Haber Girişi: 01.09.2013 - 20:48, Güncelleme: 15.10.2020 - 08:19

KIŞANAK:TÜM DÜNYADA BARIŞ İSTİYORUZ

 

KIŞANAK:TÜM DÜNYADA BARIŞ İSTİYORUZ

Diyarbakır'da 1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle düzenlenen mitingde bir konuşma yapan BDP Genel Başkanı yardımcısı Gültan Kışanak, Kürt halkının çözüm konusundaki kararlılığının bir kez daha gösterildiğini belirterek, "Tüm dünyada barış istiyoruz. Tüm halklara özgürlük istiyoruz. Dünyadaki çatışmalı ve savaşların yaşandığı bölgelerin büyük bir kısmı islam halkının yaşadığı coğrafyadır.
Diyarbakır'da 1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle düzenlenen mitingde bir konuşma yapan BDP Genel Başkanı yardımcısı Gültan Kışanak, Kürt halkının çözüm konusundaki kararlılığının bir kez daha gösterildiğini belirterek, "Tüm dünyada barış istiyoruz. Tüm halklara özgürlük istiyoruz. Dünyadaki çatışmalı ve savaşların yaşandığı bölgelerin büyük bir kısmı islam halkının yaşadığı coğrafyadır. Bir bütün olarak islam coğrafyasında savaş, kan var. İslam alemi, müslüman halklar bunu hak etmiyor. İslam barış dinidir. Müslümanlık barışı, huzuru, kardeşliği savunan bir dindir. Bu nedenle öncelikle bu konuda rol oynayan herkese sesleniyorum. Bu savaşları durdurun. Ortadoğu bunu hak etmiyor. Kim islamiyet adına siyaset yapıyorsa öncelikli olarak barışı savunmalıdır, çözümü, kardeşliği savunmalıdır. Türkiye sorumluluk altındadır. Arap Baharı'nın başladığı günden bu yana 2 yıl geçti. Barış gelmediyse, darbeler yaşanıyorsa, katliamlar yaşanıyorsa, AKP şapkasını önüne koyup düşünmek zorundadır. Halen aynı yanlış devam ediyor. Türkiyenin izlediği politika siyasi olarak çökmüştür. Türkiye siyasi çözüm için rol oynasın. Halkların kardeşliği için rol oynasın. Bugün Suriye'de kimyasal silah kullanıldı. Lanetliyoruz. Kınıyoruz. Kim yaptıysa bin kere lanet olsun. Kürt halkı Halepçe'yi yaşamış, kitle katliamının ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Kürt halkı katliamların karşısında olacaktır" dedi . SURİYE'DE DEMOKRATİK BİR REJİM KURULMALIDIR Çözümün askeri müdahale ve savaşta olmadığını belirten Kışanak, "Rojava'da halkımız büyük bir devrim yaşıyor. Rojava kazanırsa insanlık kazanacak. Amed, Erbil, Mahabad kazanacaktır. Rojava devrimi, bizim devrimimizdir. AKP, Rojava'da yaşanan devrimi sahiplensin. Suriye'de demokratik bir rejim kurulmalıdır. Biz herkesin özgürlüğünü savunuyoruz. Çözüm böyle mümkün olabilir. Kürt halk önderi Sayın Öcalan'ın başlattığı çözüm süreci tüm Ortadoğu'ya barışı getirecektir. Bizler Ortadoğu'da artık özgürlüğümüzü yaşamak istiyoruz. Buna Kürt halkı hazırdır. Kürt halkının öncüleri, siyasi temsilcileri bu konuda özveriyle bu mücadeleyi yürütüyor. Sayın Öcalan halkımıza bu projeye sahip çıktığı için teşekkür ediyor. Çözümü savundunuz, hükümet adım atmadı. Sorumluluğunu hatırlatıyoruz. Bir kez daha hükümete sesleniyoruz. Bu süreç sizin, bizim, tüm Ortadoğu'nun ve Türk halkının kurtuluşudur. Kimse bu süreci artık durduramaz. Ayak dirersen, demokratikleşmeyi gerçekleştirmezsen bu halk AKP'yi de, devleti de dinlemez. Halkımız sabırlıdır, duyarlıdır. Bir tek insanın burnu kanamasın istiyoruz. Savaşa dönülsün istemiyoruz. Ancak gerçek bir barış istiyoruz. O da halkımızın haklarının iade edildiği gün yaşanacaktır" diye konuştu. Konuşmasında Başbakan Erdoğan'a da seslenen Kışanak konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ana dilimizi bu güne kadar yaşatmamaya çalıştılar, başaramadılar. Şimdide yasal gerekçeleri başımızda demoklasin kılıcı gibi tutmaya çalışıyorlar. Bu yolculuğu kimsenin gücü durdurmaya yetmeyecektir. Başbakan 2 aydır demokratik paketi bu gün yarın konuşacağız diyor. Bu ciddiyetsizliktir. İki aydır bu ülkenin barış sorunundan daha kıymetli hangi işi, toplantıyı yaptın. Bu paketi görüşmek için niye zaman bulamadın? ya paketin içi boş, ya da Başbakanın sözleri boştur. Biz, bu paketin içini meydanlarda dolduruyoruz. İsterse barış ve çözüm yolculuğu devam eder. İstemezsen biz Türkiye halkıyla birlikte çözüm sürecine sahip çıkarız. Sende geçmişteki iktidarların yanına gidersin ." PYD EŞBAŞKANI ASYA ABDULLAH: TÜRKİYE ÖCALAN'IN ÖNÜNÜ AÇMALI Gültan Kışanak'ın ardından Diyarbakır'da bulunan PYD Eşbaşkanı Asya Abdullah, Kürtçe bir konuşma yaptı. Barış ve özgürlük mücadelesi içinde olan tüm kadınların önünde eğildiklerini belirten Abdullah, şöyle dedi: "Bizim bölgemizde yeni bir süreç başladı. Bu başlayan süreç, özgürlük barış demokrasinin yeni sürecidir. Özgürlük olursa eşitlik olacağına inanıyorum. Bugün bizim orada savaş var. Yüzlerce insan hayatını kaybediyor. Bu bölgede Kürtler özgürlüğüne kavuşmazsa, bu bölgede özgürlük olmaz. Abdullah Öcalan'ın başlattığı barış sürecinde ölümlerin önüne geçmek için, Türkiye devleti Öcalan'ın önünü açmalıdır. Öcalan bu sürece müdahil olmalıdır. 