Yerin dolmuyor
Yunus Türkoğlu
14 Nisan 2007 tarihinde vefat eden anneme-
Kerpiç ev, karlı fırtınalı kış geceleri,
Sıcaktı yuvamız, sağdı babamız-annemiz.
Masal gibi yaşardık hayatı önceleri;
Hepimizi muhabbetle sarardı annemiz…
Annem siyah çarşaf giyerdi, yüzünde peçe,
Tespihi elinde, zikrederdi gündüz-gece.
Ne dualar ederdi bir bilsen, hece hece;
Osmanlı kadınıydı, ihlaslıydı annemiz…
Sevmeyen yoktu, tatlı dilliydi hoştu sözü,
Kalp kırmaz, kimseyi üzmezdi doğruydu özü,
Ne zaman bizlerden ayrılsa dolardı gözü;
“Kimseler benden incinmesin” derdi annemiz…
Heyhat! Ne kadar hızlı akıp gitti o yıllar,
Kerpiç evin dört bir yanı hatıralar saklar…
Bahçesinde akasya ağaçları, leylaklar;
İkindileri semaver yakardı annemiz…
Dünmüş gibi, akşamları pencere önünde,
Kanal suyu akar, huzur çırçırın sesinde.
Sohbetler koyu olurdu gecenin bendinde;
Hüzünle, sevdayla yâdımızdadır annemiz…
Bütün anneler kıymetlidir, unutma evlat,
“Uf” bile demeye hakkın yok, unutma evlat,
Aman! “…kader adalet eder!” unutma evlat;
Dünya ve ukba saadetimizdir annemiz…
Yerin dolmuyor, hançerdir ayrılık sızısı,
Hayat kısa, ecel kaçınılmaz alın yazısı,
Doksan üç yıl yaşa, sonunda ölüm acısı;
Şabaniye Kabristanı’nda medfun annemiz…
Varlığıyla dünyamız daha güzeldi elbet,
Ahirette görüşürüz, gönül diyor sabret!
Muradı ahiret, dünyaya etmedi minnet;
İnşaallah, Hz. Hatice’ye kavuştu annemiz,
Peygamberimize (as) komşu oldu annemiz…
14 Nisan 2026
