Köşe Yazıları Haber Girişi: 16.06.2022 - 09:28, Güncelleme: 16.06.2022 - 09:28

Mavi Şehrin Kalemleri

 

Mavi Şehrin Kalemleri

Mavi Şehrin Kalemleri
GÜLMEDİM O YÜZÜNÜ GÜLDÜREYİM ARİF KUŞ Bir ömür harcadım Gülmedi yüzüm, Felek öyle vurdu çöktü dizlerim, Ağladım sızladım kör oldu gözüm, Gülmedi yüzüm gülsün o yüzün.   İçim kan ağladı duyan olmadı, Canımdan can gitti gören olmadı, Gelen vurdu, giden vurdu, beden yoruldu, Gülmedi yüzüm gülsün o yüzün.   Yedi evladım var onlar benim canlarım, Baktıkça şükür dedim yalvardım Allah'ıma, Bizler senin kulunuz affeyle sen bizleri. Nefis zalim bir şeytan koru bizi nefisten Gülsün yüzümüz daim  gülsün de güldürelim.      Beden Allahtan emanet  ben bir emanetçiyim, Balon gibi şişer nefis kalbim dinlemeyeli, Rabbim verdiği  güzel Şükürle sabr edelım, Bu dediğim isyan değil  Allaha yalvarışım,       Gülsün yüzümüz daim gülsün de güldürelim. VUR BOYNUMU FATMA ÖZGER BİLGİÇ Yokluğun cehennem varlığın varlık Sevda külüngüyle vur boynumu yâr Nefesim daralır, gönlümde darlık Sevda külüngüyle vur boynumu yâr!   Beni önce sevdin sonra bıraktın Talihsiz gönlüme gizlice aktın Döşümde hasretin, inan ki yaktın Sevda külüngüyle vur boynumu yâr   Aşk güzeldir yaşa uzağa kaçma Dağ gibi derdime yeniyi açma Sevdama sahip çık korkaklık saçma Sevda külüngüyle vur boynumu yâr   Gönül dilim yanık merhamet bekler Yüreğim ağzımda şu kalbim tekler Siyah saçlarıma doluyor aklar Sevda külüngüyle vur boynumu yâr   Hayalim, düşüncem hep senin ile Çektirirsin derdi sen bile bile Razıyım seninle dikene, güle Sevda külüngüyle vur boynumu yâr   Özger’im bana dön artık karar ver Sensizlik zindandır gönül her gün der Özlemin yakıyor yüreğimde har Sevda külüngüyle vur boynumu yâr HAYAT DEDİĞİN BİR NEHİR BEKİR YILDIRIM Hayat dediğin bir nehir Akar gider yerinde durmaz Her yağmur sonrası dahada çağlar Bazen bendini dağlar Hayat törpülenir azar azar Acı ve mutluluklarla dolu Her bahar Yeni bir hikaye yazar   Bir nehir olup aksada hayat Ne başa yağan kar tanelerinde Nede yüz çizgilerini dolduran Yağmur damlacıklarında kabahat Çünkü böyle emrediyor tabiat.   İnsanoğlu doğar büyür ve yaşar Göz görür kulak duyar dil söylenir Gün gelir bir ağaç misali beden eğilir Pus düşer göz görmez Kulak sağır olur duymaz Dil lal olur eskisi gibi söylenmez Ama yinede nehir Hedefine doğru akar gider. KAF DAĞINDA OKUL VAR İZZET IRMAK Hey çocuklar yamacıma toplanın Mor heybemde sarı pembe hayal var Eğlenceyi derdest ettim inanın Müjde size kaf dağında okul var   Bu okulda dersler yirmi dakika Kırkı ise hem gerçektir hem şaka Dersliklerde bir florya üç saka Acıkınca ayran yoğurt keşkül var   Her sınıfın bir keçisi üç kuşu Bir parça da toprak ile sür işi Düşünsene sana kurdum bu düşü Etrafında günebakan sümbül var   Öğretmenin senin hayat rehberin Her öğüdü kulağında güherin Biçilemez paha ile değerin Seni seven nice büyük gönül var.   