Güncel Haber Girişi: 29.08.2013 - 13:20, Güncelleme: 15.10.2020 - 08:19

İŞİNİN ERBABI: Park işletmecisi Ergül KOÇ

 

İŞİNİN ERBABI: Park işletmecisi Ergül KOÇ

"Zevkli, gırgırı, şakası, neşesi dostluğu olan meslek"
Şehirleşme ile birlikte yeşil,  güzel bahçelere sahip müstakil evler Van gibi şehirlerde yıkılıp yerine mimari estetikten yoksun, çirkin beton binalar yükselmeye başlayınca parklar ihtiyaç haline geldi. Parklar insanları kısmen doğa ile buluştururken aynı zamanda dinlenme yerleri olarak da önem kazandı. Çay, kahve meşrubat, dondurma satılan parkların kurulması kadar işletilmesi de önemlidir. Park işletmecisi hoşgörülü olacak, işini sevecek insanları tanıyacak. Tıpkı 50 yıldır park işleten Ergül Koç gibi. Van'da park işletmecisi denilince adı ilk akla gelen Ergül Koç, özlem duyulan şehir parkı kurma arayışı içinde mesleğinin anlatıyor.Kendinizi tanıtır mısınız?1944 yılında Van'da doğdum.6 çocuk, 13 torun sahibiyim.Meslekle nasıl tanıştınız? Askerlik görevimi ifa ettikten sonra 1967 yılında terhis olarak İstanbul'dan Van'a geldim. Bugünkü Merkez Bankası'nın yerinde bulunan Halkevi bahçesini aile parkı olarak amcam Bahri Koç işletiyordu Kahveci Salman Usta parkın işletmesini o dönem amcamdan devralmıştı. Bende Mustafa Kerpiç ile birlikte Salman Usta'dan parkı devralarak park işletmeciliğine başladım. Parkın ismi neydi?Şehir Parkı.Park nasıl bir yerdi?Akasya ve söğüt ağaçlarıyla gölgelik ferah bir görünümü olan parkın ortasında havuz vardı. Van nüfusu o zamanlar azdı. Bu nedenle park Van için yetiyordu.  Cumhuriyet Caddesinden 10-15 basamaklı geniş merdivenlerle parka çıkılırdı. Emekli, yaşlı, genç, aile, yabancı, memur, amir, esnaf olmak üzere her meslekten herkes parka gelir dinlenir, çayını içer dostu ve arkadaşıyla sohbet ederdi. Yaz aylarında hafta sonu akşamları memleketimizin yetiştirdiği gençlerimiz müzik programı yaparlardı. Bunun yanı sıra il dışından dönemin sanatçılarını getirir halka açık konser düzenlerdik. Konsere aileler çok büyük ilgi gösterirdi. Getirdiğiniz sanatçılar arasında kimler vardı?Ayşe Şan, Seyfettin Sucu, Reşat Erbaş, Bedia Akartürk, Kenan Temiz vardı. Konsere ücretli mi giriliyordu?Giriş ücreti 25 kuruştu. Ayrıca müşteri içtiği içeceğin parasını öderdi.  Çay 15 kuruştu. Doğan Pastanesi sahibi Rizeli Pastacı Nuri Sönmez dondurma yapımını bize öğretti. Elle fıçıda çevirerek dondurma yapar parkta satardık. Dondurmanın yapımı için de eşeksırtında Erek Dağı'ndan kar getirilirdi. Park işletmeciliğinin özelliği nedir?En büyük özelliği insana hizmet eden bir işletme olmasıdır. Parklar psikolojik rahatlama yeridir. Bir bardak çay yanında güleryüz ile insanı mutlu etme imkânınız var.  Dilini, dinini, ırkını bilmediğiniz insanlarla bir arada oluyorsunuz. Neşelenen, heyecanlanan, üzülen, dertleşen, barışan, tartışan,  ağlayan, gülen insanların buluşma noktası oluyorsunuz. Öyle zaman geliyor ki parka gelen insanlarla dost arkadaş, sırdaş oluyorsunuz. Değerli büyüklerden, bilge insanlarımızdan hayatın inceliklerini öğreniyorduk. Park özellikle yaz aylarında insanların günlük yaşama mola verme yeridir. Parka renkli insanlar gelir miydi?Van'a yolu düşen, her yöreden insanların yanında Van'ın tanınan,  saygın insanları da dinlenmek,  sohbet etmek üzere parka gelirdi. Mesela eski Şehir Parkı'na Remzi Perihan, Kerim Tuncer, Kinyas Kartal, Hüsamettin Altay, Vasfi Levendoğlu, Mustafa Altay,  Celal Türkoğlu, Cemil