Haber Girişi: 19.07.2021 - 11:24, Güncelleme: 19.07.2021 - 11:24

BAŞKAN TAKVA: MİLLETVEKİLLERİ ŞEHİRLE BÜTÜNLEŞEMEDİ

 

BAŞKAN TAKVA: MİLLETVEKİLLERİ ŞEHİRLE BÜTÜNLEŞEMEDİ

Van Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Necdet Takva, “Milletvekilleri Van’ın meseleleriyle ilgili toplantı için OSB Başkanını, ESOB Başkanını, TSO Başkanını, Şoförler Odasını, meslek odalarını, dernekleri, iş örgütlerini çağırmış olsalardı biz onlardan yol parası istemezdik. Veya telekonferans yöntemiyle bir araya gelip derdimizi dinleyebilirlerdi. Milletvekilleri şehirle bütünleşemedi. Herkes kendi karesi içerisinde fark yaratmaya çalıştı. Onların bize küsme lüksü yok. Biz küsebiliriz ama onlar bize küsemezler” dedi.
Rıdvan Can – Burhan Ergin Gündemi gazetemize değerlendiren Van TSO Başkanı Necdet Takva, “Bizim şehrimiz hiçbir zaman ortak akılla hareket edebilme yeteneğini gösterebilmiş bir şehir değil. Bunun bazen faturasını bize keserler. Kimse bunun faturasını bize kesmesin. Bizden daha önder, daha lider, daha büyük, daha kahraman, daha iyi üst makamları temsil eden insanlar var. Biz haddini bilen insanlarız” ifadelerini kullandı. “Sivil halkın davranışını çok anlamlı buluyorum” 15 Temmuz 2016 yılında yaşanan darbe girişimine değinen Van TSO Başkanı Necdet Takva, “15 Temmuz’un Türkiye tarihinde ayrı bir anlamı ve önemi var. Bu çerçevede ülkemizde darbe girişimi oldu. Bu darbe girişimiyle beraber Türkiye zorlu bir süreçten geçiyor. 15 Temmuz’da yaşanan kalkışmadan dolayı hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralı kardeşlerimize de acil şifalar diliyorum. Ülkenin tarihinde gerçekten unutulmaz bir sürece karşılık geliyor. 15 Temmuz 2016 gecesi misafirlerimle birlikte evdeydim. Saat 22:00 sularında Ankara’da yaşayan bir arkadaşımız sosyal medyada Ankara semalarında jetler uçuyor diye paylaşım yaptı. Ben hemen televizyonu açarak neler olduğunu öğrendim ve hemen sosyal medyada illa demokrasi, illa demokrasi, demokrasiye sahip çıkmak gerektiğini ve seçilmiş hükümet kim olursa olsun darbeyle veya bir kalkışmayla görevinden el çektirilmesinin doğru olmadığına ilişkin vurgu yapmıştım. 15 Temmuz kalkışmasına karşı mücadele eden sivil halkın davranışını çok anlamlı buluyorum” dedi. “İkinci normalleşmeyle birlikte Van’da vakalar arttı” Van’da vakaların arttığını söyleyen Başkan Takva, herkesin aşı olması gerektiğini belirterek, “İlimizde şuan koronavirüs vakaları günden güne yükseliyor. Vakaların en fazla arttığı 5 ilden biriyiz. Aslında süreci çok iyi yöneten bir şehirdik. Hepimiz büyük bir duyarlılıkla destek verdik. Geldiğimiz noktada ikinci normalleşmeyle birlikte şehir biraz kendini bırakmış gibi görünüyor. Özellikle aşıya karşı bir refleks olduğu gerçeği var. Bütün halkımızın salgının başladığı günden bu yana göstermiş olduğu mücadeleyi sürdürmesini ve mutlaka aşı yaptırmalarını istiyorum. İşadamlarımız, Van TSO’ya üye olan firma mensuplarının kendileri ve çalışanlarının aileleriyle birlikte aşı yaptırmaları için çağrı yapmak istiyorum” diye konuştu. “Taleplerimizin büyük bir kısmı eş zamanlı olarak hayata geçirildi” Merkezi hükümet tarafından taleplerinin büyük bir kısmının hayata geçirildiğini kaydeden Takva, “Koronavirüs sürecinde Van özelinde oldukça zorlu bir dönemden geçtik. Bu süreci doğru yönetmek çok önemliydi, herkes kendi karesi içerisinde bu pandemi ve pandeminin yaratmış olduğu ekonomik problemleri aşma konusunda özel çabalar ortaya koydu. Şunu net olarak ifade etmek istiyorum. Van Ticaret ve Sanayi Odası özellikle 40’a yakın özel alanda üyelerinin mağduriyetini önlemeye yönelik somut girişimlerde bulundu. Bu girişimlerin başında özellikle üyelerimizin kira desteği alması konusundaki talebimizdi. Kapalı işyerleri kira, elektrik, doğalgaz gibi ödemeler yapıyordu. O süreçte çalışanların işten çıkarma yasağı uygulandı. Bununla beraber kısa çalışma uygulaması hayata geçirildi. Bütün bunlar bizim hedef kitlemiz olan üyelerimiz üzerinde büyük bir yük oluşturdu. Öncelikle bu yükleri hafifletmek gerekiyordu. Merkezi hükümetin bu konuda radikal kararlar alması gerektiğini her platformda ifade ediyorduk. Van TSO bu konuda çok önemli çalışmalar yaptı. 40’a yakın talebimizin büyük bir kısmı eş zamanlı olarak hayata geçirildi. Bu konuda en fazla sesi çıkan odalardan biriydik. Korkmadan üyelerimizin hakkı olan destekleri almaları konusunda taleplerimizi özgürce ifade ettik” ifadelerini kullandı. “Cari açığımızın büyük bir kısmını turizm geliriyle karşılıyoruz” Ülkemizde cari açığın büyük bir kısmının turizm geliriyle kapatıldığını belirten Takva, “Ülkemizin ekonomik durumu dünyadaki diğer gelişmiş ülkelerin ekonomik durumuyla kıyaslanacak durumda değil. Taleplerimizin de hakkaniyetli olması gerekiyordu. Hepimizin ülkenin gerçeğini de içselleştirmesi gerekiyordu. Türkiye petrol üreten bir ülke değil. Türkiye doğalgazı olan, enerjisini üreten bir ülke değil. Kaldı ki sağlık alanında gelişmiş bir alt yapımız yoktu. Hal böyle olunca bunların tümünü biz başka ülkelerden satın alıyoruz. Dolayısıyla bizim cari açık dediğimiz ihracatın ithalatı karşılama oranı dediğimiz o fark geçen yıla göre biraz geriye düştük. 