Haber Girişi: 22.11.2021 - 10:46, Güncelleme: 22.11.2021 - 10:46

İLHAN: EKONOMİDEKİ KÖTÜ GİDİŞATI DURDURMAK İSTEMİYORLAR

 

İLHAN: EKONOMİDEKİ KÖTÜ GİDİŞATI DURDURMAK İSTEMİYORLAR

Ekonomideki kötü gidişata değinen Saadet Partisi Van İl Başkanı Özay İlhan, “Ülkemizdeki iktidar hiçbir şekilde ekonomideki kötü gidişatı durdurma derdinde değil. Böyle bir dertleri olsaydı son birkaç ayda dolar 7 liradan 11 buçuk liraya, mazot 6 liradan 8-9 liraya ulaşmazdı. İnsanlarımız fakirleştikçe fakirleşiyor. 1 Papua Yeni Ginekinası3Türk lirası değerindedir. Bütün bu gerçekleri görerek yetkili makamlara çağrıda bulunmak istiyorum. Lütfen vatandaşların arasına inerek dertleriyle dertlenin. Çünkü yarın çok geç olabilir” dedi.
Burhan Ergin Her hafta Van’ın ve ülkenin sorunlarını gündeme getirerek çözüm önerilerini sunan Saadet Partisi Van İl Başkanı Özay İlhan ekonomideki kötü gidişatı gündeme taşıdı. Türkiye Tarım Kredi Kooperatiflerinden aldığı gıda ürünleriyle basın açıklamasını gerçekleştiren İlhan, “Türkiye bir geçiş sürecindedir. 20. yılına giren AK Parti iktidarının sonu yaklaşıyor. Bu değişimi hem muhalefet hem de kamuoyu görüyor. Bu değişimden çok daha büyük bir enkaz devralmamak için muhalefet erken seçim çağrısı yapıyor.Bizde aslında erken seçim çağrısı yapıyoruz ama erken seçim çağrısından önce önemli olan erken müdahale çağrısı yapılmalıdır. Hükümet oturup ülkenin bütün siyasi partilerini bir araya getirmelidir. Bugün sayın Cumhurbaşkanı buna önderlik etmelidir” diye konuştu. “20 milyondan fazla vatandaşımız yardıma muhtaç durumdadır” Ülkemizde insanların günden güne fakirleştiğini kaydeden İlhan, “Bugün ülkemizde her geçen saniye insanlarımız yoksullaşmakta alım gücü düşmektedir, paramız pul olmuş durumdadır.Tam iki ay önce yaptığımız basın toplantısında un, yağ, salça, şeker ve çay gibi gıdaları önümüze koyarak fiyatları paylaşmıştık bugün fiyatlarda tam tamına yüzde 40’la yüzde 100 arasında artış söz konusudur. Uyduruk enflasyon rakamı yayınlayan sözde kuruluşların acaba bu fiyatlardan haberi var mı yoksa kendilerine verilen talimatlara göre mi enflasyon rakamları açıklıyorlar gerçekten merak ediyoruz.Mazot, benzin, LPG ve doğalgaz fiyatları da kontrolden çıkmıştır.Vatandaşlar her akşam yatağa girdiğinde yarın hangi sürprizle karşılaşacağını merak etmektedir. Dolar, Euro, altın an be an yükselmekte, bunlarla birlikte tüm ürünlerin fiyatları da artmaktadır. Piyasalar kilitlenmiş hiç kimse yarınlarını öngörememektedir.Toplumumuzda ciddi bir yoksulluk vardır birçok insanımız için ev, araba almayı bırakın evine un, yağ, şeker almak bile lüks hale gelmiştir.Türkiye’de 20 milyondan fazla vatandaşyardıma muhtaç durumdadır. Bugün her 4 kişiden 1’inin yardıma muhtaç hale düştüğü bir ülkede yaşıyoruz. Her 5 kişiden 3’ü artan faturalardan yükselen fiyatlardan dolayı ihtiyaçlarını kısıtlamak durumundadır.İlimizde vatandaşlarımız doğalgaz, elektrik, su faturalarını ödeyememekte birçok vatandaşımızın evinin doğalgazı ve elektriği kesik durumda.Gıda fiyatlarını örnek vermek gerekirse özellikle ilimizde olmamasına rağmen başka bir ilde ki tarım kredi kooperatiflerinden alışveriş yaptık ve fiyatları paylaşıyoruz.1 litre yağın fiyatı en düşük 3 TL kg çay 37,5 TL, 1 kg un 8 TL, 1 koli yumurta 35 TL, 1kg salça 10 TL bir kg peynir 50 TL’den başlamaktadır.Vatandaşlarımız bugün en temel ihtiyaçlarından mahrum hale getirilmiş yoksulluk derinlemesine bir hal almıştır.Saadet Partisi Van İl Başkanlığı olarak yetkililere sesleniyoruz bu gidişat, gidişat değil!Vatandaşlarımızı muhtaç hale getirdiniz bugünden tezi yok ülkemiz de artan fiyatlar hususunda, tıkanan piyasalar konusunda harekete geçin yarın çok geç olabilir” diye konuştu. “Ne yazık ki birçok ürünü ithal eder duruma