Köşe Yazıları Haber Girişi: 17.02.2022 - 12:53, Güncelleme: 17.02.2022 - 12:53

Apartmanda Yaşamak Bir Kültürdür

 

Apartmanda Yaşamak Bir Kültürdür

Ümran Öztürk yazdı...
Evimiz;  huzur bulduğumuz yer. Özelimiz, kendimizle baş başa kaldığımız, düzenimizi kurduğumuz, güvendiğimiz barınağımız, bizim özgürlük alanımızdır. Evimiz kadar evimizin bulunduğu yer de çok önemlidir. Yaşadığımız yer  bahçeli müstakil bir ev ise bu bizi daha da özgür kılar. Eğer bir apartman dairesinde yaşıyorsak daha kısıtlı bir yaşamımız var demektir. Yaşamımızdaki aktivitelerimiz başka insanları rahatsız edecek boyuta varıyorsa, bu davranışlarımıza bir kısıtlama getirmemiz gerekiyor. Yani “Bir kişinin özgürlüğü, başkasının özgürlüğünün başladığı yerde biter.” sözcüğü burada devreye giriyor. Örneğin başkasını rahatsız edecek şekilde bir kıyafetle balkona çıkamazsınız. Çıktığınızda bu bir başkasının özgürlük alanına müdahale etmektir.  Yani sizin özgürlüğünüz balkona açılan kapıya kadardır. Bu davranışınızla karşınızda oturan komşunuzun özgürlüğüne ket vurmuş, onu rahatsız etmiş,  ona saygısızlık etmiş olursunuz. Bunlar aile içinde yaşarken öğrenilen görgü kuralları, uyulması gereken yazısız kurallardır. Ailenizden aldığınız yaşam boyu sürdüreceğiniz ve çocuklarınıza aktaracağınız bir kültürdür.  Toplu yaşamak da bir kültür işidir.  Farklı kültürlerden gelen, farklı eğitim düzeyine sahip insanların bir arada yaşamasının ne kadar zor olduğunu çoğumuz apartmanlarda yaşarken iletişim, etkileşim anında görüyoruz. Önce apartman kültürünün, toplu yaşamanın kurallarının bilinmesi gerekiyor. Çünkü müşterek hayatın daha çekilir hale gelmesini sağlamak için bu kültürün yaygınlaşması, kurallara uyulması gerekir. Günümüzde çalışma hayatının zorlukları, yaşam koşullarının getirdiği birtakım olumsuzluklar bizleri daha gergin, daha kırılgan yaptığından her zaman gergin ortamlardan uzak durmayı yeğleriz. Hatta yaşadığımız binanın sorunsuz, temiz, tertipli olmasını isteriz. Bahçeli, müstakil  evlerin yerini mantar gibi hızla yayılan apartmanlar aldı. Bu yapılaşma büyük bir sektör haline geldi ama kanunlarımızın yeterli olmamasından, kontrol mekanizmalarının gerektiği gibi işlememesinden mevcut sistemin hantallığından birçok apartmanda yaşam çekilemez durumdadır. En büyük sıkıntı insanların birbirlerine olan saygısızlığı ve sorumluluğunu yerine getirmemesidir.Yine  en büyük sıkıntı da bu toplu yaşam alanında sadece kendileri varmış gibi duyarsızca yaşamalarıdır. Merdivenlerde   asansörün içinde söndürülmüş  sigara izmaritleri, kapı önlerinde çöpler, kullanılmayan ayakkabılar, şişeler, kutular, bebek bezleri , havalandırılmayan merdiven boşlukları, balkondan- pencereden gelişi güzel sağa sola atılan çöpler, yüksek sesle merdivenlerde konuşmalar, bangır bangır müzik sesi , gürültü kirliliği  apartman sakinleri için birer sorundur. Böyle bir apartmanda yaşadığınızı düşünün. Böyle bir ortamda yaşamak zorunda bırakılmak bir insana verilen en büyük ceza olsa gerek.  Burada en büyük görev apartman sakinlerine düşüyor. Kurallara uyan malikler, tutarlı, güvenilir, duyarlı bir yönetim ekibiyle bu sorunlar pekâlâ çözülebilir. Apartmanda yaşayanların sorunlarını tek tek dinlemek, komşuları birbirlerine kırdırmadan, ortak akılda birleşerek, gereken kararları alarak varlığını gösteren bir yönetim,  oluşan her sorunu yerinde inceleyip çözüm odaklı yaklaşmak kaydıyla yaşanan yeri sorunsuz hale getirir ve apartmanda huzuru sağlar. Maalesef ülkemizde apartmanda yaşayan insanların sorunları olduğunda  başvura bilecekleri kurumlar  yetersiz durumdadır. Kat sahipleri yaşadıkları sorun için başvuracakları mercii bulmakta güçlük çekmekteler. Küçücük bir anlaşmazlıkta kolluk kuvvetlerine başvuruluyor.  Oysa batıda olduğu gibi yönetimlerin çözemediği yerlerde apartman işleyişini düzenleyen bir kurumun olması işleri çok daha kolaylaştırır. Kanun koyucular tarafından tek bir kurum belirlenmeli, sorunlar burada çözülmeli apartman yaşamına yasalarla sıkı kurallar getirilerek insanların bu ihtiyaçları giderilmeli, gerekirse günün şartlarına göre tüzüklerle desteklenmelidir. Kuralları ihlal edenlere de caydırıcı cezalar getirilerek müşterek hayatın daha çekilir hale gelmesi sağlanmalıdır. Çünkü apartmanda yaşamak bir kültürdür sonradan öğrenilmiyor.    
Ümran Öztürk yazdı...

