DÜNYA HAYATI GEÇİCİDİR

Van Emekli Müftüsü Nimetullah Arvas yazdı...

Madde mutlak varlık değildir. Sonradan yaratılmıştır ve zamanı gelince yok olacaktır. ‘’Ölümü ve hayatı yaratan O’dur.’’ (Mülk 2)  Dünya hayatı geçici, ahiret hayatı ise ebedidir. Bizler topraktan yaratılmışız.  ‘’(Ey insanlar!) Sizi topraktan yarattık, (ölümünüzle) sizi oraya döndüreceğiz ve sizi bir kere daha oradan çıkaracağız.’’ (Ta-Ha 55) Bu ayeti kerimeyi daha genişçe Hac suresi 5-7 ayetleri izah etmektedir.  ‘’Ey insanlar! Ölümden sonra diriliş konusunda herhangi bir şüphe içindeyseniz (düşünün ki) hiç şüphesiz biz sizi topraktan, sonra az bir sudan (meniden), sonra bir “alaka”dan, sonra da yaratılışı belli belirsiz bir “mudga”dan yarattık ki size (kudretimizi) apaçık anlatalım. Dilediğimizi belli bir süreye kadar rahimlerde durduruyoruz. Sonra sizi bir çocuk olarak çıkarıyor, sonra da (akıl, temyiz ve kuvvette) tam gücünüze ulaşmanız için (sizi kemale erdiriyoruz.) İçinizden ölenler olur. Yine içinizden bir kısmı da ömrün en düşkün çağına ulaştırılır ki, bilirken hiçbir şey bilmez hâle gelsin. Yeryüzünü de ölü, kupkuru görürsün. Biz, onun üzerine yağmur indirdiğimiz zaman kıpırdar, kabarır ve her türden iç açıcı çift çift bitkiler bitirir.Bu böyle. Çünkü Allah, hakkın ta kendisidir. Şüphesiz O, ölüleri diriltir ve O, her şeye hakkıyla kadirdir.Çünkü kıyamet muhakkak gelecektir. Onda hiçbir şüphe yoktur ve şüphesiz Allah, kabirlerdeki kimseleri diriltecektir.’’ (Hac 5-7)

Ayrıca bu ayeti kerimede kurumuş ölü toprağın yeniden hayat bulması örnek olarak verilmiş ki, kurumuş toprağa hayat veren yüce Allah tekrar diriltmeye kadir olduğu, her şeye gücünün yettiğine işaret edilmiştir. İnsanda öldükten sonra ikinci defa yeniden hayat bulacak ve bundan sonra ahiret hayatı başlayacaktır. Çünkü dünya hayatı doğumla başlamakta ölümle bitmektedir. Ahiret hayatı ise öldükten sonra dirilme ile başlayacaktır. Çünkü ölüm yok olmak demek değildir. İkinci bir hayat için başlangıçtır.

Zihinlerinde dünyanın yerküresinden ibaret olduğunu zannedenler yanılgı içerisindedirler. İslam alimleri mütefekkirleri insana, mutlak yaratıcı olan yüce Allah’ı unutturan her şeyin dünya olduğunu söylemişlerdir. İmam Gazali ‘’Seni rabbinden uzaklaştıran her şey senin dünyandır’’ buyurmuştur.

Dünya nimetleri, imkanları yüce Rabbimiz tarafından insana bir ikram, lütuf ve armağan olarak yaratılmıştır. Bu imkan ve vasıtaları amaç değil araç olarak kullanmak gerekmektedir. Yüce Allah mukaddes kitabımız Kur’an’ı Kerim’de “Allah’ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma. Allah’ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap ve yeryüzünde bozgunculuk isteme. Çünkü Allah, bozguncuları sevmez.” (Kasas 77) buyurulmuştur.

Nitekim Kurani bir dua olan ‘’Onlardan, “Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru” diyenler de vardır.’’ (Bakara 201)  ayeti Allah’ın razı olduğu ve beğendiği şekilde dünya hayatımızı güzelleştirmeyi hedef olarak, iyilik ve güzellikle çalışmayı bildirmektedir.

Yüce Rabbimiz dünya hayatını beş kategoride bildirmektedir. ‘’Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda karşılıklı bir övünme, çok mal ve evlat sahibi olma yarışından ibarettir. (Nihayet hepsi yok olur gider). Tıpkı şöyle: Bir yağmur ki, bitirdiği bitki çiftçilerin hoşuna gider. Sonra kurumaya yüz tutar da sen onu sararmış olarak görürsün. Sonra da çer çöp olur. Ahirette ise (dünyadaki amele göre ya) çetin bir azap ve(ya) Allah’ın mağfiret ve rızası vardır. Dünya hayatı, aldanış metaından başka bir şey değildir.’’ (Hadid 20)

Bu ayet aynı zamanda insan ömrünün geçirdiği evrelerden de bizlere haber vermektedir.

Şöyle ki:

Ayette geçen oyun çocukluğu

Eğlence gençliği

Süs yetişkinliği

Övünme olgunluk çağını

Mal ve evlat yarışı ise yaşlılığı işaret etmektedir.

İrfan ehli zatlar ‘’Dünyaya hakim ol, sakın dünya kalbine hakim olmasın. Esas zahitlik dünyayı terk etmek değil,  dünya sevgisini kalpten uzaklaştırmaktır.’’ buyurmuşlardır. Çünkü dünya hayatı fanidir. Ahiret ebedidir. Dünya hayatı geçici bir gölge gibidir ve susuz kimsenin güneşin yansımasıyla kendisine su gibi görünen seraba benzer. Susuz kimse o seraba koşar, yorulur, susuzluğu daha da artar ve sonunda yine suya kavuşamaz. Dünya ve ahiret hayatının dengesini iyi sağlamak gerekir. Hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya, yarın ölecekmiş gibi ahirete çalışmayı dinimiz bize tavsiye etmiştir. Bütün çalışmalarımızda Allahü Teala’nın rızası gözetilirse ‘’terazinin topuzu’’ şaşmaz. 

Merhum Yunus Emre Hazretleri ne güzel buyurmuştur.

Mal sahibi mülk sahibi,

Hani bunun ilk sahibi,

Mal da yalan mülk de yalan,

Var biraz da sen oyalan.

 

Yorumlar 1
Serdar YILMAZ 02 Eylül 2021 11:01

Eski Müftü Dünya Hayatı geçicidir. Malınızı mülkünüzü bize verin mi diyor?

Bakmadan Geçme