geldik” Birçok ürünü ithal ettiğimizi kaydeden İlhan, “Ülkemizdeki iktidar hiçbir şekilde ekonomideki kötü gidişatı durdurma derdinde değil. Böyle bir dertleri olsaydı son birkaç ayda dolar 7 liradan 11 buçuk liraya, mazot 6liradan 8-9 liraya ulaşmazdı. Ben şunu anlıyorum. Ya iktidar çevresi bu gidişin şartını bilinçli olarak yani faizleriyüzde 100baz puan indirerek doların artmasını, bundan yaklaşık birkaç ay öncede 200 baz puan indirerek doların artmasını sağladı. Bilinçli olarak artırıldığı kanaatindeyim fakat bu bilinçli artırma belki iktidar ve çevresinde dolar, euro, altın biriktiren alışverişlerini, yatırımlarını bu şekilde etkilemeyebilir fakat ülke nüfusunun büyük bölümünde ne dolar, ne euro, ne altın söz konusudur. Geçmişte dolar 10 lira olacak diyen 37 vatandaşımızın mahkemesi ertelendi. Nedeni ise mahkemenin ertelendiği gün dolar 11 lira olmuştu. Dolar 10 lira olacak diyen kişiler hakkında bu ülkede soruşturma başlatılmıştı. Böyle giderse dolar 15 lirayı da bulur. Ülke olarak birçok gıdamızı, temel ihtiyacımızı şuan kendi kendimize karşılayamıyoruz. Ülkemiz geçmişte tarım ürünlerinde kendi kendine yeten 7 ülkeden biri olarak okullarda anlatılırdı ama şuanda ne yazık ki birçok ürünü ithal eder duruma geldik. İthal ettiğimiz ürünlerinde dolar bazında ithal edildiğini düşündüğümüzde fiyatlarında dolarla birlikte artması kaçınılmazdır. Marketler yağ, şeker ve un’u birer, birer satmaya başladı” şeklinde konuştu. “Yetkililer insanlarımızın derdine derman olmalıdır” Hükümet yetkililerinin insanların sorunlarını çözmesi gerektiğini söyleyen İlhan, “Biz geçmişte şeker fabrikaları kapatılırken, durun dediğimizde şeker fabrikaları ısrarla satıldı ve yerlerine yeni binalar yapıldı. Beton ve asfalt üretmekte mahir olan bir iktidar var fakat beton ve asfaltla karın doymuyor. Biz üretime dönmek mecburiyetindeyiz. Tarımdan hayvancılığa, sanayiye birçok alanda imalat sektöründen kendi kendine yetebilecek bir ülke olma alt yapısına sahibiz. Bugünden tezi yok üretime yönelik hamleleri hükümetin başlatması gerekir. Biz hükümete çağrı yapıyoruz. Atılacak olumlu adımı da desteklemeye hazırız. Bu ülkede yaşayan 85 milyon insan bu ülkenin sahibidir. Bu ülkede yaşayan her insan iyi koşullarda yaşamalıdır. Derdimiz vatandaşlarımızın rahat, huzurlu bir şekilde çocuğunun ihtiyaçlarını karşılasın. Bugün bez ve mamayı getirdiğimiz ürünlerin arasına koymadık. Çocuk bezi ve mamadaki fiyat artışlarını bebeği olan bir aile karşılayamaz. Bez ve mama lüks olmuştur. Bütün bu gerçekleri görerek yetkili makamlara çağrıda bulunmak istiyorum. Lütfen vatandaşların arasına inerek dertleriyle dertlenin. Çünkü yarın çok geç olabilir. İnsanlarımız fakirleştikçe fakirleşiyor. 1 Papua Yeni Ginekinasıbugün 3Türk lirası değerindedir. Papua Yeni Gine’de insanların üzerinde elbise yok. Bütün bu gerçekleri görmeye davet ediyorum. Bu yoksulluğu bizim gibi doğu illeri ne yazık ki sanayide ve birçok alanda geri olduğumuz için insanlarımız daha fazla hissetmektedir. Ayrıca memleketimiz kış memleketidir. Doğalgaz veya kömür olmazsa olmazımızdır. Bugün doğalgazın evimizi ısıtma için ortalama fiyatı 800 liradır. 3+1 evde yaşayan insanlarımız 800 lira ödeyecek. Bugün bile 400-500 lira doğalgaz faturası gelmektedir. Kömür fiyatları ise bir ton kömür 3 bin 500 lirayı geçti. Sobalı evde oturan vatandaşlarımız evinin kömür ihtiyacını karşılayamamaktadır. Bütün bu gerçekleri görmemiz gerekiyor. Borcu ödenmediğinden dolayı elektriği kesilen vatandaşlarımızın olduğuna şahit oluyoruz. 