Mustafa M. Atilla

Sorgulamak ayağıda kalmaktır…

Mustafa M. Atilla

Pazar sabahı yazabileceğim bir konu ararken bir anda aklıma sorgulama kavramı geldi.

Neden olmasın! evet yazmalıyım sorgusuyla,insan ve hayat,yaşam ve mücadele,doğru ve yanlış,hata.. ve hatayı giderme gibi uzayıp giden, sorguya takılması gereken birçok konuda çözümleme istediğimiz de, aklın anlık sentezine rahatlıkla sunacağımız durum tespiti gibi önemli bir konu.

Sorgulama kavramı, hem bireysel gelişim hem de toplumsal ilerleme için en güçlü zihinsel araçlardan biridir dersem inanın abartmamış olurum.

"Sorgulama" okuyucuyu hem derin düşünmeye sevk edecek, hem de harekete geçirecek konu olması nedeniyle önemsediğim bir kavram.

Konforumuzu bozmadan yaşayacağımız alan içinde,

başta kendimizi sorgulayacak tercihler listesinin içine

önemliden önemsize doğru sıraya koyarak başlamak

bizleri amaca götürebilir.

Amaç ne?Zeka ve eğitim durumuna göre alabildiğince sorgulamak,hatta eğitimin sorgulamada ki etkilerini bile sorgulamak..

Hayatın hızı içinde çoğumuz "otomatik pilotta"

yaşıyoruz (başka bir benzetme bulamadım).. Sabah uyandığımız andan gece başımızı yastığa koyana kadar geçen sürede, kararlarımızın ne kadarı gerçekten bize ait, ne kadarı alışkanlıklarımızın veya toplumun bize dikte ettiği, hatta kabullenmek zorunda kaldığımız şeylerin eseri?

İşte tam bu noktada, insanı diğer canlılardan ayıran en temel yeti devreye giriyor.Sorgulama.

Sorgulamak, sanıldığı gibi sadece her şeye itiraz etmek veya şüpheci bir huzursuzluk içinde yaşamak değildir. Aksine sorgulama, zihnin üzerindeki tozları silkeleyip altındaki gerçeği görme çabasıdır. 

Bir bilginin doğruluğunu,bir geleneğin,atasözünün,

geçerliliğini,ya da kendi önyargılarımızın kökenini merak etmek, aslında bu zihinsel eylemin sonucunda farkedilebilinir.

Ancak önümüze sunulan hazır cevapları,ithamları, doğru yanlış bilgileri,iftiraları sorgulamadan paketinden çıkarıp kullanmak zahmetsizdir,o nedenle çoğu zaman 

çoğu insanın yaptığı da budur.

Sorgulama çaba ve cesaret ister; çünkü kendinize sorduğunuz her soru,kanıt aramaya çalışır, belki de 

sizi konfor alanınızın dışına, bazen de rahatsız edici gerçeklerin eşiğine taşır.

Bir tuşla açtığınız çok işlevli cihazlar da,Bilinmesi

bilinmemesi, görülmesi görülmemesi, duyulması duyulmaması gereken her şey sorguya takılırmı gayesiyle saniyeler içinde yayıldığı, ancak doğruluğunun aynı hızla kaybolduğu bir çağdayız.

Çağ demek ne kadar doğru bilmiyorum fakat, rahatlıkla 

paralı troll devrinin sorgulamadaki başarılarının devrini

yaşıyoruz dersem, gayet uygun bir yakıştırma olur yeni dünyanın çağına.

Bu hızla sorgulama yetimizi korumanın zor ve güç olduğu da kesin ki,insanlar; yalan ve yanlışların arkasından koşar adımla yürüyorlar.Asıl mesele kendi 

görüşümüzü destekleyen bir cümleyi sorgulamadan alkışlarken, aksi bir fikri derinlemesine anlamaya çalışmadan da reddediyoruz. Oysa hakikat, sadece "benim gibi düşünenlerin" arasında değil, farklı pencerelerden bakabilenlerin sorgularında gizlidir.

Tamam da neyi sorgulayacağız sorusuna cevabım!!

Kendinizi,hayatınıza dair herşeyi,çevrenizi,işinizi,

arkadaşlarınızı,akrabalarınızı,mesleğinizi,hükümetleri,

belediye başkanınızı,muhtarları,çocuğunuzun öğretmenlerini, komşunuzu,sandığa gideceğiniz de

milletvekilinizi,hatalarınızı,aklımıza ne geliyorsa kendi

iyiliğimizin karşılığını sorgulamamız gerekir.Örnek mi?

Ben sorguluyorum bugünkü hükümeti; Mesela neden yeraltı kaynaklarımızı Amerikan şirketleri çıkarıp götürüyor,Mesela niçin önüne gelene vatandaşlık veriliyor,Mesela neden ellibeş milyon dolar Amerikan uzay araştırma firmasına kandırmaca hikaye ile verildi,Mesela niçin bir yıldan beridir doğru düzgün bir suç isnat edilmeyen bir dava için birileri hapiste tutuluyorlar. Mesela bulduk,yaptık dedikleri,şey

yapılanlarla,bulunanlarla örtüşmüyor.Zamanla ayyuka

çıkıyor.

Mesela ana muhalefet partisi neden belediye başkanlarını seçerken dış etkenleri de göz önünde bulundurmadan ehliyetsiz,liyakatsiz,ihanetçi insanların adaylıklarını onaylamış.Mesela bugün ince bir çizgide yürürken,muhalefet üst kadro ekipleri ara ara anlamsız videolar,resimler paylaşıyorlar medyada,mesela niçin Atatürk'ün partisine yakışmayan insanlarla sürekli 

yol yürüyor bu parti. 

Bunun gibi niceleri,saymakla bitmez.Kısacası bu ülkede dönen dolapları benim sorgulamam kadar doğal bir şey olamaz ve vatandaşlık görevim.

Belki sorgulamalarda bilmediğimiz devlet sırları var olabilir fakat ben sorguluyorum,çünkü düşünen insanım ve burası benim atalarımın kanıyla sulanan topraklar.

Sorgulamak benim en doğal hakkım..Sorgulama da;

yanlışa doğru,doğruya yanlış demenin bize yakışmadığını cumhuriyet okullarında,cumhuriyet öğretmenleriyle öğrendik

Sokrates’in binlerce yıl önce söylediği o meşhur söz bugün her zamankinden daha geçerli:Sorgulanmamış bir hayat yaşanmaya değer değildir.Evet!,çünkü 

sorgulamayı bıraktığımız an, kendi hayatımızın öznesi olmaktan çıkıp başkalarının yazdığı bir senaryonun komik figüranı haline geliriz.

Zihnimizi uyanık tutmak lazım.En çok da doğru olduğuna emin olmadığımız şeyleri sorgularken.Çünkü gelişim, cevapların bittiği değil, soruların başladığı yerde filizlenir,tabi güzellikle,anlayışla, hoşgörü ile,kırıcı ve itham etmeden,küçümsemeden.Akla uygun her şeyi sorgulamak lazım,bir muhakeme hakimi gibi..hiç kimsenin etkisinde kalmadan..

Sorgulayan insan, doğrularla tanıştığı zaman, kendine saygıda kusur yapmamayı öğrenir kardeşim..zamanlı,

zamansız sorgulamalıyız etrafımızda dolananı, uçanı,

kaçanı,sinsiyi,yalanı,projeleri herşeyi….

Yorumlar 1
Şahbettin Uluat 11 Mayıs 2026 22:15

Ufuk açıcı, yol gösterici bir yazı. Yazarımız kutlarım

Yazarın Diğer Yazıları