• Haberler
  • Güncel
  • İLHAN: 20 TRİLYONU KENT MÜZESİNE GÖMENLER HESAP VERMELİ

İLHAN: 20 TRİLYONU KENT MÜZESİNE GÖMENLER HESAP VERMELİ

2018 yılında dönemin Vali ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Murat Zorluoğlu tarafından yapılması planlanan ancak sonu hüsranla biten Kent Müzesi Projesine 20 trilyon harcandığını söyleyen Saadet Partisi Van İl Başkanı Özay İlhan, 'Murat Zorluoğlu, görevde bulunduğu süre içerisinde her gün bir şov peşindeydi. Şovların neticesi israf olarak ortaya çıktı. Kent müzesi 20 trilyon harcanarak bitmemiş bir şekilde duruyor. Bu kentte hak hukuk gasp edildi. 20 trilyonu Kent Müzesine gömenler, Van'ımıza zarar verenler hesap vermelidir' dedi.

Burhan Ergin

Saadet Partisi Van İl Başkanı Özay İlhan gazetemize açıklamalarda bulunarak, “Türkiye’nin sorun ve çözümleri Saadet Partisi'ndedir. Ortada bir rahatsızlık, hastalık vardır. Teşhisi Saadet Partisi olarak koyduk. Tedavide yapılacaktır. Toplumun tüm kesimlerinin mağduriyetleri, problemleri partimizle çözülecektir” diye konuştu.

“İlimizde birçok esnaf kepenk kapatmak zorunda kaldı”

Tüm dünyayı kasıp kavuran koronavirüs salgını tedbirleri nedeniyle birçok esnafın dükkanını kapatmak zorunda kaldığını belirten Başkan İlhan, “Koronavirüs salgınının ülkemizde görülmesiyle birlikte sosyal hayatımız durma noktasına geldi. Siyaset de bundan ciddi manada etkilendi. Yasakların azalmasıyla yeniden siyaset hızlanmaya başladı. Ülkede ciddi bir tedirginlik, ciddi bir salgın korkusu vardı. Bu nedenle kalabalıklardan uzak durulması konusunda sürekli uyarılar yapılıyordu. Ama şuan geldiğimiz noktada hem salgının yavaşlaması hem aşılamanın artmasıyla yeniden siyaset ülkemizde, bölgemizde ve ilimizde hızlandı. Koronavirüs tedbirleriyle ülkemizde çok ciddi anlamda ekonomik kriz mevcuttur. Bu sıkıntı katlandı, bazı sektörler bu durumdan avantaj elde ederken ki bunu şu şekilde izah etmek istiyorum. Büyük zincir marketler, büyük gıda toptancıları veya büyük gıda üreticileri bundan karlı çıktı ama küçük esnaf, cafe, restaurant, kahvehane gibi işletmeler neredeyse tamamen kapanma noktasına geldi. Ülkemizde, bölgemizde ve ilimizde birçok esnaf kepenk kapatmak zorunda kaldı. Binlerce insan bu tedbirler nedeniyle işsiz kaldı. Malum bütün çalışanlar sigortalı değil. Sigortasız olanlar direk işsiz kaldı. Sigortalı olan çalışanlarda kısa çalışma ödeneğinden yararlandırıldı. Fakat sonuç itibariyle işletme sahipleri dükkanları kapalıyken kira, vergi, sigorta primlerini ödemek zorunda kaldı. Bu da birçok esnafın batmasına neden oldu” diye konuştu.

“Söylemlerimiz dikkate alınıyor”

Saadet Partisi olarak Van’ın sorunlarını her platformda dile getirerek dikkate alındıklarını belirten İlhan, “Parti olarak her hafta ilimizin ve esnaflarımızın sorunlarını gündeme getiriyoruz. Söylediklerimiz elbette ki dikkate alınıyor. Van ciddi bir şekilde üzerinde durulup, konuşulması gereken bir ildir. Bu şehrin sorunlarına çözüm üretip katkı sunan bir partiyiz. Derdimiz bağcıyı dövmek değil derdimiz üzüm yemektir. Geçmişte çürümeye terkedilmiş bir tekstil kent vardı. Defalarca gündeme getirmemizle birlikte tekstil kent her ne kadar çalışanlar çok düşük ücretle köle gibi çalıştırılsa da, ilimizde hizmet veriyor. Sonuçta orada birçok insan çalışır duruma geldi. Bunun yanında Van’ın İskele Caddesinin çift şerit olması konusunda parti olarak ısrarla dile getirdik akabinde farklı siyasiler ve sivil toplum örgütleri de bunu dile getirdi. Bugün İskele Caddesi canlı bir hale geldi. Elbette ki üzerinde çok durduğumuz çevre yolunun ürettiği mağdurlar, 18. maddeyle ilgili sıkıntıları gündeme getiriyoruz. Ama şuan çevre yolunda çalışmaların devam ettiği söyleniyor. Fakat çevre yolu mağdurlar ordusu üretiyor. Bununda çözülmesi için elimizden gelen gayreti sarf ediyoruz” dedi.

