Haber Girişi: 15.11.2021 - 15:44, Güncelleme: 15.11.2021 - 15:44

Bölgesel Birlikler Çağı

 

Bölgesel Birlikler Çağı

Mehmet Bedri Gültekin yazdı...
Tarih dönemlerinin, onları karakterize eden en önemli olgular veya gelişmelerle tanımlanması, öğrenmeyi kolaylaştırır. Tarih öncesini, tarih dönemlerinden ayıran en önemli fark, sınıflı toplum ve devlet örgütlenmesine geçiştir. Bu geçiş aynı zamanda yazının kullanılmaya başlanmasıyla örtüştüğü için fark, yazılı tarihe geçiş olarak da söylenir. İki milyon yıllık bir tarihe yayılan Yontma Taş, Cilalı Taş ve Maden devirleriyle Maden devrinin kendi içinde bakır, tunç ve demir olarak alt çağlara ayrılması; adı üstünde olan üretim aletlerindeki değişmelerle anlatılır. Yakın tarihte 17.yüzyıldan Fransız Devrimi’ne kadar olan dönem Aydınlanma çağı olarak adlandırıldı. Fransız Devrimi sonrası, 19. Yüzyıl; kapitalizmin serbest rekabet dönemi başka bir açıdan bakıldığında Burjuva Demokratik Devrimler çağıydı. 20. yüzyıl ise tekelci kapitalizm çağı (Emperyalizm) oldu. Emperyalizm kendi zıddını da doğurdu. Emperyalizm, sosyalist devrimler ve Milli Kurtuluş Savaşları; bu dönemi belirleyen en önemli olgular oldu. Bölgesel Birlikler Çağı Şimdi 21. Yüzyıldayız. Tarihin akışı hızlandı. Yontma taş çağının üst, orta, alt evreleri arasında yüzbin yıllar vardır. Hatta alt evrenin bir milyon yıldan fazla sürmesine karşılık, orta evrenin 500 bin yıl, üst evrenin ise yaklaşık 50 bin yıl sürdüğü tespit edilmiştir. Yeni Taş Çağı ise (Neolitik dönem) Batı Asya’da, yaklaşık 6 bin yıl sürdü. Eşitlikçi kabile toplumunu takip eden ilk sınıflı toplum, feodalizm en fazla 4 – 5 bin yıl, kapitalizmin ömrü ise 1640 İngiliz devrimini alırsak400 yıl, 1789 Fransız devrimini başlangıç olarak alırsak 250 yılı ancak buldu. Geçen yüzyılı karakterize eden emperyalizm, ulusal kurtuluş savaşları ve Sosyalist devrimlerle bugünü anlatmak mümkün olmuyor. Ulusal kurtuluş savaşlarının yerini ulusal devletlerin bağımsızlık mücadeleleri aldı. Emperyalizm eski gücünde değil. 20 yüzyılın başında kapitalist emperyalist ülkelerin dünya ekonomisi içindeki toplam payları yüzde 90’lar civarındaydı. Bugün Sosyalist Çin, dünyanın en büyük ekonomisi ve gelişmekte olan ülkelerin ekonomik büyüklüğü dünya ekonomisinin yüzde 50’sini geçmiş vaziyette. Ama hepsinden önemlisi, Geçen yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan Bölgesel Birliklerin bugün, dünyanın her tarafında en önemli ekonomik, siyasi ve askeri aktörler haline gelmeleridir. Avrupa Birliği, Şanghay İşbirliği Örgütü, BRICS, RCEP, Avrasya Birliği, Afrika Birliği Örgütü, MERCOSUR, Latin Amerika ve Karayib Devletleri Topluluğu (CELAC),  Arap Birliği Örgütü vb. Bu birliklerin birçoğu 20. Yüzyılın ikinci yarısında kuruldu. Fakat 1980’lerle birlikte başlayan emperyalizmin neo-liberal saldırı döneminde oldukça işlevsiz bir duruma düşürüldüler. Dünya ekonomisinin ağırlık merkezinin Asya’ya kayması ve gelişmekte olan ülkelerin inisiyatif alması ile birlikte 2000’li yılların başından beri yeniden canlandılar ve dünyanın ekonomik, siyasi ve askeri gelişmelere damgalarını vurmaya başlıyorlar. Dolaysıyla içinde bulunduğumuz dönemi, “Bölgesel Birlikler Çağı” olarak adlandırmak yanlış olmayacaktır. Batı Asya Birliği Bir bölgesel birliğin gerçekleşmesi açısından dünyanın başka hiçbir bölgesi, Batı Asya kadar uygun değildir. Dünyanın hiçbir yerinde olmadığı kadar tarih öncesinin derinliklerine uzanan ortak tarih, dünya enerji kaynaklarının üçte birinden fazlasına sahip olma, insanlığın tarih içindeki yürüyüşünde binlerce yıl rakipsiz olarak en önde olma vb. vb. Ve elbette jeostratejik konumu bakımından emperyalistlerin de, dünya hakimiyeti için yürüttüğü kavganın odağında bulunma! İşte bundan dolayı, aslında dünyanın daha hiçbir yerinde bölgesel birlik yolunda tek bir adım atılmazken, Batı Asya’da Sadabad Paktı, Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde hayata geçirildi. Buna rağmen Bölgesel birlikler oluşturma yolunda dünyanın her tarafında olumlu adımlar atılırken, Batı Asya’da hiçbir adım atılmaması, tam tersine etnik ve dinsel çatışmalarla bugüne kadar parçalanmanın derinleşmesi, emperyalizmin malum nedenlerden dolayı bu bölgeye her yerden daha fazla ilgi göstermesinden dolayıdır. Ama bunun geçici bir durum olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü Bölge ülkelerinin çıkarı kendi aralarında birliği gerçekleştirmededir. Dünyadaki gelişmeler bu açıdan giderek daha olumlu yönde gelişiyor. Gelişen dünya ayağa kalkıyor ve emperyalizm kaybediyor. Ve şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: Batı Asya Birliği er geç hayata geçirilecektir ve Batı Asya Birliğinin ilan edildiğinin ertesi günü, bütün insanlık artık yeni bir çağda yaşandığını idrak edecektir.    
Mehmet Bedri Gültekin yazdı...