Hem eğlenip hem öğrenmek ne güzel Meyve veren tatlı emek ne güzel Dut dalında bir salıncak ne güzel Aslanları binek yapan masal var   İnsanları kardeş bilip sev her dem Budur varsa hakikatli bir erdem Merhametin büyüklerden çok madem Senin için dünya kuran bir el var   İzzet söyler tüm sözleri apaçık Kendi kocar içindeki hep çocuk Hava sıcak nerden çıktı bu gocuk Gündüz vakti gökyüzünde hilal var BEN YARE GİTMEK İSTERİM SULTAN NURTEN ERGİN Karlı dağlar geçit vermez Ben yare gitmek isterim Yarsız dünyayı neylerim Ben yare gitmek isterim   Hasta mıdır diri midir Yaşıyor mu ölümüdür Evimizin  gülü  odur Ben yari görmek isterim   İçimden sevgisi gitmez Gözlerimde yaşlar bitmez Sevmek bile  bize yetmez Ben yare gitmek isterim   Yarsız ben nasıl gülerim Yar olmasa ben neylerim Gizli  gizli  çok  ağlarım Can yare gitmek isterim.   FATMA HÜSEYİN ATIŞMA FATİME ELİHÜSEYN YILDIZ Bir menzile yol aldım "Sevda" denen    makamda, Zirveye koşuyorum, yüzüne  baktığımda. Mutluluk mekan kurdu İliklenmez yakamda, Coştukça coşuyorum yüzüne bakdığımda! Hüseyin Yıldız Semalardan asılan, bulut gimi dolmuşdum  ... Rüzgarlardan yıpranan çiçek gibi solmuşdum... Kararmış bir talihin,yıldızını bulmuşdum, İlk kez  elini tutup,  gözüne bakdığımda... Fatime EliHüseyn Yıldız Gönül  taşkın sel oldu , kaynadı coştu birden, Uslanmaz çocuk gibi aklımı aldı serden, Bir kuzey güneşiyle aylardan, mevsimlerden, Baharı yaşıyorum yüzüne baktığımda! Hüseyin Yıldız Avcunun nevazişi,  dolaşırken saçımda   , Yokdu senden önceler,bir huzur bu biçimde... Çocuksu bir mutluluk kıpırdıyor içimde, Başımı koyacağım  dizine bakdığımda... Fatime Elihüseyn Yıldız Ömür denilen mevsim evrilmişken  hazana Hamd olsun bu kaderi, bu düzlemde yazana, Gayrı sığamaz oldum gönül denen kazana, Taştıkça taşıyorum yüzüne baktığımda... Hüseyin Yıldız Hayatın şerbetini tatdırdın bir yuduma  , Name-name şifaydın , yaralı umuduma... Hazin bir şarkı  gibi, yayıldın  vücuduma, Ruhum hayata döndü, sözüne bakdığımda... ZAMAN; CEM UNVERN Kiminin merhemdir yarasına, acı bir bekleyiştir kimisine.. Hele de sayılıysa; Geçmez..   Zamanedir insan. Şeklini alır girdiği bardağın. Kıvrakdır da biraz; Bir hardal menfaate kırar boynunu, taş çıkartır rakkaseye. Yiğitlik gömleğini çıkarttıysan üstünden, saklanma bir ağacın ardına, kapatmaz, setr etmez..   Neyse, bırakalım bunları da, konuşalım ordan burdan. Konuşalım çivisinin çıkmışlığını dünyanın. İyi bir insan olmanın beş para etmeyişini, sudan ucuzluğunu meselâ. Sabahın ayazında,  çift sıra,  uzun uzadıya ucuz ekmek kuyruğunda bekleyenlerin üşüyen avuçlarını ovuşturarak ısınmasını mı? İşsiz kaldığından bir baba ve eve aş götüremediginden mütevellit, evlerin penceresine tavuklara yada sokak kedilerine verilsin diye asılan kuru ekmeği; "Evdeki tavuklarıma yem olarak verecem " deyip Onu da akşam yemeği niyetine......... Neyse.....!!!!!!   Konuşalım sebepsiz yere dökülmeyişini gözlerdeki mercanın.   Yada; Diyelim mi? "Bize mi kalmış dünyanın çivisi?...   Konuşalım güzel şeylerden, mesela; Gözlerinden...
Mavi Şehrin Kalemleri

