Köşe Yazıları (İHA) - İhlas Haber Ajansı | Haber Girişi: 26.06.2013 - 10:25, Güncelleme: 15.10.2020 - 08:18

Gençlik Nereye Gidiyor?

 

Gençlik Nereye Gidiyor?

İnsanoğlunun yaşam evresinin en dinamik ve en verimli yıllarıdır "Gençlik Yılları". Bu dönemde kan, damarlardan daha bir hızlı akar. Gençlik ateşiyle kavrulur ruh ve beden. Arzular bambaşkadır bu yıllarda. Akıl yerini hislere bırakmıştır. Aklın tahtına oturan hissiyat kimi zaman yanlış şeyler yaptırır insana. Çoğu zaman bir uyaran çıkıncaya kadar onca yanlış işin farkına varmaz bile genç insan. Peki, kim olmalıdır bu uyaran? Aile mi? Sanmam. Çünkü çevremde gördüğüm kadarıyla çoğu gencin ailesiyle ilişkilerinde çok büyük sıkıntıları var. Oğluyla iki kelam edemeyen bir baba nasıl olur da oturup çocuğunu uyarabilir. Ve ya kızının arkadaşlarını tanımayan bir anne nasıl olur da hangisiyle arkadaşlık yapıp hangisiyle yapmayacağını söyleyebilir. Hem diyelim ki ailesiyle ilişkileri gayet güzel. Bu sefer de araya takip sorunu giriyor. Şu an bir genç, ailesinin haberi olmadan ne isterse yapar eder. Ailenin ruhu bile duymaz. Peki kim olmalı bu uyarıcı? Tabi ki arkadaş. Bir genç gününün büyük bir bölümünü arkadaşlarıyla geçirir. Eğer seçtiği arkadaşlar düzgün arkadaşlarsa kendileri gibi düzgün ortamlarda takılır düzgün işler yaparlar. Bırakın hislerine yenik düşmeyi belki hislerini köreltebilirler bile o arkadaşlarla. Eğer seçtiği arkadaşlar düzgün arkadaşlar değilse kendileri gibi ortamlara takılır ve kendileri gibi boş işlerle uğraşırlar. Böylece hislerini canavarlaştırarak hayvan hükmünü alırlar. Zaten ben karşısındakine bir faydası olmayan, üstüne zararı dokunan kimseye arkadaş demem.  Bir insanın kardeşi mecburi arkadaşıdır fakat arkadaşı seçilmiş kardeşidir. Ve o seçilen kardeş bizleri maddi ve manevi her türlü tehlikelerden uzak tutarak muhafaza edebilmeli, iyi ve kötü günlerimizde yanımızda olmalıdır. Ayrıca bizler de seçilmiş kardeş sıfatıyla arkadaşlarımızı her türlü kötülükten uzak tutmalı, iyi ve kötü günlerinde onlarla birlikte olarak onlara destek olmalıyız. Atalarımızın söylediği "Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim" sözü aslında arkadaş seçiminde ne kadar hassas olmamız gerektiğini bizlere bir kez daha hatırlatıyor. Seçilmiş kardeş sıfatını hakedenlere vererek bu sıfata layık olabilme temennisiyle…Hoşçakalın.vanhaber, van, haber, van haber gençlik nereye gidiyor, gençlik yılları, murat dikici
İnsanoğlunun yaşam evresinin en dinamik ve en verimli yıllarıdır "Gençlik Yılları". Bu dönemde kan, damarlardan daha bir hızlı akar. Gençlik ateşiyle kavrulur ruh ve beden. Arzular bambaşkadır bu yıllarda. Akıl yerini hislere bırakmıştır. Aklın tahtına oturan hissiyat kimi zaman yanlış şeyler yaptırır insana. Çoğu zaman bir uyaran çıkıncaya kadar onca yanlış işin farkına varmaz bile genç insan. Peki, kim olmalıdır bu uyaran? Aile mi? Sanmam. Çünkü çevremde gördüğüm kadarıyla çoğu gencin ailesiyle ilişkilerinde çok büyük sıkıntıları var. Oğluyla iki kelam edemeyen bir baba nasıl olur da oturup çocuğunu uyarabilir. Ve ya kızının arkadaşlarını tanımayan bir anne nasıl olur da hangisiyle arkadaşlık yapıp hangisiyle yapmayacağını söyleyebilir. Hem diyelim ki ailesiyle ilişkileri gayet güzel. Bu sefer de araya takip sorunu giriyor. Şu an bir genç, ailesinin haberi olmadan ne isterse yapar eder. Ailenin ruhu bile duymaz. Peki kim olmalı bu uyarıcı? Tabi ki arkadaş. Bir genç gününün büyük bir bölümünü arkadaşlarıyla geçirir. Eğer seçtiği arkadaşlar düzgün arkadaşlarsa kendileri gibi düzgün ortamlarda takılır düzgün işler yaparlar. Bırakın hislerine yenik düşmeyi belki hislerini köreltebilirler bile o arkadaşlarla. Eğer seçtiği arkadaşlar düzgün arkadaşlar değilse kendileri gibi ortamlara takılır ve kendileri gibi boş işlerle uğraşırlar. Böylece hislerini canavarlaştırarak hayvan hükmünü alırlar. Zaten ben karşısındakine bir faydası olmayan, üstüne zararı dokunan kimseye arkadaş demem.  Bir insanın kardeşi mecburi arkadaşıdır fakat arkadaşı seçilmiş kardeşidir. Ve o seçilen kardeş bizleri maddi ve manevi her türlü tehlikelerden uzak tutarak muhafaza edebilmeli, iyi ve kötü günlerimizde yanımızda olmalıdır. Ayrıca bizler de seçilmiş kardeş sıfatıyla arkadaşlarımızı her türlü kötülükten uzak tutmalı, iyi ve kötü günlerinde onlarla birlikte olarak onlara destek olmalıyız. Atalarımızın söylediği "Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim" sözü aslında arkadaş seçiminde ne kadar hassas olmamız gerektiğini bizlere bir kez daha hatırlatıyor. Seçilmiş kardeş sıfatını hakedenlere vererek bu sıfata layık olabilme temennisiyle…
Hoşçakalın.
vanhaber, van, haber, van haber
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.