Bir yanım Medîne’de, bir yanım Harem’de
Kalbim iki secde arasında bölünmüş.
Adın düşüyor geceme ey Resûl,
Kabir taşına değil, ruhuma yüz sürüyorum.
Görmeden sevdim seni,
Görmeden yandım,
Adını anınca titriyor dudaklarım,
Bir ümmet çocuğuyum;
Hasretle büyütülmüş bir dua gibi.
Beytullah diye çarpıyor göğsüm,
Siyah örtüsüne sarılmış bir kalp var içimde.
Tavaf edemeyen ayaklarım
Secdeyi rüyalarında öğreniyor.
Ey Kâbe,
Adın geçince susuyor dünya,
Taşın bile adalet kokuyor,
Toprağın hukuk,
Gölgen emanet…
Medîne’de bir kabir var ki
Gözlerim görmese de
Ruhum orada diz çökmüş.
Selâmımı rüzgâra verdim,
Götürsün diye Ravza’ya.
Bir genç var bu çağın gürültüsünde,
Kalbi ezanla atan,
Umre diye yanıp tutuşan.
Cebinde dünya yok,
Ama avuçlarında dua var.
Ya Rabbi,
Bu hasreti mahrumiyet sanma,
Bu bekleyiş bir sadakat.
Beni çağır,
Kapına yüz sürmeye layık kıl.
Bir gün olur da düşersem Harem’e,
İlk secdem hasretten olacak.
Ve ben,
Ağlayarak anlayacağım
Beklemenin de bir ibadet olduğunu…