() - | Haber Girişi: 14.04.2021 - 15:42, Güncelleme: 14.04.2021 - 16:01

Çağdaş Türkiye’nin Çağdaş Kızları

 

Çağdaş Türkiye’nin Çağdaş Kızları

Yöre baskılarına, törelere başkaldıran kız çocukları gibi onlar da, karlarda zamansız açan, boynu bükük, narin ama güçlü, sabrın ve fedakârlığın simgesi, aşkın, dirilişin, baharın müjdecisi kar çiçekleridir.
Ne kadar narin görünseler de bir o kadar azimli, karlarda çiçek açacak kadar soğuğa dayanaklı çiçeklerdir kardelenler.   İlk kez Türkiye’de 1847 yılında İzmir’in dağlık bir alanında görülmüştür kardelen çiçeği.  Görülen bu ilk çiçeğin, araştırmalar sonucu 10 farklı türde, farklı renklerde, çeşitli coğrafyalarda da yetiştiği öğrenilir.   Her yıl kardelenler açtığında kızlar için hayata geçirilen projeyi anımsanırım.   Narinliğine karşın, karları delip ışığa ulaşmaya çalışan cesareti,  mücadeleci ruhu ve kararlılığı ile su damlası kadar berrak kardelen isimi 2000 yılında Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD)  ve Türkcell tarafından geliştirilen bir projede kız çocuklarının simgesi olmuştur.  Çünkü kardelen ismi, yörede karlı günde doğan beyaz tenli kız çocuklarına ve ÇYDD tarafından desteklenen, tüm zorlukları aşarak eğitim öğretim hayatına başlayan kızlara verilen bir addır.   Çağdaş Türkiye’nin idealist çağdaş kızlarına ÇYDD tarafından kardelen ismi verilmesi ile olumlu bir imaj geliştirilmiş, ilgi çekerek eğitimde büyük bir yol kat edilmesi sağlamıştır. Özellikle kırsaldaki kız çocuklarının eğitim görmesi için başlatılan ve bu amaç doğrultusunda çalışmalar yapan ilk sosyal sorumluluk kampanyasıdır Kardelenler projesi.   Bu proje,  bu simge üzerinden toplumun kız çocuklarına bakış açısını ve algısını olumlu yönde değiştirmiştir.   Proje ile; kırsalda yaşayan, maddi imkânsızlıklardan dolayı eğitim göremeyen binlerce kız çocuğu bu eğitim hareketiyle eğitim alma imkanına ulaşmış, meslek sahibi olmuştur. Bu proje içinde yer alan her kız çocuğu artık birer  kardelendir.  Kardelenler “Çağdaş Türkiye’nin Çağdaş Kızları”  projesiyle eğitimde de bir çığır açmıştır. Aldıkları eğitimin, edindikleri bilginin ışığıyla çevrelerini aydınlatmışlardır.   Projeyi her açıdan destekleyen sanatçılar; kâinata en büyük armağan, tek gerçek üretim olan, doğurganlık özelliği ile dünyaya gelen her bir kız çocuğunu kardelenin bir simgesi olarak kabul etmiş, bu bakımdan projeye öncülük, edip destek vermişlerdir.   “Kardelenler- Çağdaş Türkiye’nin Çağdaş Kızları” kampanyasının başarılı olması için; burs alarak okuyan öğrencilerin zorlu yaşam koşullarını, umutlarını, beklentilerini, hayatlarındaki olumlu değişimi, gelişimi yazıp kitaplaştıran yazar Ayşe Kulin de bu projede önemli bir sosyal sorumluluk görevi üstlenmiştir.   Ayrıca ünlü sanatçı Sezen Aksu’nun   “Kardelen” albümüyle bağışa destek vermesi projeyi güçlendirmiştir.   İlk kez  Türkiye'den bir sosyal sorumluluk projesi, ünlü belgesel kanalı National Geographic’in de ilgisini çekmiş, proje  kanal tarafından belgeselleştirilmiştir.   Belgeselin gösterime girmesiyle birçok önyargı kırılmış, toplumun kızlara bakış açısı değişmişti.   “Kardelenler” projesinin başarı öyküsü birçok alanda ses getirmişti.   Türkiye’nin en uzun soluklu projelerinden biri olan “Kardelenler” Birleşmiş Milletler ’de örnek proje seçilirken yurtiçinde ve yurtdışında da başarı ödülleri aldı.  