Yörük, Özdemir Akşener, Tayyar Dabbaoğlu gibi ilimizin tanınan insanları gelirlerdi. Şehir Parkı'nı kaç yıl çalıştırdınız?Yaklaşık 6-7 yıl çalıştırdığımız park yıkılarak yerine Merkez Bankası binası yapıldı. Parkta, anılarda tarih oldu.Park işletmeciliğini bıraktınız mı?Hayır bırakmadım. Merkez Bankası yanında yer alan geçmişte Vali Konağı, Kız Sanat Enstitüsü ve Halk Kütüphanesi. Olarak kullanılan söğüt, akasya, meyve ağaçları bulunan şirin alan dönemin Belediye Başkanı Tayyar Dabbağoğlu tarafından Şehir Parkı yapıldı. Tayyar Bey parkın işletmesini bize verdi. Ortağım Ahmet Erkalay ile birlikte parkı 35 yıl çalıştırdık. Aynı yıllarda eski Ticaret Odası altında Gençler Bilardo Salonu ismiyle bilardo salonu açtım.  Sporcuların, bilardo tutkunlarının tek adresi oldu. Van'ın en iyi bilardo oynayanları kimlerdi?Ereksporlu Füze Uçan, Bahattin Türkoğlu o dönem iyi bilardo oynarlardı. Diyarbakır, Elazığ, Urfa gibi illerden futbol maçları için Van'a gelen yöneticiler, taraftarlar maç öncesi Vanlı bilardocular ile bilardo da oynarlardı.Futbolla aranız nasıldı?İyi futbol oynardım. Van'ın sarı kırmızı renkler taşıyan amatör takımlarından Erekspor da 18 yaşında futbola başladım. Sonra siyah beyaz renkler taşıyan Van Gençlikspor'da oynadım.Hangi mevkide oynadınız?Sağ bek ve sağ haf (orta sahanın en sağında oynayan oyuncu) mevkilerinde top koşturdum. Askere gittim. Askerde Kara Gücü'nde top oynadım. Askerden döndükten sonra Van'ın 2 Nisan Kurtuluşundan adını alan mavi beyaz İkinisanspor formasını  giydim.. Futbolda lakabınız var mıydı?Ben biraz sert olduğum için 'Kemikkıran' derlerdi. Dönelim mesleğinize1990 yıllarında park işletmeciliği yanında tarihi bir yapı olan iki katlı Van Evi'ni Şahin Tepesi ismiyle (Mavi Plaza'nın yeri)  işlettim. Cumhuriyet Caddesi üzerinde bulunan Şehir Parkı'nda yeni bir düzeleme yapınca Şehir Parkı işletmeciliğimiz 2007 yılında son buldu. Meslekten vazgeçmedim. Bu kez Özlem Çay Bahçesi'ni açtım. Bir kaç yıl orayı çalıştırdık. Yerine AVM yapılınca oraya da bir nokta bıraktık. Yılmadım, devam ettim. Bu kez Kız Meslek Lisesi'nin arkasında Özlem Çay Bahçesi'ni açtım. Park işletmeciliği zor mudur?Çok zordur. Ama benim bilgim, birikimim park işletmeciliği üzerinedir. Bu işin erbabıyım.İnsanla uğraşmak, insanı memnun etmek kolay değil. Parklar her türlü insana açık olan bir yerdir. Farklı insanlara aynı kalitede hizmet etmek kolay değil. Mesela çayı götürürsün kafası bozuk çatacak adam arıyor "Ya bu çay eski,  al götür bunu adam gibi çay getirin "  diyen müşteri olur. Hoş göreceksin. Sabah namazında parka gelir çiçekleri, ağaçları sular etrafı temizler, işleri koordine eder koşuştururdum. Sağlıklı kalmamda parkçılığın da etkisi var. Parkçılık insanı yaşlandırmaz. Çünkü doğayla iç içeyim. Bu iş aslında çok zevkli, gırgırı, şakası, neşesi dostluğu bol bir meslektir. Sanki park işletmeciliğine âşıksınız?Ben insanı, mesleğimi ve hayatı seviyorum. Ömrüm park işletmeciliğinde geçti. Sabah erken gelir, akşam tezgâhı kapatıp çıkarım. Bu sıralar Van şehir merkezi, Edremit, İskele civarında güzel bir park yeri arıyorum. Bulduğum gün Van'a güzel bir park kazandıracağım. Dinlenme parkı yapmak kadar işletmesi de önemlidir. Meslekte rakip tanıyor musun?Bu işte rakip tanımam. Park işletmeciliği herkesin işi değil zaten. Halden anlayacaksın.Sosyal ve  toplum adamı olacaksın.  