Mustafa M. Atilla

Kimin umrunda…

Mustafa M. Atilla

Üzgün olmak lazımmm..Hatta kızmak.

AMA üzgün olmak bir şey değiştirmiyor..

Değiştiremediğimiz her şey bizi üzüyor..Zaman geçiyor,

yıllar ömürden bir bir azalarak kayboluyor.Çal gitarcı

çal desem tanıdık bir gitarcıya bile,artık çaldıracak bir memleketim şarkısını bulamıyorum. 

Üzgünümmm!!! hayatımızı çaldılar,çırptılar,yok ettiler,

gün yüzü göstermediler.Doğarken tatlı bir melodiyle göz açtık dünyaya,sonrası ha birgün gelecektir diye 

beklediğimiz,ferah ve adaletli bir yaşamın şarkısını belki duyarız diye,öyleki hayatın nakaratlarını,yalan vaatlere uyarlayarak getirdiler bu günlere.

Hep sabrı koltuğumun altında taşıdım.Yükü vardı elbet,ama her geçen gün peşine düştüğüm,bir gün mutlaka gelecek diye beklediğim şey ne geldi ne şarkı oldu,ne de gelecek gibi görünüyor..Kırmalımıyım ümidimi!!..yoksa her şey güzel olacak birgün diye hep

beklemelimiyim……Ama! Üzgünümmm!!!..Çünkü zaman geçti,geçiyor,belkide daralıyor.Geldik altmış

beşlere….bana sunsan dünyayı artık bu saatten sonra neyleyeyim.

Acı olan, bana yeni dünyayı sunacak insanların,ne medeniyetleri yeterli,ne kültürleri,nede hayal güçleri,

tek hevesleri;..nasılsa ele geçirmişiz,fırsat bu fırsat

kendi arzuları kendi çıkarları.

Hayat kısa,insanlar sevdikleri ile birlikte daha güzel günleri yaşama şansı varken,hayalsiz insanların hep ümidine kalarak bugünlere geldi.

Sevdiklerimiz bir bir yanımızdan ayrılırken,kalan süremizi acaba biraz daha iyi yaşamak ve medeniyet şarkılarını dinleriz diye düşünürken,hep bozuk mızıkacıların,bozuk mızıkalı senfonileri ile bugünlere geldik.Ne hikmetse bunlar;bozulmuş,pas tutmuş, işe yaramaz zihin enstrümanları olan mızıkalarını, gelen gideni aratmadan,hep çalmaya devam ettiler,ediyorlar.

Kimisi bir şeyleri başarmak için,çabalamaya çalıştı;

Olmadı! başaramadı,bırakmadılar kestiler önünü,nefes

aldırmadılar,..kimisine oyalan keyfine bak dediler,daima

arkandayız,güven bize dediler o da oyalandı,..kimisini

köşeye,ters köşeye yatırdılar,elini kolunu bağlayıp,iş göremez hale getirdiler.

Uzun yıllardır bu böyle,bugün de böyle,değişen başka ne bir enstrüman var ne bir başka müzisyene imkan

sunacak,aslında çoğulcu Halk var.

Ümit penceremden bakmak istiyorum yeni yepyeni biri gelir mi?diye.Gelen acaba enstrümanı nasıl çalacak.

O,da! aynı gelenler gibi eline yeni almış bozuk kemanı ile sokak sokak gezen balat tıngırtmacıları gibi mi,

yoksa gazimizin renginden biri mi?..gibi.

Değişir mi?değişmek zorunda,yoksa medeni bir hayatı

rüyada göremez bu ülke. Düşüncelerindeki kara kara bulutların sağa sola gittiği bir siyasi akımın;hiç bir vakit

belli bir kesim hariç,halkın hayallerine girmemiş o refah yaşamın ufak bir anını yaşatma gayesinin bile olmadığı son elli yılını uçtan uca şifrelenmiş yönetim anlayışıyla bugünlere geldiğimizi anlamak zor değil.

Evet çok zor,bir sürü dört işlemle tanışmamış,aklını mantığını kullanmayan insanların,karalama kampanyalarına bodoslama atladığı zamanın,içinden geçerken, kolay demek için bir ışık hüzmesi akıllara girmesi gerek.fakat binlerce insanın,zihinsel karanlık duvarları yıkılmadığı sürece bir süre daha hayatı da,

dini de güzel ve ferah içinde yaşamak bizlere nasip olmayacak gibi görünüyor.