Kardelenlerin Yuvası Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği  21 Şubat 1989 tarihinde, rahmetle, özlemle ve şükranla andığımız Prof. Dr. Türkan Saylan ile birlikte 16 aydın insan okulöncesinden yükseköğretime kadar tüm öğrencileri kucaklayıp, çağdaş eğitim yoluyla çağdaş insana ve çağdaş topluma ulaşmak için Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğini  kurdu. Derneğin genel başkanlığını, bir yıl Prof. Dr. Aysel Ekşi, on dokuz yıl Prof. Dr. Türkan Saylan, on yıl Prof. Dr. Aysel Çelikel ve iki yıldır da Prof. Dr. Ayşe Yüksel yürütüyor. Dernek bugün; 118 şube, 4 temsilcilik ve 28 çağdaş etkinlik merkezi ile 32 yıldır hizmet vermektedir.   Türkan Saylan, önce Cüzamla Savaş Derneği’ni, ardından 1977 yılında Lepra Hastanesi’ni kurar. Tıp literatürüne geçen hastane, zaman içinde sosyal bir merkez olur. Mesela cüzamlıların ayakları deforme olduğu için  özel ayakkabı giymeleri gerekirmiş. Bu sorunu çözmek için hastanenin içine ayakkabı atölyesi kurar. Atölyede çalışanlar yine cüzamlılardır. Bu çalışmaların devamı için para gereklidir. “Parasızlık imkânsızlık değildir, bahanedir” diyen Türkan Saylan, Almanya’dan bağışlanan bir dikiş makinesiyle hastalarına nevresim diktirir. Doğu ve Güneydoğu illerine yaptıkları ziyaretler sırasında kız çocukları ve kadınların olumsuz şartlarda yaşadıklarına tanık olan Saylan, eğitimde cinsiyet eşitliğini sağlamayı kendine görev edinmeye bu yıllarda başlar. Küçük yaşta evlenmeye zorlanan kız çocuklarını pamuk, fındık ya da çay toplamak yerine, derneğin verdiği burslar sayesinde eğitime yönlendirir.  Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, 32 yılda, 128 bin 347 öğrenciye burs vermekle kalmamış; 5 milyon kitap bağışlamış, 3 bin 600 kitaplık, 31 kütüphane, 28 etkinlik alanı, 66 kodlama merkezi, 6 anaokulu, 769 ana sınıfı, 24 ilkokul, 32 köy okulu, 36 yurt ve 2 lise kazandırmıştır.   Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Ayşe Yüksel’in özverili çalışmalarından söz etmeden olmaz. 1980 yılında Prof. Dr. Türkan Saylan halk arasında “cüzam” olarak bilinen lepra üzerine yürüttüğü proje için çalışacak bir hemşireye ihtiyaç duyar. Saylan, meslektaşı Müeyyet Perk’den kendisine yeni mezun bir hemşire bulması için yardım ister. Perk, proje kapsamında çalışacak yeni mezun hemşire olarak Ayşe Yüksel’i arar. O sıralar akademisyenlik sınavlarına hazırlanan Ayşe Yüksel başta bu teklifi reddetse de daha sonra kabul eder. Türkan Saylan’ın Ayşe Yüksel’le olan hoca öğrenci ilişkisi, 30 yıllık bir yol arkadaşlığına dönüşür. Leprayla mücadele etmekle sınırlı kalmayıp, hastalığa yakalananların yaşadıkları sosyal dışlanmaya karşı da savaş verirler.  Hayatını cüzam hastaları ve  genç kızların eğitimine adayan,  2001 yılından bu yana Van şubesinin üyesi, 2003-2009 yılları arasında Van Şubesi Yönetim Kurulu üyeliği yapan, şubede üniversite, gençlik, halk sağlığı ve kırsal alan projelerini başarıyla yürüten Ayşe Yüksel,   2009-2015 ve 2017-2019 yılları arasında ÇYDD GM YK üyesi olarak görev yapar.  26 Mayıs 2019 tarihinden bu yana Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ‘nde genel başkan olarak görevini sürdüren Prof. Dr. Ayşe Yüksel Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde çalıştığı yıllarda Van’ın kardelenlerinin de yolunu açmıştır.   “Çağdaş Türkiye’nin Çağdaş Kızları” projesinin koordinatörlüğünü başarıyla yürüten Prof. Dr. Ayşe Yüksel Van’da emeği, izi hizmeti olan Vanlılar arasında saygın yeri bulunan değerli bir isimdir.  3 Temmuz 2006 yılında Dernek bünyesinde kurulan Çağdaş Gençlik Merkezi Birimi de genç temsilcileri ile çok aktif ve üretken sürdürülebilir bir çalışma içerisinde faaliyetlerine devam etmektedir.   Dileğimiz; baharın müjdecisi olan kardelenler, ışığa ulaşmak için her daim özgürce açsınlar. 
Yöre baskılarına, törelere başkaldıran kız çocukları gibi onlar da, karlarda zamansız açan, boynu bükük, narin ama güçlü, sabrın ve fedakârlığın simgesi, aşkın, dirilişin, baharın müjdecisi kar çiçekleridir.

