Köşe Yazıları Haber Girişi: 26.08.2021 - 15:30, Güncelleme: 26.08.2021 - 15:30

HATIR ile VEFA

 

HATIR ile VEFA

Bahri Yıldızbaş yazdı...
Annemizin rahatsızlığı üzerine, apar topar geldiğimiz Van’da, dört gün yoğun bakımda yatan AnneMİZ vefat etti. Abilerim, ablalarım, kardeşlerim, aile büyüklerimiz, akrabalarımız ve dostlarımızla birlikte taziyemizde üç gün oturduk. Öylesine yoğun üç gün oldu Kİ. Taziyemize gelen, dünyanın ve ülkemizin dört bir yanından telefonla arayan ve sosyal medya kanalları yolu ile taziye dileklerinde bulunanlara teşekkür etmek az kalır. Dostluk, arkadaşlık, hemşehrilik, ahbaplık ve tanıdıklar böyle günlerde çok önemlidir. Aile ve akrabalık ise, özellikle acı günlerde daha çok önemlidir. Çok büyük tempo ister, Van’da yaşamak. Van’da yaşamak sadece bakıp geçmek, görmek için bakmak veya anladım demek değildir çünkü. Van’da yaşamak, Van'da olmak, Van'daki Van'ı tanımak, Van’lı olmak farklılığın doğuşudur çünkü. Vani Mehmet Efendidir, Osnanlının, Selçuklunun, Melikşah'ın, Semiramis’in, Urartu’nun, gönlünden vurularak ölen yiğit çobanın kültürlerinin, değerlerinin, geleneklerinin, gölün sevgisinin, tüm inançların, dillerin, dinlerin, kültürlerin ve medeniyetlerin saygı şehridir Van. Şehri Vandır, Tuşbadır, Urartudur, vefadır, ahdı cefadır Van. Sınırlardaki, Türkiye kahramanıdır Van. Savaşlarda silahsız olsa bile düşmanı Anadolu'ya sokmayan bir şehirdir, o şehrin yüreklileriyle bir efsanedir tarihinde. Lekesiz tertemiz bir yuvadır şehri Van. Kazım Karabekir'iyle birlikte, Kocaman Rus Ordu'larına kafa tutmuştur, İnci Van. Hayyam diyor ya: Ki m için bu yerler gökler? Bizim için. Biz görüş cevheriyiz akıl gözünün Evren bir yüzük gibiyse çepeçevre İnsan, taşında bir nakış o yüzüğün. Hayyam Karşılıksız sever ülkesini, insanını ve tanıdığını. Ne para bekler kahvehanesinde yudumlarken kıtlama çayını, ne parası olmayana sorar “niye yok” diye. Bırakır çayını sehpasına, “afiyet olsun babam” der gider ocağının başına. Birde çabuk patlar, hemen küser, çabuk barışır, kin tutmaz. Uzaktan daha çok sever, yakınlaştıkça sevgiye biraz dedi, azda kodu katar Van’lı. Bu güzelim şehrin adını, farklı algılarla topluma empoze etmek isteyen; bazı görsel, sosyal ve yazılı medyanın ne kadar acımasız olduğunu tüm Türkiye'ye buradan ilan etmek istiyorum. 180 km uzakta, İran sınırındaki olaylardan Van’da yaşayanların haberi bile olmaz iken, “Van’da, Van’da, Van’da büyük olaylar, seller, yollar, fırtınalar, mülteciler” diye çığırtkanlık yaparak manşet atanların amacı, sadece para kazanmak DEĞİL. Kargaşa ve korku yaratmaktır. Van, Şark ile Garp arasındaki köprü ve koruma merkezidir. Van’ın sınırlarındaki olaylar veya gelişmeler, Türkiye’nin ortak sorunlarıdır. Van bir kültür, sanat, dostluk ve inançlara tahammül şehridir. Vanlı Türkiye ve ülke sevdalısıdır. Van’da hayat güzel, yaşamak ayrıcalıktır. Sokaklar ve caddeler efkar-ı şandır. Hayat, sabahlara kadar normaldir. Van’da acılar ve mutluluklar paylaşılır. Cenazeler ve düğünler çok kalabalık olur. Anadolu’ya medeniyet ve ticaret Van’dan başlatılmıştır. Selçuklu, Van Gölü’ne inmiş, kültür ve medeniyetin kapılarını Anadolu’ya açmıştır. İpek yolu Van’dan geçmiş ve Asya ticaretini Anadolu ile tanıştırmıştır. Van’lı, acıyı, hüznü, mutluluğu, huzuru, saygıyı, paylaşmayı, sevgiyi, hatırı ve insanlığı bilir. Hayyam öyle güzel tamamlıyor Kİ… Yüce varlık bize bir beden verince Sevmesini öğretti her şeyden önce Sonra şu delik deşik yüreğimize Mana incileri sakladı binlerce. Bizleri yalnız bırakmayan, aradan on gün geçmesine rağmen hala yanımızda olan, arayan, soran, yazan ve davet eden, Türkiye’deki, dünyadaki ve Van’daki herkese teşekkürlerimi ve minnet duygularımı iletiyorum.
Bahri Yıldızbaş yazdı...