2,5 yıldır bazı çeteler din adı altında Rojava'da katliam yapıyor. Müslümanlık adı altında savaş katliama dönüşüyor. Yeni bir Suriye için proje sahibiyiz. Birliktelik için, özgürlüğümüz için, demokrasi için, ittifak için Suriye'de yeni bir yaşam oluşturacağız. Projemiz yeni Suriye'nin kurtuluşu içindir. İçinde bulunan savaşta bölgemiz Rojava özgürlüğüne kavuşmuştur. Bu tarihe kadar yaşanan savaş sonrasında büyük destekler aldığımızı biliyoruz. Bazı çeteler dini alet ederek katliamlar gerçekleştiriyor. Kürt Ulusal Kongresi bizim için tarihidir. Gelinen aşamada Rojava üzerinde hem ambargo, hem siyasi engeller duruyor. Ulusal kongreden bunların giderilmesi için, Rojava için çözüm üretilmesini bekliyoruz. Kürt, Arap, Süryani halkı, bütün bölge halkları için projemiz var. Suriye'nin demokratik birliği dahilinde özerk demokratik bir Rojava, bütün kesimlerin temsil edildiği demokratik bir Suriye projemiz var. Rojava ve Suriye'de iç savaşın olmasını istemiyoruz. Bu yüzden PYD'nin projesi vardır. Projemiz tüm Suriye halkları içindir. Bütün bölge halkları içindir. Bizim Suriye içerisinde domokratik özerk porjemize karşı çıkan uluslararası güçler, savaştan yanadır. Kürt halkı olarak özgürlük ve barış için mücadele ediyoruz. Kendi varlığımız için mücadele ediyoruz. Rojava'da Kürdistan'ın sınırlarını kapatanlar, çeteleri üstümüze salanlar, savaştan yana olan uluslararası güçlerdir. Rojava Kürdistan'ın da devrimin bir özelliği de kadın devrimi olmasıdır. Süren devrimin en büyük bileşeni Kürt kadınlarıdır. Kürt halkının direnişi devam edecektir ." TUĞLUK: ORTADOĞU'YA YAPILAN ASKERİ MÜDAHALENİN KARŞISINDAYIZ Mitingde daha sonra bir konuşma yapan Van Bağımsız Milletvekili ve Demokratik Toplum Kongresi Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk, egemen güçlerin önce sorun çıkardıklarını, sonra güya sorunu çözmek için kendilerine muhtaç hale getirip sorun çözücü pozisyona geçtiklerini söyledi. Tuğluk, şöyle dedi: "Biz bu oyunu çok iyi biliyoruz. Biz, nerede olursa olsun Ortadoğu'ya yapılacak askeri müdahaleninin karşısındayız. Askeri müdahaleler sorunların daha da derinleşmesine yol açacaktır. Çözüm diyalog ve barıştadır. Çözüm halkların iradesini esas almaktan geçiyor. Suriye'de müdahale tartışılırken, AKP savaş şakşakçılığı yapıyor. Suriye savaş politikaları ateşle oynamaktır. AKP durumun ciddiyetine uygun davranmak durumundadır. AKP'nin Suriye'ye askeri müdaleye bu kadar heveslenmesinin altında Rojava yatıyor. Olası bir askeri müdahalede kaşla göz arasında Rojava devrimini bastırmanın yolu aranıyor. Rojava'da halkımız demokrasi, öz yönetim hakkını kullanmıştır. Kendi vatanını çetecilere karşı savunarak bu devrimi yaratmıştır. Kimsenin bu devrimi etkisizleştirmeye hakkı yoktur. Türkiye'yi uyarıyoruz. Çeteleri örgütleyerek halkımızın üzerine göndermekten vazgeçin. Rojava'ya askeri müdahale yapılırsa bilin ki 4 parça Kürdistan'da 50 milyon Kürt halkını karşınızda bulursunuz. Ne pahasına olursa olsun Rojava devriminin durdurulmasına karşı duracağız. Rojava'daki halkımız kendi vatanını savunuyor. Çeteler tarafından halka uygulanan katliamlara karşı direniyor. Suriye'ye müdahaleyi insani nedenlerle yapacağız diyorlar. Uluslararası güçlere soruyorum. Peki Rojava'da kadınlara tecavüz edilirken, gencecik insanların kulakları kesilirken, katliam yapılırken neredeydiniz? Orada öldürülen siviller değil miydi? Kürtler insan değil miydi? Kirli bir plan var. Bu planları 4 parçadaki Kürt halkı ulusal birlik ruhuyla boşa çıkaracaktır. Kürtler artık eski Kürtler değildir. Bunu tüm dünyanın bilmesi gerekiyor. Ortadoğu ve Suriye'deki gelişmeler gösteriyorki Öcalan'ın barış hamlesi zamanında gerçekleşmiş tarihi bir hamledir. Öcalan yaşanan bu kaotik durumu görerek, zamanında sürece müdahale ederek barış hamlesini başlatmıştır ." Mitingin ardından Suriye'den gelen PYD yetkilileri ve BDP milletvekilleri toplanan kalabalığı birlikte selamladı. Miting daha sonra olaysız bir şekilde sona erdi.
Diyarbakır'da 1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle düzenlenen mitingde bir konuşma yapan BDP Genel Başkanı yardımcısı Gültan Kışanak, Kürt halkının çözüm konusundaki kararlılığının bir kez daha gösterildiğini belirterek, "Tüm dünyada barış istiyoruz. Tüm halklara özgürlük istiyoruz. Dünyadaki çatışmalı ve savaşların yaşandığı bölgelerin büyük bir kısmı islam halkının yaşadığı coğrafyadır.