35 milyar dolar cari açık var. Bu cari açığın temelinde sağlık hizmetleri ve enerji ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik harcamalarla ifade ediyoruz. İki temel alan var. Petrol, elektrik, doğalgaz, sağlık alanında medikal malzemeleri alıyoruz.  Bunu daha çok Türkiye’nin sahip olduğu turizm potansiyeliyle kapatıyoruz. Yıllık 20 milyar dolar turizm geliri olan bir ülkeyiz. Onun için cari açığın büyük bir kısmını turizm gelirlerinden karşılamaya çalışıyoruz. Turizm gelirleri olmazsa cari açık daha yüksek bir düzeye gelecekti ve belki 100 milyar dolarlık bir açık verecektik ama şuanda 35-40 milyar dolar civarında bir açık var. Aslında bu kabul edilebilir bir durum. Pandemi turizm faaliyetlerinin yüzde yüzünü kapatmaya karşılık geldi. İnsanların faaliyetleri bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kısıtlandı. Yasaklar geldi ve hepimiz neredeyse 6 ay hiç evimizden çıkamadık. Özelikle hizmet sektöründe faaliyet gösteren firmalar büyük ölçüde kapalı hale geldi. Sadece zorunlu üretim zincirine zarar vermeyecek işletmeler belli kuralar içerisinde hizmet vermeye başladı. Dünya ülkelerinin ekonomik durumuna göre kendi iş dünyasına vermiş oldukları destekler farklı farklı boyutlarda oldu. Almanya, İngiltere farklı, farklı destekler verdi. Avrupa’nın diğer ülkeleriyle beraber Türkiye’de farklı şekilde imkanları ölçüsünde destek olmaya çalıştı. Sürecin doğru yönetildiğini düşünüyorum. Pandemi döneminde en azından olabilirlik ölçüsünde iş dünyasının ayakta kalmasını sağlayacak asgari düzeyde destekler sağlandığına inanan biriyim. Bunu samimi söylüyorum, herhangi politik bir kaygıyla söylemiyorum. Beni bilen bilir, muhalif bir adamım ve bunu söylerim” diye konuştu. “Pandemide Türkiye’de örnek gösterilebilecek performans harcadık” Koronavirüs salgınının başlamasından itibaren kolları sıvayarak çalıştıklarını söyleyen Takva, “Van TSO özelinde de üyelerimizin özellikle sıkıştıkları alanda finansmana erişim konusundaki ihtiyaçlarının karşılanması, diğer desteklerin sağlanması konusunda ciddi çabalar harcadık. Biz Van TSO olarak 5 zorunlu belgeyi ücretsiz hale getirdik. Pandemiden etkilenen, koronavirüse yakalanan üyelerimizin tüm ihtiyaçlarını karşılamak için mobil hizmet aracı devreye soktuk. Duyduğumuz bütün hasta üyelerimize ulaşarak, kendi evlerinde rahat bir hastalık dönemi geçirmelerine katkı sağlayacak bir iletişim mekanizması kurduk. Odamız her zaman açık kaldı. Kısmi çalışma döneminde dahi oda hizmetlerinden yararlanmak isteyen herkes mutlaka odaya erişim sağlayabildi. Pandemi başladığı günden bu yana odanın kapalı olması gibi hiçbir şikayet almadık. Van Ticaret ve Sanayi Odası salgının en kötü döneminde bile üyelerine hizmet etmeyi sürdürmüştür. Mümkün olduğunca bu süreci dayanışma içerisinde yürütmeye çalışıyoruz. Bütün mesai arkadaşlarım işlerini titiz bir şekilde sürdürüyor. Elimizden geldiği kadar herkese yardımcı olmaya çalışıyoruz. Yaklaşık 3 bin koli gıda dağıttık. Bu karmaşa içerisinde herkese ulaşmaya çalıştık. Oda bütçesine dokunmadan, yöneticilerin kişisel gayretleriyle hem ihtiyaç sahibi insanlara kısmen ihtiyacı olan basın mensuplarına, çalışma imkanı bulamayan insanlara, firmalarımızın çalışanlarına, cafelerde çalışanlara ulaşarak gıda kolisi verdik. O dönemde insanların asgari düzeyde ihtiyaçlarını karşılayabilecek çalışmalar yaptık. Türkiye’de örnek gösterilebilecek performans harcadık” dedi. “Odamızın bütün imkanlarını seferber ettik” Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından Van’a 4 milyon ek kaynak gönderildiğini söyleyen Takva, “Esnaflara işe devam kredisi adıyla düşük faizle destek sağlandı. Van’da neredeyse oda üyesi olup da ihtiyacı olan hiçbir firma bunun dışında kalmadı. Nefes kredisi için 1 ay önce Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ilimize pozitif bir ayrımcılık yaparak 4 milyona yakın ek kaynak kredi desteği sağladı. Ben bu destekten dolayı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkür ediyorum. Hiçbir günümüz boş geçmedi. Evdeydik ama iletişim araçlarıyla, telekonferans yöntemiyle personellerimizin eğitimlerini gerçekleştirdik. Birlik başkanımızın odaya gelen talepleri bakanlığa iletme konusunda çaba ve gayretlerini birlikte yaşadık. Aslında bu seferberlik dönemiydi ve hepimiz üzerimize düşeni yaptık. Hala seferberlik dönemi devam ediyor. Çok daha fazla yara almadan ortadan kaldırmaya yönelik bir çabanın tarafı olduk. Biz araçlarımızla çalışan arkadaşlarımızın gayretiyle mümkün olduğunca hem şehrimize sahip çıkmak hem de odamız üyesi firmalarla karşılaştıkları sorunları aşma konusunda sürekli iletişim içerisinde olduk. Telefonlarımız 24 saat açıktı. Bütün talepleri karar verici mekanizmalara iletmek için ciddi çabalar harcadık. Van Ticaret ve Sanayi Odası’nın bütün imkanlarını seferber ettik diyebiliriz. Geldiğimiz noktada süreç hala devam ediyor. Kısmi rahatlama, normalleşme olsa da biz bunların etkisini henüz ortadan kaldırmış değiliz” ifadelerini kullandı. “İhracatçılarımız koronavirüsten büyüyerek çıktı” Koronavirüsün başlamasıyla ihracatçıların büyüdüğünü kaydeden Takva,”İlimizin nüfusu 1 milyon 150 bindir. 