Mavi Şehrin Kalemleri
GÜNCELLEME
MURAT ŞENDUR
Gezerim kırk yıl oldu yazmadım seyirname,
Kalmamış ki dünyanın görülesi bir yanı.
Kafaların içinde görünmez tımarhane,
Delirmemek isteyen unutmalı her anı.
Üveys nerde gezerdi yürüyüp onca yolu,
Yüce Allah'ı vardı Veysel'de onun kulu.
Bu benim itirazım unutan herkes deli,
Gerçeklerin peşinde vermelidir er canı.
Değişti gayrı devran teknoloji çağımız,
İnsanlar balık olmuş lahzalık hafızamız.
Parasını siz verin sarsın sizi ağımız,
Merhamet mi internet hakedenler yer banı.
Sanal artık ortamlar duygusunu yitirdi.
Geçmişinden geleni çoğaltmadı bitirdi.
Hırsızlar çalmasaydı hepimize yeterdi,
Cesaretini topla bir kerecik sor bunu.
Kulak verip dinledim çağrıldığım çağrıyı,
Gerçekliği tanıdım tattım özde ağrıyı.
Sevdim sevilmedim ben inkar ettim doğruyu,
Bir olmayan çok kalır çaldı benden yar bini.
Keşfedilmek isteyen insan pazarı gördüm,
Tuhaf haller sergiler zihinlerine girdim.
Uyurken mutluydular yoksa uyanın derdim,
Yaşamaktan yoruldum öldürecek sır beni.
SÜRGÜN
RANA İSLAM DEĞİRMENCİ
Hatırlanmak hem acı verir insana hem tat
Oysa unutmak kolay değil mi hem de rahat
Biraz söz biraz bakış ve biraz histir hayat
Gör hatırlamak mı hatırlanmak mı saltanat
Bak ne çetin sorular saplanır yüreğime
Zamansız her merhaban birer serseri tokat
Ah sen aşkı bıraktın zamanın yanışına
Bense unuttum sanıp yandım saat be saat
Ya bağışla sükût sarılı tatlı yarayı
Ya sürgün hatıraya bırak kalmadı takat
GÖRECEKSİN
DERYA GÜLTEKİN
Gideceksin!
İster on günde,
İsterse on yılda bir...
Alıp başını yüreğinle baraber
Ya bir köşe
Ya da bir göl başına...
Yakacaksın eski defterlerini,
En çok da kara gemilerini...
Gideceksin!
Yepyeni bir sayfaya meftun
Susuz kalmış lugatlerinle
Yitik sevdalar ülkesine,
Vuslatla sözlesip
Kendinle el ele...
Gözlerini kapatmış gibi yapacaksın bazen
Çukurlara yürürken
Tek Allah'a emanet edeceksin kendini...
Bir tedbir'in
Bir de ümid'in kalacak seninle
Geride bir tek 'ah' yazacak
Gönlünün sitem sokağına bakan
Arka resminlerinde
Başı boş bir rüzgar olacaksın bazen
Bazen de boz bulanık bir sel
Her yer durulduğunda
Kim gitmiş
Kim kalmış sende
İşte o vakit göreceksin
Bir diğer elini
Kimle değişeceğini...
Ve artık
Denediğini denemeyecek
Herkese ederi kadar
Değer verecek
Gülecek...
Ell ele..
Gitmeyeceksin
İÇİMİZ SESSİZ PINAR
ARİF KUŞ
Yüreğimiz suskun, dilimiz lal olmuş,
Dokundukça çocuk,gibi ağlar,
İçimizde sessiz pınar, kanlar akıyor,
Bazı insan evsiz sahipsiz kalmış,
Aç susuz perişan sokakta,
İçimizde sessiz pınar, kanlar akıyor,
Ne derdin var diye soran olmuyor,
Göz pınarları kurumuş sesiz ağlıyor,
İçimizde sessiz pınar,kanlar akıyor,
Hastane köşesinde, sahipsiz kalmış,
Yavruları hor görmüş, huzur evine atmış,
İçimizde sessiz pınar,kanlar akıyor,
Hiçmi yok merhamet azıcık vicdan,
Ne oldu sana kalmadı iman,
Seni yaradan Allah'a inan,
İçimiz sessiz pınar bak kan akıyor.