Diyarbakır'da 1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle düzenlenen mitingde bir konuşma yapan BDP Genel Başkanı yardımcısı Gültan Kışanak, Kürt halkının çözüm konusundaki kararlılığının bir kez daha gösterildiğini belirterek, "Tüm dünyada barış istiyoruz. Tüm halklara özgürlük istiyoruz. Dünyadaki çatışmalı ve savaşların yaşandığı bölgelerin büyük bir kısmı islam halkının yaşadığı coğrafyadır. Bir bütün olarak islam coğrafyasında savaş, kan var. İslam alemi, müslüman halklar bunu hak etmiyor. İslam barış dinidir. Müslümanlık barışı, huzuru, kardeşliği savunan bir dindir. Bu nedenle öncelikle bu konuda rol oynayan herkese sesleniyorum. Bu savaşları durdurun. Ortadoğu bunu hak etmiyor. Kim islamiyet adına siyaset yapıyorsa öncelikli olarak barışı savunmalıdır, çözümü, kardeşliği savunmalıdır. Türkiye sorumluluk altındadır. Arap Baharı'nın başladığı günden bu yana 2 yıl geçti. Barış gelmediyse, darbeler yaşanıyorsa, katliamlar yaşanıyorsa, AKP şapkasını önüne koyup düşünmek zorundadır. Halen aynı yanlış devam ediyor. Türkiyenin izlediği politika siyasi olarak çökmüştür. Türkiye siyasi çözüm için rol oynasın. Halkların kardeşliği için rol oynasın. Bugün Suriye'de kimyasal silah kullanıldı. Lanetliyoruz. Kınıyoruz. Kim yaptıysa bin kere lanet olsun. Kürt halkı Halepçe'yi yaşamış, kitle katliamının ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Kürt halkı katliamların karşısında olacaktır" dedi . SURİYE'DE DEMOKRATİK BİR REJİM KURULMALIDIR 