Ne kadar narin görünseler de bir o kadar azimli, karlarda çiçek açacak kadar soğuğa dayanaklı çiçeklerdir kardelenler.  

İlk kez Türkiye’de 1847 yılında İzmir’in dağlık bir alanında görülmüştür kardelen çiçeği.  Görülen bu ilk çiçeğin, araştırmalar sonucu 10 farklı türde, farklı renklerde, çeşitli coğrafyalarda da yetiştiği öğrenilir.  

Her yıl kardelenler açtığında kızlar için hayata geçirilen projeyi anımsanırım.  

Narinliğine karşın, karları delip ışığa ulaşmaya çalışan cesareti,  mücadeleci ruhu ve kararlılığı ile su damlası kadar berrak kardelen isimi 2000 yılında Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD)  ve Türkcell tarafından geliştirilen bir projede kız çocuklarının simgesi olmuştur.  Çünkü kardelen ismi, yörede karlı günde doğan beyaz tenli kız çocuklarına ve ÇYDD tarafından desteklenen, tüm zorlukları aşarak eğitim öğretim hayatına başlayan kızlara verilen bir addır.  

Çağdaş Türkiye’nin idealist çağdaş kızlarına ÇYDD tarafından kardelen ismi verilmesi ile olumlu bir imaj geliştirilmiş, ilgi çekerek eğitimde büyük bir yol kat edilmesi sağlamıştır. Özellikle kırsaldaki kız çocuklarının eğitim görmesi için başlatılan ve bu amaç doğrultusunda çalışmalar yapan ilk sosyal sorumluluk kampanyasıdır Kardelenler projesi.  

Bu proje,  bu simge üzerinden toplumun kız çocuklarına bakış açısını ve algısını olumlu yönde değiştirmiştir.  

Proje ile; kırsalda yaşayan, maddi imkânsızlıklardan dolayı eğitim göremeyen binlerce kız çocuğu bu eğitim hareketiyle eğitim alma imkanına ulaşmış, meslek sahibi olmuştur. Bu proje içinde yer alan her kız çocuğu artık birer  kardelendir. 

Kardelenler “Çağdaş Türkiye’nin Çağdaş Kızları”  projesiyle eğitimde de bir çığır açmıştır. Aldıkları eğitimin, edindikleri bilginin ışığıyla çevrelerini aydınlatmışlardır.  

Projeyi her açıdan destekleyen sanatçılar; kâinata en büyük armağan, tek gerçek üretim olan, doğurganlık özelliği ile dünyaya gelen her bir kız çocuğunu kardelenin bir simgesi olarak kabul etmiş, bu bakımdan projeye öncülük, edip destek vermişlerdir.  

“Kardelenler- Çağdaş Türkiye’nin Çağdaş Kızları” kampanyasının başarılı olması için; burs alarak okuyan öğrencilerin zorlu yaşam koşullarını, umutlarını, beklentilerini, hayatlarındaki olumlu değişimi, gelişimi yazıp kitaplaştıran yazar Ayşe Kulin de bu projede önemli bir sosyal sorumluluk görevi üstlenmiştir.  

Ayrıca ünlü sanatçı Sezen Aksu’nun   “Kardelen” albümüyle bağışa destek vermesi projeyi güçlendirmiştir.  

İlk kez  Türkiye'den bir sosyal sorumluluk projesi, ünlü belgesel kanalı National Geographic’in de ilgisini çekmiş, proje  kanal tarafından belgeselleştirilmiştir.  

Belgeselin gösterime girmesiyle birçok önyargı kırılmış, toplumun kızlara bakış açısı değişmişti.   “Kardelenler” projesinin başarı öyküsü birçok alanda ses getirmişti.  

Türkiye’nin en uzun soluklu projelerinden biri olan “Kardelenler” Birleşmiş Milletler ’de örnek proje seçilirken yurtiçinde ve yurtdışında da başarı ödülleri aldı. 

