Ümit Kayaçelebi

Sezai Karakoç sözleri arşivimiz

Ümit Kayaçelebi

FATMA ZEHRA AKYİĞİT

“Kendini arayan, yitirmeden bulamaz.”

“Seni hiç değişmemiş görüyorum insanoğlu. Bir parça değiş artık.”

“Seni yok sayacaklar, sen daha çok var olacaksın!”

“Bir gün gözlerimin ta içine bak: Anlarsın ölüler niçin yaşarmış.”

“Kendi elimizle kendimiz cehenneme çevirdik içimizi…”

“İçimde ölen öldü, kalan kaldı, ben aynı…”

“Ben onun sılası, kendimin gurbetiyim.”

“Açar bir gün elbet yeniden gönlümüzün çiçekleri…”

“Siz bilmezsiniz, size anlatmak da istemem.”

“Karşılıksız çarpmayı bilmez mi senin kalbin?”

“Geceye yenilmeyen her kişiye, ödül olarak bir sabah ve bir gündüz, bir güneş vardır.”

“Ama neden anlayan kişi hep susuyor?”

“İnsanlar havada uçtu ama yerde öldüler/ Bunu bana öğretmediniz.”

“Bir kalp duracaksa, acıdan ve ıstıraptan/ O benim kalbim olsun, senin kalbin değil…”

“Geliyor boyuna geliyor yalnızlığın gülmeleri.”

“Artık kendimize bile o kadar yakın değiliz.”

“İnsan doğar doğmaz ölmeye başlar…”

“Düşüşün tadını almayan insan! Senin yücelerin serinliğinden, arılığından ne haberin vardır? Ey yükseklerden büyük seslerle düşen şu, bu yalçın kayalara bir şelale borçlu olduğunu biliyor musun?”

“Sakın kader deme/ Kaderin üstünde bir kader vardır”

“Maddi kazanç da manevi kazanç da ancak emekle elde edilir. Emeksizlik, hareketsizliğe, hareketsizlik de ölüme götürür. Alın teri ise dirilişe…”

“Bir umut vardı gönülde eksilmiyordu…”

“Yol uzun, uzak. Kalbimizden başka pusula da yok gövdemizin cebinde.”

“Başarı, hayata tapmakta değil, hayatın hakkını vermektedir.”

“Ellerin yaz demekti/ Gözlerin yeşerirdi kalbimin baharında.”

“Hayat bir ölümdür, aşk bir uçurum.”

“Tek var olan O… Gerisi gölgeler!”

“Beklemek, neyi beklediğini bilmeden…”

“Bugün yalnız yağmura tahammül edeceğim.”

“Gönül, gönül verilerek alınır.”

“Hakikate susamıştır sürekli olarak ruhum.”

“Anne gitti ve evler döndü yazlık otellere/ Anne gitti ve sular buruştu testilerde/ Artık çamaşırlar yıkansa da hep kirlidir/ Herkes salonda toplansa da kimse evde değildir.”

“Doktor istemem, annem gelsin.”

“Kendi hocasına saygı borcunu unutan, çömezinden sevgi beklememelidir…”

“En verimli hasat, hakikatin hasadıdır…”

“İnsandan insana şükür ki fark var.”

“Hakikat eskimez.”

“Herkes gibi olmak, olmayacak bir şey… Herkes gibi olmak, olmamak gibi bir şey…”

“Fısılda bana n’olursun sağ olduğunu…”

“Karaya düşen, beyazı daha iyi belirtmektir; yoksa, bütün dünyayı kara renge boyama değil.”

“Güler yüzlü yılanlar ve akrepler ülkesinde/ Sen güller ve inciler gibi aynı kaldın yine de”

“Seni ben kalbime çarptım kalbim artık eski kalp değil.”

“Hayat dediğimiz ölüm, ölüm sandığımız gerçek hayat!”

“Günün adamı değil, “dem”in adamı olmak.”

“Anlamak masraflı iştir; emek ister, gayret ister, samimiyet ister. Yanlış anlamak kolaydır oysa. Biraz kötü niyet, biraz da cahillik kâfidir…”

“Sevgi gözde değil gönüldedir. Vücut değil ruhtur aşka kâdir…”

“Kurumuş üzüme de razıydık çürüttün…”

“İçimde yaman tutuk bir şair doğuyor, tut elimden…”

“Ah, ölen ölene içimizde ve dışımızda…”

“Her eve, kütüphane fikri sokulmalıdır.”

“Mutluluk ne mümkün o kentin insanlarına…”

“Bir parça aralayabilir misiniz/ Bizim için/ Zamanın örttüğü perdeleri?”

“Ben aşkı göğsümde kurşun gibi taşıyorum…”

“Ve güldün rengârenk yağmurlar yağdı…”

“Arkadaş gel koparmayalım çiçeği/ Dalında seyredelim/ Onun esintilerle gelen kokusuna yetinelim…”

“Kanadı kırık kuş, merhamet ister.”

“Unutmayalım ki amaç, her zaman için şartlardan güçlüdür.”

“Her kişi, gücünün yettiğince bilim yolunda ilerlemek borcundadır.”

“Evet/ Yine de şiirdir beni ara sıra dinlendiren/ Acıma aralıklar verdiren”

“Sen kış güneşi misin/ Yakarsın ısıtmazsın…”

“Artık en büyük savunma savaşımızı içimizde veriyoruz.”

“Ve yine yalnızız kurumuş bir ırmak gibi”

“Haritalar çiziyor ruhum/ Acının, utancın, hıncın ve hüznün haritalarını…”

“Ruhumuzun içinde kar yağar.”

“Hayat, anlamını yitirmeğe başladığı zaman, “hayatın ölümü” başlamış demektir…”

“Sevgi budur. Seven, sevilene ateşinde yanıp kül olurcasına koşacaktır. Sevginin son noktası bu. Sevgide ebedîleşme bu. Sevileni doğrulama ancak böyle gerçekleşir.”

“Çocukluk, güzün dökülen yapraklar gibi”

“Bütün şiirlerde söylediğim sensin/ Suna dedimse sen, Leyla dedimse sensin/ Seni saklamak için görüntülerinden faydalandım/ Salome’nin Belkıs’ın/ Boşunaydı saklamaya çalışmam öylesine aşikârsın bellisin.”

“Biri çıkmış gibi boş bir mezardan/ Ortalıkta ölüm sessizliği var.”

“Şairler yaşayamadıklarını yazarlar. Ama o yazılacak olanı yaşarlarsa susarlar.”

Kaynak: Bisnev Dergi

Yazarın Diğer Yazıları