Annemizin rahatsızlığı üzerine, apar topar geldiğimiz Van’da, dört gün yoğun bakımda yatan AnneMİZ vefat etti. Abilerim, ablalarım, kardeşlerim, aile büyüklerimiz, akrabalarımız ve dostlarımızla birlikte taziyemizde üç gün oturduk. Öylesine yoğun üç gün oldu Kİ. Taziyemize gelen, dünyanın ve ülkemizin dört bir yanından telefonla arayan ve sosyal medya kanalları yolu ile taziye dileklerinde bulunanlara teşekkür etmek az kalır. Dostluk, arkadaşlık, hemşehrilik, ahbaplık ve tanıdıklar böyle günlerde çok önemlidir. Aile ve akrabalık ise, özellikle acı günlerde daha çok önemlidir.

Çok büyük tempo ister, Van’da yaşamak. Van’da yaşamak sadece bakıp geçmek, görmek için bakmak veya anladım demek değildir çünkü.

Van’da yaşamak, Van'da olmak, Van'daki Van'ı tanımak, Van’lı olmak farklılığın doğuşudur çünkü. Vani Mehmet Efendidir, Osnanlının, Selçuklunun, Melikşah'ın, Semiramis’in, Urartu’nun, gönlünden vurularak ölen yiğit çobanın kültürlerinin, değerlerinin, geleneklerinin, gölün sevgisinin, tüm inançların, dillerin, dinlerin, kültürlerin ve medeniyetlerin saygı şehridir Van. Şehri Vandır, Tuşbadır, Urartudur, vefadır, ahdı cefadır Van.

Sınırlardaki, Türkiye kahramanıdır Van. Savaşlarda silahsız olsa bile düşmanı Anadolu'ya sokmayan bir şehirdir, o şehrin yüreklileriyle bir efsanedir tarihinde. Lekesiz tertemiz bir yuvadır şehri Van. Kazım Karabekir'iyle birlikte, Kocaman Rus Ordu'larına kafa tutmuştur, İnci Van. Hayyam diyor ya:

Ki m için bu yerler gökler? Bizim için.

Biz görüş cevheriyiz akıl gözünün

Evren bir yüzük gibiyse çepeçevre

İnsan, taşında bir nakış o yüzüğün. Hayyam

Karşılıksız sever ülkesini, insanını ve tanıdığını. Ne para bekler kahvehanesinde yudumlarken kıtlama çayını, ne parası olmayana sorar “niye yok” diye. Bırakır çayını sehpasına, “afiyet olsun babam” der gider ocağının başına. Birde çabuk patlar, hemen küser, çabuk barışır, kin tutmaz. Uzaktan daha çok sever, yakınlaştıkça sevgiye biraz dedi, azda kodu katar Van’lı.

Bu güzelim şehrin adını, farklı algılarla topluma empoze etmek isteyen; bazı görsel, sosyal ve yazılı medyanın ne kadar acımasız olduğunu tüm Türkiye'ye buradan ilan etmek istiyorum. 180 km uzakta, İran sınırındaki olaylardan Van’da yaşayanların haberi bile olmaz iken, “Van’da, Van’da, Van’da büyük olaylar, seller, yollar, fırtınalar, mülteciler” diye çığırtkanlık yaparak manşet atanların amacı, sadece para kazanmak DEĞİL. Kargaşa ve korku yaratmaktır. Van, Şark ile Garp arasındaki köprü ve koruma merkezidir. Van’ın sınırlarındaki olaylar veya gelişmeler, Türkiye’nin ortak sorunlarıdır.

Van bir kültür, sanat, dostluk ve inançlara tahammül şehridir. Vanlı Türkiye ve ülke sevdalısıdır. Van’da hayat güzel, yaşamak ayrıcalıktır. Sokaklar ve caddeler efkar-ı şandır. Hayat, sabahlara kadar normaldir.

Van’da acılar ve mutluluklar paylaşılır. Cenazeler ve düğünler çok kalabalık olur. Anadolu’ya medeniyet ve ticaret Van’dan başlatılmıştır. Selçuklu, Van Gölü’ne inmiş, kültür ve medeniyetin kapılarını Anadolu’ya açmıştır. İpek yolu Van’dan geçmiş ve Asya ticaretini Anadolu ile tanıştırmıştır. Van’lı, acıyı, hüznü, mutluluğu, huzuru, saygıyı, paylaşmayı, sevgiyi, hatırı ve insanlığı bilir. Hayyam öyle güzel tamamlıyor Kİ…

Yüce varlık bize bir beden verince

Sevmesini öğretti her şeyden önce

Sonra şu delik deşik yüreğimize

Mana incileri sakladı binlerce.

Bizleri yalnız bırakmayan, aradan on gün geçmesine rağmen hala yanımızda olan, arayan, soran, yazan ve davet eden, Türkiye’deki, dünyadaki ve Van’daki herkese teşekkürlerimi ve minnet duygularımı iletiyorum.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.