1 milyon 150 binlik nüfus Türkiye’nin en doğusunda yaşıyor. Sınırın dibinde bir kentiz. Kapıköy’ün kapanması Van ekonomisini ciddi şekilde olumsuz etkiledi. Kapıköy üzerindeki ticari potansiyele yönelik yatırım yapan üyelerimizi çok derinden etkiledi. Van’ın toplam ekonomik büyüklüğünü hesapladığımızda 2019-2020 verilerine göre bir Vanlıya düşen para 18 bin liradır. 1 milyon 150 bin nüfusu 18 bin lirayla çarptığımızda ortaya bir rakam çıkıyor. Van’ın ekonomik büyüklüğü budur. Şimdi bu büyüklüğün yüzde 61.3’ü hizmetler sektörüdür. Hizmetler sektörünün ekonomideki büyüklüğü kentin böylesi durumlarda neler kaybettiğine işaret ediyor. Mesela Kocaeli’ne baktığımız zaman yüzde 60-70’i belki de üretim ve imalattır. Bir kent düşünün yüzde 60-70 oranında üretim ve imalata dayalı bir sektörel gerçeklik var. Van’ı da düşündüğümüz zaman yüzde 61-62 oranında hizmet sektörü ağırlığı var. Lojistik, konfeksiyon, tekstil, yeme-içme, ulaşım, servisler, konaklama gibi yerler hizmet sektörüdür. Bu hizmet sektörünün büyüklüğü Van’da yüzde 62’ye tekabül ediyor. Bunlar bir buçuk yıl tümüyle kapandı. Bunların kapanması aslında şuan ne kadar büyük kayıp içerisinde olduğumuzu gösteriyor. Bizim tek tesellimiz bütün dünyada eş zamanlı bir durumla karşı karşıya olduğumuz gerçeğidir. Bu sadece ilimizde veya ülkemizde yaşanan bir durum değildi. Bütün dünya ülkeleri bundan olumsuz etkilendi. İhracatçılarımız koronavirüsten büyüyerek çıktı. Bu işte çoktan az gitti, azdan çok gitti” şeklinde konuştu. “Van daha yeni ticaret yapmayı öğreniyor” Van’ın ticareti yeni öğrenmeye başladığını belirten Takva, “Van’ın Türkiye’den farklı bir seyri var. Bunun sebebi de Van daha yeni, yeni ticareti öğreniyor. Van Ticaret ve Sanayi Odası 1962 yılında kuruldu. Bölgenin en genç odalarından biriyiz. Van’da ticaret daha yeni yeni gelişiyor örgütleniyor. Van yeni, yeni kurumsal ekonomik yapıya kavuşuyor demek doğru olur. Organize Sanayi Bölgesindeki firmaların çoğu faaliyetlerine ara vermediler. Üretenler, üretici firmaların çoğu faaliyetlerine devam ederek, büyüdüler. İnsanların ihtiyaç duydukları temel ihtiyaç malzemelerini üretme konusunda faaliyetlerine devam ettiler ama bunun yanında şehir merkezinde kümelenmiş hizmet sektöründeki işletmelerin çoğu ciddi sıkıntılar yaşadı. Bu sıkıntıların geldiği nokta da alınan kredilerin geri ödemeleri başladı. Esnafların birikmiş vergi, sigorta, muhtasar, stopaj ödemeleri var. İnsanlar iki üç defa yapılandırmaya gitti ama buna rağmen ödenip ödenemeyeceğini bundan sonraki süreçte yine göreceğiz. Şuan yapılandırma süreci 30 Ağustos’a kadar devam ediyor. Dolayısıyla iki kez yapılandırma yapıp ödeyemeyen işletmelerimiz var. Ondan sonra esnaflarımızın yapılandırmasını ödeyip ödeyemeyeceğini göreceğiz” dedi. “Milletvekilleri faaliyetlerine hiçbir zaman bizi dahil etmedi” Göreve geldikleri günden bu yana milletvekillerinin meslek odalarını çalışmalarına dahil etmediğini söyleyen Başkan Takva, “Milletvekillerimizle doğrudan en fazla Kapıköy Sınır Kapısı’nın açılması konusunda iletişim içinde olmaya çalıştık. Bu iletişimi de sağlıklı yürütebildiğimiz kanaatinde değiliz. Merkez Karar ve Yönetim Kurulu değiştikten sonraki süreçte sayın Cumhurbaşkanımıza ulaşan Vanlı politikacıların elde etmiş olduğu bir spesifik yaklaşım var. Onun dışında hiçbir milletvekili arayıp da biz birlikte neler yapabiliriz. Kentte yaşanan temel sorunlar konusunda ortaklaşma zemini yaratabilir miyiz? Özellikle iş dünyasıyla bir araya gelip ortak hareket imkanı yarabilir miyiz? diye milletvekillerimizden bize herhangi bir dönüş olmadı. Kaldı ki bizim sürekli çağrılarımız, taleplerimiz oluyor. Biz daha çok odaların gücüyle birliğimiz üzerinden karar vericilere ve hükümete erişim imkanı sağladık ama Van’da ne mülki idare, ne yerel yönetimler, ne politikacılar, ne de sivil toplum temsilcileri pandemi döneminde telekonferans yöntemiyle bile olsa bir araya gelip kentin ortak sorunları konusunda söz birliği edebilmiş değiller. Bunu başaran bir şehir değiliz. Geçmişte de başaramamıştık. Bu dönemde de başaramadık. Bundan sonrada başarabileceğimize yönelik bir kanaatim yok. Biz lobi gücümüzü, imkanlarımızı, kendi imkan ve olanaklarımızla hayata geçirmeye çalıştık ama milletvekillerimizin de kendi çevreleriyle zaman zaman bir takım lobi faaliyetlerini yürüttüklerini gördük. Hiçbir zamanda bu faaliyetlerine sivil toplum örgütlerini dahil etmediler. Milletvekilleri keşke OSB Başkanını, ESOB Başkanını, TSO Başkanını, Şoförler Odasını, meslek odalarını, dernekleri, iş örgütlerinin hepsini çağırmış olsaydı. Biz onlardan yol parası istemezdik veya telekonferans yöntemiyle bir araya gelip derdimizi dinleyebilirdiler. Milletvekilleri şehirle bütünleşemedi. Herkes kendi karesi içerisinde fark yaratmaya çalıştı. Kendi karesinde fark yaratmaya çalışanların muktedir ve başarılı olduğu dünyada başka bir kent yoktur” ifadelerini kullandı. “Milletvekillerin bize küsme hakkı