Köşe Yazıları (İHA) - İhlas Haber Ajansı | Haber Girişi: 31.07.2013 - 10:20, Güncelleme: 15.10.2020 - 08:19

Kalbimin Ağaçları Kurudu

 

Kalbimin Ağaçları Kurudu

Kalbimin ağaçları kuruyor birer birer.Keder gözyaşlarımın mor renkli taneleri itina ile yere diziliyor.Ay'ın en parlak olduğu gecede karanlık tane tane giriyor bedenime.Zakkum ağacının sofrasına oturuyorum.Karnımda kaynayan fokurdular eşliğinde.Başımdan kaynamış azap suları dökülüyor.Ateşten yetmiş gömlek bedenime biçiliyor.Cehennem sandığına hapsoluyorum.Susamış ruhumu ateşten kadehler ile dindiriyorum. Kalbim kaynıyor, uğultusu ta kulaklarımın içinde. Kara dumanlar gölgesinde çıkış arıyorum. Derin kuyu diplerinde gibiyim. Diyarlar yeniden kan gölü. Yeniden iki ayak parmağı tek düğümle. Düğümler hiç eksik olmuyor.Kalbimin ağaçları kuruyor birer birer.İçim kaynıyor.Burnumuzun dibindeki coğrafyalar ağlıyor. Çocuklarının cesetleri toplanıyor ürkek Babanın ellerinde. Gökten damlacıklar yerine başparmaklar yağıyor. Annenin feryadı arştan duyuluyor. Sema hüzün içinde.Tan yerleri ateş bombalarıyla aydınlanıyor.İmsak vakti gelmeden.Çizgiler kara dumanlarla kapanıyor.Yine çocuklar ölüyor.Bütün çiçekler ağlıyor.Gerbera çiçeğinin rengi simsiyah, yas içinde. Gözyaşları mor renkte. Keder içinde olduğu belli.Kalbimin ağaçları kuruyor birer birer.Şehrin bombaları iftar vaktini belirliyor.Bir çocuk bilmeden orucunu açıyor. Babalar çaresiz, uyuyan çocuklarının saçlarını tarıyor.Her bir köşeden ölüm saçılıyor dünyanın.Zulümler sağanaksağanak yağıyor insanların üzerine.Ölümün rengini arıyoruz fütursuzca.Çocukların cesetlerinde kahrolası ayrımlar yapıyoruz.Ölüm bile kızgın.Diken ele battığında, su kulağa kaçtığında, oruçların bozulup bozulmama derdi,şişkin karınlarda göbek kaşıyarak Cennetin kapısından içeri geçmenin hayaline katmerli yataklarda arama çığırtkanlığı yaparak karışıyor.Kalbimin ağaçları kuruyor birer birer.Dallarından teker teker hüzün dökülüyor.Cennet kuşları ırmak kenarlarında yem oluyor.İri siyah gözlü huriler siliniyor hayallerden. Kalbimin ağaçları kuruyor birer birer." Biz ne iftar ne de sahur yapıyoruz, bizim orucumuz kabul olur mu?"diyen Somalili genci dinleyenlerin ve bizlerin orucu bozulur mu(!)  sorusunu soramayan dillerimiz lal oluyor.Zakkum ağacı, günahkârların yemeğidir. Başında bekliyorum.Keskin nişancının kahbe mermisi Cennet Kuşu Çocuğun bedenine girince orucu bozulur mu? Sorusunu soramayan dilim yeniden lal oluyor. Sevgi ile kalın… vanhaber, van, haber, van haber kalbimin ağaçları kurudu, vedat yazıcı
Kalbimin ağaçları kuruyor birer birer.Keder gözyaşlarımın mor renkli taneleri itina ile yere diziliyor.Ay'ın en parlak olduğu gecede karanlık tane tane giriyor bedenime.Zakkum ağacının sofrasına oturuyorum.Karnımda kaynayan fokurdular eşliğinde.Başımdan kaynamış azap suları dökülüyor.Ateşten yetmiş gömlek bedenime biçiliyor.
Cehennem sandığına hapsoluyorum.Susamış ruhumu ateşten kadehler ile dindiriyorum. Kalbim kaynıyor, uğultusu ta kulaklarımın içinde. Kara dumanlar gölgesinde çıkış arıyorum. Derin kuyu diplerinde gibiyim. Diyarlar yeniden kan gölü. Yeniden iki ayak parmağı tek düğümle. Düğümler hiç eksik olmuyor.
Kalbimin ağaçları kuruyor birer birer.İçim kaynıyor.Burnumuzun dibindeki coğrafyalar ağlıyor. Çocuklarının cesetleri toplanıyor ürkek Babanın ellerinde. Gökten damlacıklar yerine başparmaklar yağıyor. Annenin feryadı arştan duyuluyor. Sema hüzün içinde.Tan yerleri ateş bombalarıyla aydınlanıyor.İmsak vakti gelmeden.Çizgiler kara dumanlarla kapanıyor.Yine çocuklar ölüyor.Bütün çiçekler ağlıyor.Gerbera çiçeğinin rengi simsiyah, yas içinde. Gözyaşları mor renkte. Keder içinde olduğu belli.
Kalbimin ağaçları kuruyor birer birer.Şehrin bombaları iftar vaktini belirliyor.Bir çocuk bilmeden orucunu açıyor. Babalar çaresiz, uyuyan çocuklarının saçlarını tarıyor.Her bir köşeden ölüm saçılıyor dünyanın.Zulümler sağanaksağanak yağıyor insanların üzerine.Ölümün rengini arıyoruz fütursuzca.Çocukların cesetlerinde kahrolası ayrımlar yapıyoruz.Ölüm bile kızgın.
Diken ele battığında, su kulağa kaçtığında, oruçların bozulup bozulmama derdi,şişkin karınlarda göbek kaşıyarak Cennetin kapısından içeri geçmenin hayaline katmerli yataklarda arama çığırtkanlığı yaparak karışıyor.
Kalbimin ağaçları kuruyor birer birer.Dallarından teker teker hüzün dökülüyor.Cennet kuşları ırmak kenarlarında yem oluyor.İri siyah gözlü huriler siliniyor hayallerden.
Kalbimin ağaçları kuruyor birer birer." Biz ne iftar ne de sahur yapıyoruz, bizim orucumuz kabul olur mu?"diyen Somalili genci dinleyenlerin ve bizlerin orucu bozulur mu(!)  sorusunu soramayan dillerimiz lal oluyor.
Zakkum ağacı, günahkârların yemeğidir. Başında bekliyorum.
Keskin nişancının kahbe mermisi Cennet Kuşu Çocuğun bedenine girince orucu bozulur mu? Sorusunu soramayan dilim yeniden lal oluyor. Sevgi ile kalın…
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.