İŞİNİN ERBABI: BİLEYİCİ MÜZBAH CENGİZ

VANSESİ / İkram KALİ

Bazı meslekler zamana meydan okur.  Gün gelir el emeği göz nuru ile teknolojiye yarenlik eder. Bileyici mesleği de böyledir. Bileyicilik, kesici aletlerin kesici ağızlarını alet kullanarak keskin duruma getirme, keskinleştirme mesleğidir. Kesici aletler olduğu sürece bileyicilikte devam edecek. Van 'da mesleğinde iddialı olan Müzbah Cengiz gözüne zarar, çeliğe yarar, eğe ile çelik mücadelesini kuşaktan kuşa sürdürüyor.
Kendinizi tanıtır mısınız?
1953 yılında Van Bahçesaray'da doğdum 1960 yılında Van'a yerleştim. 9 çocuğum, 20 torunum var.
Yaptığınız işin adı nedir?
İşimiz bileyiciliktir. Testere ağzına diş açar, bileriz. Ayrıca bıçak, makas, balta, keser, her türlü robot bıçağı, matbaa bıçağı, dönerci bıçağı gibi tüm kesici aletlerin bıçaklarını biliyoruz. Çaprazlama tezgahı, diş açma tezgahı -bileği taşı, zımpara taşı, eğe mesleğimizin vazgeçilmez aletleridir.  
Mesleği kimden öğrendiniz?
Mesleği babamdan öğrendim. Babamın ismi Hasan Cengiz'di.  Fakat belinden sakat olduğu için kendisine çevrede "  kambur " diyorlardı. Kamburun sanatı bütün Van'da ve çevre illerde yayılmış durumda. Babamın ismi İzmir, Ankara, Adana'ya kadar yayılmış. Bizde babamızın mesleki namı ile çalışıyoruz. Bazı vatandaşlar diğer esnaf arkadaşlarımıza "kamburun oğlu kimdir?"   diye sorduklarında onlarda "biziz" diyorlar. Babamın mesleki şöhretini kullanarak iş yapmaya çalışıyorlar.
Kaç yaşında işe başladınız?
1964 yılından sonra babamın yanında çalışmaya başladım. 1965 yılından sonra babam olmadan mesleği yapabiliyordum. O zaman 12-13 yaşlarındaydım. Babam bana benim ustam yoktu ama oğlum senin ustan benim ve sen benden daha iyi bir usta olacaksın diyordu. İşimi severek yapıyorum. 1964 yılından bu yana işimize ara vermeden devam ettik. Van'da işimizde değer gördük, güven sağladık.
Babanız bileyiciliği kimden öğrenmiş?
Dedem Musa Cengiz'den öğrenmiş. Dedem ise Ermenilerden öğrenmiş. Dedem Bahçesaray'da demircilik yapıyormuş.  Dedem seferberlikten sonra demircilik yapmaya başlamış. Dedem seferberlikte Pervari tarafına gitmiş. Tahmin edersem o yörede 7 yıla kadar çocuk doğumu yokmuş. Daha sonra dedemin demircilik mesleğimi amcam yapıyor. Ondan sonra da babam devam ettirmiş. Babam 1975 yılında vefat etti. Babamın ismini, işini Van'da herkes biliyor. Babam belinden sakattı ama haline hep şükür ediyordu. Herkes kendi mesleğinde beceriklidir. Babamda kendi mesleğinde becerikliydi. Yaklaşık olarak 150 yıldır bu mesleği deden torunun oğluna 4 kuşak devam ettiriyoruz. 
Sizden başka ailede mesleği bilen var mı?
Ailede şu an dört bileyici var. Ben, 2 oğlum ve kardeşim Şakir Cengiz  Oda şuan bileyicilik işi yapmaktadır.
Bileyici mesleğinin özelliği nedir?
Bileme işi basit görünüyor ama çok önemlidir. İncelik, ustalık ister. Usta öncelikle bilenecek olan malzemeyi tanıyıp hangi çelikten yapıldığını bilmek lazım. Biz şuan bir çeliğe baktığımız zaman kalitesini biliyoruz. Mesela bıçağı bilediğin zaman yakmayacaksın, özelliğini bozmayacaksın. Bileme düzgün olacak. Bilediğin malzemenin ağzı eğri olmayacak.  Bileme ince bir sanattır bunu herkes yapamaz. Kötü bir bileyici kaliteli bir bıçağı bileyeyim derken bıçağı bozabilirde. Bana şuan birçok berberin makası geliyor ve acemi ustalar bileme yaptığı için birçoğunun ağzı yanmış durumda. Herkes 300 TL verip bir bileme taşı alabilir ama önemli olan işin hakkını vermek, işi bilmektir. Müşteriyi memnun etmektir.
Hangi dönemler yoğun oluyorsunuz?
Nisan- Mayıs aylarında budama dönemi olduğu için testere bilemede  yoğunluk yaşıyoruz. Bıçaklarda ise Kurban Bayramı'nda yoğun oluyoruz. Kurban Bayramı'na 5-6 gün kala işlerimiz çok yoğun oluyor. Erişte kesim dönemleri  olan Haziran-Temmuz aylarında bıçak bileme yoğun oluyor. Aynı zamanda koyun kırkma döneminde kırkma makasları bileriz.  İnşaat sezonunda ise testere, ot biçme döneminde makas, budama zamanı bağ makası ve testere bileniyor. Bayram üzeri, terziler ve berberler makaslarını biletiyorlar. Kullanılan malzemenin mevsimine göre bir yoğunluk yaşarız.
Bileme ömrü ne kadardır?
