Mehmet Sedat Dicle

Hocam, gerçekten ne yaptığını biliyor musun?

Mehmet Sedat Dicle

Saha Lafla Ölçülmez...

Sivasspor maçının ardından yazıya başlamak istedim. Takım dinamiklerini düşündükçe biraz zaman verdim ama geldiğimiz noktada sahada “ne yaptığını bilenlerin” çizdiği bir görüntü kalmadığı net bir şekilde ortaya çıktı.

Sivasspor, Amedspor, Çorumspor ve Erzurumspor maçlarını yakınen takip eden herkes ne demek istediğimi anlayacaktır. Hocam, “Ne yaptığını bilen teknik adamlardan biriyim” demek iddialı bir cümle. Ama saha ile söylem arasındaki makas her hafta açılıyorsa, orada problem vardır.

Transferler ve Kadro Planlaması..

Ne yaptığını biliyorsan:

Takım neden aynı hataları tekrar ediyor?

Oyun içinde neden bu kadar savrulma var?

Sezon başında bağırılan orta saha ve stoper eksiklerini neden tamamlamadın?

Transferde niye alınması gereken mevkiler boş bırakılıp sadece iki kaleci alındı?

Lig’de oynamayacak oyuncular neden kadroya girdi?

Javsenak ve Hostikka… Bu takımın oyuncu profiline, bu ligin sertliğine, bu şehrin beklentisine uygun mu? Yoksa tabela geriye düştüğünde oyunun ağırlığını kaldıramayan tercihler mi oluyorlar?

Erdi neden oynamıyor? Tribünün gördüğünü kenar yönetimi neden görmüyor? Sağ stoperi sağ bek, sağ beki sol bek, orta saha oyuncusunu sol stoper oynatmak hangi bilginin eseri hocam?

Liderlik ve Tutarlılık

Daha çarpıcı olan: 2. Lig’de yedek olan bir oyuncu kaptan. Elbette kaptanlık karakter meselesidir ama performans liderliğin ön koşuludur. Sahada karşılığı olmayan bir liderlik, soyunma odasında da karşılık bulmaz.

Ne yaptığını bilmek;

Kadro planlamasını doğru yapmak,

Yedek kulübesini her zaman hazır tutmak,

Formayı adaletle dağıtmak,

Formda olanı oynatmak,

İsimlere değil, performansa bakmak,

Yanlışta ısrar etmemektir.

Bugün tribün soruyor: Bu tercihler bir planın parçası mı, yoksa arayışın itirafı mı?

Saha Son Sözü Söyler

Futbol sahada oynanır, basın toplantısında değil. Teknik adamın kimliği lafla değil, kriz anındaki refleksiyle ölçülür. 30. dakikada geriye düştüğünde hamlen ne? Oyuncu değişikliklerin oyunu çözüyor mu, yoksa sadece tabelayı izlemekle mi yetiniyorsun? Rakip seni çözdüğünde B planın var mı?

“Ne yaptığını bilmek” iddiası büyük bir iddiadır. Bilmek; oyuncunun psikolojisini okumak, maçın nabzını tutmak, egoyu kenara bırakmak ve yanlışta ısrar etmemektir. Sahada aynı taktik ezber, kenarda çaresiz bakış, tribünde artan homurtu varsa; orada bilgi değil, inat vardır.

Teknik direktörlük sadece taktik tahtasına dizili 11 isim değildir. Oyun okumak ayrı bir meziyet, oyunu değiştirebilmek ayrı bir cesarettir. “Ben biliyorum” demek kolaydır; asıl zor olan, kaybettiğinde “yanıldım” diyebilmektir.

Futbolun adaleti geç tecelli eder ama mutlaka eder. Eğer gerçekten ne yaptığını bilen bir teknik adamsan, bunu cümlelerle değil; oyunla, puanla ve istikrarla gösterirsin.

Çünkü bu ülkede herkes konuşur. Ama tabelayı susturamazsan, sözün hükmü kalmaz.

Vanspor’un Gerçekleri

Bu şehirde bir oruç tutulur bir de Vanspor diyenler ne oldu? Bölge takımlarını destekleyelim de onlar bizi sahada nerede görüyor bakalım. Futbola siyaseti karıştırmayın dedikçe Vanspor’u daha da siyasetin merkezine çekiyorsunuz. Yönetim için söylüyorum: Herkesi memnun etmek zordur. Önce kentini, sonra kendini memnun edeceksin. Geldiğimiz noktada istifa sözlerinin yükselmesi çok normal.

Yazarın Diğer Yazıları