350 lira elektrik faturasını ödemediğimiz için elektriğimiz kesildi diyen birçok kişi her gün partimizi arıyor. Çeşitli sosyal medya hesaplarında bize mesaj atarak derdini anlatan vatandaşlarımız var. Çocuklarına bakamayan aile sayılarının her geçen gün arttığına şahit oluyoruz. Eminim ki iktidar partisine bizim on katımız, yirmi katımız insan müracaat etmektedir. Bu anlamda yetkililer harekete geçerek insanlarımızın derdine derman olmalıdır” şeklinde konuştu. “Erken seçim çağrısından önce erken müdahale çağrısı yapılmalıdır” Ekonomideki kötü gidişata acilen müdahale edilmesi gerektiğini belirten İlhan, “Muhalefet çok daha büyük bir enkaz devralmamak için erken seçim çağrısı yaptı. Çünkü bu iktidar gidiyor. Bunu herkes görüyor. Türkiye bir geçiş sürecindedir. 20. yılına giren AK Parti iktidarının sonu yaklaşıyor. Bu değişimi hem muhalefet hem de kamuoyu görüyor. Bu değişimden çok daha büyük bir enkaz almamak için seçim çağrısı yapılıyor. Çünkü yarın doların 15 lira olduğu bir ülkede durum çok daha vahim boyutlara ulaşacak. Her geçen zamanın aleyhte olduğunu bilen muhalefet erken seçim çağrısı yapıyor. Bizde aslında erken seçim çağrısı yapıyoruz ama erken seçim çağrısından önce önemli olan erken müdahale çağrısı yapılmalıdır. Hükümet ülkenin bütün siyasi partilerini bir araya getirmelidir. Bugün sayın Cumhurbaşkanı buna önderlik etmelidir. Ülkemiz için ne yapılabilir, vatandaşlarımızın derdine nasıl derman olmalıyız demelidir. Bizim için orada Recep Tayyip Erdoğan veya bir başkasının oturması önemli değil. Birileri o koltuğa oturarak Cumhurbaşkanlığı yapacak ama bu ülkede bir kişinin Cumhurbaşkanı olması, etrafında bir kalabalığın olması mesele değil. Mesele toplumdaki bütün insanların derdini, problemlerine çözüm üretecek bir iktidarın, bir anlayışın ve insanlar arasındaki kardeşliği tesis edebilecek anlayışın ülkeye hakim olması gerekmektedir. Yoksa hepimizin bildiği gibi kimse baki değil. Bugün bu iktidar gidecek yarın bir başkası iktidara gelecek. Sorun devam ettikten sonra yönetenlerin kim olduğunun önemi yok. Önemli olan dertlerimizle dertlenecek, dertlerimize çözüm üretecek bir anlayışın ülkeye hakem olmasıdır” ifadelerini kullandı. “Kimse bu gidişattan mutlu değil” Ekonomideki kötü gidişattan kimsenin memnun olmadığını söyleyen İlhan, “Açık ve net söylemek istiyorum. Bugün Saadet Partisi iktidara geldiği takdirde Türkiye normalleşecektir. Türkiye’deki tüm siyasi parti liderleri bir masa etrafında toplanıp bütün meselelerimizi istişareyle çözüm üretilecektir. Bunda kimsenin kuşkusu ve şüphesi olmasın. Geçmişte Milli Görüş hareketinin iktidara geldiği dönemleri herkes bilmektedir. 1970’lerde Milli Selamet Partisi ve CHP koalisyonu, ondan sonra milli hükümetlerde Erbakan hocamız görev almıştır. En son Refah Yol hükümetinde Erbakan hocamız başbakanlık görevinde bulunmuştur. Biz hiçbir lidere karşı, hiçbir siyasi partiye karşı kin ve nefret güden bir parti değiliz. Biz biliyoruz ki bu ülkedeki bütün vatandaşlar iyi ve rahat koşullarda yaşamak ister. Herkes evinde huzur olsun ister. Çoluğunun çocuğunun ihtiyacını karşılamak ister. Eşi arayıp eve şu lazım dediğinde evet getiriyorum diyen bir aile reisini ister. Kimse kusura bakmasın. Kimse artan fiyatlardan mutlu olmaz. Kimse bu gidişattan mutlu değil. İnsanların mutlu olması için siyaset yapılır. İnsanların derdine derman olmak için siyaset yapılır. Saadet Partisi olarak bizim derdimiz bağcıyı dövmek değil üzüm yemektir. Bu ülkede yaşayan herkesin de huzur içinde yaşamasıdır. Bunu temin edecek anlayışı getireceğimizi her defasında genel başkanımız Temel Karamollaoğlu bütün siyasi parti liderleriyle görüşerek belirtmektedir. Bizde Van’da bu anlamda elimizden geldiğince, dilimiz döndüğünce derdimizi, meramızı anlatıyoruz. Emin olun toplum çaresiz değil. Şunu diyorlar bu gitse kim gelecek. Bu ülke bir kişiye muhtaç değildir. Bu ülkeyi iyi derecede yönetebilecek birçok vatandaşımız vardır. Emin olun şu kardeşiniz bile çok daha iyi yönetecektir. Hiçbir şüpheniz olmasın” dedi. “Dünyanın en verimli topraklarında yaşıyoruz” Ülkemizde adalete olan güvenin kalmadığını söyleyen İlhan, “Biz öncelikli olarak adaleti tesis edeceğiz.