Haber Girişi: 21.08.2021 - 09:24, Güncelleme: 21.08.2021 - 09:24

KORUMA TEDBİRLERİYLE İNCİ KEFALİ’NİN BOYU UZADI

 

KORUMA TEDBİRLERİYLE İNCİ KEFALİ’NİN BOYU UZADI

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, 15 Nisan-15 Temmuz tarihleri arasında Van Gölü’nde sıkı şekilde uygulanan koruma tedbirleri sayesinde daha önce 18 cm olan inci kefali balığının boyunun 24cm’ye uzadığını söyledi.
Hüseyin Geylani Akdaş – Evren Doğruer  İnci kefalı, sodalı suya sahip Van Gölü'nde yaşayabilen endemik tek balık türüdür. Balıkçılık bölge halkı için en büyük gelir kaynağı. 1990’lı yılların başında göldeki avcılık, Karadeniz’den kamyonlarla getirilen teknelerle yapılıyordu ve 1995’e gelindiğinde gölde inci kefalinin rekoltesinde ve boylarında büyük düşüş yaşandı. İnci Kefali’nin neslinin korunması ile ilgili önemli çalışmalara imza atan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş da, her yıl 15 Nisan-15 Temmuz tarihleri arasında Van Gölü’nde uygulanan sıkı koruma tedbirleri ile ilgili üreme rekoltesi ve inci kefalinin boyu hakkında açıklamalarda bulundu. İnci kefalinin yaşam öyküsü İnci kefalinin 3. yılda cinsel olgunluğa erişerek üreme dönemine girdiğini kaydeden Akkuş, 3 yaş ve üstündeki inci kefalinin maksimum 7-8 yıl yaşadığını söyledi. Akkuş, 3 ve 8 yaş arasındaki balıkların üreme için akarsulara akın ettiğini, yumurtalarını tatlı sulara bırakarak üreme işlemini tamamladıktan sonra tekrardan Van Gölüne geri geldiğini kaydetti. 1990’lı yıllarda üreme için dereye giren balıkların yaklaşık yüzde 90 kesiminin geri dönmediğini kaydeden Akkuş “ Çünkü akarsu yatakları büyük ağlarla kapatılıyor ve öyle oluyor ki bir gecede (1.000) Bin tona yakın balık avlanıyordu. Doğanın çok temel bir ilkesi var. Ekolojik olarak üreyemeyen hiçbir canlı neslini devam ettiremez. Hal böyle olunca inci kefalleri için işler kötüye gitmeye başladı yani akarsuya giren balıklar bir daha geri dönmemeye başladılar. İnci kefalinin boyu gitgide küçülmeye başladı yani inci kefalinin boyu geçmişte 17-18 cm’ye kadar düştü” “Van Gölü’nde uygulanan sıkı tedbirler sayesinde balığın boyu da uzadı” “Artık gölde sadece 1-2 ve 3 yaşında balıklar neredeyse kaldı. Fakat tam bu noktada araştırmacı Prof.Dr. Mustafa Sarı bu bölgeye geliyor ve yaklaşık 25 yıllık bir çalışma yürütüyor. 25 yıllık bir çalışmada üreme dönemi avcılığının yanlış olduğunu söylüyor bununla ilgili bilimsel çalışmalar yapıyor. Bilimsel çalışmalara dayalı balıkçılık yönetim modelini oluşturuyor ve artık üreme dönemi geldiğinde kaçak avcılık yok denecek kadar düşük bir noktaya geliyor. Durum böyle olunca dereye giren balıklar akarsulara giren balıklar tekrardan gerisingeri dönebiliyorlar. Öyle oluyor ki geçmişte bundan 25 yıl önce bir balık dereye girdiği zaman dönme şansı yüzde 14 iken şimdi ki durum da bir balığın geri dönme şansı yüzde 90 yani çok büyük bir şans durum böyle olunca dereye giren balıklar tekrar göle dönüyor. Göle dönen 17-18 cm olan balıklar alınan koruma çalışmaları tedbirleri sayesinde bugün 23-24 santime ulaşıyor. Dolasıyla alınan tedbirler sonucu bir büyüme söz konusu mudur evet bir büyüme söz konusudur geçmişte 17-18 cm olan inci kefali bugün 23-24 cm’ye ulaşmıştır” “Denizlerde balık stokları tükenirken, koruma tedbirleriyle