Adam ya babasıyla, ya kardeşiyle, ya da hanımıyla kavga etmiş veya başına bir bela gelmiş kendisiyle hesaplaşmak üzere parka gelir. Hemen anlarım ve kendisine yardımcı olmaya çalışırım. Parkta kendi kendine konuşan, çay içecek parası olmayan, masa arkadaşıyla gülerek sohbete başlayıp bir kaç dakika sonra kavga edenleri, sinirli gelip kol kola dostça çıkanları gördüm.  Zenginin, fakirin buluşma adresi parktır. Bir parkta kaç kişi çalışır?Ocakçıyla beraber en az 6 kişi çalışır.Parklarda buluşan insanlar ne konuşur?Hayatın bütün olayları konuşulur. Emekliler bir araya geldiği zaman siyaset-maaş konuşurlar. Gençler futboldan işten güçten konuşur. Yabancılar etrafı sorar soruşturur. Açık hava olduğu için atan, tutan, abartan da olur.  Van'daki parklar yeterli mi sizce?Van'ın bugünkü nüfusuna göre her semtte park olmalı. Bugün Van'a en az 10-15 park yapılması lazım.  Unutamadığınız park anınızı anlatır mısınız?1996 yılıydı. Mevsim yazdı.  İstanbul, Ankara, İzmir gibi illerde bulunan Vanlı hemşerilerimizin birçoğu Van'a gelmişti. Şehir Parkı cıvıl cıvıldı. Gelenler bir masa etrafında sohbet edip çay içiyordu. Kalabalık bir topluluk parka girdi. Önce tanımadık.  Sonra Antalya Belediye Başkanı Hasan Subaşı olduğunu öğrendik. Buyur ettik.  O da bizi kırmadı oturup çay içti. Antalya'da ikamet eden Vanlılar başkanı tanıyınca hemen etrafını sardılar büyük ilgi gösterdiler.  Başkan da ilgi, alakadan, samimiyetten çok mutlu oldu. Vanspor Antalyaspor maçını fırsat sayarak Van'a geldiğini söyledi. Antalyalı Vanlılara " Bakın belediye başkanınız olarak sizi Van'da da yalnız bırakmıyorum" dedi.
"Zevkli, gırgırı, şakası, neşesi dostluğu olan meslek"

Şehirleşme ile birlikte yeşil,  güzel bahçelere sahip müstakil evler Van gibi şehirlerde yıkılıp yerine mimari estetikten yoksun, çirkin beton binalar yükselmeye başlayınca parklar ihtiyaç haline geldi. Parklar insanları kısmen doğa ile buluştururken aynı zamanda dinlenme yerleri olarak da önem kazandı. Çay, kahve meşrubat, dondurma satılan parkların kurulması kadar işletilmesi de önemlidir. Park işletmecisi hoşgörülü olacak, işini sevecek insanları tanıyacak. Tıpkı 50 yıldır park işleten Ergül Koç gibi. Van'da park işletmecisi denilince adı ilk akla gelen Ergül Koç, özlem duyulan şehir parkı kurma arayışı içinde mesleğinin anlatıyor.
Kendinizi tanıtır mısınız?
1944 yılında Van'da doğdum.6 çocuk, 13 torun sahibiyim.
Meslekle nasıl tanıştınız?
Askerlik görevimi ifa ettikten sonra 1967 yılında terhis olarak İstanbul'dan Van'a geldim. Bugünkü Merkez Bankası'nın yerinde bulunan Halkevi bahçesini aile parkı olarak amcam Bahri Koç işletiyordu Kahveci Salman Usta parkın işletmesini o dönem amcamdan devralmıştı. Bende Mustafa Kerpiç ile birlikte Salman Usta'dan parkı devralarak park işletmeciliğine başladım.
Parkın ismi neydi?
Şehir Parkı.
Park nasıl bir yerdi?
Akasya ve söğüt ağaçlarıyla gölgelik ferah bir görünümü olan parkın ortasında havuz vardı. Van nüfusu o zamanlar azdı. Bu nedenle park Van için yetiyordu.  Cumhuriyet Caddesinden 10-15 basamaklı geniş merdivenlerle parka çıkılırdı. Emekli, yaşlı, genç, aile, yabancı, memur, amir, esnaf olmak üzere her meslekten herkes parka gelir dinlenir, çayını içer dostu ve arkadaşıyla sohbet ederdi. Yaz aylarında hafta sonu akşamları memleketimizin yetiştirdiği gençlerimiz müzik programı yaparlardı. Bunun yanı sıra il dışından dönemin sanatçılarını getirir halka açık konser düzenlerdik. Konsere aileler çok büyük ilgi gösterirdi.