Ülkemizdeki ekonominin de, eğitimin de, ulaşımında temelinde adalet vardır. Bugün Türkiye’de adalete güven kalmamıştır. Adaletin olmadığı bir ülkede dolar, euro, altın, benzin, mazot aklınıza ne gelirse gelsin artar. Adaletin olmadığı ülkede yatırım olmaz. Çünkü insanlar güven duymadığı bir ülkeye yatırım yapmaz. Biz göreve gelir gelmez hemen adaleti tesis edeceğiz. Ülkemizin tüm enerjisini üretime yönelik harcayacağız. Bugün arazilerimiz boş kaldı. Geçmişte sadece Gürpınar ve çevresinde 2 buçuk milyon koyunumuz vardı. Bugün Van genelindeki rakam bu sayıdır. Bugün ülkemiz genelinde 35 milyon küçükbaş hayvan var. En çok yine Van’da var ama geçmişle kıyasladığımızda çok düşük bir rakamdır. Bugün nüfusumuz 85 milyonsa en az 85 milyon küçükbaş hayvanımız olmak zorundadır. En az yarısı kadar büyükbaş hayvanımız olmak zorundadır. Çünkü biz 4 iklimle yaşayan dünyadaki nadir ülkelerden biriyiz. Dünyanın en verimli topraklarında yaşıyoruz” diye konuştu. “Saadet Partisi tek başına iktidar olacaktır” Vatandaşların Saadet Partisi’ne güvendiğini, olası seçimde tek başına iktidar olacağını belirten İlhan, “Mutlaka üretime yönelik hamleler yapmak zorundayız. Köylerimizi, köylülerimizi, tarım işçilerimizi, tarımla uğraşanları yaşatmak zorundayız. Asfaltla, betonla, otomobille karın doymaz. Önce bu anlamda yatırımları başlatacağız. Ondan sonra da motordan büyük ve küçük ev aletlerine kadar aklımıza gelen her türlü üretimimizi kendimiz yapacağız. Dışa bağımlı değil, kendi ayakları üzerinde duran sadece kendi içerisinde üretemediği tarım ürünlerini dışarıdan alan bir ülke olursak emin olun birçok sorun kendiliğinden çözülecektir. Biz yağ, un, şeker fiyatlarından bahsediyoruz. Artışın sebebi ithalattır. Ne yazık ki Türkiye buğday ithalatı yapıyor. Bu bir acıdır, utançtır. Sivas kadar olan Hollanda tarımda dünya lideridir. Hollanda’nın iklimiyle Türkiye’nin iklimini kıyasladığımız zaman biz onlardan daha iyi bir iklime sahibiz. Bu gerçekleri görmek zorundayız. Yollar, otobanlar, köprüler bunlar yaşamı kolaylaştırır. Bunlar yapılsın kimsenin bunlara itirazı yok fakat biz ailemize gıda alamazsak, arabamız varsa mazot koyamazsak yaşamı da kendimize zehir ederiz. Saadet Partisi’nin geçmişteki iktidar ortaklarıyla yaptığı hizmet ortadadır. Refah YolPartisi döneminde Türkiye tek kuruş borç almamıştır. Tüm borçlarını yapılandırarak havuz sistemini oluşturmuştur. Memur, işçi, bağkurlu, emekli bütün kesimlerin çok ciddi manada maaşlarını artırmıştır. Saadet Partisi’nin içinde olacağı hiçbir ittifaktaülkenin aleyhine tek bir karar alınamaz. Bakın altını özellikle çiziyorum. At sahibine göre kişner, biz kiminle ittifak yaparsak ülkenin aleyhine alacağı her türlü kararı durdurabilecek gücümüz olacağına şüpheniz olmasın. Bunun örnekleri geçmişte vardır. Saadet Partisi her zaman ülkeye fayda sağlamak için çalışmıştır. Bunda kimsenin endişesi olmasın. Biz vatandaşlarımıza inanıyor güveniyoruz. Saadet Partisi tek başına iktidar olacaktır” diye konuştu.
Ekonomideki kötü gidişata değinen Saadet Partisi Van İl Başkanı Özay İlhan, “Ülkemizdeki iktidar hiçbir şekilde ekonomideki kötü gidişatı durdurma derdinde değil. Böyle bir dertleri olsaydı son birkaç ayda dolar 7 liradan 11 buçuk liraya, mazot 6 liradan 8-9 liraya ulaşmazdı. İnsanlarımız fakirleştikçe fakirleşiyor. 1 Papua Yeni Ginekinası3Türk lirası değerindedir. Bütün bu gerçekleri görerek yetkili makamlara çağrıda bulunmak istiyorum. Lütfen vatandaşların arasına inerek dertleriyle dertlenin. Çünkü yarın çok geç olabilir” dedi.