“Elbette ki sorunları dile getirmeye devam edeceğiz”

Van’ın bütün sorunlarını dile getirmeye devam edeceklerini söyleyen İlhan, “Van’ın en büyük sorunu işsizlik, ülkemizdeki ekonomik krizin her geçen gün artmasıyla birlikte insanlar mağdur oluyor. İşsizler ordusunun oluşmasının en büyük nedeni şehrimizde üretim noktasında çok ciddi bir sıkıntı var.  Geçmişteki tarımsal, hayvansal üretim bugün yok. Zaten bizim turizm ve hayvancılık olmak üzere iki ana gelir kaynağımız var. Turizm noktasında 15 aydır sınır kapısının kapalı olması nedeniyle artan işsizlik var. Bunun yanında kentimizin bir sanayi kenti olmaması, fabrikaların olmamasından kaynaklanıyor. Hal böyle olunca ilimizde işsizlik katlanıyor. Bu işsizlerin bir kısmı inşaatlarda çalışmak için batıya göç etmek zorunda kalıyor. Ne yazık ki bu inşaatlarda da her yıl 50’ye yakın veya daha fazla kardeşimiz inşaattan düşüp hayatını kaybettiği bir kent konumundayız. Bunun yanında kaçakçılık kabul edelim veya etmeyelim bir geçim kapısıydı. Kaçakçılıkta da ne yazık ki sınırda geçerken farklı sebeplerden ölen kardeşlerimiz oldu. Bu da ilimizin çok önemli bir problemidir. Türkiye’de göç anlamında uluslararası mültecilerin en çok, en yoğun geçtiği il Van’dır. Yıllık ortalama 500 binin üzerindedir. Bu da günlük bin 500 kişiye tekabül ediyor. Bu şehrin göçmek problemi vardır. Göçmenleri getiren minibüsün tıka basa doldurulması ve trafik kazasında kimlikleri bile tespit edilemeyerek sahipsizler mezarlığına gömülen insanların olduğu bir kent konumundayız. Nereden tutarsak elimizde kalan bir şehir, elbette bunun yanında şehrin iyi bir şeyini saymak istiyorum ama inanın arıyorum çok zor buluyorum. Defterdarlık binasının her halde Türkiye’de 8. yılda inşaatı tamamlanamaması, çevresine atanan bekçisinin maaşını emin olun inşaata harcasaydık bugün o bina biterdi. Türkiye’de 81 ili dolaşsak orijinal bir otogarı, orijinal bir stadyumu olan tek kentiz. Biz bunları defalarca kez dile getirdik. Elbette ki dile getirmeye devam edeceğiz. Çünkü bu memleketin sorunu bizim sorunumuzdur” şekline konuştu.

“Arıtma tesisinin yeri doğru mu?”

Dünyanın ikinci büyük sodalı ve Türkiye’nin en büyük gölü olan, sahilleriyle görenleri kendine hayran bırakan Van Gölü kirliliğini önlemek için hayata geçirilen İleri Biyolojik Arıtma Tesisine değinen İlhan “Van’ın ayrıca her geçen gün nüfusunun artması, bölgedeki çekim merkezi olmasıyla birlikte dar bir alana hapsedilmiş şehrin ciddi bir trafik sorunu yaşanmaktadır. Trafik sorununun üzerine de belediyelerin merkezi mahallelerde, merkezi noktalarda, ana arterlerde yılda bir yaptığı sözde prestij cadde uygulamaları veya kaldırım değişiklikleri de yaşanan trafik sorununun üzerine ayır bir yük getirmektedir. Aslında bu şehrin topyekün ele alınıp baştan sona imar edilmesi gerekiyor. Aynı yerde birine 3, birine 5, bir diğerine 7 kat verilen problemli bir imarımız var. İmarın tamamlanamamasından kaynaklanan sıkıntılarımız var. İmarın doğru dürüst merkezden yapılmamasıyla bireysel anlamda adamı olanın gidip belediyede istediği yolu kaydırıp çektirmesi, parkını kaydırması gibi oluşan ciddi sıkıntılar var. Dünyanın en güzel gölü Van’da var ama ne yazık ki gölümüz her geçen gün kirlenmeye terk ediliyor. Hali hazırda arıtma tesisinin faaliyete geçtiği söylendi fakat bu tesisler ihtiyaca ne kadar cevap veriyor? Arıtma tesisinin yeri doğru mu? Saadet Partisi olarak daha önce Gevaş, Gürpınar yol ayrımının olduğu noktada tüm ilin arıtmasına hitap edecek bir arıtma tesisinin kurulması gerektiğini defalarca dile getirdik. Fakat burada yapılan yanlış hataların getirdiği sıkıntılar söz konusudur” şeklinde konuştu.

