Mehmet Sedat Dicle

Van'da yazılan bir geri dönüş hikâyesi

Mehmet Sedat Dicle

Van’da bazı maçlar vardır; skor tabelasına bakarak anlayamazsın. O gün sahada oynanan şey futbol değil, inattır. Vazgeçmemektir. “Bitti” denilen yerden yeniden ayağa kalkmaktır.

Bu şehir çok gördü…

Eksik kadroları, hatalı hakem kararlarını, yanlış transferleri, boşa geçen sezonları. Umudun her hafta biraz daha törpülendiği dönemleri. Ama Van şehrinin ve Vanspor taraftarının bir huyu var: Erken vazgeçmez.

İşte bu maç adı, rakibi, haftası ne olursa olsun tam olarak bunun hikâyesiydi.

İlk düdükle birlikte işler yolunda gitmedi. Paslar aksadı, ritim bozuldu, tribünler homurdanmaya başladı. Sosyal medyada klasik cümleler hazırdı bile:

“Bu takım olmaz.”

“Yine hayal kırıklığı.”

“Bu oyunla nereye kadar?”

Ama futbol, bazen tam da bu cümlelerin kurulduğu anda başlar.

İkinci yarıda sahaya çıkan Vanspor, başka bir şeydi. Daha istekli, daha sert, daha inançlı. Bir pozisyon, bir pres, bir ikili mücadele… Derken gol. Ardından tribünlerin uyanışı. O an Van Atatürk Stadı’nda sadece bir takım değil, bir şehir ayağa kalktı.

Geri dönüş dediğin şey sadece skor değildir.

Geri dönüş; kaybolan özgüveni bulmaktır.

Geri dönüş; “bu takım mücadele etmiyor” eleştirisine sahada cevap vermektir.

Geri dönüş; yanlışlara, eksiklere rağmen formayı yere düşürmemektir.

Evet, bu takımın hâlâ eksiği var.

Evet, 6 numara şart, stoper hattı güven vermiyor.

Evet, transfer politikası tartışılır.

Ama şunu da kabul edelim:

Bu maç, Vanspor’un hâlâ yaşadığını, hâlâ pes etmediğini gösterdi.

Belki bu sezon şampiyonluk gelmez.

Belki yol yine dikenli olur.

Ama Van’da yazılan bu geri dönüş hikâyesi şunu hatırlattı:

Bu şehir mücadeleyi sever.

Bu forma teslim olmaz.

Ve Vanspor, ne olursa olsun ayağa kalkmayı bilir.

Bazen bir maç kazanırsın, unutulur.

Bazen geri dönersin…

Ve hafızalara kazınırsın.

Yazarın Diğer Yazıları