Vanlı balıkçıların yüzü gülüyor” 15 Nisan 15 Temmuz tarihleri valilik, üniversite, jandarma, zabıta ve tarım il müdürlüğü ekiplerinin ortak denetimleri sonucunda inci kefalinin üretim rekoltesinde de artma olduğuna işaret eden YYÜ Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş “Her yıl ülkemizde yaklaşık 30-35 bin ton balık avlanıyor. Ortalama her yıl iç sularda avlanan 30 bin ton avlanan bu miktarın her yıl 3/1’lik kısmını tek başına inci kefali karşılıyor. Yani her yıl yaklaşık 10 bin ton inci kefali Van Gölü’nde avlanıyor. Van ve çevre illerin hepsine buradan inci kefali gidiyor. Bu hem ekonomik olaraktan hem de avlanan balık miktarı olarak inanılmaz bir rakama tekabül ediyor. Yani Dünyanın başka hiçbir yerinde bunun örneğini göremezsiniz. Ülkede tek bir iç balık göl avcılığı yoluyla elde edilen toplam ürünün 3/1’ni tek başına karışılasın. Tabi şunu dikkate almamız gerekiyor bugün gerek ülkemiz de gerekse dünyanın her yerinde ki balıkçılık maalesef kan ağlıyor. Bugün denizlere baktığımız zaman 2050 yılına doğru denizler deki balık stoklarının yüzde 90’nı bu şekilde devam ederse bu balık stoklarının tamamının tükeneceği öngörülüyor. Marmara’da misulaj sorunu Karadeniz’de aşırı avcılık sorunu dolasıyla ülkemizin ve dünyamızın dört bir yanında balıkçılık kaynakları kan ağlarken bugün inci kefali avcılığı yapan balıkçıların ağları dolu dolu geliyor ve balıkçıların yüzleri görülüyor. Van Gölü'nde yürütülen koruma çalışmaları ile beraber çok güzel sezonlar geçirdiğimizi ve önümüzdeki yıllar bizi daha iyi sezonlar beklediğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Doğal kaynakları korursak dünyaya örnek olacak şekilde bir balıkçılık faaliyeti yürütmemiz mümkündür.  Bu noktada burada korunan sadece bir balık değil, 15 bin insanın geçim kaynağı da korunmuş olur” dedi. “İnci kefalinin rekoltesinde de artış var” Van Gölü’nde inci kefali rekoltesindede gözle görülür bir artışın yaşandığını kaydeden Dr. Akkuş, “Diğer türlerle kıyaslamamız gerekirse geçmişte ülkemiz de en çok avlanan balıklardan biri Sazan Balığıdır.  2011 yılında yaklaşık 10 bin ton sazan avlanırken 2020 yılına geldiğimiz de bu rakam 3 bin tona düşmüş. Yani bütün avlanan iç su balıkları miktarında bir azalış söz konusu hem aşırı yağışlardan dolayı hem de bozulan ekosistemden dolayı. Geçmişte inci kefali yaklaşık yıllık 10 bin ton avlanıyordu bunun 5 bin tonu kaçak yolla elde ediliyordu. Fakat üreme dönemi her bir balık maksimum 16 bin ton yumurta taşıyor. Dolasıyla bir balığa yüzlerce balık gözüyle baktığımız zaman avlanan inci kefalinin yüzde 90’lık kısmının kaçak olarak avlandığını söylememiz mümkün. Bundan 10 yıl geri yani 2011 yılına gittiğimiz zaman inci kefali avcılık miktarı 9 bin 167 ton iken bu rakam 2013-2014 yıllarında 8 bin tona geriledi. Fakat 2020 yılı içerisinde 9 bin 734 ton inci kefali avlandı. Yani ülkemizin iç sularında avlanan en büyük balık miktarını oluşturuyor. Dolasıyla inci kefalinin boyunda olduğu gibi rekoltesinde de bir artış var” diye konuştu.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, 15 Nisan-15 Temmuz tarihleri arasında Van Gölü’nde sıkı şekilde uygulanan koruma tedbirleri sayesinde daha önce 18 cm olan inci kefali balığının boyunun 24cm’ye uzadığını söyledi.