Burhan Ergin

Her hafta Van’ın ve ülkenin sorunlarını gündeme getirerek çözüm önerilerini sunan Saadet Partisi Van İl Başkanı Özay İlhan ekonomideki kötü gidişatı gündeme taşıdı. Türkiye Tarım Kredi Kooperatiflerinden aldığı gıda ürünleriyle basın açıklamasını gerçekleştiren İlhan, “Türkiye bir geçiş sürecindedir. 20. yılına giren AK Parti iktidarının sonu yaklaşıyor. Bu değişimi hem muhalefet hem de kamuoyu görüyor. Bu değişimden çok daha büyük bir enkaz devralmamak için muhalefet erken seçim çağrısı yapıyor.Bizde aslında erken seçim çağrısı yapıyoruz ama erken seçim çağrısından önce önemli olan erken müdahale çağrısı yapılmalıdır. Hükümet oturup ülkenin bütün siyasi partilerini bir araya getirmelidir. Bugün sayın Cumhurbaşkanı buna önderlik etmelidir” diye konuştu.

“20 milyondan fazla vatandaşımız yardıma muhtaç durumdadır”

Ülkemizde insanların günden güne fakirleştiğini kaydeden İlhan, “Bugün ülkemizde her geçen saniye insanlarımız yoksullaşmakta alım gücü düşmektedir, paramız pul olmuş durumdadır.Tam iki ay önce yaptığımız basın toplantısında un, yağ, salça, şeker ve çay gibi gıdaları önümüze koyarak fiyatları paylaşmıştık bugün fiyatlarda tam tamına yüzde 40’la yüzde 100 arasında artış söz konusudur. Uyduruk enflasyon rakamı yayınlayan sözde kuruluşların acaba bu fiyatlardan haberi var mı yoksa kendilerine verilen talimatlara göre mi enflasyon rakamları açıklıyorlar gerçekten merak ediyoruz.Mazot, benzin, LPG ve doğalgaz fiyatları da kontrolden çıkmıştır.Vatandaşlar her akşam yatağa girdiğinde yarın hangi sürprizle karşılaşacağını merak etmektedir. Dolar, Euro, altın an be an yükselmekte, bunlarla birlikte tüm ürünlerin fiyatları da artmaktadır. Piyasalar kilitlenmiş hiç kimse yarınlarını öngörememektedir.Toplumumuzda ciddi bir yoksulluk vardır birçok insanımız için ev, araba almayı bırakın evine un, yağ, şeker almak bile lüks hale gelmiştir.Türkiye’de 20 milyondan fazla vatandaşyardıma muhtaç durumdadır. Bugün her 4 kişiden 1’inin yardıma muhtaç hale düştüğü bir ülkede yaşıyoruz. Her 5 kişiden 3’ü artan faturalardan yükselen fiyatlardan dolayı ihtiyaçlarını kısıtlamak durumundadır.İlimizde vatandaşlarımız doğalgaz, elektrik, su faturalarını ödeyememekte birçok vatandaşımızın evinin doğalgazı ve elektriği kesik durumda.Gıda fiyatlarını örnek vermek gerekirse özellikle ilimizde olmamasına rağmen başka bir ilde ki tarım kredi kooperatiflerinden alışveriş yaptık ve fiyatları paylaşıyoruz.1 litre yağın fiyatı en düşük 3 TL kg çay 37,5 TL, 1 kg un 8 TL, 1 koli yumurta 35 TL, 1kg salça 10 TL bir kg peynir 50 TL’den başlamaktadır.Vatandaşlarımız bugün en temel ihtiyaçlarından mahrum hale getirilmiş yoksulluk derinlemesine bir hal almıştır.Saadet Partisi Van İl Başkanlığı olarak yetkililere sesleniyoruz bu gidişat, gidişat değil!Vatandaşlarımızı muhtaç hale getirdiniz bugünden tezi yok ülkemiz de artan fiyatlar hususunda, tıkanan piyasalar konusunda harekete geçin yarın çok geç olabilir” diye konuştu.