Tarih dönemlerinin, onları karakterize eden en önemli olgular veya gelişmelerle tanımlanması, öğrenmeyi kolaylaştırır. Tarih öncesini, tarih dönemlerinden ayıran en önemli fark, sınıflı toplum ve devlet örgütlenmesine geçiştir. Bu geçiş aynı zamanda yazının kullanılmaya başlanmasıyla örtüştüğü için fark, yazılı tarihe geçiş olarak da söylenir.

İki milyon yıllık bir tarihe yayılan Yontma Taş, Cilalı Taş ve Maden devirleriyle Maden devrinin kendi içinde bakır, tunç ve demir olarak alt çağlara ayrılması; adı üstünde olan üretim aletlerindeki değişmelerle anlatılır.

Yakın tarihte 17.yüzyıldan Fransız Devrimi’ne kadar olan dönem Aydınlanma çağı olarak adlandırıldı. Fransız Devrimi sonrası, 19. Yüzyıl; kapitalizmin serbest rekabet dönemi başka bir açıdan bakıldığında Burjuva Demokratik Devrimler çağıydı.

20. yüzyıl ise tekelci kapitalizm çağı (Emperyalizm) oldu. Emperyalizm kendi zıddını da doğurdu. Emperyalizm, sosyalist devrimler ve Milli Kurtuluş Savaşları; bu dönemi belirleyen en önemli olgular oldu.

Bölgesel Birlikler Çağı

Şimdi 21. Yüzyıldayız. Tarihin akışı hızlandı. Yontma taş çağının üst, orta, alt evreleri arasında yüzbin yıllar vardır. Hatta alt evrenin bir milyon yıldan fazla sürmesine karşılık, orta evrenin 500 bin yıl, üst evrenin ise yaklaşık 50 bin yıl sürdüğü tespit edilmiştir. Yeni Taş Çağı ise (Neolitik dönem) Batı Asya’da, yaklaşık 6 bin yıl sürdü. Eşitlikçi kabile toplumunu takip eden ilk sınıflı toplum, feodalizm en fazla 4 – 5 bin yıl, kapitalizmin ömrü ise 1640 İngiliz devrimini alırsak400 yıl, 1789 Fransız devrimini başlangıç olarak alırsak 250 yılı ancak buldu.