Hüseyin Geylani Akdaş – Evren Doğruer 

İnci kefalı, sodalı suya sahip Van Gölü'nde yaşayabilen endemik tek balık türüdür. Balıkçılık bölge halkı için en büyük gelir kaynağı. 1990’lı yılların başında göldeki avcılık, Karadeniz’den kamyonlarla getirilen teknelerle yapılıyordu ve 1995’e gelindiğinde gölde inci kefalinin rekoltesinde ve boylarında büyük düşüş yaşandı. İnci Kefali’nin neslinin korunması ile ilgili önemli çalışmalara imza atan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş da, her yıl 15 Nisan-15 Temmuz tarihleri arasında Van Gölü’nde uygulanan sıkı koruma tedbirleri ile ilgili üreme rekoltesi ve inci kefalinin boyu hakkında açıklamalarda bulundu.

İnci kefalinin yaşam öyküsü

İnci kefalinin 3. yılda cinsel olgunluğa erişerek üreme dönemine girdiğini kaydeden Akkuş, 3 yaş ve üstündeki inci kefalinin maksimum 7-8 yıl yaşadığını söyledi. Akkuş, 3 ve 8 yaş arasındaki balıkların üreme için akarsulara akın ettiğini, yumurtalarını tatlı sulara bırakarak üreme işlemini tamamladıktan sonra tekrardan Van Gölüne geri geldiğini kaydetti. 1990’lı yıllarda üreme için dereye giren balıkların yaklaşık yüzde 90 kesiminin geri dönmediğini kaydeden Akkuş “ Çünkü akarsu yatakları büyük ağlarla kapatılıyor ve öyle oluyor ki bir gecede (1.000) Bin tona yakın balık avlanıyordu. Doğanın çok temel bir ilkesi var. Ekolojik olarak üreyemeyen hiçbir canlı neslini devam ettiremez. Hal böyle olunca inci kefalleri için işler kötüye gitmeye başladı yani akarsuya giren balıklar bir daha geri dönmemeye başladılar. İnci kefalinin boyu gitgide küçülmeye başladı yani inci kefalinin boyu geçmişte 17-18 cm’ye kadar düştü”

“Van Gölü’nde uygulanan sıkı tedbirler sayesinde balığın boyu da uzadı”

“Artık gölde sadece 1-2 ve 3 yaşında balıklar neredeyse kaldı. Fakat tam bu noktada araştırmacı Prof.Dr. Mustafa Sarı bu bölgeye geliyor ve yaklaşık 25 yıllık bir çalışma yürütüyor. 25 yıllık bir çalışmada üreme dönemi avcılığının yanlış olduğunu söylüyor bununla ilgili bilimsel çalışmalar yapıyor. Bilimsel çalışmalara dayalı balıkçılık yönetim modelini oluşturuyor ve artık üreme dönemi geldiğinde kaçak avcılık yok denecek kadar düşük bir noktaya geliyor. Durum böyle olunca dereye giren balıklar akarsulara giren balıklar tekrardan gerisingeri dönebiliyorlar. Öyle oluyor ki geçmişte bundan 25 yıl önce bir balık dereye girdiği zaman dönme şansı yüzde 14 iken şimdi ki durum da bir balığın geri dönme şansı yüzde 90 yani çok büyük bir şans durum böyle olunca dereye giren balıklar tekrar göle dönüyor. Göle dönen 17-18 cm olan balıklar alınan koruma çalışmaları tedbirleri sayesinde bugün 23-24 santime ulaşıyor. Dolasıyla alınan tedbirler sonucu bir büyüme söz konusu mudur evet bir büyüme söz konusudur geçmişte 17-18 cm olan inci kefali bugün 23-24 cm’ye ulaşmıştır”

