Nurdoğan Atilla

Sessiz istila

Nurdoğan Atilla

SESSİZ İSTİLA: YEMEK MASASINDAKİ EKRAN BAĞIMLILIĞI VE ARAMIZA GİREN CAM DUVARLAR

Amasya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Okul Öncesi Öğretmenliği Anabilim Dalı "Topluma Hizmet Uygulamaları" dersi kapsamında Dr. Öğr. Üyesi Gülçin Bilgener rehberliğinde hazırlanmıştır. 



Teknoloji evlerimize öyle hızlı ve sessiz girdi ki, hayatımızdaki en kıymetli anların nasıl dönüştüğünü fark edemedik bile. Eskiden mutfaklardan gelen kaşık seslerine çocuk cıvıltıları ve günün yorgunluğunu atan aile sohbetleri eşlik ederdi. Şimdilerde ise sofralarımızda garip bir sessizlik var; bu sessizliği bozan tek şey, bir tablet ekranından yansıyan yüksek tempolu çocuk şarkıları. Bir okul öncesi öğretmeni adayı olarak gözlemlediğim bu tablo, aslında ailemizin kalbi olan yemek masalarının "sessiz bir istila" altında olduğunu gösteriyor. 

Bir çocuğun, gözleri bir ekrana kilitlenmiş halde mekanik bir şekilde ağzına uzatılan kaşığı kabul etmesi, sadece bir yeme alışkanlığı sorunu değil; araya örülen görünmez bir cam duvardır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), özellikle gelişiminin en önemli evresinde olan 2 yaş altındaki çocukların hiçbir şekilde ekrana maruz kalmamasını, 2-5 yaş grubunun ise gün içinde sadece bir saatle sınırlı kalmasını önemle tavsiye ediyor (WHO, 2019). 

Ancak ne yazık ki modern hayatın koşturmacasında ekranlar, çocukları oyalamak için birer "dijital emzik" gibi kullanılıyor. Amerikan Pediatri Akademisi (AAP) yemek saatlerinin "ekransız bölge" ilan edilmesinin hayati olduğunu vurguluyor. Çünkü o sofrada dönen basit bir sohbet bile çocuğun kelime dağarcığını ve sosyal becerilerini sandığımızdan çok daha fazla geliştiriyor (AAP, 2016). 



Bir düşünelim; çocuk ekrana bakarak yemek yediğinde sadece karnını doyuruyor, ruhu ise maalesef aç kalıyor. Yeşilay'ın da dikkat çektiği gibi, ekran karşısında yemek yiyen çocuk, yemeğin tadını, dokusunu ve en önemlisi ebeveyniyle kuracağı sıcak bağı hissetme şansını kaybeder (Yeşilay, 2023). Üstelik bu durum sadece duygusal bir kopuş değil, fiziksel bir risk taşıyor. Mayo Clinic verileri, ekrana dalarak ne yediğini fark etmeyen çocuklarda tokluk hissinin oluşmadığını ve bunun ileride obeziteye kapı araladığını belirtiyor (Mayo Clinic, 2022). Oysa bizim o anlarda çocuğumuzun gözlerinin içine bakmamıza, onun bir gülüşünü yakalamamıza ihtiyacı var. 



Bu sessiz istilayı durdurmak aslında bizim elimizde. Evet, belki başlangıçta zorlanacak, belki çocuğunuz ekran olmayınca huysuzluk yapacak; ama unutmamalıyız ki çocuklar sizin söylediklerinizi değil, yaptıklarınızı izler. Siz telefonunuzu sofraya koyduğunuzda, ona "şu an senden daha önemli bir şey var" mesajını verirsiniz (Pedagog Adem Güneş). Gelin bugün bir değişiklik yapalım; o ekranları kapatalım, telefonları bir kenara bırakalım ve soframızı yeniden birbirimize açalım. Çünkü hiçbir video, çocuğunuzla kuracağınız o gerçek bağdan daha değerli değildir. 



KAYNAKÇA 

American Academy of Pediatrics (AAP). (2016). Media and Young Minds.

World Health Organization (WHO). (2019). Guidelines on physical activity, sedentary behaviour and sleep for children under 5 years of age.

Mayo Clinic. (2022). Children and TV: Limiting your child's screen time.

Yeşilay. (2023). Teknoloji Bağımlılığı ve Çocuk.

Yazarın Diğer Yazıları