Getirdiğiniz sanatçılar arasında kimler vardı?
Ayşe Şan, Seyfettin Sucu, Reşat Erbaş, Bedia Akartürk, Kenan Temiz vardı.
Konsere ücretli mi giriliyordu?
Giriş ücreti 25 kuruştu. Ayrıca müşteri içtiği içeceğin parasını öderdi.  Çay 15 kuruştu. Doğan Pastanesi sahibi Rizeli Pastacı Nuri Sönmez dondurma yapımını bize öğretti. Elle fıçıda çevirerek dondurma yapar parkta satardık. Dondurmanın yapımı için de eşeksırtında Erek Dağı'ndan kar getirilirdi.
Park işletmeciliğinin özelliği nedir?
En büyük özelliği insana hizmet eden bir işletme olmasıdır. Parklar psikolojik rahatlama yeridir. Bir bardak çay yanında güleryüz ile insanı mutlu etme imkânınız var.  Dilini, dinini, ırkını bilmediğiniz insanlarla bir arada oluyorsunuz. Neşelenen, heyecanlanan, üzülen, dertleşen, barışan, tartışan,  ağlayan, gülen insanların buluşma noktası oluyorsunuz. Öyle zaman geliyor ki parka gelen insanlarla dost arkadaş, sırdaş oluyorsunuz. Değerli büyüklerden, bilge insanlarımızdan hayatın inceliklerini öğreniyorduk. Park özellikle yaz aylarında insanların günlük yaşama mola verme yeridir.
Parka renkli insanlar gelir miydi?
Van'a yolu düşen, her yöreden insanların yanında Van'ın tanınan,  saygın insanları da dinlenmek,  sohbet etmek üzere parka gelirdi. Mesela eski Şehir Parkı'na Remzi Perihan, Kerim Tuncer, Kinyas Kartal, Hüsamettin Altay, Vasfi Levendoğlu, Mustafa Altay,  Celal Türkoğlu, Cemil Yörük, Özdemir Akşener, Tayyar Dabbaoğlu gibi ilimizin tanınan insanları gelirlerdi.
Şehir Parkı'nı kaç yıl çalıştırdınız?
Yaklaşık 6-7 yıl çalıştırdığımız park yıkılarak yerine Merkez Bankası binası yapıldı. Parkta, anılarda tarih oldu.
Park işletmeciliğini bıraktınız mı?
Hayır bırakmadım. Merkez Bankası yanında yer alan geçmişte Vali Konağı, Kız Sanat Enstitüsü ve Halk Kütüphanesi. Olarak kullanılan söğüt, akasya, meyve ağaçları bulunan şirin alan dönemin Belediye Başkanı Tayyar Dabbağoğlu tarafından Şehir Parkı yapıldı. Tayyar Bey parkın işletmesini bize verdi. Ortağım Ahmet Erkalay ile birlikte parkı 35 yıl çalıştırdık. Aynı yıllarda eski Ticaret Odası altında Gençler Bilardo Salonu ismiyle bilardo salonu açtım.  Sporcuların, bilardo tutkunlarının tek adresi oldu.
Van'ın en iyi bilardo oynayanları kimlerdi?
Ereksporlu Füze Uçan, Bahattin Türkoğlu o dönem iyi bilardo oynarlardı. Diyarbakır, Elazığ, Urfa gibi illerden futbol maçları için Van'a gelen yöneticiler, taraftarlar maç öncesi Vanlı bilardocular ile bilardo da oynarlardı.
Futbolla aranız nasıldı?
İyi futbol oynardım. Van'ın sarı kırmızı renkler taşıyan amatör takımlarından Erekspor da 18 yaşında futbola başladım. Sonra siyah beyaz renkler taşıyan Van Gençlikspor'da oynadım.
Hangi mevkide oynadınız?
Sağ bek ve sağ haf (orta sahanın en sağında oynayan oyuncu) mevkilerinde top koşturdum. Askere gittim. Askerde Kara Gücü'nde top oynadım. Askerden döndükten sonra Van'ın 2 Nisan Kurtuluşundan adını alan mavi beyaz İkinisanspor formasını  giydim..
Futbolda lakabınız var mıydı?
Ben biraz sert olduğum için 'Kemikkıran' derlerdi.
