Gel de o eski Van'ı özleme 21
Ümit Kayaçelebi
KİMİ ARARSANIZ SOHBET MUHABBET İÇİN BERBER NACİ SUVARIN MEKÂNINDA
Orası Van’daki gençlerin özellikle sinemacıların TRT Van Radyosunda çalışanların uğrak yeri. Orada spor toto oynanır, orada Cemil Uzal’a TRT Van Radyosu içinde çalınmak üzere şarkı ve türkü istekleri sipariş verilirdi, TRT Radyosu yeni kurulunca radyoda istekler vardı ve biz mektup veya posta kartına para vermeyelim diye Cemil Uzal’a not bırakırdık. Allah rahmet eylesin. Sinemadaki filmlerin eleştirisi yapılırdı.
Orada hem traş olurduk hem sohbet eder bir kaynaşma oluyordu. Orası adeta bir dergah gibiydi. Rahmetli Fikret Altay çok gelirdi.
Tam karşıda ise Gençlik berberi Ahmet Yedek o da sıkı bir Beşiktaşlı (Ortağı da Burhan ve aynı zamanda Van Gençlik hastası. Akşama kadar top muhabbeti BAŞLAR AMA BİTMEZ’Dİ..
Ah ah sen gel de İbrahim Ustayı unut! İmkân mı var unutalım. İbrahim Davut oğlu tenekecilerin kralı.. Çok güzel soba, mangal yapar ama en önemli mahareti öyle semaver yapardı ki içinde su kaynadığı zaman tren düdüğü gibi öterdi. İşte o yüzden çok öten semaver siparişi alırdı. Gayet neşeli Keyifli her zaman yüzü gülen çok mütebessim bir insandı. Ben onu gördüğüm zaman içim ferahlardı.
Yanındaki esnafsa Dokumacı oğullarının babası cecimci Memet efendi sadece işi seccade yapmak.
Aha onun yanında demirci Hasan usta var. Demirci dükkânını erken açar erken kapardı.
Daha sabah gelip dükkânının darabalarını açtığı zaman ilk sözü;
<Ah akşam olsa da bi eve gitsek>! .. Komşu derdi ki yahu hasan usta daha yeni geldin hele akşama çok var derse de o ah keşke akşam olsa da eve gitsek der sözünü tekrarlardı.
Sonra merak ettik sorduk. Dediler ki Hasan usta hanımına kerem ile aslı gibi aşık çok seviyor onun için hiç yanından ayrılmak istemiyor.
CUMHURİYET CADDESİNİN TEMİZLİĞİ ĞALISOYA EMANET!
Başlık size tuhaf geldi sanırım. Merak ettiniz değil mi! Şimdi biriniz dediz acaba emniyet amirim mi, biriniz dediniz herhal belediye baş çavuşu., her birinizin aklından bir şeyler geçti ama hiçbiri değil. Sizi çok merakta bırakmayayım ben hemen söyleyeyim!
Ğaliso dediğimiz Çöpçü Halis. Hani o yıllarda böyle tango, çıtkırıldım değildığ! Hepimiz latifeci gönlü bol insanlardığ. Mehmete Memo, Cemile Cemo, Aliye Elo, Mustafa’ya Mısto dediğimiz herkesin bundan rahatsız olmadığı yıllardı.
Ğalıso dediğimiz de ismiyle müsemma Halisti. Çöpçülerin kralı da değildi. Baş çöpçü de değildi. Kimseyi çöp topladığı için Mustafa Altaylının, şükrü Kösereisoğlu’nun, Tayyar Dabbağoğlu’nun takdir edip de ona farklı maaş da vermiyordu. Hele onurluk ödül zaten o yıllarda bilinmeyen ne mene şeylerdi.
Ğaliso çöpçüydü. Şimdi temizlik işçisi falan diyorlar ama o yıllarda çöp toplayana çöpçü denilirdi. Ğalıso da Van Belediyesinin bir çöpçüsüydü. Ve vazife mahalli de Sağlı sollu Cumhuriyet Caddesini temizlemek ve temiz tutmaktı. Vazifesi buydu ve Cumhuriyet caddesi ona ihale edilmişti. O da vazifeşinas işini en iyi şekilde deruhte etmek isteyen biriydi.
Vazifeşinas olmasının ötesinde o zamanların en namlı en cesur en kabadayı herkesin gölgesini bile gördüğü zaman gölgesinden bile ürküp kaçtığı Belediye çavuşu Zilli oğlu Hamdi Çavuş vardı. Esnaf, tüccar her ne kadar Hamdi Çavuşla samimi olsa da o vazife esnasında babasını bile affetmezdi. Özellikle Sebze hali esnafı bakkallar, manavlar ve de kasaplar o oraya geldiği zaman neredeyse esas duruşa geçerlerdi. Ğılafım varsa Naif can hemen desin ki biz ondan gorğmazdığ!
