet etmek onun muradı

Gözyaşını silen şehit öğretmen

 

Peygamber mesleği yaptığı her iş

Ayağına değmesin uzaktan bir taş

Bir kâfir kurşundan akan kanlı yaş

Cennetlerle gülen şehit öğretmen

 

Ilim ordusunun sınır nöbeti

Aydınlatmak için azîz milleti

Köklü bir tarihin sonsuz devleti

Dost bağına gelen şehit öğretmen

 

Okul bahcesinde gül gibi açan

Miski amber gülden rayiha saçan

Kanatlanıp göğe nurlarla uçan

Karanlığı delen şehit öğretmen

 

Hain bombalarla daha baharda

Şehit edenlerse cehennem   narda

Şehitler ordusu çok bu diyarda

Allah için ölen şehit öğretmen

HİÇ UNUTAMADIKLARIM...

SUZAN DAMAR GÖKÇEOĞLU

Tam da böyle bir gündü

Yağmurlu,ıslak ,soğuk.

Günün tam ortası,

Haftanın bilmem kaçıncı günü.

İlk buluşmamızdı yarenlerle,ilk kavuşmamızdı.

Siz çocuk ,ben çocuk.

Elim ayağım buz,sırtım ıpıslak.

Sevgiliyle ilk buluşmanın,ilk elini tutuşun heyecanı gibi...

Ne çok sevdim sizi yıllar yılı,ne çok.

Ben acemi,siz saf,pırıl pırıl.

Hep sürdü o saflık hiç kirlenmedi. Birlikte öğrendik hayatı,birlikte büyüdük.

Her biriniz ayrı bir cevherdiniz.

Her gün yeni bir şey öğrendim sizden ;

Sevmeyi,sadakati,gülmeyi,ağlamayı,güvenmeyi,kanaati,,iyiliği,güzeli,aşkı,riyasız yaşamayı,hilesizliği,paylaşmayı,yalansız bir dünyayı...

Hepsini sizden öğrendim.

Kavuşmalarımız sürdü yılla yılı.

Her Eylülde,Eylül vuslat demekti.

Haziran hicran...

Benim papatyalarım,kara biberlerim,dağ çileklerim,ıhlamur kokulularım,yaseminlerim,denizlerim,ırmaklarım,güllerim,inci tanelerim.

Gözleri hareli,yeşil,mavi,kahve,kara,bal renklilerim.

Dişleri çarpıklarım,dizleri yaralılarım,salya sümükleri bile güzellerim.

Her dilden,her dinden,her milletten,

Zengin ,fakir,engelli,engelsiz...

Aynı sınıfta,aynı sırada ,kızlı erkekli...

Kardeşçe,elele,yürek yüreğe

Oya gibi işlediğim,bilgi açlarım.

Atatürk sevdalılarım... Özgürlerim...

Evlatlarımdan ,dualarımdan ayıramadıklarım.

Her sabah yeniden can bulduklarım.

Öğrencilerim........Sevdalandıklarım...Unutamadıklarım...

Canım öğretmenim diyen sesinizi,

Kokunu özledim diye sarılışlarınızı hiç mi hiç unutmadım.

24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ VE SÜPER KAHRAMAN PELERİNLERİMİZ!

ÖZDEN ASAR COŞAR

Herkes bizim hakkımızda öyle yada böyle birşeyler söyler.

Gerek ahkam keser ,gerek eleştirir ya da üzerimizde bazı şeyleri hak görürler.

Ee bize armağan edilen bir güne yaklaşırken çok azda olsa, biz size bizden bahsetsek kızmazsınız heralde?

Öyle ya sonuçta bizde sizlerin evlatları yani sizin içinizden yetişen, hepi topu bir canı olan yani hata yapabilme olasılığı da bulunan insanoğullarıyız, yok bunu şunun için söylüyorum sanki biz etten kemikten değiliz de  asla hata yapamazmışız ve süper kahraman pelerinlerimiz varmış gibi, bi tutum varya , neyse biz bize gelelim.

İlk göreve atandım heyecandan günlerce uyuyamadım ,Siirt ilk görev yerim ve daha önce hiç gitmediğim bir coğrafya .Ha bide şu var ,hiç zor şartlar görmeden büyütüldüm ,rabbime bin şükür, ee durum öyle olunca atamam Siirte çıkmış ailem gitmemi istemedi , yaa olurmu ama, ben orda yapamam alın beni rahatça memleketime yakın yerde çalışayım demek yerine, bana yakışmaz ben eğitimciyim deyip yollara düştüm çünkü benim pelerinim var!

Gittim göreve başladım bir anaokulunda ve öğrencilerim geldi ,biri 3 yaşında diğeri 2 yaşında ,ve niceleri daha 5 yaşında bile değil.Ha bu arada oralarda öyle öğrenci gelsin kaydedelim diye bi durum yok mahalleye çıkarsın kapı kapı dolaşırsın bilmediğin bir dille insanları ikna edip okuluna öğrenci kaydedersin.Yani yasın pekte önemi yok.

Neyse ögrencilerimin hiçbiri Türkçe konuşamıyor ee ben öğretmenim pelerinimde var başladık Türkçe öğretmeye ,kah gülersin kah ağlarsın derken yavrucaklarla iletişim kurabiliyoruz ama ailelerle konuşamadan beden diliyle anlaşıyoruz. Anlaşırız biz pelerinli kahramanlarız.

Neyse okulumdan bahsedeyim biraz. Olduğum bölgeye araçlar girmek istemiyor tehlikeli bir bölge ozamanlar ama ben kendime korktu kaçtı dedirtmem takarım pelerinimi giderim , ve her gün aynı manzara okulun yan duvarı tutuşturulmuş okuyamadığım.Sloganlar yazılmış ,oda yetmemiş yakılmış ama biz şükrediyoruz ya içinde bizler varken olsaydı? Neyse al eline boyayı boya duvarları , sınıfını temizle ve kaldığın yerden devam.

