Vızzzz Gelir, Trıst Gidermiş... (Haydi Okuma Saati)

Öyle uzun bir yolculuktur ki... Bazı çokbilmişlerin tanımını yaptıkları zaman bile çok güldüğüm kadar zengin, konuşamayacağım kadar gizemli, anlaşılamayacak kadar çeşitli ve ölçülemeyecek kadar kudretli.

Öyle uzun bir yolculuktur ki...

Bazı çokbilmişlerin tanımını yaptıkları zaman bile çok güldüğüm kadar zengin, konuşamayacağım kadar gizemli, anlaşılamayacak kadar çeşitli ve ölçülemeyecek kadar kudretli.

Bir tarafta sosyal beceriler, bir tarafta kuramlar, bir tarafta yapılandırmalar, bir tarafta ölçekler, bir tarafta zekâ gelişimleri, bir tarafta örgün, bir tarafta yaygın, bir tarafta açık eğitim ve öğrenme yolları var iken, adını tanımlara bıraktığımız, sadece okulda çözüleceğini zannettiğimiz, eğitim olguları ve öğrenme yöntemlerinin kısırlığı.

Ebeveynlerin çocuklarıyla geçirecekleri keyifli zaman yerine, hemen hemen her akşam o güzelim eğlenceli yaşları kâbusa çeviren yetersiz öğretmenlerin vermiş olduğu saçma sapan ödevleri birlikte yaparak, yaşamı zehire çeviren, hayatın sadece sınav ve testten ibaret olduğunu zannederek geleceğini alt üst ettiğimiz nesil.

Ne dur diyen var.

Ne bıktık artık diyen.

Nede yeter artık diyen.

Sadece: geçen zamana vah diyecekler hariç.

O kadar kısırlaştırılmış duygular oluşturmuşuz ki; "istendik davranışların kazandırılmasına eğitim" ve ardından "derste iken elde edilen bilgilere öğretim denir” diyerek kendi egolarımız ve beceriksizliklerimizin faturasını "sistem bozuk" diyerek, yeniden mantık dışı sistemlerin niteliksiz eğitimcilerce varoluşunu sağlamaktayız.

Sorumluluk duygusunun gelişmesini engelleyecek, kişisel hizmetleri onların yerine yaparak, yaptıkları tüm yanlışları arkadaşlarına mal edip, vicdanen rahatlatarak her olumsuzluğu başkalarına havale etmekteyiz.

YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Bakmadan Geçme