ŞEHİRDEKİ ESNAF MEKÂNININ ÖNÜNÜ TERTEMİZ TUTARDI YAZ VE KIŞ ÖYLEYDİ
Şimdi onlarca işçinin ve kaç tane kamyonun zar zar ortalığı temizlediği o kadar geniş bir sahayı o tek başına idare ediyor ve pırıl pırıl ediyordu. Ğalıso elbette işini yapıyordu ama caddede ki resmi teşkilatlar ve tüccarlar, esnaflar da hem belediyeye hem de Ğalısoya sen çöpçüsün biz istediğimiz gibi kirletiriz sen de toplamaya mecbursun zihniyetinde değillerdi.
Bakın Beşkardeş otelinde rahmetli Selahattin Bey şeref abi Seyfi baba kaldırımın ve kendi çevrelerinin önüne gözleri gibi bakarlardı. Yanında Gümrük müdürlüğü çevresini kirletir mi? Elbette kirletmiyordu. Obur Tarafta eski PTT Merkez Müdürü Hayrettin Alpaslan kendi mıntıkasında hiç çer çöp bırakır mıydı? Hayır.
Şimdi sıra başında hemen Rahmetli Niyazi Türkmenoğlu var ve çoğu zaman hep dışarıda durur ve her zaman mütebessim somurttuğunu hayatımda görmedim. Nurlar içinde yatsın. Yanında radyo ve pırelli bayii Bilal Türkmen hemen dalında Hakkı Türkmen var. Onun yanında da zamanın en lüks kuaförü berberi ne derseniz deyin Cem-Ka’nın yanında Teknik Ticaret Enver Perihanoğlu hoş babacan biri ilk tüpümüz de ondan almıştık. Tüp değiştirmeye el arabamızla gelir alır değiştirip götürürdük. Zaten eski ziraat banka sokak da çok uzak değil ki. İşte Rahmetli Kahveci Salman’ın yanında iş bankası var..
KAPARLARDI SEKEVİL VE MECREFEYİ KAR TEMİZLERLER Dİ
Kış olduğu zaman esnaf tüccar daha gelip kepenklerini, darabalarını açar açmaz hemen varsa veya yoksa bir mecrefe sekevül bulup kapılarının önünü kardan buzdan temizlerlerdi. Çünkü zerafet nezahet ruhlarında vardı. Derlerdi benim gelen müşterim kayar düşer niye olsun. Böyle zarif ve narin insanlardı onlar. E hal böyle olunca artığ Ğalısoya çok az iş kalıyordu.
Şimdi sonradan görmeler kar yağdığı zaman hemen belediyenin gelip kapılarının önünü temizlemesini bekliyorlar. İşte ne oluyor sonra bu günlerdeki gibi kar dağlarını meydana getiriyorlar. Sen kapın önünü temizle ortaya yığ gelsin belediye kaldırsın Yok efendim hiç olur mu gelsin belediye temizlesin! İşte bu günkü insan profilimiz de böyle.
Ah ah nerde kaldı o insanlar şimdi kimlerle baş başa kaldık. Şimdi atan atana kirleten kirletene reis ne yapsın belediye ne yapsın.
EMEK SİNEMASI TÜRKİYE’NİN SAYILI SİNEMALARINDAN BİRİYDİ
Sahipleri Haydar Perihan, Remzi Perihan, Fevzi Perihan ve Enver Perihan.
Yazlık Emek Sineması Şimdiki Perihanoğlu eczanesinin olduğu yerde bulunuyordu. Kışlık Emek Sineması ise tam karşısında idi. Kışlık Emek Sinemasının açılış tarihi 1963 yılı. Yazlık Emek Sinemasının ise açılış tarihi 1961-1962 gibi bilmekteyiz. Kışlık Emek Sineması kalorifer tesisatlı olduğu için kışları çok rahat film izleme imkânı olurdu.
Yazlık Emek Sineması Kerpiçten duvarlarla çevriliydi ve perdesi de öyleydi. Kapasite olarak Şehir Sineması kadar büyük değildi. Burada makinistlik yapanlar da; Cizreli Ramazan, Remzi Koç, Çetin Perihanoğlu, Necdet Bora, Ahmet Çiğdem…
Teşrifatçılık yapanlardan bir kaçı gişede en çok bilet kesen ise her zaman ağırlıklı olarak Rahmetli Fikret Altay olmuş ise de zaman zaman sinema sahiplerinin çocukları bilet kesmek için gişede bulunmuşlardır.
Bu arada Erdal Perihan’ın da bu sinemada işletmeci olarak çok büyük hizmetleri olmuş ve çok emek sarf etmiştir. Bunu da bir vefa borcu olarak burada belirtmek isterim.
Devam edecek.