GÜLMEDİM O YÜZÜNÜ GÜLDÜREYİM

ARİF KUŞ

Bir ömür harcadım Gülmedi yüzüm,

Felek öyle vurdu çöktü dizlerim,

Ağladım sızladım kör oldu gözüm,

Gülmedi yüzüm gülsün o yüzün.

 

İçim kan ağladı duyan olmadı,

Canımdan can gitti gören olmadı,

Gelen vurdu, giden vurdu, beden yoruldu,

Gülmedi yüzüm gülsün o yüzün.

 

Yedi evladım var onlar benim canlarım,

Baktıkça şükür dedim yalvardım Allah'ıma,

Bizler senin kulunuz affeyle sen bizleri.

Nefis zalim bir şeytan koru bizi nefisten

Gülsün yüzümüz daim  gülsün de güldürelim.   

 

Beden Allahtan emanet  ben bir emanetçiyim,

Balon gibi şişer nefis kalbim dinlemeyeli,

Rabbim verdiği  güzel Şükürle sabr edelım,

Bu dediğim isyan değil  Allaha yalvarışım,      

Gülsün yüzümüz daim gülsün de güldürelim.

VUR BOYNUMU

FATMA ÖZGER BİLGİÇ

Yokluğun cehennem varlığın varlık

Sevda külüngüyle vur boynumu yâr

Nefesim daralır, gönlümde darlık

Sevda külüngüyle vur boynumu yâr!

 

Beni önce sevdin sonra bıraktın

Talihsiz gönlüme gizlice aktın

Döşümde hasretin, inan ki yaktın

Sevda külüngüyle vur boynumu yâr

 

Aşk güzeldir yaşa uzağa kaçma

Dağ gibi derdime yeniyi açma

Sevdama sahip çık korkaklık saçma

Sevda külüngüyle vur boynumu yâr

 

Gönül dilim yanık merhamet bekler

Yüreğim ağzımda şu kalbim tekler

Siyah saçlarıma doluyor aklar

Sevda külüngüyle vur boynumu yâr

 

Hayalim, düşüncem hep senin ile

Çektirirsin derdi sen bile bile

Razıyım seninle dikene, güle

Sevda külüngüyle vur boynumu yâr

 

Özger’im bana dön artık karar ver

Sensizlik zindandır gönül her gün der

Özlemin yakıyor yüreğimde har

Sevda külüngüyle vur boynumu yâr

HAYAT DEDİĞİN BİR NEHİR

BEKİR YILDIRIM

Hayat dediğin bir nehir

Akar gider yerinde durmaz

Her yağmur sonrası dahada çağlar

Bazen bendini dağlar

Hayat törpülenir azar azar

Acı ve mutluluklarla dolu

Her bahar

Yeni bir hikaye yazar

 

Bir nehir olup aksada hayat

Ne başa yağan kar tanelerinde

Nede yüz çizgilerini dolduran

Yağmur damlacıklarında kabahat

Çünkü böyle emrediyor tabiat.

 

İnsanoğlu doğar büyür ve yaşar

Göz görür kulak duyar dil söylenir

Gün gelir bir ağaç misali beden eğilir

Pus düşer göz görmez

Kulak sağır olur duymaz

Dil lal olur eskisi gibi söylenmez

Ama yinede nehir

Hedefine doğru akar gider.

KAF DAĞINDA OKUL VAR

İZZET IRMAK

Hey çocuklar yamacıma toplanın

Mor heybemde sarı pembe hayal var

Eğlenceyi derdest ettim inanın

Müjde size kaf dağında okul var

 

Bu okulda dersler yirmi dakika

Kırkı ise hem gerçektir hem şaka

Dersliklerde bir florya üç saka

Acıkınca ayran yoğurt keşkül var

 

Her sınıfın bir keçisi üç kuşu

Bir parça da toprak ile sür işi

Düşünsene sana kurdum bu düşü

Etrafında günebakan sümbül var

 

Öğretmenin senin hayat rehberin

Her öğüdü kulağında güherin

Biçilemez paha ile değerin

Seni seven nice büyük gönül var.

 

Hem eğlenip hem öğrenmek ne güzel

Meyve veren tatlı emek ne güzel

Dut dalında bir salıncak ne güzel

Aslanları binek yapan masal var

 

İnsanları kardeş bilip sev her dem

Budur varsa hakikatli bir erdem

Merhametin büyüklerden çok madem

Senin için dünya kuran bir el var

 

İzzet söyler tüm sözleri apaçık

Kendi kocar içindeki hep çocuk

Hava sıcak nerden çıktı bu gocuk

Gündüz vakti gökyüzünde hilal var

BEN YARE GİTMEK İSTERİM

SULTAN NURTEN ERGİN

Karlı dağlar geçit vermez

Ben yare gitmek isterim

Yarsız dünyayı neylerim

Ben yare gitmek isterim

 

Hasta mıdır diri midir

Yaşıyor mu ölümüdür

Evimizin  gülü  odur

Ben yari görmek isterim

 

İçimden sevgisi gitmez

Gözlerimde yaşlar bitmez

Sevmek bile  bize yetmez

Ben yare gitmek isterim

 

Yarsız ben nasıl gülerim

Yar olmasa ben neylerim

Gizli  gizli  çok  ağlarım

Can yare gitmek isterim.

