Güncel Haber Girişi: 10.02.2022 - 12:21, Güncelleme: 10.02.2022 - 12:21

Amigdala ve Anksiyete Arasındaki İlişki Nedir?

 

Amigdala ve Anksiyete Arasındaki İlişki Nedir?

Psikolog Sümeyra Güden yazdı...
Anksiyete, depresyon ve stresten sorumlu beyin bölgesinin Amigdala olduğunu bilmek birçokları için rahatlatıcı bir bilgi iken geri kalanı için ise stres faktörü haline gelebiliyor. Amigdala nedir? Amigdala beyinde duygulardan sorumlu yapı olan limbik sistem içerisinde yer alan bademe benzeyen küçük bir yapıdır. Limbik sisteminiz zarar görürse duyguları anlamlandırmada problem yaşarsınız. Empati yapmakta zorlanır ya da hiç yapamazsınız. Eğer amigdalanız zarar görürse korku kaygı gibi duyguları hissedemez hale gelirsiniz. Aşık olduğumuzda da amigdalamız anormal çalışmaya başlar. Bu yüzden aşkın gözü kördür derler. Amigdala sağlıklı bir duygu durum değerlendirmesi yapamadığı için birey, sevdiği kişi için her türlü riski alır, mantıklı kararlar veremez. Beyin bir anlamda kısa devre yapmaktadır. Anksiyete nedir? Korku ile sık karıştırılan kavramlardan biridir. Korku kelimesinin İngilizce karşılığı “fear” dır. Bunun anlamı ise Bilişsel Davranışçı Terapinin kurucularından olan Aaron T. Beck’in Anksiyete Bozuklukları ve Fobiler kitabında da belirttiği gibi “ürkütücü veya istenmeyen bir olayın/durumun gerçekleşme olasılığı” dır. Ortada gerçek bir korku nesnesi vardır. İngilizcedeki anxiety kelimesinin Türkçe karşılığı olan anksiyete ise “gerginlik arz eden duygusal bir durum” olarak tanımlanır. Birçok çeşidi bulunmakla beraber bizim toplumumuzda yaygın olarak görülen Yaygın Anksiyete Bozukluğudur (YAB).  Ortada gerçek bir korku nesnesi yoktur. Fiziksel belirtileri ise şunlardır: sık sık gerilmek, titremek, terlemek, çarpıntı ve yüksek nabız. Bu durumu ifade ederken danışanlar çoğunlukla “boğulacağımı hissediyorum hocam” cümlesini kurarlar. İkisi arasındaki farkı şöyle ifade edebiliriz: korku zihinsel bir değerlendirme iken anksiyete bu değerlendirmeye verilen duygusal tepkidir.  Söz konusu hastalığı yenmek için 5 farkındalık aşaması: 1.Hastalığını kabul et. 2.Hastalığını izle. 3.Hastalığınla birlikte hareket et. 4.Aşamaları tekrarla. 5.En iyisinin olmasını bekle. Rahatsızlığının farkında olmak, rahatsızlığı hakkında bilgi sahibi olmak danışana her zaman iyi gelir. Katıldığım bir seminerde konuşan ingiliz profesör aksiyetesi bulunan kişilere şu tavsiyeyi veriyordu: başınıza gelen her şey için amigdalanızı suçlayın. Hislerinizi tarif etmek için amigdalanızı kullanın, bunun faydasını göreceksiniz. Şu an bu şekilde hissediyorum çünkü amigdalam böyle hissetmemi sağlıyor gibi.
Psikolog Sümeyra Güden yazdı...

Anksiyete, depresyon ve stresten sorumlu beyin bölgesinin Amigdala olduğunu bilmek birçokları için rahatlatıcı bir bilgi iken geri kalanı için ise stres faktörü haline gelebiliyor.

Amigdala nedir?

Amigdala beyinde duygulardan sorumlu yapı olan limbik sistem içerisinde yer alan bademe benzeyen küçük bir yapıdır. Limbik sisteminiz zarar görürse duyguları anlamlandırmada problem yaşarsınız. Empati yapmakta zorlanır ya da hiç yapamazsınız. Eğer amigdalanız zarar görürse korku kaygı gibi duyguları hissedemez hale gelirsiniz. Aşık olduğumuzda da amigdalamız anormal çalışmaya başlar. Bu yüzden aşkın gözü kördür derler. Amigdala sağlıklı bir duygu durum değerlendirmesi yapamadığı için birey, sevdiği kişi için her türlü riski alır, mantıklı kararlar veremez. Beyin bir anlamda kısa devre yapmaktadır.

Anksiyete nedir?

Korku ile sık karıştırılan kavramlardan biridir. Korku kelimesinin İngilizce karşılığı “fear” dır. Bunun anlamı ise Bilişsel Davranışçı Terapinin kurucularından olan Aaron T. Beck’in Anksiyete Bozuklukları ve Fobiler kitabında da belirttiği gibi “ürkütücü veya istenmeyen bir olayın/durumun gerçekleşme olasılığı” dır. Ortada gerçek bir korku nesnesi vardır. İngilizcedeki anxiety kelimesinin Türkçe karşılığı olan anksiyete ise “gerginlik arz eden duygusal bir durum” olarak tanımlanır. Birçok çeşidi bulunmakla beraber bizim toplumumuzda yaygın olarak görülen Yaygın Anksiyete Bozukluğudur (YAB).  Ortada gerçek bir korku nesnesi yoktur. Fiziksel belirtileri ise şunlardır: sık sık gerilmek, titremek, terlemek, çarpıntı ve yüksek nabız. Bu durumu ifade ederken danışanlar çoğunlukla “boğulacağımı hissediyorum hocam” cümlesini kurarlar.

İkisi arasındaki farkı şöyle ifade edebiliriz: korku zihinsel bir değerlendirme iken anksiyete bu değerlendirmeye verilen duygusal tepkidir.

 Söz konusu hastalığı yenmek için 5 farkındalık aşaması:

1.Hastalığını kabul et.

2.Hastalığını izle.

3.Hastalığınla birlikte hareket et.

4.Aşamaları tekrarla.

5.En iyisinin olmasını bekle.

Rahatsızlığının farkında olmak, rahatsızlığı hakkında bilgi sahibi olmak danışana her zaman iyi gelir. Katıldığım bir seminerde konuşan ingiliz profesör aksiyetesi bulunan kişilere şu tavsiyeyi veriyordu: başınıza gelen her şey için amigdalanızı suçlayın. Hislerinizi tarif etmek için amigdalanızı kullanın, bunun faydasını göreceksiniz. Şu an bu şekilde hissediyorum çünkü amigdalam böyle hissetmemi sağlıyor gibi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.