“Ne yazık ki birçok ürünü ithal eder duruma geldik”

Birçok ürünü ithal ettiğimizi kaydeden İlhan, “Ülkemizdeki iktidar hiçbir şekilde ekonomideki kötü gidişatı durdurma derdinde değil. Böyle bir dertleri olsaydı son birkaç ayda dolar 7 liradan 11 buçuk liraya, mazot 6liradan 8-9 liraya ulaşmazdı. Ben şunu anlıyorum. Ya iktidar çevresi bu gidişin şartını bilinçli olarak yani faizleriyüzde 100baz puan indirerek doların artmasını, bundan yaklaşık birkaç ay öncede 200 baz puan indirerek doların artmasını sağladı. Bilinçli olarak artırıldığı kanaatindeyim fakat bu bilinçli artırma belki iktidar ve çevresinde dolar, euro, altın biriktiren alışverişlerini, yatırımlarını bu şekilde etkilemeyebilir fakat ülke nüfusunun büyük bölümünde ne dolar, ne euro, ne altın söz konusudur. Geçmişte dolar 10 lira olacak diyen 37 vatandaşımızın mahkemesi ertelendi. Nedeni ise mahkemenin ertelendiği gün dolar 11 lira olmuştu. Dolar 10 lira olacak diyen kişiler hakkında bu ülkede soruşturma başlatılmıştı. Böyle giderse dolar 15 lirayı da bulur. Ülke olarak birçok gıdamızı, temel ihtiyacımızı şuan kendi kendimize karşılayamıyoruz. Ülkemiz geçmişte tarım ürünlerinde kendi kendine yeten 7 ülkeden biri olarak okullarda anlatılırdı ama şuanda ne yazık ki birçok ürünü ithal eder duruma geldik. İthal ettiğimiz ürünlerinde dolar bazında ithal edildiğini düşündüğümüzde fiyatlarında dolarla birlikte artması kaçınılmazdır. Marketler yağ, şeker ve un’u birer, birer satmaya başladı” şeklinde konuştu.

“Yetkililer insanlarımızın derdine derman olmalıdır”

Hükümet yetkililerinin insanların sorunlarını çözmesi gerektiğini söyleyen İlhan, “Biz geçmişte şeker fabrikaları kapatılırken, durun dediğimizde şeker fabrikaları ısrarla satıldı ve yerlerine yeni binalar yapıldı. Beton ve asfalt üretmekte mahir olan bir iktidar var fakat beton ve asfaltla karın doymuyor. Biz üretime dönmek mecburiyetindeyiz. Tarımdan hayvancılığa, sanayiye birçok alanda imalat sektöründen kendi kendine yetebilecek bir ülke olma alt yapısına sahibiz. Bugünden tezi yok üretime yönelik hamleleri hükümetin başlatması gerekir. Biz hükümete çağrı yapıyoruz. Atılacak olumlu adımı da desteklemeye hazırız. Bu ülkede yaşayan 85 milyon insan bu ülkenin sahibidir. Bu ülkede yaşayan her insan iyi koşullarda yaşamalıdır. Derdimiz vatandaşlarımızın rahat, huzurlu bir şekilde çocuğunun ihtiyaçlarını karşılasın. Bugün bez ve mamayı getirdiğimiz ürünlerin arasına koymadık. Çocuk bezi ve mamadaki fiyat artışlarını bebeği olan bir aile karşılayamaz. Bez ve mama lüks olmuştur. Bütün bu gerçekleri görerek yetkili makamlara çağrıda bulunmak istiyorum. Lütfen vatandaşların arasına inerek dertleriyle dertlenin. Çünkü yarın çok geç olabilir. İnsanlarımız fakirleştikçe fakirleşiyor. 1 Papua Yeni Ginekinasıbugün 3Türk lirası değerindedir. Papua Yeni Gine’de insanların üzerinde elbise yok. Bütün bu gerçekleri görmeye davet ediyorum. Bu yoksulluğu bizim gibi doğu illeri ne yazık ki sanayide ve birçok alanda geri olduğumuz için insanlarımız daha fazla hissetmektedir. Ayrıca memleketimiz kış memleketidir. Doğalgaz veya kömür olmazsa olmazımızdır. Bugün doğalgazın evimizi ısıtma için ortalama fiyatı 800 liradır. 3+1 evde yaşayan insanlarımız 800 lira ödeyecek. Bugün bile 400-500 lira doğalgaz faturası gelmektedir. Kömür fiyatları ise bir ton kömür 3 bin 500 lirayı geçti. Sobalı evde oturan vatandaşlarımız evinin kömür ihtiyacını karşılayamamaktadır. Bütün bu gerçekleri görmemiz gerekiyor. Borcu ödenmediğinden dolayı elektriği kesilen vatandaşlarımızın olduğuna şahit oluyoruz. 350 lira elektrik faturasını ödemediğimiz için elektriğimiz kesildi diyen birçok kişi her gün partimizi arıyor. Çeşitli sosyal medya hesaplarında bize mesaj atarak derdini anlatan vatandaşlarımız var. Çocuklarına bakamayan aile sayılarının her geçen gün arttığına şahit oluyoruz. Eminim ki iktidar partisine bizim on katımız, yirmi katımız insan müracaat etmektedir. Bu anlamda yetkililer harekete geçerek insanlarımızın derdine derman olmalıdır” şeklinde konuştu.