yok” Van’ı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil eden milletvekillerinin halka küsme hakkının olmadığını söyleyen Takva, “Van’ı bütünleştirmek milletvekillerine düşerdi. Bizim kapımız her zaman herkese açıktır. İsteyen herkes bizimle çok rahatlıkla iletişim kurabilir. En sıradan yurttaşların, vatandaşların bile bizimle erişim sağladığı bir dönemde pek ala kentin politikacıları ve karar vericileri de bizimle iletişim kurabilirlerdi. Onların bize küsme lüksü yoktur. Biz küsebiliriz ama onlar bize küsemezler. Onlar bir şehri temsil ediyorlar. Dolayısıyla bu konuda bizim enerjimizi, taleplerimizi bir araya getirerek fark yaratacak bir çalışmanın önderliğini ve liderliğini yapabilirlerdi. Sınır ticaretinde demiryolunu kullanma konusunda yönetim kurulu üyelerimiz Gülşen Orhan ile iletişim kurarak sorun çözüldü. Gülşen hanım ilimizin menfaati için üzerine düşeni yaparak, samimiyetle o sorunu çözdü. Karpuzun demiryoluyla gelmesi için önündeki ciddi engeli kaldırarak gelmesini sağladı ama bu bir bütüncül yaklaşım içerisinde hiçbir zaman bizim önümüze gelmedi. Bire bir denk geldiğinde bir takım çözümler üretilmeye çalışıldı ama ortak akılla bir hareketten bahsediyorsanız bizim şehrimiz hiçbir zaman ortak akılla hareket edebilme yeteneğini gösterebilmiş bir şehir değil. Bunun bazen faturasını bize keserler. Kimse bunun faturasını bize kesmesin. Bizden daha önder, daha lider, daha büyük, daha kahraman, daha iyi üst makamları temsil eden insanlar var. Biz haddini bilen insanlarız. Milletvekili, vali beni arasa gidip kapısında beklerim. Çağrılan her yere büyük bir memnuniyetle katılım sağlamaya, destek vermeye hazırız. Bizim başka şansımız da yok. Bizim buna ihtiyacımız var. Bizim kimseyi yok sayarak kente bir ekonomi yönetim temsiliyeti yapma şansımız var mı? Yok, dolayısıyla bunu milletvekilleri, bu kentin liderliğine soyunmuş, kent adına söz söyleyen, kent adına Cumhurbaşkanını, bakanları, karşılayan insanlar yapacak. Bunu biz yapamayız. Onların işine gelirse bizi çağırırlar, gelmezse çağırmazlar. Dünya kadar bakan geldi gitti ne beni ne de hiçbir sivil toplum örgütü temsilcisini bakanlarla bir araya getirip kentin temel sorunları konusunda görüşümüze başvurmadılar. Bir iki tane küçük toplantıda da bizden daha fazla konuşma, söz alma gayreti içinde olduklarını da gördüm. Bizim Van halkı kibardır, zariftir, söyleyeceğini bilir. Kimseyi kırmaz, kırmamak için imtina eder. Kimsenin korkmasına gerek yok. Karar verici mekanizmaları, aktörleri, bakanları, Cumhurbaşkanını halkla bir araya getirmenin hiçbir zararı yoktur. Faydası vardır, zararı yoktur. Bunu içselleştirmeleri gerekir” şeklinde konuştu. “Kapıköy’ün açılması için yoğun çalışmalarımız devam ediyor” Kapıköy Sınır Kapısı’nın İran tarafından açılması için yoğun çalıştıklarını söyleyen Takva, “İran ile çok yakın ilişkilerimiz var. İran ile görüşüyoruz. Malumunuz 18 Haziran’da İran’da Cumhurbaşkanlığı seçimi vardı. O dönem İran’da seçime katılım oranının az olacağı gerekçesiyle kapıların kapatıldığından bahsediyorlardı. Bizde İran’ın kendi içişleri düzeyinde normal karşılıyorduk ama şimdi seçim bitti ve yeni cumhurbaşkanı seçildi. Dolayısıyla hızlı bir şekilde İran’da normalleşme adımı atarak ortaya bir irade koyması gerekiyor. Urmiye Ticaret ve Sanayi Odasıyla, Tebriz Ticaret ve Sanayi Odasıyla, Tahran ve İran’daki diğer esnaf örgütleriyle çok yakın ilişkilerimiz var. Onlarda kendi yöneticilerine Kapıköy Sınır Kapısının bir an önce açılması gerektiğini söylüyorlar. Kapının açılması için yoğun çalışmalarımız devam ediyor. Nihayetinde bizim karar vericilerinde burada aktif rol alması gerekiyor. Eğer Kültür ve Turizm Bakanı turizmi canlandırmak için Rusya’ya, Ukrayna’ya, Moldova’ya, Almanya’ya, Avrupa ülkelerine gidebiliyorsa pek ala İran’a, Irak’a da gidebilmelidir. Çünkü buradaki turizm faaliyetlerinden de biz etkileniyoruz. Bu davranışı çok doğru bulmuyorum. Turizm bakanının Rus turizmini canlandırmak için göstermiş olduğu performansın yüzde 50’sini de İran turizmini canlandırmak için göstermesi gerekiyor. İran tarafıyla görüşmesi gerekiyor. Uluslararası politikalar bizi ilgilendirmiyor. Bizi Tahran-Ankara ilişkileri ilgilendirmiyor. Bizi Van ekonomisi ilgilendiriyor. Van’ın İran ile olan ilişkileri bizi ilgilendiriyor. İran bizim komşumuzdur. Biz asla komşumuzdan vazgeçemeyiz. İlişkilerimizi her zaman yerel ve ulusal düzeyde iyi tutma mecburiyetimizin var. Bunu benim söylediğim kadar kenti yönetenlerin ve bu kenti temsil etme idaresine sahip insanlarında söylemesi gerekiyor” diye konuştu.
Van Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Necdet Takva, “Milletvekilleri Van’ın meseleleriyle ilgili toplantı için OSB Başkanını, ESOB Başkanını, TSO Başkanını, Şoförler Odasını, meslek odalarını, dernekleri, iş örgütlerini çağırmış olsalardı biz onlardan yol parası istemezdik. Veya telekonferans yöntemiyle bir araya gelip derdimizi dinleyebilirlerdi. Milletvekilleri şehirle bütünleşemedi. Herkes kendi karesi içerisinde fark yaratmaya çalıştı. Onların bize küsme lüksü yok. Biz küsebiliriz ama onlar bize küsemezler” dedi.

