Günümüzde Akran Zorbalığı!
Ayşe Atabey
Amasya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Okul Öncesi Öğretmenliği Ana Bilim Dalı Topluma Hizmet dersi kapsamında Dr. Öğr. Üyesi Songül PEKTAŞ rehberliğinde hazırlanmıştır.
Akran zorbalığı bazen sadece bir sözle, küçümseyen bir bakışla ya da küçük bir dışlamayla ortaya çıkabiliyor. Basit gibi görünen bu davranışlar, aslında bir çocuğun üzerinde sandığımızdan çok daha büyük etkiler bırakabiliyor.
Eskiden daha çok okul koridorlarında karşılaştığımız zorbalık, bugün sosyal medyanın da etkisiyle hayatın birçok alanında karşımıza çıkıyor. Özellikle sosyal medya kullanım yaşının çok küçük yaşlara kadar inmesi, bu durumu daha da görünür hâle getiriyor. Çocuklar artık aktif şekilde fotoğraf paylaşıyor, yorum yapıyor ve birbirlerini sürekli gözlemliyor. Ancak yaşlarının da etkisiyle empati kurmakta zorlanabiliyor ve farkında olmadan kırıcı davranışlarda bulunabiliyorlar.
Peki bu durum çocukları nasıl etkiliyor?
Çocuklar, arkadaşlarının kendileri hakkındaki düşüncelerine büyük önem verir. Yapılan küçük bir yorum bile onların özgüvenini derinden etkileyebilir. Özellikle fiziksel özellikleriyle ilgili yapılan alaycı sözler, çocukların içine kapanmasına, kendini değersiz hissetmesine ve yalnızlaşmasına neden olabilir. Bazı çocuklar zamanla okula gitmek istemeyebilir, arkadaş ortamından uzaklaşabilir ve sosyal ilişkilerden kaçınmaya başlayabilir.
Peki çocuklar neden zorbalık yapıyor?
Aslında bunun birçok nedeni olabilir. Bazıları güçlü görünmek, dikkat çekmek ya da arkadaş grubunda kabul görmek için zorbalık yapabiliyor. Bazıları ise çevresinde gördüğü davranışları örnek alıyor. Sürekli sert iletişim gören ya da sağlıklı iletişim kurmayı öğrenemeyen çocuklar, kırıcı davranışları normal sanabiliyor. Empati duygusunun yeterince gelişmemesi de karşısındaki kişinin ne hissettiğini fark etmelerini zorlaştırıyor.
İşte tam da bu noktada ailelere ve öğretmenlere büyük görev düşüyor. Çocuklarla açık bir iletişim kurmak, onları yargılamadan dinlemek ve yaşadıkları sorunları anlamaya çalışmak çok önemli. Aynı şekilde öğretmenlerin de dışlama, alay etme ve küçümseme gibi davranışları fark edip zamanında müdahale etmesi gerekiyor.
Çünkü bazen çocukların “şaka” olarak gördüğü bir davranış, başka bir çocuk için unutulmayacak bir yaraya dönüşebiliyor. Bu yüzden çocuklara sadece akademik bilgi değil; empati kurmayı, saygılı iletişim geliştirmeyi ve farklılıklara saygı duymayı da öğretmeliyiz.
Unutmayalım… Küçük görünen sözler bazen bir çocuğun içinde büyük sessizliklere dönüşebilir. Ve bazen bir çocuğun yeniden kendini güçlü hissetmesi için tek ihtiyacı olan şey, gerçekten anlaşıldığını hissetmektir.