Mahremiyet Eğitimi Neden Bu Kadar Önemli?
Ayşe Atabey
Amasya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Okul Öncesi Öğretmenliği Ana Bilim Dalı Topluma Hizmet dersi kapsamında Dr. Öğr. Üyesi Songül PEKTAŞ rehberliğinde hazırlanmıştır.
Son zamanlarda çok duyduğumuz konulardan biri de mahremiyet eğitimidir. Peki, nedir bu mahremiyet eğitimi? Mahremiyet eğitimi kısaca çocuğun kendi bedenini tanıması, sınırlarını bilmesi ve bu sınırlarını koruyabilmesidir. Çocuk hangi davranış ve tutumların kendisi için uygun olduğunu öğrenirken aynı zamanda başkalarının da sınırlarına saygı duymayı öğrenir.
Mahremiyet eğitimi neden bu kadar önemlidir? Çünkü çocuk kendi bedeninin farkında olur, sınırlarını bilir ve gerektiğinde “hayır” diyebilmeyi öğrenir. Bu da bir nebze de olsa istismarın önüne geçilmesine yardımcı olur. Kendi bedeninin farkında olan çocuğun özgüveni ve sosyal ilişkiler kurma becerisi de olumlu yönde gelişir. Mahremiyet eğitimine ne kadar erken başlarsak o kadar iyi elbette; ancak çocuğun bunu algılayabileceği bir gelişim düzeyine gelmiş olması da oldukça önemlidir. Bu nedenle en uygun dönem olarak erken çocukluk dönemi gösterilebilir. Fakat bu eğitimi verirken soyut örneklerden ziyade somut örnekler vermek oldukça önemlidir. Somut örneklerle anlatıldığında çocuk bunu daha iyi anlayabilir ve uygulayabilir.
Bu noktada ailelere de önemli görevler düşmektedir. Çocuklarla güvenin sağlandığı bir ortamda açık bir iletişim kurulmalıdır. Bu süreçte çocuğa bedeninin kendisine ait olduğu bilinci kazandırılmalı, sınır koyabilme ve “hayır” diyebilme becerileri desteklenmelidir. Kimsenin ona zorla sarılmasına, öpmesine veya temas etmesine izin vermemesi gerektiği ebeveynler tarafından önemle belirtilmelidir. Aynı zamanda özel bölgeleri öğretilmeli ve bu bölgelere kimsenin dokunmaması gerektiği vurgulanmalıdır. Bunları yaparken çocuğun söz hakkının, düşüncelerinin ve fikirlerinin rahatça paylaşılabileceği güven ortamının kaybolmasına da izin verilmemelidir. Ayrıca mahremiyet eğitiminin yalnızca istismar konusu olarak ele alınmaması gerekir. Günlük hayatta kapı çalarak odaya girme, banyo ve tuvalet mahremiyeti, kıyafet değiştirme gibi durumlarda çocuğun özel alanına saygı duyulduğu davranışlarla gösterilmeli ve bu durum söylenenlerle de pekiştirilmelidir. Böylece çocuğun zihninde mahremiyet kavramı daha net bir şekilde yer edinecektir.
Sonuç olarak; mahremiyet eğitimi, çocukların kendi bedenlerini tanımalarını, sınırlarını çizmelerini ve bu sınırları koruyabilmelerini amaçlayan çok önemli bir eğitimdir. Bu süreçte ailelere büyük bir rol düşmektedir. Çocuklara küçük yaşlardan itibaren bedenlerinin kendilerine ait olduğu bilincini kazandırmak, onların kendilerini güvenli bir ortamda büyüdüklerini hissetmelerini sağlar ve daha sağlıklı bireyler olarak yetişmelerini destekler.
Unutmayalım ki; mahremiyet bilinci kazanan bir çocuk, hem kendine hem de başkalarına saygı duyan sağlıklı bir birey olur. Kendi sınırlarını bilen çocuk, dünyaya güvenle açılır.