Rıdvan Can – Burhan Ergin

Gündemi gazetemize değerlendiren Van TSO Başkanı Necdet Takva, “Bizim şehrimiz hiçbir zaman ortak akılla hareket edebilme yeteneğini gösterebilmiş bir şehir değil. Bunun bazen faturasını bize keserler. Kimse bunun faturasını bize kesmesin. Bizden daha önder, daha lider, daha büyük, daha kahraman, daha iyi üst makamları temsil eden insanlar var. Biz haddini bilen insanlarız” ifadelerini kullandı.

“Sivil halkın davranışını çok anlamlı buluyorum”

15 Temmuz 2016 yılında yaşanan darbe girişimine değinen Van TSO Başkanı Necdet Takva, “15 Temmuz’un Türkiye tarihinde ayrı bir anlamı ve önemi var. Bu çerçevede ülkemizde darbe girişimi oldu. Bu darbe girişimiyle beraber Türkiye zorlu bir süreçten geçiyor. 15 Temmuz’da yaşanan kalkışmadan dolayı hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralı kardeşlerimize de acil şifalar diliyorum. Ülkenin tarihinde gerçekten unutulmaz bir sürece karşılık geliyor. 15 Temmuz 2016 gecesi misafirlerimle birlikte evdeydim. Saat 22:00 sularında Ankara’da yaşayan bir arkadaşımız sosyal medyada Ankara semalarında jetler uçuyor diye paylaşım yaptı. Ben hemen televizyonu açarak neler olduğunu öğrendim ve hemen sosyal medyada illa demokrasi, illa demokrasi, demokrasiye sahip çıkmak gerektiğini ve seçilmiş hükümet kim olursa olsun darbeyle veya bir kalkışmayla görevinden el çektirilmesinin doğru olmadığına ilişkin vurgu yapmıştım. 15 Temmuz kalkışmasına karşı mücadele eden sivil halkın davranışını çok anlamlı buluyorum” dedi.

“İkinci normalleşmeyle birlikte Van’da vakalar arttı”

Van’da vakaların arttığını söyleyen Başkan Takva, herkesin aşı olması gerektiğini belirterek, “İlimizde şuan koronavirüs vakaları günden güne yükseliyor. Vakaların en fazla arttığı 5 ilden biriyiz. Aslında süreci çok iyi yöneten bir şehirdik. Hepimiz büyük bir duyarlılıkla destek verdik. Geldiğimiz noktada ikinci normalleşmeyle birlikte şehir biraz kendini bırakmış gibi görünüyor. Özellikle aşıya karşı bir refleks olduğu gerçeği var. Bütün halkımızın salgının başladığı günden bu yana göstermiş olduğu mücadeleyi sürdürmesini ve mutlaka aşı yaptırmalarını istiyorum. İşadamlarımız, Van TSO’ya üye olan firma mensuplarının kendileri ve çalışanlarının aileleriyle birlikte aşı yaptırmaları için çağrı yapmak istiyorum” diye konuştu.

“Taleplerimizin büyük bir kısmı eş zamanlı olarak hayata geçirildi”

Merkezi hükümet tarafından taleplerinin büyük bir kısmının hayata geçirildiğini kaydeden Takva, “Koronavirüs sürecinde Van özelinde oldukça zorlu bir dönemden geçtik. Bu süreci doğru yönetmek çok önemliydi, herkes kendi karesi içerisinde bu pandemi ve pandeminin yaratmış olduğu ekonomik problemleri aşma konusunda özel çabalar ortaya koydu. Şunu net olarak ifade etmek istiyorum. Van Ticaret ve Sanayi Odası özellikle 40’a yakın özel alanda üyelerinin mağduriyetini önlemeye yönelik somut girişimlerde bulundu. Bu girişimlerin başında özellikle üyelerimizin kira desteği alması konusundaki talebimizdi. Kapalı işyerleri kira, elektrik, doğalgaz gibi ödemeler yapıyordu. O süreçte çalışanların işten çıkarma yasağı uygulandı. Bununla beraber kısa çalışma uygulaması hayata geçirildi. Bütün bunlar bizim hedef kitlemiz olan üyelerimiz üzerinde büyük bir yük oluşturdu. Öncelikle bu yükleri hafifletmek gerekiyordu. Merkezi hükümetin bu konuda radikal kararlar alması gerektiğini her platformda ifade ediyorduk. Van TSO bu konuda çok önemli çalışmalar yaptı. 40’a yakın talebimizin büyük bir kısmı eş zamanlı olarak hayata geçirildi. Bu konuda en fazla sesi çıkan odalardan biriydik. Korkmadan üyelerimizin hakkı olan destekleri almaları konusunda taleplerimizi özgürce ifade ettik” ifadelerini kullandı.