Bugün için bütün bunların,dolaylı olarak müsebbibi bunlardır,şunlardır,bunlar destekliyor demek haksızlık.

Köyünden şehire gitmemiş,şehrinden başka şehire gidememiş,aklını dengede tutmamış,görmemiş,

gösterilmemiş,dünyası sadece evi bahçesi,sokağı ve köyünden başkası olmamış,uçağa,trene binmemiş,

medeniyetin hiçbir izi yaşatılmamış, restoranda yemek yememiş,acımasız hayatın egoist insanlarından arta kalan nimet ve kırıntılarından faydalandırılmamış,garip,

suskun,ezik vatan insanına kızmak, bağırmak,cahilsin sen söyleminde bulunmak en son ithamlar olmalı.

Suç bunların mı? Hayır.Bunları hayata hazırlamayanlar

suçlu.O zaman! suç muç yok ortada.Etrafa cahil diye serpiştirmeyelim zamanın çaresizlerini.Cehaleti eğittin de Mİ,bugünü sorguluyorsun.Biliyorsun ki insan her zaman korkutulduğu korkulara sarılır.Zengin ve gücü

elinde bulunduran (ne kadar yetersiz olursa olsun),

yemlemeyi iyi bilen adamlara ağam der,paşam der beyim der,sultanım der,efendim der der der….

Hep hayatları çalanlarlarla,çalınanlar arasında bir mücadelenin olduğunu bugüne kadar gördük,iyiler 

sürekli kaybetti,kötüler hep kazandı.iyiden kötüden de

vazgeçtim,asıl kayıp perde arkası oyunlarda ki

senaryolar. 

Üzgünümmm,Ekonomi ve yaşam seviyesi yüksek batı insanının hayatlarına,yaşam koşullarına,beklentilerine ulaşabilirmiyiz sorusuyla ilgili yapılacak mukayesede,

bırak Allah'ını seversen,onlarında hayatları hayat mı diyorsak,..O zaman kader diye söylenmek gerek ama bu kader değil ki! dediğim zaman da,kendime demek ki müstehakız dediğim oluyor.Çünkü! insanlar ve ülkeler müstehak oldukları yönetimle yönetilir ve insanların hayat standartları,o kişilerin aklında,köşe kapmaca oynattığı gizemli senaryoların sonucu.

Şükürden bahsederseniz zor..Şükürde Allah'a yol alan biriyim ama kulun şükrüne tahamülüm asla yok..Bunu hep anlatmışım.. asıl zor olan; şükrün;nereden nasıl geldiği,hangi amaca hizmet ettiği ve kimi vurduğudur,

Bugün her köşe başında cehaletin kokusu var ve dumanı hep şükür tütüyor ama birikmiş cehaletle,

refaha,refahın ne olduğunu bilmeyen seçmen ile

feraha koşmak zor görünüyor,Bugün gördüğümüz zorlar ve umursamazlıklar,yarınlar da ülkeye,bizlere anlatacağı bir savunma bırakacak.

Yazımın girişinde üzgünüm ile başladım,yine üzgünüm ile devam ediyorum.çünkü benim gibi ülkesini,vatanını

bayrağını seven bir başka çaresiz,yetkisiz bırakılmış Adalet dağıtacak kurumun başı olan AYM başkanı insan da bugün kürsüden öğütler yağdırdı,Karun dan bahsetti,karınca dan bahsetti,sinekten bahsetti,Adalet

ve doğruluktan bahsetti,yalanlardan bahsetti, mahşer günü sorgusundan bahsetti,dinlediler,dinlediler ,geç vakit olmuştu artık,kalkıp gittiler ve uyudular.

İnsanların hayatını çaldıkları yeni güne nasıl uyanırlar

bilmiyorum.Adil paylaşımla mı? yoksa yeni vergilerle

“bizden hedef kitlenin” refah yaşamının rüyasıyla mı?

uyanırlar,onu da bilmiyorum.

Yazarın Diğer Yazıları