11.02.2026
NE OLUR UNUTMAYIN
NURAY ÖNGEÇ
Kıyamet ortasında
Acılar arasında
Figanlar sedasında
Vatanım kan ağlıyor
Bir değil iki değil
On bir şehir yıkıldı
Yok oldu tam bir nesil
Nasıl anlatsın bu dil
Cıvıl cıvıl çiçekler
Kurudu bahçelerde
Keder yumağı kalpler
Zemheri çilelerde
Lavinyalar fışkırır
Ölüm tarlalarında
Yürekleri kanatır
Bastığın topraklarda
Ölüm kokuyor her yer
Yer Gök çığlık çığlığa
Ağlıyor tüm melekler
Perişan insanlığa
Toprakta suskun canlar
Üzgün küskün uyurlar
Kader değildi bunlar
Onlar da biliyorlar
Ağlasam inlesem de
Yeşermeyecek güller
Paramparça olsam da
Soldu tüm menekşeler
Türkiyem can vatanım
Harap mı olacaktın
Benim güzel toprağım
Kahır mı duyacaktın
Aklım fikrim almıyor
Neden ders almıyoruz
Bir küçük menfaate
İnsanlar harcıyoruz
Atamız bilim dedi
Gitmedik hiç izinden
Atamız ilim dedi
Anlamadık dilinden
Dilerim bu kıyamet
Ülkemizde son olur
İnsanlık ve merhamet
Hepimize yol olur
Umut aştır ekmektir
Sevgi,saygı emektir
Dürüst olmak gerektir
Ne olur unutmayın!
Felaket yaşatmayın!
ESSE O BD-I SAB
EMİNE SAVAŞ
Bd-ı sab haber ver, yr yola revan mıdır
O da sen gibi nazlı, munis cilvegn mıdır
Salınırken eteği, uçuşur başım döner
Hli bizr eyleyen, işveli müjgn mıdır
Çaldım nefsi yerlere, ben bu tende değilim Ademiyet libasım, ruhum l-mekn mıdır
Sırda keşşf ol nefsim, ölümden öteye geç Cnın surette kalmış, şaşkın bendegn mıdır
Başımdaki heyul, kaderden ilham mıdır
Bir nev'i afet midir, ikaz-ı Rahman mıdır
Denizde mercan mıdır, servet-i sultan mıdır
Nakkaş'a yed-i emin, bir garipçe can mıdır
Nefti dön yüzünü sen, essin o bd-ı sab Dilbend gülruhlar sende çağlayan umman mıdır
BULMACA…
YALÇIN YÜCESOY
Sevgin gizemli!
Bir karanlık bulmaca
Ne olur!
Sakın beni suçlama..
Şaşkınım!
Hangi nokta, hangi ünleme
Hangi harf, hangi kareye..
Soluksuz!
Alo imdat, alo yetiş
Sıfır bir, sıfır altı
Bakıyorum her köşeye..
Efeden, gakkoşa
Dadaştan, uşağa
Koşuyorum her yöreye..
Yurtiçi ve yurtdışı
Varıyorum her haneye..
Soldan sağa, sağdan sola
Aşağıdan yukarı, yukarıdan aşağı
Soruyorum her bilgeye..
Ve..
Kuzeyden, güneye
Batıdan, doğuya
Başvuruyorum her çareye..
Gülüm!
Sökemiyorum..
Sökemiyorum..
Ahh..
Sen ne domuzsun sen!
Asırlardır peşindeyim
Çözemiyorum...
Çözemiyorum.....
NEYİN KALDI Kİ
ORHAN BURAN
Oğlun diskolar da kızın barlarda
Hal hatır soracak erin mi kaldı
Anan kulüplerde baban sırlarda
Şu fani dünyada Ar'ın mı kaldı
Hor görürsün evde yatan hastanı
Kalem yazar söyler böyle destanı
Satmışsin tarlayı yaktın bostanı
Horoza verecek darın mı kaldı
Meydanlarda yiğit yiğit gezerdin
Garibanı görsen hemen ezerdin
Ardı sıra hakaretler dizerdin
Artık korkutacak şerin mi kaldı
Yeni doğmuş obalarda tay idin
Zıpkın gibi ortalıkta yay idin
Ağa idin paşa idin bey idin
Artık akıtacak terin mi kaldı
Yaptığın zulümle gönül alınmaz
Ettiğın kötülük inan silinmez
Kaç ay hastanede yattın bilinmez
İğneyi sokacak derin mi kaldı
Şu fani dünyadan burani geçti
Dostlar meclisinde dostları seçti
Ruh bedenden çıktı semaya uçtu
Artık çözülecek sorun mu kaldı