“Erken seçim çağrısından önce erken müdahale çağrısı yapılmalıdır”

Ekonomideki kötü gidişata acilen müdahale edilmesi gerektiğini belirten İlhan, “Muhalefet çok daha büyük bir enkaz devralmamak için erken seçim çağrısı yaptı. Çünkü bu iktidar gidiyor. Bunu herkes görüyor. Türkiye bir geçiş sürecindedir. 20. yılına giren AK Parti iktidarının sonu yaklaşıyor. Bu değişimi hem muhalefet hem de kamuoyu görüyor. Bu değişimden çok daha büyük bir enkaz almamak için seçim çağrısı yapılıyor. Çünkü yarın doların 15 lira olduğu bir ülkede durum çok daha vahim boyutlara ulaşacak. Her geçen zamanın aleyhte olduğunu bilen muhalefet erken seçim çağrısı yapıyor. Bizde aslında erken seçim çağrısı yapıyoruz ama erken seçim çağrısından önce önemli olan erken müdahale çağrısı yapılmalıdır. Hükümet ülkenin bütün siyasi partilerini bir araya getirmelidir. Bugün sayın Cumhurbaşkanı buna önderlik etmelidir. Ülkemiz için ne yapılabilir, vatandaşlarımızın derdine nasıl derman olmalıyız demelidir. Bizim için orada Recep Tayyip Erdoğan veya bir başkasının oturması önemli değil. Birileri o koltuğa oturarak Cumhurbaşkanlığı yapacak ama bu ülkede bir kişinin Cumhurbaşkanı olması, etrafında bir kalabalığın olması mesele değil. Mesele toplumdaki bütün insanların derdini, problemlerine çözüm üretecek bir iktidarın, bir anlayışın ve insanlar arasındaki kardeşliği tesis edebilecek anlayışın ülkeye hakim olması gerekmektedir. Yoksa hepimizin bildiği gibi kimse baki değil. Bugün bu iktidar gidecek yarın bir başkası iktidara gelecek. Sorun devam ettikten sonra yönetenlerin kim olduğunun önemi yok. Önemli olan dertlerimizle dertlenecek, dertlerimize çözüm üretecek bir anlayışın ülkeye hakem olmasıdır” ifadelerini kullandı.

“Kimse bu gidişattan mutlu değil”

Ekonomideki kötü gidişattan kimsenin memnun olmadığını söyleyen İlhan, “Açık ve net söylemek istiyorum. Bugün Saadet Partisi iktidara geldiği takdirde Türkiye normalleşecektir. Türkiye’deki tüm siyasi parti liderleri bir masa etrafında toplanıp bütün meselelerimizi istişareyle çözüm üretilecektir. Bunda kimsenin kuşkusu ve şüphesi olmasın. Geçmişte Milli Görüş hareketinin iktidara geldiği dönemleri herkes bilmektedir. 1970’lerde Milli Selamet Partisi ve CHP koalisyonu, ondan sonra milli hükümetlerde Erbakan hocamız görev almıştır. En son Refah Yol hükümetinde Erbakan hocamız başbakanlık görevinde bulunmuştur. Biz hiçbir lidere karşı, hiçbir siyasi partiye karşı kin ve nefret güden bir parti değiliz. Biz biliyoruz ki bu ülkedeki bütün vatandaşlar iyi ve rahat koşullarda yaşamak ister. Herkes evinde huzur olsun ister. Çoluğunun çocuğunun ihtiyacını karşılamak ister. Eşi arayıp eve şu lazım dediğinde evet getiriyorum diyen bir aile reisini ister. Kimse kusura bakmasın. Kimse artan fiyatlardan mutlu olmaz. Kimse bu gidişattan mutlu değil. İnsanların mutlu olması için siyaset yapılır. İnsanların derdine derman olmak için siyaset yapılır. Saadet Partisi olarak bizim derdimiz bağcıyı dövmek değil üzüm yemektir. Bu ülkede yaşayan herkesin de huzur içinde yaşamasıdır. Bunu temin edecek anlayışı getireceğimizi her defasında genel başkanımız Temel Karamollaoğlu bütün siyasi parti liderleriyle görüşerek belirtmektedir. Bizde Van’da bu anlamda elimizden geldiğince, dilimiz döndüğünce derdimizi, meramızı anlatıyoruz. Emin olun toplum çaresiz değil. Şunu diyorlar bu gitse kim gelecek. Bu ülke bir kişiye muhtaç değildir. Bu ülkeyi iyi derecede yönetebilecek birçok vatandaşımız vardır. Emin olun şu kardeşiniz bile çok daha iyi yönetecektir. Hiçbir şüpheniz olmasın” dedi.