“Cari açığımızın büyük bir kısmını turizm geliriyle karşılıyoruz”

Ülkemizde cari açığın büyük bir kısmının turizm geliriyle kapatıldığını belirten Takva, “Ülkemizin ekonomik durumu dünyadaki diğer gelişmiş ülkelerin ekonomik durumuyla kıyaslanacak durumda değil. Taleplerimizin de hakkaniyetli olması gerekiyordu. Hepimizin ülkenin gerçeğini de içselleştirmesi gerekiyordu. Türkiye petrol üreten bir ülke değil. Türkiye doğalgazı olan, enerjisini üreten bir ülke değil. Kaldı ki sağlık alanında gelişmiş bir alt yapımız yoktu. Hal böyle olunca bunların tümünü biz başka ülkelerden satın alıyoruz. Dolayısıyla bizim cari açık dediğimiz ihracatın ithalatı karşılama oranı dediğimiz o fark geçen yıla göre biraz geriye düştük. 35 milyar dolar cari açık var. Bu cari açığın temelinde sağlık hizmetleri ve enerji ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik harcamalarla ifade ediyoruz. İki temel alan var. Petrol, elektrik, doğalgaz, sağlık alanında medikal malzemeleri alıyoruz.  Bunu daha çok Türkiye’nin sahip olduğu turizm potansiyeliyle kapatıyoruz. Yıllık 20 milyar dolar turizm geliri olan bir ülkeyiz. Onun için cari açığın büyük bir kısmını turizm gelirlerinden karşılamaya çalışıyoruz. Turizm gelirleri olmazsa cari açık daha yüksek bir düzeye gelecekti ve belki 100 milyar dolarlık bir açık verecektik ama şuanda 35-40 milyar dolar civarında bir açık var. Aslında bu kabul edilebilir bir durum. Pandemi turizm faaliyetlerinin yüzde yüzünü kapatmaya karşılık geldi. İnsanların faaliyetleri bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kısıtlandı. Yasaklar geldi ve hepimiz neredeyse 6 ay hiç evimizden çıkamadık. Özelikle hizmet sektöründe faaliyet gösteren firmalar büyük ölçüde kapalı hale geldi. Sadece zorunlu üretim zincirine zarar vermeyecek işletmeler belli kuralar içerisinde hizmet vermeye başladı. Dünya ülkelerinin ekonomik durumuna göre kendi iş dünyasına vermiş oldukları destekler farklı farklı boyutlarda oldu. Almanya, İngiltere farklı, farklı destekler verdi. Avrupa’nın diğer ülkeleriyle beraber Türkiye’de farklı şekilde imkanları ölçüsünde destek olmaya çalıştı. Sürecin doğru yönetildiğini düşünüyorum. Pandemi döneminde en azından olabilirlik ölçüsünde iş dünyasının ayakta kalmasını sağlayacak asgari düzeyde destekler sağlandığına inanan biriyim. Bunu samimi söylüyorum, herhangi politik bir kaygıyla söylemiyorum. Beni bilen bilir, muhalif bir adamım ve bunu söylerim” diye konuştu.

“Pandemide Türkiye’de örnek gösterilebilecek performans harcadık”

Koronavirüs salgınının başlamasından itibaren kolları sıvayarak çalıştıklarını söyleyen Takva, “Van TSO özelinde de üyelerimizin özellikle sıkıştıkları alanda finansmana erişim konusundaki ihtiyaçlarının karşılanması, diğer desteklerin sağlanması konusunda ciddi çabalar harcadık. Biz Van TSO olarak 5 zorunlu belgeyi ücretsiz hale getirdik. Pandemiden etkilenen, koronavirüse yakalanan üyelerimizin tüm ihtiyaçlarını karşılamak için mobil hizmet aracı devreye soktuk. Duyduğumuz bütün hasta üyelerimize ulaşarak, kendi evlerinde rahat bir hastalık dönemi geçirmelerine katkı sağlayacak bir iletişim mekanizması kurduk. Odamız her zaman açık kaldı. Kısmi çalışma döneminde dahi oda hizmetlerinden yararlanmak isteyen herkes mutlaka odaya erişim sağlayabildi. Pandemi başladığı günden bu yana odanın kapalı olması gibi hiçbir şikayet almadık. Van Ticaret ve Sanayi Odası salgının en kötü döneminde bile üyelerine hizmet etmeyi sürdürmüştür. Mümkün olduğunca bu süreci dayanışma içerisinde yürütmeye çalışıyoruz. Bütün mesai arkadaşlarım işlerini titiz bir şekilde sürdürüyor. Elimizden geldiği kadar herkese yardımcı olmaya çalışıyoruz. Yaklaşık 3 bin koli gıda dağıttık. Bu karmaşa içerisinde herkese ulaşmaya çalıştık. Oda bütçesine dokunmadan, yöneticilerin kişisel gayretleriyle hem ihtiyaç sahibi insanlara kısmen ihtiyacı olan basın mensuplarına, çalışma imkanı bulamayan insanlara, firmalarımızın çalışanlarına, cafelerde çalışanlara ulaşarak gıda kolisi verdik. O dönemde insanların asgari düzeyde ihtiyaçlarını karşılayabilecek çalışmalar yaptık. Türkiye’de örnek gösterilebilecek performans harcadık” dedi.

“Odamızın bütün imkanlarını seferber ettik”

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından Van’a 4 milyon ek kaynak gönderildiğini söyleyen Takva, “Esnaflara işe devam kredisi adıyla düşük faizle destek sağlandı. Van’da neredeyse oda üyesi olup da ihtiyacı olan hiçbir firma bunun dışında kalmadı. Nefes kredisi için 1 ay önce Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ilimize pozitif bir ayrımcılık yaparak 4 milyona yakın ek kaynak kredi desteği sağladı. Ben bu destekten dolayı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkür ediyorum. Hiçbir günümüz boş geçmedi. Evdeydik ama iletişim araçlarıyla, telekonferans yöntemiyle personellerimizin eğitimlerini gerçekleştirdik. Birlik başkanımızın odaya gelen talepleri bakanlığa iletme konusunda çaba ve gayretlerini birlikte yaşadık. Aslında bu seferberlik dönemiydi ve hepimiz üzerimize düşeni yaptık. Hala seferberlik dönemi devam ediyor. Çok daha fazla yara almadan ortadan kaldırmaya yönelik bir çabanın tarafı olduk. Biz araçlarımızla çalışan arkadaşlarımızın gayretiyle mümkün olduğunca hem şehrimize sahip çıkmak hem de odamız üyesi firmalarla karşılaştıkları sorunları aşma konusunda sürekli iletişim içerisinde olduk. Telefonlarımız 24 saat açıktı. Bütün talepleri karar verici mekanizmalara iletmek için ciddi çabalar harcadık. Van Ticaret ve Sanayi Odası’nın bütün imkanlarını seferber ettik diyebiliriz. Geldiğimiz noktada süreç hala devam ediyor. Kısmi rahatlama, normalleşme olsa da biz bunların etkisini henüz ortadan kaldırmış değiliz” ifadelerini kullandı.

