Köşe Yazıları Haber Girişi: 10.05.2021 - 00:54, Güncelleme: 10.05.2021 - 00:54

HAFIZIN SESİ GÜZEL Mİ?

 

HAFIZIN SESİ GÜZEL Mİ?

Akıl sahibi her insanın sorumluluk bilincinde bir birey olduğunun emaresi düşünce yetisini kullanmasıyla ortaya çıkar.
Kuran-ı Kerim'in Tekvir suresinin 26. Ayeti kerimesinde Yüce Allah: "Fe eyne tezhebun" diyerek hal böyleyken nereye gidiyorsunuz? ( Bu gidiş nereye?) diye kullarına sormaktadır. Akıl sahibi düşünen bir varlık olan insanoğlu, vicdani muhasebesinde sürekli bu soruyu kendine sorup yanlışlarından arınması gerektiğinin bilincinde olmalıdır. Günümüzde bu ve benzeri sorular insanlar tarafından vicdanlara sorulmadığından; adaletsizlikler, hak ve hukuk ihlalleri, ve benzeri bir sürü yanlışlar hiç de azımsanmayacak düzeyde artmış olup, "bu gidiş nereye?" soruları havada kalmıştır maalesef... Hak, hukuk, adalet gibi terimleri sıklıkla kullanmamın nedeni ihtiyaçtan kaynaklanmaktadır. İnsan neye ihtiyaç duyarsa onu ister. Fakat günümüz dünyasında bu ihtiyaçlardan ziyade, midenin ihtiyacı ön planda tutulduğu için işkembeyi doldurmak, iradesini kullanmayanlar için her şeyden daha önceliklidir. Onlara göre helal haram, ya da besin degerinin bir önemi yok, yeterki boşluk dolsun. O yüzden bu tip insanlar inandıkları değerler için de böyle davranırlar. Tanrı'dan ne gelmiş, Tanrı neyi emretmiş, bunları öğrenmek yerine, o emirleri güzel okuyanın ruhu okşaması yeterli olabiliyor. Dr. Ali Şeriati,  Kuran'ın okunması ve anlaşılması hakkında yıllar evvel şöyle tespitler yapmış: "Okuyan okuduğunu anlamıyor. Dinleyen dinlediğini anlamıyor. Eee geriye ne kalıyor? Hafızın sesi güzel mi?" Maalesef, Ali Şeriati'nin dediği gibi bir güzel okuyoruz, okunduğunda bir güzel dinliyoruz, hele güzel tilavetle okunuyorsa mest olup, tadından yenmez diyoruz. Gel gelelim asıl önem arzeden hususa.. Burada Ali Şeriati tespitine bir katkı da ben yapmış olayım. "Peki anlayanlar da anladığını uyguluyor mu? İşte bütün mesele bu... İp tam da bu noktada kopuyor maalesef. Okuduğumuzu anlasak da hayatımıza ne kadarını uyguluyoruz? Akıl sahibi insanlar olarak düşünmemiz gereken kısım bu. Anlamını bilmeden dinlenen Kuran-ı Kerim'den lezzet alabilmemiz için okuyanın yani hafızın sesinin güzel olması yetiyor, gerisini anlamasakta olur derseniz eğer; Yüce Yaratıcının öyle demediğini bilmeniz gerekiyor. Akletmez misiniz? Diye soruyor Allah. Akıl sahibi her insanı sorumlu tutuyor. Eğer ki gönderdiği kitabı mukaddesten sorumlu olmasaydık, sadece şunu sorabilirdik. Hafızın sesi güzel mi? Rabbim Kur'an-ı Hakimi okuyup anlayan ve anladığını hayatına uygulayan kullarından eylesin inşallah.
Akıl sahibi her insanın sorumluluk bilincinde bir birey olduğunun emaresi düşünce yetisini kullanmasıyla ortaya çıkar.

Kuran-ı Kerim'in Tekvir suresinin 26. Ayeti kerimesinde Yüce Allah: "Fe eyne tezhebun" diyerek hal böyleyken nereye gidiyorsunuz? ( Bu gidiş nereye?) diye kullarına sormaktadır.

Akıl sahibi düşünen bir varlık olan insanoğlu, vicdani muhasebesinde sürekli bu soruyu kendine sorup yanlışlarından arınması gerektiğinin bilincinde olmalıdır.

Günümüzde bu ve benzeri sorular insanlar tarafından vicdanlara sorulmadığından; adaletsizlikler, hak ve hukuk ihlalleri, ve benzeri bir sürü yanlışlar hiç de azımsanmayacak düzeyde artmış olup, "bu gidiş nereye?" soruları havada kalmıştır maalesef...

Hak, hukuk, adalet gibi terimleri sıklıkla kullanmamın nedeni ihtiyaçtan kaynaklanmaktadır. İnsan neye ihtiyaç duyarsa onu ister.

Fakat günümüz dünyasında bu ihtiyaçlardan ziyade, midenin ihtiyacı ön planda tutulduğu için işkembeyi doldurmak, iradesini kullanmayanlar için her şeyden daha önceliklidir.

Onlara göre helal haram, ya da besin degerinin bir önemi yok, yeterki boşluk dolsun. O yüzden bu tip insanlar inandıkları değerler için de böyle davranırlar.

Tanrı'dan ne gelmiş, Tanrı neyi emretmiş, bunları öğrenmek yerine, o emirleri güzel okuyanın ruhu okşaması yeterli olabiliyor.

Dr. Ali Şeriati,  Kuran'ın okunması ve anlaşılması hakkında yıllar evvel şöyle tespitler yapmış:

"Okuyan okuduğunu anlamıyor.

Dinleyen dinlediğini anlamıyor.

Eee geriye ne kalıyor?

Hafızın sesi güzel mi?"

Maalesef, Ali Şeriati'nin dediği gibi bir güzel okuyoruz, okunduğunda bir güzel dinliyoruz, hele güzel tilavetle okunuyorsa mest olup, tadından yenmez diyoruz.

Gel gelelim asıl önem arzeden hususa.. Burada Ali Şeriati tespitine bir katkı da ben yapmış olayım.

"Peki anlayanlar da anladığını uyguluyor mu?

İşte bütün mesele bu...

İp tam da bu noktada kopuyor maalesef. Okuduğumuzu anlasak da hayatımıza ne kadarını uyguluyoruz?

Akıl sahibi insanlar olarak düşünmemiz gereken kısım bu.

Anlamını bilmeden dinlenen Kuran-ı Kerim'den lezzet alabilmemiz için okuyanın yani hafızın sesinin güzel olması yetiyor, gerisini anlamasakta olur derseniz eğer;

Yüce Yaratıcının öyle demediğini bilmeniz gerekiyor.

Akletmez misiniz? Diye soruyor Allah.

Akıl sahibi her insanı sorumlu tutuyor.

Eğer ki gönderdiği kitabı mukaddesten sorumlu olmasaydık, sadece şunu sorabilirdik.

Hafızın sesi güzel mi?

Rabbim Kur'an-ı Hakimi okuyup anlayan ve anladığını hayatına uygulayan kullarından eylesin inşallah.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.