Ee aylar geçerken kurulan o bağa değinmesem haksızlık olur, konuşup anlaşamadığımız evlatlar evladınız olur biri hastayken başında hastanede uyursunuz ,öbürü düştü kolunu incitti diye onla oturur ağlarsınız hatta o dil bilmeyen aileler gün gelir aileniz olup ekmeğini bölüşür de aile olursunuz.

Ha bu arada benim yaşadıklarım ne ki benim bir çok meslektaşım o pelerinleriyle uçup gittiler , Aybükeler,Necmettinler, Ayşenurlar ,Mehmetler ve daha niceleri ...

Oysa biz sadece anlaşılmak ve anlatmak istemiştik, belki pelerinlere değilde sizlerin anlayışına desteğine ihtiyacımız vardır,ya biz anlatamadık ya da siz anlamadınız....

(Tüm şehit öğretmenlerimize rahmet dilerken, ailelerin ve hepimizin başısağolsun)

Benim gözümle gezelim.   

BEN ÖĞRETMENİM

HAKAN YILDIRIM

Ben öğretmenim,

Kadim zamanla yaşıt bedenim.

Binlerce, milyonlarca yıldır

İlme şekil verenim.

Ben öğretmenim…

 

Ben öğretmenim,

İlmek ilmek işlerim bilgiyi

Taze dimağlara…

Ben, Orhun Yazıtları’nda Tonyukuk,

Ben, Yunus Dergâhı’nda Tabduk.

Hocası benim Fatih’in,

Ben Akşemseddin’im…

Devamıyım Yesevi’nin, Korkut Ata’nın

Asırlardır mimarıyım

Bu güzel vatanın.

 

Ben Şeyh Edebali’yim

Osman’ın yurdunda…

Bazen Sinan’ın kubbesinde,

Itri’nin en güzel bestesinde.

Bazen tahta başında

Mustafa Kemal’im.

Ben öğretmenim…

 

Dün Malazgirt’te,

Kosova’da, Viyana’da;

Bugün Çanakkale’de,

Anadolu’nun her yerinde

Hantepe’de, Lice’de, Dargeçit’te

Kara toprağa girenim.

Ben, Şehit Öğretmen Necmedin Yımaz,

Ben Aybüke’yim.

Ben öğretmenim…

 

Benim hak, özgürlük, adalet;

Benim doğruluk, dürüstlük, fazilet.

Binlerce yıldır solmayan bayrak,

Benim, vatanlaşan toprak.

Ben öğretmenim, ben öğretenim

Kadim zamanla yaşıt bedenim…

Ben öğretmenim…

BEN BİR ÖĞRETMENİM

GURBET DUYMUŞ

Ben bir öğretmenim

Göğe çıkar, yıldızları toplarım

Yeraltından türlü cevherlerle çıkarım.

 

Ben bir öğretmenim.

Katran kaynatır, şeker yaparım

Acıyı kaynatıp şerbet diye sunarım.

 

Ben bir öğretmenim

Acır, kanar, yırtılır, çatlarım

Bir tohumum ki binlere on binlere parçalanırım.

 

Ben bir öğretmenim

Minik bir yürekte dağlara şahidim

İyileşmeyen yaralara merhem olmaktır ahidim.

 

Ben bir öğretmenim

Bir tebessüm güneş olur dünyama

Güzel her çocuk, mutlu her çocuk, huzur getirir ruhuma.

 

Ben bir öğretmenim

Siyah, beyaz, mor, yeşil boncuklar dizerim

Ben o sonsuz tasarımcının yolunu izlerim.

 

Ben bir öğretmenim

Solgun benizde can, feri kaçmış gözde heyecan

Hep hülyaların peşinde koşan.

 

Ben bir öğretmenim

Yılmayan hep savaşan hep coşan

Bazen bir volkan olup taşan, bazen de yürekte çiçek olup açan

Bazen de gözyaşı olup denizlere karışan.

 

Ben bir öğretmenim

Cehalete, körlüğe, kötülüğe savaş açan

İyiliğe, güzelliğe, sonsuz sevgiye koşan.

 

Ben bir öğretmenim

Sevgiyle aşkla, heyecanla var olan

Var ettiği her yürekle büyüyen, çoğalan.

 

Ben bir öğretmenim

Alemi, evreni, insanı yürekten kucaklayan

Rabb’in emrinde milyon yüreğe nefes, milyon yüreğe ses olmaya çalışan.

 

Ben bir öğretmenim.

Sevgiyle var olan ,sevgisizlikten yok olan.

Ve ben bir öğretmenim, yeryüzünde tek davam

Milyonlarca yürekte bir nefes, bir ışık olam…

ÖĞRETMENLER GÜNÜ

MAHMUT ALDEMİR

Öğretmenler günü yakışır dile

Öğretmen babadır benziyor güle

Şaire yazara birde bülbüle

Bir harf öğretene olurum köle

 

Mezra yollarında giderler yaya

İlimden pay almış dilinde maya

Her türlü çileden sahipler paya

Bir harf öğretene olurum köle

 

Akan Irmakların tutulmaz önü

Gözyaşım akınca unutmam dünü

Bir başkayım karne aldığım günü

Bir harf öğretene olurum köle

 

Haydin arkadaşlar koşun okula

Mavi gözlerime yaş dola dola

İlime adanan baş koyar yola

Bir harf öğretene olurum köle

 

Okul birliğiyle oldum aile

Bu yola adandım ben bile bile

Mahmudi yazınca dökülür dile

Bir harf öğretene olurum köle

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.