Kardelenlerin Yuvası Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği 

21 Şubat 1989 tarihinde, rahmetle, özlemle ve şükranla andığımız Prof. Dr. Türkan Saylan ile birlikte 16 aydın insan okulöncesinden yükseköğretime kadar tüm öğrencileri kucaklayıp, çağdaş eğitim yoluyla çağdaş insana ve çağdaş topluma ulaşmak için Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğini  kurdu. Derneğin genel başkanlığını, bir yıl Prof. Dr. Aysel Ekşi, on dokuz yıl Prof. Dr. Türkan Saylan, on yıl Prof. Dr. Aysel Çelikel ve iki yıldır da Prof. Dr. Ayşe Yüksel yürütüyor. Dernek bugün; 118 şube, 4 temsilcilik ve 28 çağdaş etkinlik merkezi ile 32 yıldır hizmet vermektedir.  

Türkan Saylan, önce Cüzamla Savaş Derneği’ni, ardından 1977 yılında Lepra Hastanesi’ni kurar. Tıp literatürüne geçen hastane, zaman içinde sosyal bir merkez olur. Mesela cüzamlıların ayakları deforme olduğu için  özel ayakkabı giymeleri gerekirmiş. Bu sorunu çözmek için hastanenin içine ayakkabı atölyesi kurar. Atölyede çalışanlar yine cüzamlılardır. Bu çalışmaların devamı için para gereklidir. “Parasızlık imkânsızlık değildir, bahanedir” diyen Türkan Saylan, Almanya’dan bağışlanan bir dikiş makinesiyle hastalarına nevresim diktirir.

Doğu ve Güneydoğu illerine yaptıkları ziyaretler sırasında kız çocukları ve kadınların olumsuz şartlarda yaşadıklarına tanık olan Saylan, eğitimde cinsiyet eşitliğini sağlamayı kendine görev edinmeye bu yıllarda başlar. Küçük yaşta evlenmeye zorlanan kız çocuklarını pamuk, fındık ya da çay toplamak yerine, derneğin verdiği burslar sayesinde eğitime yönlendirir.  Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, 32 yılda, 128 bin 347 öğrenciye burs vermekle kalmamış; 5 milyon kitap bağışlamış, 3 bin 600 kitaplık, 31 kütüphane, 28 etkinlik alanı, 66 kodlama merkezi, 6 anaokulu, 769 ana sınıfı, 24 ilkokul, 32 köy okulu, 36 yurt ve 2 lise kazandırmıştır.  

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Ayşe Yüksel’in özverili çalışmalarından söz etmeden olmaz.

1980 yılında Prof. Dr. Türkan Saylan halk arasında “cüzam” olarak bilinen lepra üzerine yürüttüğü proje için çalışacak bir hemşireye ihtiyaç duyar. Saylan, meslektaşı Müeyyet Perk’den kendisine yeni mezun bir hemşire bulması için yardım ister. Perk, proje kapsamında çalışacak yeni mezun hemşire olarak Ayşe Yüksel’i arar. O sıralar akademisyenlik sınavlarına hazırlanan Ayşe Yüksel başta bu teklifi reddetse de daha sonra kabul eder. Türkan Saylan’ın Ayşe Yüksel’le olan hoca öğrenci ilişkisi, 30 yıllık bir yol arkadaşlığına dönüşür. Leprayla mücadele etmekle sınırlı kalmayıp, hastalığa yakalananların yaşadıkları sosyal dışlanmaya karşı da savaş verirler. 

Hayatını cüzam hastaları ve  genç kızların eğitimine adayan,  2001 yılından bu yana Van şubesinin üyesi, 2003-2009 yılları arasında Van Şubesi Yönetim Kurulu üyeliği yapan, şubede üniversite, gençlik, halk sağlığı ve kırsal alan projelerini başarıyla yürüten Ayşe Yüksel,   2009-2015 ve 2017-2019 yılları arasında ÇYDD GM YK üyesi olarak görev yapar.  26 Mayıs 2019 tarihinden bu yana Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ‘nde genel başkan olarak görevini sürdüren Prof. Dr. Ayşe Yüksel Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde çalıştığı yıllarda Van’ın kardelenlerinin de yolunu açmıştır. 

 “Çağdaş Türkiye’nin Çağdaş Kızları” projesinin koordinatörlüğünü başarıyla yürüten Prof. Dr. Ayşe Yüksel Van’da emeği, izi hizmeti olan Vanlılar arasında saygın yeri bulunan değerli bir isimdir. 

3 Temmuz 2006 yılında Dernek bünyesinde kurulan Çağdaş Gençlik Merkezi Birimi de genç temsilcileri ile çok aktif ve üretken sürdürülebilir bir çalışma içerisinde faaliyetlerine devam etmektedir.  

Dileğimiz; baharın müjdecisi olan kardelenler, ışığa ulaşmak için her daim özgürce açsınlar. 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Ş
(15.04.2021 12:32 - #72343)
Teşekkürler, elinize sağlık
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.