76 yılda neler oldu neler 1
Ümit Kayaçelebi
"Maziyi yerinden oynamadığı ve kımıldamadığı için severiz. Zira analar, babalar ölür; sevgililer gider, sevgiler geçer; vücut ihtiyarlar, ruh yıpranır. Fakat yere eğilen, yere düşen adamın hafızasında ve yâdındaki mazi cennetine bir şey olmaz."
- Abdülhak Şinasi Hisar
Sevgili dostlar yine bu başlık altında bir şiir yayınlamıştım böyle kronolojik olarak yıllar itibariyle o zaman bir ara 67 idi ve daha sonra 71 oldu ve 67 yılda neler oldu bilahare de 71 yılda neler oldu diye şiirsel olarak seneleri yazmıştım.
“Eski zamanlar, sanki bir masal diyarında yaşanmış gibi gelir bize. O masalın içinde kaybolmak, o eski günleri tekrar yaşamak isteriz.”
“Anılar, zamanın karanlık koridorlarında ışık saçan lambalar gibi. Onlara bakarak geçmişe yolculuk yapar, eski günlerin sıcaklığını yeniden hissederiz.”
“Eski zamanlar, sanki bir tabloya resmedilmiş gibidir. O tabloyu izlerken, içimizde bir özlem, bir hüzün hissederiz. Çünkü o zamanlar artık geride kalmıştır.”
ZAMAN
Çarnaçar çaresiz koyup
Boynumuz büktü zaman
Gam kasavet bulut olup
Üstümüze çöktü zaman
**
İsyan ettik şansımıza
Kızıp küstük bahtımıza
Hazan vakti saçımıza
Beyazları ekti zaman.
**
Her şafakta umutlandık
Tatlı hayaller daldık
Gönül Limanına vardık
Gemileri yaktı zaman.
**
Dirensek de geldik dize
Bahar, yazlar döndü güze
Merhamet kılmadı bize
Hep yan gözle baktı zaman.
**
Kerem, Aslı olamadan
Mutluluğu bulamadan
Hiç farkına varamadan
Bir sel olup aktı zaman.
**
Dallar döktü yaprakları
Kapladı tüm toprakları
Nice ulu çınarları
Ta kökünden söktü zaman.
**
Hiç duymadı çağrımızı
Dindirmedi ağrımızı
Yıl ve aylar bağrımızı
Sanki delen oktu zaman.
**
Seneler tükenip geçti
Dostlar da bizi terk etti
Ümit derki; filim bitti
Bizi kabre soktu zaman
O şiirler artık eskidi ve geride kaldı o şiirden hiç alıntı yapmadım ve yeni bir şiirde yeni olayları kayıt altına aldım.
Geriye döndüğümde acaba bu kadar zaman içinde neler olmuş neler ama hepsi nasıl da bu kadar çabuk unutmuşum dedim kendi kendime. “Oysa daha dün gibi” gelen şeyler, kayıp gitmiştir avucumuzdan… Ve yapabildiğimiz tek şey, “o an’ı, etkisi kadar bir yer ayırarak hafızamıza kazımaktır. Ne var ki her şeyi unutturan zaman ve bir öncekinden daha taze olan yaşanmışlıklar, işte “o an”ın üstüne kalın bir kireç tabakası çeker. Ne zaman bir film, bir resim, bir müzik, bir ses, bir eşya ya da bir anı; kısacası O’nu hatırlatan bir işaret gelir, işte o eski ağrı geri teper. Ve tam o sırada dökülür dudaklarımızdan belli belirsiz, o dolgu maddesi cümle: “Zaman ne çabuk geçiyor!..”
Büyüklerimizden çok sık duyduğumuz bir söz vardır: “Nerde o eski günler!” Sahi, nerde o eski günler! Esasında insanın özlemi hep dünedir. Bugün memnun olmadığımız yaşantı, yarın özlemimiz olabilir.
BU ZAMANDA
Bir türlü yalan dünyaya
Doymuyoruz bu zamanda
Fakire bir sadakaya
Kıymıyoruz bu zamanda
..
Aylak aylak gezilerden
Abuk subuk yazılardan
Akşam olur dizilerden
Olmuyoruz bu zamanda
..
Sırt dönmüşüz iyiliğe
Rafa kalkmıştır hediye
Naklen maç varsa camiye
Gelmiyoruz bu zamanda
..
Seyretmekten olduk bitap
Ne kelam var ne de hitap
Bir senede tek bir kitap
Almıyoruz bu zamanda
..
Akrep ettik akrabamızı
Yıl da andık anamızı
Yoldan çıktık babamızı
Saymıyoruz bu zamanda
..
Doğrular hiç gelmez dile
Vaaz, sohbetler nafile
Hakkın kelamını ele
Almıyoruz bu zamanda
..
Tefrika bitirmiş bizi
Gıybet sarmış dilimizi
Parti pırtıdan elimizi
Çekmiyoruz bu zamanda
..
Şair, ne çok yazıp dese
Hükmetmek çok zor nefise
Asla kıssadan bir hisse
Almıyoruz bu zamanda
Dile kolay su gibi gelip geçmiş koskoca 76 yıl farkında bile olmamışız. Oysa filmi başa sardığımızda bakıyoruz ki içine çok şeyler sığmış da bizim haberimiz olmamış. Mazi sadece bir girdap değil, aynı zamanda bir aynadır. Geleceğe doğru yürürken bile o aynaya bakıp kendimizi görürüz. Maziyi sevmek, bugünü unutturacak kadar değildir elbette. Ama unutma ki, o mazi olmadan da bugünün olmazdı. Ne acılarını ne de mutluluklarını yok sayamazsın. Her biri senin parçandır. Her biri seni şekillendirir. Bazı hatıralar unutulmak istese de, onlar seni sen yapar. Ve unutulmak istenen her şey, bir an içinin burkulmasına sebep olur. İşte bu burkulma, yaşadığının en güzel kanıtıdır.
Devam edecek.