 

FATMA HÜSEYİN ATIŞMA

FATİME ELİHÜSEYN YILDIZ

Bir menzile yol aldım "Sevda" denen    makamda,

Zirveye koşuyorum, yüzüne  baktığımda.

Mutluluk mekan kurdu İliklenmez yakamda,

Coştukça coşuyorum yüzüne bakdığımda!

Hüseyin Yıldız

Semalardan asılan, bulut gimi dolmuşdum  ...

Rüzgarlardan yıpranan çiçek gibi solmuşdum...

Kararmış bir talihin,yıldızını bulmuşdum,

İlk kez  elini tutup,  gözüne bakdığımda...

Fatime EliHüseyn Yıldız

Gönül  taşkın sel oldu , kaynadı coştu birden,

Uslanmaz çocuk gibi aklımı aldı serden,

Bir kuzey güneşiyle aylardan, mevsimlerden,

Baharı yaşıyorum yüzüne baktığımda!

Hüseyin Yıldız

Avcunun nevazişi,  dolaşırken saçımda   ,

Yokdu senden önceler,bir huzur bu biçimde...

Çocuksu bir mutluluk kıpırdıyor içimde,

Başımı koyacağım  dizine bakdığımda...

Fatime Elihüseyn Yıldız

Ömür denilen mevsim evrilmişken  hazana Hamd olsun bu kaderi, bu düzlemde yazana,

Gayrı sığamaz oldum gönül denen kazana,

Taştıkça taşıyorum yüzüne baktığımda...

Hüseyin Yıldız

Hayatın şerbetini tatdırdın bir yuduma  ,

Name-name şifaydın , yaralı umuduma...

Hazin bir şarkı  gibi, yayıldın  vücuduma,

Ruhum hayata döndü, sözüne bakdığımda...

ZAMAN;

CEM UNVERN

Kiminin merhemdir yarasına,

acı bir bekleyiştir kimisine..

Hele de sayılıysa;

Geçmez..

 

Zamanedir insan.

Şeklini alır girdiği bardağın.

Kıvrakdır da biraz;

Bir hardal menfaate kırar boynunu,

taş çıkartır rakkaseye.

Yiğitlik gömleğini çıkarttıysan üstünden,

saklanma bir ağacın ardına,

kapatmaz,

setr etmez..

 

Neyse,

bırakalım bunları da,

konuşalım ordan burdan.

Konuşalım çivisinin çıkmışlığını

dünyanın.

İyi bir insan olmanın

beş para etmeyişini,

sudan ucuzluğunu meselâ.

Sabahın ayazında,

 çift sıra,  uzun uzadıya

ucuz ekmek kuyruğunda bekleyenlerin

üşüyen avuçlarını ovuşturarak ısınmasını mı?

İşsiz kaldığından bir baba

ve eve aş götüremediginden mütevellit,

evlerin penceresine

tavuklara yada sokak kedilerine

verilsin diye asılan kuru ekmeği;

"Evdeki tavuklarıma yem olarak verecem "

deyip

Onu da akşam yemeği niyetine.........

Neyse.....!!!!!!

 

Konuşalım sebepsiz yere dökülmeyişini

gözlerdeki mercanın.

 

Yada;

Diyelim mi?

"Bize mi kalmış

dünyanın çivisi?...

 

Konuşalım güzel şeylerden,

mesela;

Gözlerinden...

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (2 )

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sultan Nurten Ergin
(16.06.2022 11:08 - #72991)
Çok teşekkür ederim Yayınlayıp paylaşan güzel yüreğinize dost kalemleri tebrik ederim okurumuz bol olsun inşallah sevgi selamlarımla
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sultan Nurten Ergin
(16.06.2022 11:08 - #72992)
Çok teşekkür ederim Yayınlayıp paylaşan güzel yüreğinize dost kalemleri tebrik ederim okurumuz bol olsun inşallah sevgi selamlarımla
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.