Bilmeye ve kullanıma bağlıdır. Kimi var döner bıçağını 2 ayda bir bilemeye getiriyor,  kimi de var haftada 1 getiriyor. Evdeki bıçakta aynen öyle, evdeki bıçağın keskinliği hanımların kullanımına bağlıdır.
Bıçkı (Testere)  üretimi yapıyor musunuz?
Testere üretimini kendimiz sıfırdan yapıyoruz.  Testereler Pala, Fare Kuyruğu gibi çeşit  çeşittir. Testere çeliğini şerit halinde İstanbul'dan alıyoruz.  Testere çeliği 09-1 milim kalınlığındadır. Makasla 6 santim genişliğinde kesiyoruz. Makinede 90'a yakın diş açıyoruz. Daha sonra çaprazını veriyoruz. En sonunda eğe ile biliyoruz.  Testerenin ahşap sap kısmını ceviz ağacından kendim yapıyorum. Testere sapında kullandığım ceviz ağaçlarını Bahçesaray ve Çatak'tan getiriyoruz.  Testere üretimimizde yoğun el emeği vardır. İşimde iddalıyım.  Benim kalitemde bu işi yapan biri varsa kendisiyle yarışmaya boy ölçüşmeye hazırım.
Ürettiğiniz testereler kalitelimi?
Bugün en iyi testereyi Van'da biz üretiyoruz. Bu konuda da çok iddialıyım benim yaptığım testereyi hiç kimse yapamaz. Testere ve bıçak üretiminde kaliteme güveniyorum. Bu sözüm büyük fabrikalar için geçerli değil. El emeğinde çok iddialıyım.
Bıçak yapıyor musunuz?
Çeşitli boylarda bıçak üretimi de yapıyoruz.  Daha sağlıklı, dayanıklı ve sağlam olduğu için bıçak saplarında ceviz ağacı kullanıyoruz.  Piyasada satılan testerelerin çoğunun sap kısmı ceviz ağacı değildir.  Bu nedenle bıçaklar kısa sürede deforme olur. Batı'da yapılan bıçakların çoğunluğunun sap kısmı dişbudak, kavak ağacı veya çam ağacıdır.
En iyi bıçaklar hangi illerde yapılıyor?
Sivas, Bursa, Denizli, Sürmeli, İstanbul bu illerden kaliteli bıçaklar geliyor. Bu illerimizde de çok iyi sanatkârlarda var. Çeliğin iyisini yapanda var, kötüsünü yapanda var. İşin sırrı ustalık ve kaliteli çeliktedir.
Testere üretiminde kalite ölçüsü nedir?
Testere üretiminde çelik ve bileme çok önemlidir. Yaptığım bilemeyi, verdiğim emeği hiç kimse veremez. İster İstanbul, ister Adana, isterse Ankara'da.  Kim olursa olsun bu meslekte kendisine güvenen herkesle yarışırım. Fabrikanın makinelerle verdiği şekli, kesimin aynısını elle yapabiliyorum. Çünkü bu mesleğe 50 yılımı verdim. Mesleğin bütün inceliklerini biliyorum. Hakkını veriyorum.
Testerede iğne olayını anlatabilir misiniz?
O özellik usta olarak babama aittir. Hiç kimse babamın  yaptığı, bilediği testerenin dişleri arasına iğneyi baştan bırakarak sona kadar çıkaramaz. Çünkü bilenen testerenin bir dişi kısa veya eğri olduğunda iğne testerenin sonuna kadar kaymaz düşer Testereyi düzgün bilediğimiz, dişler düzgün olduğu için oluk gibi olur ve iğne baştanbaşa kadar gider bunu aynı şekilde yapmaya devam ediyoruz. Bu meslekte hedefimiz gözümüzün gördüğü, gücümüz yettiği müddetçe Van'ımıza, halkımıza hizmet etmeye devam edeceğiz.
Mesleği sizden sonra kim sürdürecek?
Benden sonran oğlum Kenan ve Ercan mesleği sürdürecek. Rahmetli dedemin mesleğini torunu olarak ben babamın torunu olarak çocuklarım sürdürecekler.
Esnaflık kültürü nedir?
Saygı,  güven,  ustalıktır. Mesleğimizi sevdiğimiz için emek veriyoruz. Bugün ben bıçağı veya testeremi size verdim güzel yapmadınız diyen bir kimseye rastlamadık. İşimizi düzgün yaparak ve istikrarlı bir şekilde mesleğimize devam ediyoruz. Babam bize bu mesleği öğrettiği zaman, bana "Oğlum sen bu mesleği öğrenmişsin. Sen yaptığın işte bir hata gördüğün zaman aldığın para sana helal değil.  O nedenle yaptığın işi eksiksiz,  doğru bir şekilde yap ve emeğinin karşılığını helal et" derdi.
Unutamadığınız anınızı anlatır mısınız?
Bir gün genç bir kardeşimiz dükkâna geldi. Getirdiği testereyi bilememi istedi. Testereyi biledim ama gelip almadı. Testere 2 yıl dükkanda kaldı. Bir gün baktım o genç geldi, ismini söyledi. Bende bu testereyi 2 yıl önce bırakmıştınız neden almadınız dedim. Oda bana testereyi bıraktığım gün mahkemem vardı. Mahkemeye girdim ve beni tutukladılar dedi. Yeni cezaevinden çıktım ve testeremi almaya geldim dedi. Testeresini vererek yolcu ettik.  Dükkanımızda üstünde sahibinin ismi yazılı olan 25 yıllık bir testere sahibine verilmek üzere elimizde bulunuyor. 25 yıldır testereyi almaya kimse gelmedi. Ne atabiliyoruz, Nede satabiliyoruz. Bizim için emanet kıyamete kadardır. Bunu babamızdan öğrendik. Bu ahlakı çocuklarımıza da anlatıyoruz. 
 

Bakmadan Geçme