Evimiz;  huzur bulduğumuz yer. Özelimiz, kendimizle baş başa kaldığımız, düzenimizi kurduğumuz, güvendiğimiz barınağımız, bizim özgürlük alanımızdır. Evimiz kadar evimizin bulunduğu yer de çok önemlidir. Yaşadığımız yer  bahçeli müstakil bir ev ise bu bizi daha da özgür kılar. Eğer bir apartman dairesinde yaşıyorsak daha kısıtlı bir yaşamımız var demektir. Yaşamımızdaki aktivitelerimiz başka insanları rahatsız edecek boyuta varıyorsa, bu davranışlarımıza bir kısıtlama getirmemiz gerekiyor.

Yani “Bir kişinin özgürlüğü, başkasının özgürlüğünün başladığı yerde biter.” sözcüğü burada devreye giriyor. Örneğin başkasını rahatsız edecek şekilde bir kıyafetle balkona çıkamazsınız. Çıktığınızda bu bir başkasının özgürlük alanına müdahale etmektir.  Yani sizin özgürlüğünüz balkona açılan kapıya kadardır. Bu davranışınızla karşınızda oturan komşunuzun özgürlüğüne ket vurmuş, onu rahatsız etmiş,  ona saygısızlık etmiş olursunuz. Bunlar aile içinde yaşarken öğrenilen görgü kuralları, uyulması gereken yazısız kurallardır. Ailenizden aldığınız yaşam boyu sürdüreceğiniz ve çocuklarınıza aktaracağınız bir kültürdür.

 Toplu yaşamak da bir kültür işidir.  Farklı kültürlerden gelen, farklı eğitim düzeyine sahip insanların bir arada yaşamasının ne kadar zor olduğunu çoğumuz apartmanlarda yaşarken iletişim, etkileşim anında görüyoruz.

Önce apartman kültürünün, toplu yaşamanın kurallarının bilinmesi gerekiyor. Çünkü müşterek hayatın daha çekilir hale gelmesini sağlamak için bu kültürün yaygınlaşması, kurallara uyulması gerekir.