“Şehrimizi topyekün ele almak gerekir”

Van’ın baştan sona ele alınması gerektiğini söyleyen İlhan, “Van hali hazırda son yıllarda sınır ticaretinden beri olması, turizm gelirinin düşmesi, tarım ve hayvancılığın bitmesi, nüfusun artması ve işsizler ordusunun çoğalmasıyla estetik anlamda da yapıların sıkıntılı olması, kişilerin ruhsatı bir şekilde belediyede halledip imar yapmasıyla hakikaten Van büyüyen bir köy konumundadır. Bu nedenle biz şehircilik anlamında da, işsizliğin önlenmesi anlamında da caddeleriyle, sokaklarıyla örnek bir şehir olması adına ve bu kentte yaşayanların nefes alacağı yeşil alanların olması için kentin topyekün ele alınması gerektiğine inanan, bu anlamda hazır olan bir partiyiz. Gücümüz yettiğince bunları söylemeye devam edeceğiz. Sorunu söyleyip çözüm önerimizi de sunacağız. Kentimizde bu tür sorun ve sıkıntıların üstesinden geleceğimize inanıyorum” dedi.

“Van’ımıza zarar verenler hesap vermelidir”

Tarihi Endüstri Meslek Lisesi binasında hayata geçirilmesi planlanan ancak sonu hüsranla biten Kent Müzesine 20 trilyon harcayanların hesap vermesi gerektiğini söyleyen İlhan, “Murat Zorluoğlu bir yıldan fazla ilimizde valilik ve belediye başkan vekilliği yaptı. Adeta şehirle alay edercesine valilik ve belediye başkan vekilliği görevini yürüttü. Kent meydanı yapıyoruz diye manşet attırdı ama gelin görün ki ortada yıktırılan bir belediye binası, müze binası, bunun dışında hiçbir şey yok. Tarihi müze binamız yıktırıldı. Vatandaşların son anda tepkisi sayesinde Merkez Bankası, Şehir Parkı yıktırılmaktan kurtuldu. Kendisi burada her gün bir şov peşindeydi. Şovların neticesi israf olarak ortaya çıktı. Kendi döneminde bu kentte belediye binamız, müzemiz yıktırıldı. Yerine hiçbirşey yapılmadı. Kent müzesi de 20 trilyon harcanarak bitmemiş bir şekilde duruyor. Bu kentte hak hukuk gasp edildi. 20 trilyonu Kent Müzesine gömenler, Van’ımıza zarar verenler hesap vermelidir” ifadelerini kullandı.

“Oğuzhan bey tavsiye niteliğinde bir açıklama yapmıştır”

Saadet Partisi'nde Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk'ün, parti yönetimini eleştirerek, kongre çağrısı yapmasını değerlendiren İlhan, “Oğuzhan Asiltürk 53 maddelik twitle kurultay çağrısı yaptı. Aslında Oğuzhan bey daha önce bu metni açıklamıştı. Bildiğiniz üzere siyasi partilerde en az iki yıl, en fazla üç yıl olağan kongreler yapılır. Partimiz de yakın zamanda kongre sürecine girecek. Girdiğinde ülkenin tüm sorun ve sıkıntılarına çözüm üreten, sahaya hakim, tüm toplumun kesimiyle bir arada olacak yönetimin oluşturulması gerektiği konusunda tavsiyede bulunmuştur. Oğuzhan bey Yüksek İstişare Kurulu Başkanımızdır. Şahsi tavsiyesidir. Bu ne Yüksek İstişare Kurulunun kararıdır. Ayrıca partimizin kongre kararını da idare kurulumuz alır. Bu nedenle Oğuzhan bey tavsiye niteliğinde bir açıklama yapmıştır. Bundan farklı anlamlar çıkarmak hatadır. Özellikle iktidara yakın kesimler Saadet Partisi filan partiyle ittifak yapacak gibi algı oluşturuyor. Böyle bir şey söz konusu değildir. Saadet Partisinin tek ittifakı milletimizle olan geçim ittifakıdır. Biz istiyoruz ki vatandaşlarımızın evinde huzur olsun. Tenceresinde yemeği olsun. Tencerelerimizde dert pişmesin. Evlerimize gittiğimizde aile reisleri çocuklarının yüzüne bakar konumda olsun. Çocuğunun ihtiyacı olan pantolonu, gömleği, meyveyi alıp evine gidebilsin. Çocuklarını borçlarıyla, harçlarıyla meşgul etmesin isteyen bir geçim ittifakımız var. Seçim günü geldiğinde de ittifak oturulup konuşulur. Milletimizin menfaatine uygun hareket ederiz. Vansesi Gazetesine bize bu imkanı sunduğu için çok teşekkür ederim. Vansesi Gazetesi aracılığıyla bir mesaj daha vermek istiyorum. Van’ın da, bölgemizin de, Türkiye’nin de sorun ve çözümleri Saadet Partisindedir. Ortada bir rahatsızlık, hastalık vardır. Teşhisi Saadet Partisi olarak koyduk. Tedavide yapılacaktır. Toplum tüm kesimlerinin mağduriyetleri, problemleri partimizle çözülecektir” şeklinde sözlerini bitirdi.

Vansesi Özel Haber

Bakmadan Geçme