Geçen yüzyılı karakterize eden emperyalizm, ulusal kurtuluş savaşları ve Sosyalist devrimlerle bugünü anlatmak mümkün olmuyor. Ulusal kurtuluş savaşlarının yerini ulusal devletlerin bağımsızlık mücadeleleri aldı.

Emperyalizm eski gücünde değil. 20 yüzyılın başında kapitalist emperyalist ülkelerin dünya ekonomisi içindeki toplam payları yüzde 90’lar civarındaydı. Bugün Sosyalist Çin, dünyanın en büyük ekonomisi ve gelişmekte olan ülkelerin ekonomik büyüklüğü dünya ekonomisinin yüzde 50’sini geçmiş vaziyette.

Ama hepsinden önemlisi, Geçen yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan Bölgesel Birliklerin bugün, dünyanın her tarafında en önemli ekonomik, siyasi ve askeri aktörler haline gelmeleridir.

Avrupa Birliği, Şanghay İşbirliği Örgütü, BRICS, RCEP, Avrasya Birliği, Afrika Birliği Örgütü, MERCOSUR, Latin Amerika ve Karayib Devletleri Topluluğu (CELAC),  Arap Birliği Örgütü vb.

Bu birliklerin birçoğu 20. Yüzyılın ikinci yarısında kuruldu. Fakat 1980’lerle birlikte başlayan emperyalizmin neo-liberal saldırı döneminde oldukça işlevsiz bir duruma düşürüldüler. Dünya ekonomisinin ağırlık merkezinin Asya’ya kayması ve gelişmekte olan ülkelerin inisiyatif alması ile birlikte 2000’li yılların başından beri yeniden canlandılar ve dünyanın ekonomik, siyasi ve askeri gelişmelere damgalarını vurmaya başlıyorlar.

Dolaysıyla içinde bulunduğumuz dönemi, “Bölgesel Birlikler Çağı” olarak adlandırmak yanlış olmayacaktır.

Batı Asya Birliği

Bir bölgesel birliğin gerçekleşmesi açısından dünyanın başka hiçbir bölgesi, Batı Asya kadar uygun değildir. Dünyanın hiçbir yerinde olmadığı kadar tarih öncesinin derinliklerine uzanan ortak tarih, dünya enerji kaynaklarının üçte birinden fazlasına sahip olma, insanlığın tarih içindeki yürüyüşünde binlerce yıl rakipsiz olarak en önde olma vb. vb.

Ve elbette jeostratejik konumu bakımından emperyalistlerin de, dünya hakimiyeti için yürüttüğü kavganın odağında bulunma!

İşte bundan dolayı, aslında dünyanın daha hiçbir yerinde bölgesel birlik yolunda tek bir adım atılmazken, Batı Asya’da Sadabad Paktı, Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde hayata geçirildi.

Buna rağmen Bölgesel birlikler oluşturma yolunda dünyanın her tarafında olumlu adımlar atılırken, Batı Asya’da hiçbir adım atılmaması, tam tersine etnik ve dinsel çatışmalarla bugüne kadar parçalanmanın derinleşmesi, emperyalizmin malum nedenlerden dolayı bu bölgeye her yerden daha fazla ilgi göstermesinden dolayıdır.

Ama bunun geçici bir durum olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü Bölge ülkelerinin çıkarı kendi aralarında birliği gerçekleştirmededir. Dünyadaki gelişmeler bu açıdan giderek daha olumlu yönde gelişiyor. Gelişen dünya ayağa kalkıyor ve emperyalizm kaybediyor.

Ve şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: Batı Asya Birliği er geç hayata geçirilecektir ve Batı Asya Birliğinin ilan edildiğinin ertesi günü, bütün insanlık artık yeni bir çağda yaşandığını idrak edecektir.

 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.