“İhracatçılarımız koronavirüsten büyüyerek çıktı”

Koronavirüsün başlamasıyla ihracatçıların büyüdüğünü kaydeden Takva,”İlimizin nüfusu 1 milyon 150 bindir. 1 milyon 150 binlik nüfus Türkiye’nin en doğusunda yaşıyor. Sınırın dibinde bir kentiz. Kapıköy’ün kapanması Van ekonomisini ciddi şekilde olumsuz etkiledi. Kapıköy üzerindeki ticari potansiyele yönelik yatırım yapan üyelerimizi çok derinden etkiledi. Van’ın toplam ekonomik büyüklüğünü hesapladığımızda 2019-2020 verilerine göre bir Vanlıya düşen para 18 bin liradır. 1 milyon 150 bin nüfusu 18 bin lirayla çarptığımızda ortaya bir rakam çıkıyor. Van’ın ekonomik büyüklüğü budur. Şimdi bu büyüklüğün yüzde 61.3’ü hizmetler sektörüdür. Hizmetler sektörünün ekonomideki büyüklüğü kentin böylesi durumlarda neler kaybettiğine işaret ediyor. Mesela Kocaeli’ne baktığımız zaman yüzde 60-70’i belki de üretim ve imalattır. Bir kent düşünün yüzde 60-70 oranında üretim ve imalata dayalı bir sektörel gerçeklik var. Van’ı da düşündüğümüz zaman yüzde 61-62 oranında hizmet sektörü ağırlığı var. Lojistik, konfeksiyon, tekstil, yeme-içme, ulaşım, servisler, konaklama gibi yerler hizmet sektörüdür. Bu hizmet sektörünün büyüklüğü Van’da yüzde 62’ye tekabül ediyor. Bunlar bir buçuk yıl tümüyle kapandı. Bunların kapanması aslında şuan ne kadar büyük kayıp içerisinde olduğumuzu gösteriyor. Bizim tek tesellimiz bütün dünyada eş zamanlı bir durumla karşı karşıya olduğumuz gerçeğidir. Bu sadece ilimizde veya ülkemizde yaşanan bir durum değildi. Bütün dünya ülkeleri bundan olumsuz etkilendi. İhracatçılarımız koronavirüsten büyüyerek çıktı. Bu işte çoktan az gitti, azdan çok gitti” şeklinde konuştu.

“Van daha yeni ticaret yapmayı öğreniyor”

Van’ın ticareti yeni öğrenmeye başladığını belirten Takva, “Van’ın Türkiye’den farklı bir seyri var. Bunun sebebi de Van daha yeni, yeni ticareti öğreniyor. Van Ticaret ve Sanayi Odası 1962 yılında kuruldu. Bölgenin en genç odalarından biriyiz. Van’da ticaret daha yeni yeni gelişiyor örgütleniyor. Van yeni, yeni kurumsal ekonomik yapıya kavuşuyor demek doğru olur. Organize Sanayi Bölgesindeki firmaların çoğu faaliyetlerine ara vermediler. Üretenler, üretici firmaların çoğu faaliyetlerine devam ederek, büyüdüler. İnsanların ihtiyaç duydukları temel ihtiyaç malzemelerini üretme konusunda faaliyetlerine devam ettiler ama bunun yanında şehir merkezinde kümelenmiş hizmet sektöründeki işletmelerin çoğu ciddi sıkıntılar yaşadı. Bu sıkıntıların geldiği nokta da alınan kredilerin geri ödemeleri başladı. Esnafların birikmiş vergi, sigorta, muhtasar, stopaj ödemeleri var. İnsanlar iki üç defa yapılandırmaya gitti ama buna rağmen ödenip ödenemeyeceğini bundan sonraki süreçte yine göreceğiz. Şuan yapılandırma süreci 30 Ağustos’a kadar devam ediyor. Dolayısıyla iki kez yapılandırma yapıp ödeyemeyen işletmelerimiz var. Ondan sonra esnaflarımızın yapılandırmasını ödeyip ödeyemeyeceğini göreceğiz” dedi.

“Milletvekilleri faaliyetlerine hiçbir zaman bizi dahil etmedi”

Göreve geldikleri günden bu yana milletvekillerinin meslek odalarını çalışmalarına dahil etmediğini söyleyen Başkan Takva, “Milletvekillerimizle doğrudan en fazla Kapıköy Sınır Kapısı’nın açılması konusunda iletişim içinde olmaya çalıştık. Bu iletişimi de sağlıklı yürütebildiğimiz kanaatinde değiliz. Merkez Karar ve Yönetim Kurulu değiştikten sonraki süreçte sayın Cumhurbaşkanımıza ulaşan Vanlı politikacıların elde etmiş olduğu bir spesifik yaklaşım var. Onun dışında hiçbir milletvekili arayıp da biz birlikte neler yapabiliriz. Kentte yaşanan temel sorunlar konusunda ortaklaşma zemini yaratabilir miyiz? Özellikle iş dünyasıyla bir araya gelip ortak hareket imkanı yarabilir miyiz? diye milletvekillerimizden bize herhangi bir dönüş olmadı. Kaldı ki bizim sürekli çağrılarımız, taleplerimiz oluyor. Biz daha çok odaların gücüyle birliğimiz üzerinden karar vericilere ve hükümete erişim imkanı sağladık ama Van’da ne mülki idare, ne yerel yönetimler, ne politikacılar, ne de sivil toplum temsilcileri pandemi döneminde telekonferans yöntemiyle bile olsa bir araya gelip kentin ortak sorunları konusunda söz birliği edebilmiş değiller. Bunu başaran bir şehir değiliz. Geçmişte de başaramamıştık. Bu dönemde de başaramadık. Bundan sonrada başarabileceğimize yönelik bir kanaatim yok. Biz lobi gücümüzü, imkanlarımızı, kendi imkan ve olanaklarımızla hayata geçirmeye çalıştık ama milletvekillerimizin de kendi çevreleriyle zaman zaman bir takım lobi faaliyetlerini yürüttüklerini gördük. Hiçbir zamanda bu faaliyetlerine sivil toplum örgütlerini dahil etmediler. Milletvekilleri keşke OSB Başkanını, ESOB Başkanını, TSO Başkanını, Şoförler Odasını, meslek odalarını, dernekleri, iş örgütlerinin hepsini çağırmış olsaydı. Biz onlardan yol parası istemezdik veya telekonferans yöntemiyle bir araya gelip derdimizi dinleyebilirdiler. Milletvekilleri şehirle bütünleşemedi. Herkes kendi karesi içerisinde fark yaratmaya çalıştı. Kendi karesinde fark yaratmaya çalışanların muktedir ve başarılı olduğu dünyada başka bir kent yoktur” ifadelerini kullandı.