Çözümün askeri müdahale ve savaşta olmadığını belirten Kışanak, "Rojava'da halkımız büyük bir devrim yaşıyor. Rojava kazanırsa insanlık kazanacak. Amed, Erbil, Mahabad kazanacaktır. Rojava devrimi, bizim devrimimizdir. AKP, Rojava'da yaşanan devrimi sahiplensin. Suriye'de demokratik bir rejim kurulmalıdır. Biz herkesin özgürlüğünü savunuyoruz. Çözüm böyle mümkün olabilir. Kürt halk önderi Sayın Öcalan'ın başlattığı çözüm süreci tüm Ortadoğu'ya barışı getirecektir. Bizler Ortadoğu'da artık özgürlüğümüzü yaşamak istiyoruz. Buna Kürt halkı hazırdır. Kürt halkının öncüleri, siyasi temsilcileri bu konuda özveriyle bu mücadeleyi yürütüyor. Sayın Öcalan halkımıza bu projeye sahip çıktığı için teşekkür ediyor. Çözümü savundunuz, hükümet adım atmadı. Sorumluluğunu hatırlatıyoruz. Bir kez daha hükümete sesleniyoruz. Bu süreç sizin, bizim, tüm Ortadoğu'nun ve Türk halkının kurtuluşudur. Kimse bu süreci artık durduramaz. Ayak dirersen, demokratikleşmeyi gerçekleştirmezsen bu halk AKP'yi de, devleti de dinlemez. Halkımız sabırlıdır, duyarlıdır. Bir tek insanın burnu kanamasın istiyoruz. Savaşa dönülsün istemiyoruz. Ancak gerçek bir barış istiyoruz. O da halkımızın haklarının iade edildiği gün yaşanacaktır" diye konuştu. 

Konuşmasında Başbakan Erdoğan'a da seslenen Kışanak konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ana dilimizi bu güne kadar yaşatmamaya çalıştılar, başaramadılar. Şimdide yasal gerekçeleri başımızda demoklasin kılıcı gibi tutmaya çalışıyorlar. Bu yolculuğu kimsenin gücü durdurmaya yetmeyecektir. Başbakan 2 aydır demokratik paketi bu gün yarın konuşacağız diyor. Bu ciddiyetsizliktir. İki aydır bu ülkenin barış sorunundan daha kıymetli hangi işi, toplantıyı yaptın. Bu paketi görüşmek için niye zaman bulamadın? ya paketin içi boş, ya da Başbakanın sözleri boştur. Biz, bu paketin içini meydanlarda dolduruyoruz. İsterse barış ve çözüm yolculuğu devam eder. İstemezsen biz Türkiye halkıyla birlikte çözüm sürecine sahip çıkarız. Sende geçmişteki iktidarların yanına gidersin ." 

PYD EŞBAŞKANI ASYA ABDULLAH: TÜRKİYE ÖCALAN'IN ÖNÜNÜ AÇMALI 

Gültan Kışanak'ın ardından Diyarbakır'da bulunan PYD Eşbaşkanı Asya Abdullah, Kürtçe bir konuşma yaptı. Barış ve özgürlük mücadelesi içinde olan tüm kadınların önünde eğildiklerini belirten Abdullah, şöyle dedi: "Bizim bölgemizde yeni bir süreç başladı. Bu başlayan süreç, özgürlük barış demokrasinin yeni sürecidir. Özgürlük olursa eşitlik olacağına inanıyorum. Bugün bizim orada savaş var. Yüzlerce insan hayatını kaybediyor. Bu bölgede Kürtler özgürlüğüne kavuşmazsa, bu bölgede özgürlük olmaz. Abdullah Öcalan'ın başlattığı barış sürecinde ölümlerin önüne geçmek için, Türkiye devleti Öcalan'ın önünü açmalıdır. Öcalan bu sürece müdahil olmalıdır. 2,5 yıldır bazı çeteler din adı altında Rojava'da katliam yapıyor. Müslümanlık adı altında savaş katliama dönüşüyor. Yeni bir Suriye için proje sahibiyiz. Birliktelik için, özgürlüğümüz için, demokrasi için, ittifak için Suriye'de yeni bir yaşam oluşturacağız. Projemiz yeni Suriye'nin kurtuluşu içindir. İçinde bulunan savaşta bölgemiz Rojava özgürlüğüne kavuşmuştur. Bu tarihe kadar yaşanan savaş sonrasında büyük destekler aldığımızı biliyoruz. Bazı çeteler dini alet ederek katliamlar gerçekleştiriyor. Kürt Ulusal Kongresi bizim için tarihidir. Gelinen aşamada Rojava üzerinde hem ambargo, hem siyasi engeller duruyor. Ulusal kongreden bunların giderilmesi için, Rojava için çözüm üretilmesini bekliyoruz. Kürt, Arap, Süryani halkı, bütün bölge halkları için projemiz var. Suriye'nin demokratik birliği dahilinde özerk demokratik bir Rojava, bütün kesimlerin temsil edildiği demokratik bir Suriye projemiz var. Rojava ve Suriye'de iç savaşın olmasını istemiyoruz. Bu yüzden PYD'nin projesi vardır. Projemiz tüm Suriye halkları içindir. Bütün bölge halkları içindir. Bizim Suriye içerisinde domokratik özerk porjemize karşı çıkan uluslararası güçler, savaştan yanadır. Kürt halkı olarak özgürlük ve barış için mücadele ediyoruz. Kendi varlığımız için mücadele ediyoruz. Rojava'da Kürdistan'ın sınırlarını kapatanlar, çeteleri üstümüze salanlar, savaştan yana olan uluslararası güçlerdir. Rojava Kürdistan'ın da devrimin bir özelliği de kadın devrimi olmasıdır. Süren devrimin en büyük bileşeni Kürt kadınlarıdır. Kürt halkının direnişi devam edecektir ." 