Günümüzde çalışma hayatının zorlukları, yaşam koşullarının getirdiği birtakım olumsuzluklar bizleri daha gergin, daha kırılgan yaptığından her zaman gergin ortamlardan uzak durmayı yeğleriz. Hatta yaşadığımız binanın sorunsuz, temiz, tertipli olmasını isteriz.

Bahçeli, müstakil  evlerin yerini mantar gibi hızla yayılan apartmanlar aldı. Bu yapılaşma büyük bir sektör haline geldi ama kanunlarımızın yeterli olmamasından, kontrol mekanizmalarının gerektiği gibi işlememesinden mevcut sistemin hantallığından birçok apartmanda yaşam çekilemez durumdadır.

En büyük sıkıntı insanların birbirlerine olan saygısızlığı ve sorumluluğunu yerine getirmemesidir.Yine  en büyük sıkıntı da bu toplu yaşam alanında sadece kendileri varmış gibi duyarsızca yaşamalarıdır.

Merdivenlerde   asansörün içinde söndürülmüş  sigara izmaritleri, kapı önlerinde çöpler, kullanılmayan ayakkabılar, şişeler, kutular, bebek bezleri , havalandırılmayan merdiven boşlukları, balkondan- pencereden gelişi güzel sağa sola atılan çöpler, yüksek sesle merdivenlerde konuşmalar, bangır bangır müzik sesi , gürültü kirliliği  apartman sakinleri için birer sorundur.

Böyle bir apartmanda yaşadığınızı düşünün. Böyle bir ortamda yaşamak zorunda bırakılmak bir insana verilen en büyük ceza olsa gerek. 

Burada en büyük görev apartman sakinlerine düşüyor. Kurallara uyan malikler, tutarlı, güvenilir, duyarlı bir yönetim ekibiyle bu sorunlar pekâlâ çözülebilir.

Apartmanda yaşayanların sorunlarını tek tek dinlemek, komşuları birbirlerine kırdırmadan, ortak akılda birleşerek, gereken kararları alarak varlığını gösteren bir yönetim,  oluşan her sorunu yerinde inceleyip çözüm odaklı yaklaşmak kaydıyla yaşanan yeri sorunsuz hale getirir ve apartmanda huzuru sağlar.

Maalesef ülkemizde apartmanda yaşayan insanların sorunları olduğunda  başvura bilecekleri kurumlar  yetersiz durumdadır. Kat sahipleri yaşadıkları sorun için başvuracakları mercii bulmakta güçlük çekmekteler. Küçücük bir anlaşmazlıkta kolluk kuvvetlerine başvuruluyor.  Oysa batıda olduğu gibi yönetimlerin çözemediği yerlerde apartman işleyişini düzenleyen bir kurumun olması işleri çok daha kolaylaştırır. Kanun koyucular tarafından tek bir kurum belirlenmeli, sorunlar burada çözülmeli apartman yaşamına yasalarla sıkı kurallar getirilerek insanların bu ihtiyaçları giderilmeli, gerekirse günün şartlarına göre tüzüklerle desteklenmelidir. Kuralları ihlal edenlere de caydırıcı cezalar getirilerek müşterek hayatın daha çekilir hale gelmesi sağlanmalıdır.

Çünkü apartmanda yaşamak bir kültürdür sonradan öğrenilmiyor.
 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (2 )

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Mustafa atilla
(17.02.2022 13:03 - #72730)
İrdelediğiniz konu anlatılması gereken yaşama kültürümüzün önemli bir bölümü yazınız için teşekür ederim. Kaleminize sağlık.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Mustafa atilla
(17.02.2022 13:03 - #72731)
İrdelediğiniz konu anlatılması gereken yaşama kültürümüzün önemli bir bölümü yazınız için teşekür ederim. Kaleminize sağlık.
Ümran Öztürk Yorumunuz icin teşekkür ederim
Ümran Öztürk Yorumunuz icin teşekkür ederim
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.