“Denizlerde balık stokları tükenirken, koruma tedbirleriyle Vanlı balıkçıların yüzü gülüyor”

15 Nisan 15 Temmuz tarihleri valilik, üniversite, jandarma, zabıta ve tarım il müdürlüğü ekiplerinin ortak denetimleri sonucunda inci kefalinin üretim rekoltesinde de artma olduğuna işaret eden YYÜ Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş “Her yıl ülkemizde yaklaşık 30-35 bin ton balık avlanıyor. Ortalama her yıl iç sularda avlanan 30 bin ton avlanan bu miktarın her yıl 3/1’lik kısmını tek başına inci kefali karşılıyor. Yani her yıl yaklaşık 10 bin ton inci kefali Van Gölü’nde avlanıyor. Van ve çevre illerin hepsine buradan inci kefali gidiyor. Bu hem ekonomik olaraktan hem de avlanan balık miktarı olarak inanılmaz bir rakama tekabül ediyor. Yani Dünyanın başka hiçbir yerinde bunun örneğini göremezsiniz. Ülkede tek bir iç balık göl avcılığı yoluyla elde edilen toplam ürünün 3/1’ni tek başına karışılasın. Tabi şunu dikkate almamız gerekiyor bugün gerek ülkemiz de gerekse dünyanın her yerinde ki balıkçılık maalesef kan ağlıyor. Bugün denizlere baktığımız zaman 2050 yılına doğru denizler deki balık stoklarının yüzde 90’nı bu şekilde devam ederse bu balık stoklarının tamamının tükeneceği öngörülüyor. Marmara’da misulaj sorunu Karadeniz’de aşırı avcılık sorunu dolasıyla ülkemizin ve dünyamızın dört bir yanında balıkçılık kaynakları kan ağlarken bugün inci kefali avcılığı yapan balıkçıların ağları dolu dolu geliyor ve balıkçıların yüzleri görülüyor. Van Gölü'nde yürütülen koruma çalışmaları ile beraber çok güzel sezonlar geçirdiğimizi ve önümüzdeki yıllar bizi daha iyi sezonlar beklediğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Doğal kaynakları korursak dünyaya örnek olacak şekilde bir balıkçılık faaliyeti yürütmemiz mümkündür.  Bu noktada burada korunan sadece bir balık değil, 15 bin insanın geçim kaynağı da korunmuş olur” dedi.

“İnci kefalinin rekoltesinde de artış var”

Van Gölü’nde inci kefali rekoltesindede gözle görülür bir artışın yaşandığını kaydeden Dr. Akkuş, “Diğer türlerle kıyaslamamız gerekirse geçmişte ülkemiz de en çok avlanan balıklardan biri Sazan Balığıdır.  2011 yılında yaklaşık 10 bin ton sazan avlanırken 2020 yılına geldiğimiz de bu rakam 3 bin tona düşmüş. Yani bütün avlanan iç su balıkları miktarında bir azalış söz konusu hem aşırı yağışlardan dolayı hem de bozulan ekosistemden dolayı. Geçmişte inci kefali yaklaşık yıllık 10 bin ton avlanıyordu bunun 5 bin tonu kaçak yolla elde ediliyordu. Fakat üreme dönemi her bir balık maksimum 16 bin ton yumurta taşıyor. Dolasıyla bir balığa yüzlerce balık gözüyle baktığımız zaman avlanan inci kefalinin yüzde 90’lık kısmının kaçak olarak avlandığını söylememiz mümkün. Bundan 10 yıl geri yani 2011 yılına gittiğimiz zaman inci kefali avcılık miktarı 9 bin 167 ton iken bu rakam 2013-2014 yıllarında 8 bin tona geriledi. Fakat 2020 yılı içerisinde 9 bin 734 ton inci kefali avlandı. Yani ülkemizin iç sularında avlanan en büyük balık miktarını oluşturuyor. Dolasıyla inci kefalinin boyunda olduğu gibi rekoltesinde de bir artış var” diye konuştu.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.