TUĞLUK: ORTADOĞU'YA YAPILAN ASKERİ MÜDAHALENİN KARŞISINDAYIZ 

Mitingde daha sonra bir konuşma yapan Van Bağımsız Milletvekili ve Demokratik Toplum Kongresi Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk, egemen güçlerin önce sorun çıkardıklarını, sonra güya sorunu çözmek için kendilerine muhtaç hale getirip sorun çözücü pozisyona geçtiklerini söyledi. Tuğluk, şöyle dedi: "Biz bu oyunu çok iyi biliyoruz. Biz, nerede olursa olsun Ortadoğu'ya yapılacak askeri müdahaleninin karşısındayız. Askeri müdahaleler sorunların daha da derinleşmesine yol açacaktır. Çözüm diyalog ve barıştadır. Çözüm halkların iradesini esas almaktan geçiyor. Suriye'de müdahale tartışılırken, AKP savaş şakşakçılığı yapıyor. Suriye savaş politikaları ateşle oynamaktır. AKP durumun ciddiyetine uygun davranmak durumundadır. AKP'nin Suriye'ye askeri müdaleye bu kadar heveslenmesinin altında Rojava yatıyor. Olası bir askeri müdahalede kaşla göz arasında Rojava devrimini bastırmanın yolu aranıyor. Rojava'da halkımız demokrasi, öz yönetim hakkını kullanmıştır. Kendi vatanını çetecilere karşı savunarak bu devrimi yaratmıştır. Kimsenin bu devrimi etkisizleştirmeye hakkı yoktur. Türkiye'yi uyarıyoruz. Çeteleri örgütleyerek halkımızın üzerine göndermekten vazgeçin. Rojava'ya askeri müdahale yapılırsa bilin ki 4 parça Kürdistan'da 50 milyon Kürt halkını karşınızda bulursunuz. Ne pahasına olursa olsun Rojava devriminin durdurulmasına karşı duracağız. Rojava'daki halkımız kendi vatanını savunuyor. Çeteler tarafından halka uygulanan katliamlara karşı direniyor. Suriye'ye müdahaleyi insani nedenlerle yapacağız diyorlar. Uluslararası güçlere soruyorum. Peki Rojava'da kadınlara tecavüz edilirken, gencecik insanların kulakları kesilirken, katliam yapılırken neredeydiniz? Orada öldürülen siviller değil miydi? Kürtler insan değil miydi? Kirli bir plan var. Bu planları 4 parçadaki Kürt halkı ulusal birlik ruhuyla boşa çıkaracaktır. Kürtler artık eski Kürtler değildir. Bunu tüm dünyanın bilmesi gerekiyor. Ortadoğu ve Suriye'deki gelişmeler gösteriyorki Öcalan'ın barış hamlesi zamanında gerçekleşmiş tarihi bir hamledir. Öcalan yaşanan bu kaotik durumu görerek, zamanında sürece müdahale ederek barış hamlesini başlatmıştır ." 

Mitingin ardından Suriye'den gelen PYD yetkilileri ve BDP milletvekilleri toplanan kalabalığı birlikte selamladı. Miting daha sonra olaysız bir şekilde sona erdi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.