“Dünyanın en verimli topraklarında yaşıyoruz”

Ülkemizde adalete olan güvenin kalmadığını söyleyen İlhan, “Biz öncelikli olarak adaleti tesis edeceğiz.Ülkemizdeki ekonominin de, eğitimin de, ulaşımında temelinde adalet vardır. Bugün Türkiye’de adalete güven kalmamıştır. Adaletin olmadığı bir ülkede dolar, euro, altın, benzin, mazot aklınıza ne gelirse gelsin artar. Adaletin olmadığı ülkede yatırım olmaz. Çünkü insanlar güven duymadığı bir ülkeye yatırım yapmaz. Biz göreve gelir gelmez hemen adaleti tesis edeceğiz. Ülkemizin tüm enerjisini üretime yönelik harcayacağız. Bugün arazilerimiz boş kaldı. Geçmişte sadece Gürpınar ve çevresinde 2 buçuk milyon koyunumuz vardı. Bugün Van genelindeki rakam bu sayıdır. Bugün ülkemiz genelinde 35 milyon küçükbaş hayvan var. En çok yine Van’da var ama geçmişle kıyasladığımızda çok düşük bir rakamdır. Bugün nüfusumuz 85 milyonsa en az 85 milyon küçükbaş hayvanımız olmak zorundadır. En az yarısı kadar büyükbaş hayvanımız olmak zorundadır. Çünkü biz 4 iklimle yaşayan dünyadaki nadir ülkelerden biriyiz. Dünyanın en verimli topraklarında yaşıyoruz” diye konuştu.

“Saadet Partisi tek başına iktidar olacaktır”

Vatandaşların Saadet Partisi’ne güvendiğini, olası seçimde tek başına iktidar olacağını belirten İlhan, “Mutlaka üretime yönelik hamleler yapmak zorundayız. Köylerimizi, köylülerimizi, tarım işçilerimizi, tarımla uğraşanları yaşatmak zorundayız. Asfaltla, betonla, otomobille karın doymaz. Önce bu anlamda yatırımları başlatacağız. Ondan sonra da motordan büyük ve küçük ev aletlerine kadar aklımıza gelen her türlü üretimimizi kendimiz yapacağız. Dışa bağımlı değil, kendi ayakları üzerinde duran sadece kendi içerisinde üretemediği tarım ürünlerini dışarıdan alan bir ülke olursak emin olun birçok sorun kendiliğinden çözülecektir. Biz yağ, un, şeker fiyatlarından bahsediyoruz. Artışın sebebi ithalattır. Ne yazık ki Türkiye buğday ithalatı yapıyor. Bu bir acıdır, utançtır. Sivas kadar olan Hollanda tarımda dünya lideridir. Hollanda’nın iklimiyle Türkiye’nin iklimini kıyasladığımız zaman biz onlardan daha iyi bir iklime sahibiz. Bu gerçekleri görmek zorundayız. Yollar, otobanlar, köprüler bunlar yaşamı kolaylaştırır. Bunlar yapılsın kimsenin bunlara itirazı yok fakat biz ailemize gıda alamazsak, arabamız varsa mazot koyamazsak yaşamı da kendimize zehir ederiz. Saadet Partisi’nin geçmişteki iktidar ortaklarıyla yaptığı hizmet ortadadır. Refah YolPartisi döneminde Türkiye tek kuruş borç almamıştır. Tüm borçlarını yapılandırarak havuz sistemini oluşturmuştur. Memur, işçi, bağkurlu, emekli bütün kesimlerin çok ciddi manada maaşlarını artırmıştır. Saadet Partisi’nin içinde olacağı hiçbir ittifaktaülkenin aleyhine tek bir karar alınamaz. Bakın altını özellikle çiziyorum. At sahibine göre kişner, biz kiminle ittifak yaparsak ülkenin aleyhine alacağı her türlü kararı durdurabilecek gücümüz olacağına şüpheniz olmasın. Bunun örnekleri geçmişte vardır. Saadet Partisi her zaman ülkeye fayda sağlamak için çalışmıştır. Bunda kimsenin endişesi olmasın. Biz vatandaşlarımıza inanıyor güveniyoruz. Saadet Partisi tek başına iktidar olacaktır” diye konuştu.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.