Dönelim mesleğinize
1990 yıllarında park işletmeciliği yanında tarihi bir yapı olan iki katlı Van Evi'ni Şahin Tepesi ismiyle (Mavi Plaza'nın yeri)  işlettim. Cumhuriyet Caddesi üzerinde bulunan Şehir Parkı'nda yeni bir düzeleme yapınca Şehir Parkı işletmeciliğimiz 2007 yılında son buldu. Meslekten vazgeçmedim. Bu kez Özlem Çay Bahçesi'ni açtım. Bir kaç yıl orayı çalıştırdık. Yerine AVM yapılınca oraya da bir nokta bıraktık. Yılmadım, devam ettim. Bu kez Kız Meslek Lisesi'nin arkasında Özlem Çay Bahçesi'ni açtım.
Park işletmeciliği zor mudur?
Çok zordur. Ama benim bilgim, birikimim park işletmeciliği üzerinedir. Bu işin erbabıyım.
İnsanla uğraşmak, insanı memnun etmek kolay değil. Parklar her türlü insana açık olan bir yerdir. Farklı insanlara aynı kalitede hizmet etmek kolay değil. Mesela çayı götürürsün kafası bozuk çatacak adam arıyor "Ya bu çay eski,  al götür bunu adam gibi çay getirin "  diyen müşteri olur. Hoş göreceksin. Sabah namazında parka gelir çiçekleri, ağaçları sular etrafı temizler, işleri koordine eder koşuştururdum. Sağlıklı kalmamda parkçılığın da etkisi var. Parkçılık insanı yaşlandırmaz. Çünkü doğayla iç içeyim. Bu iş aslında çok zevkli, gırgırı, şakası, neşesi dostluğu bol bir meslektir.
Sanki park işletmeciliğine âşıksınız?
Ben insanı, mesleğimi ve hayatı seviyorum. Ömrüm park işletmeciliğinde geçti. Sabah erken gelir, akşam tezgâhı kapatıp çıkarım. Bu sıralar Van şehir merkezi, Edremit, İskele civarında güzel bir park yeri arıyorum. Bulduğum gün Van'a güzel bir park kazandıracağım. Dinlenme parkı yapmak kadar işletmesi de önemlidir.
Meslekte rakip tanıyor musun?
Bu işte rakip tanımam. Park işletmeciliği herkesin işi değil zaten. Halden anlayacaksın.Sosyal ve  toplum adamı olacaksın.  Adam ya babasıyla, ya kardeşiyle, ya da hanımıyla kavga etmiş veya başına bir bela gelmiş kendisiyle hesaplaşmak üzere parka gelir. Hemen anlarım ve kendisine yardımcı olmaya çalışırım. Parkta kendi kendine konuşan, çay içecek parası olmayan, masa arkadaşıyla gülerek sohbete başlayıp bir kaç dakika sonra kavga edenleri, sinirli gelip kol kola dostça çıkanları gördüm.  Zenginin, fakirin buluşma adresi parktır.
Bir parkta kaç kişi çalışır?
Ocakçıyla beraber en az 6 kişi çalışır.
Parklarda buluşan insanlar ne konuşur?
Hayatın bütün olayları konuşulur. Emekliler bir araya geldiği zaman siyaset-maaş konuşurlar. Gençler futboldan işten güçten konuşur. Yabancılar etrafı sorar soruşturur. Açık hava olduğu için atan, tutan, abartan da olur. 
Van'daki parklar yeterli mi sizce?
Van'ın bugünkü nüfusuna göre her semtte park olmalı. Bugün Van'a en az 10-15 park yapılması lazım. 
Unutamadığınız park anınızı anlatır mısınız?
1996 yılıydı. Mevsim yazdı.  İstanbul, Ankara, İzmir gibi illerde bulunan Vanlı hemşerilerimizin birçoğu Van'a gelmişti. Şehir Parkı cıvıl cıvıldı. Gelenler bir masa etrafında sohbet edip çay içiyordu. Kalabalık bir topluluk parka girdi. Önce tanımadık.  Sonra Antalya Belediye Başkanı Hasan Subaşı olduğunu öğrendik. Buyur ettik.  O da bizi kırmadı oturup çay içti. Antalya'da ikamet eden Vanlılar başkanı tanıyınca hemen etrafını sardılar büyük ilgi gösterdiler.  Başkan da ilgi, alakadan, samimiyetten çok mutlu oldu. Vanspor Antalyaspor maçını fırsat sayarak Van'a geldiğini söyledi. Antalyalı Vanlılara " Bakın belediye başkanınız olarak sizi Van'da da yalnız bırakmıyorum" dedi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.