“Milletvekillerin bize küsme hakkı yok”

Van’ı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil eden milletvekillerinin halka küsme hakkının olmadığını söyleyen Takva, “Van’ı bütünleştirmek milletvekillerine düşerdi. Bizim kapımız her zaman herkese açıktır. İsteyen herkes bizimle çok rahatlıkla iletişim kurabilir. En sıradan yurttaşların, vatandaşların bile bizimle erişim sağladığı bir dönemde pek ala kentin politikacıları ve karar vericileri de bizimle iletişim kurabilirlerdi. Onların bize küsme lüksü yoktur. Biz küsebiliriz ama onlar bize küsemezler. Onlar bir şehri temsil ediyorlar. Dolayısıyla bu konuda bizim enerjimizi, taleplerimizi bir araya getirerek fark yaratacak bir çalışmanın önderliğini ve liderliğini yapabilirlerdi. Sınır ticaretinde demiryolunu kullanma konusunda yönetim kurulu üyelerimiz Gülşen Orhan ile iletişim kurarak sorun çözüldü. Gülşen hanım ilimizin menfaati için üzerine düşeni yaparak, samimiyetle o sorunu çözdü. Karpuzun demiryoluyla gelmesi için önündeki ciddi engeli kaldırarak gelmesini sağladı ama bu bir bütüncül yaklaşım içerisinde hiçbir zaman bizim önümüze gelmedi. Bire bir denk geldiğinde bir takım çözümler üretilmeye çalışıldı ama ortak akılla bir hareketten bahsediyorsanız bizim şehrimiz hiçbir zaman ortak akılla hareket edebilme yeteneğini gösterebilmiş bir şehir değil. Bunun bazen faturasını bize keserler. Kimse bunun faturasını bize kesmesin. Bizden daha önder, daha lider, daha büyük, daha kahraman, daha iyi üst makamları temsil eden insanlar var. Biz haddini bilen insanlarız. Milletvekili, vali beni arasa gidip kapısında beklerim. Çağrılan her yere büyük bir memnuniyetle katılım sağlamaya, destek vermeye hazırız. Bizim başka şansımız da yok. Bizim buna ihtiyacımız var. Bizim kimseyi yok sayarak kente bir ekonomi yönetim temsiliyeti yapma şansımız var mı? Yok, dolayısıyla bunu milletvekilleri, bu kentin liderliğine soyunmuş, kent adına söz söyleyen, kent adına Cumhurbaşkanını, bakanları, karşılayan insanlar yapacak. Bunu biz yapamayız. Onların işine gelirse bizi çağırırlar, gelmezse çağırmazlar. Dünya kadar bakan geldi gitti ne beni ne de hiçbir sivil toplum örgütü temsilcisini bakanlarla bir araya getirip kentin temel sorunları konusunda görüşümüze başvurmadılar. Bir iki tane küçük toplantıda da bizden daha fazla konuşma, söz alma gayreti içinde olduklarını da gördüm. Bizim Van halkı kibardır, zariftir, söyleyeceğini bilir. Kimseyi kırmaz, kırmamak için imtina eder. Kimsenin korkmasına gerek yok. Karar verici mekanizmaları, aktörleri, bakanları, Cumhurbaşkanını halkla bir araya getirmenin hiçbir zararı yoktur. Faydası vardır, zararı yoktur. Bunu içselleştirmeleri gerekir” şeklinde konuştu.

“Kapıköy’ün açılması için yoğun çalışmalarımız devam ediyor”

Kapıköy Sınır Kapısı’nın İran tarafından açılması için yoğun çalıştıklarını söyleyen Takva, “İran ile çok yakın ilişkilerimiz var. İran ile görüşüyoruz. Malumunuz 18 Haziran’da İran’da Cumhurbaşkanlığı seçimi vardı. O dönem İran’da seçime katılım oranının az olacağı gerekçesiyle kapıların kapatıldığından bahsediyorlardı. Bizde İran’ın kendi içişleri düzeyinde normal karşılıyorduk ama şimdi seçim bitti ve yeni cumhurbaşkanı seçildi. Dolayısıyla hızlı bir şekilde İran’da normalleşme adımı atarak ortaya bir irade koyması gerekiyor. Urmiye Ticaret ve Sanayi Odasıyla, Tebriz Ticaret ve Sanayi Odasıyla, Tahran ve İran’daki diğer esnaf örgütleriyle çok yakın ilişkilerimiz var. Onlarda kendi yöneticilerine Kapıköy Sınır Kapısının bir an önce açılması gerektiğini söylüyorlar. Kapının açılması için yoğun çalışmalarımız devam ediyor. Nihayetinde bizim karar vericilerinde burada aktif rol alması gerekiyor. Eğer Kültür ve Turizm Bakanı turizmi canlandırmak için Rusya’ya, Ukrayna’ya, Moldova’ya, Almanya’ya, Avrupa ülkelerine gidebiliyorsa pek ala İran’a, Irak’a da gidebilmelidir. Çünkü buradaki turizm faaliyetlerinden de biz etkileniyoruz. Bu davranışı çok doğru bulmuyorum. Turizm bakanının Rus turizmini canlandırmak için göstermiş olduğu performansın yüzde 50’sini de İran turizmini canlandırmak için göstermesi gerekiyor. İran tarafıyla görüşmesi gerekiyor. Uluslararası politikalar bizi ilgilendirmiyor. Bizi Tahran-Ankara ilişkileri ilgilendirmiyor. Bizi Van ekonomisi ilgilendiriyor. Van’ın İran ile olan ilişkileri bizi ilgilendiriyor. İran bizim komşumuzdur. Biz asla komşumuzdan vazgeçemeyiz. İlişkilerimizi her zaman yerel ve ulusal düzeyde iyi tutma mecburiyetimizin var. Bunu benim söylediğim kadar kenti yönetenlerin ve bu kenti temsil etme idaresine sahip insanlarında söylemesi gerekiyor” diye konuştu.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.