Ekranla Büyüyen Çocuklara Aile Olmak
Ayşe Atabey
Amasya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Okul Öncesi Öğretmenliği Ana Bilim Dalı Topluma Hizmet dersi kapsamında Dr. Öğr. Üyesi Songül PEKTAŞ rehberliğinde hazırlanmıştır.
Artık çocuklar ekranla büyüyor. Bu bir abartı değil, bir gerçek. Daha konuşmayı tam öğrenmeden telefona dokunan, parmağıyla ekran kaydırmayı oyuncaktan önce keşfeden bir nesil geliyor.
Evde, kafede, misafirlikte… Çocuk sıkıldığında ilk uzatılan şey çoğu zaman bir telefon oluyor. O an için hayat kolaylaşıyor. Çocuk susuyor, ortam sakinleşiyor. Anne-baba biraz nefes alıyor. Çünkü çocuk için ekran sadece bir eğlence aracı değil; aynı zamanda bir öğrenme ortamı. Gördüğü her şey, duyduğu her ses onun dünyayı algılama biçimini etkiliyor. Bu yüzden asıl soru şu: Çocuğumuz dijital dünyayla baş başa mı, yoksa bizim rehberliğimizle mi tanışıyor?
Burada devreye aile giriyor.
Çocuk için ilk örnek anne-baba. “Telefonla çok vakit geçirme” deyip kendimiz sürekli ekrana bakıyorsak, verdiğimiz mesaj havada kalıyor. Çocuk söyleneni değil, gördüğünü yapıyor. O yüzden dijital dünyada rehberlik etmek istiyorsak, önce kendi kullanım alışkanlıklarımıza bakmamız gerekiyor.
Peki, ne yapmalı? Yasaklamak mı?
Tamamen yasaklamak artık gerçekçi değil. İçinde bulunduğumuz çağ teknoloji çağı. Çocuklarımız bu dünyanın dışında büyümeyecek. Önemli olan onları uzak tutmak değil; bilinçli kullanmayı öğretmek.
Ekran süresini sınırlamak, içerikleri birlikte seçmek, izledikleri hakkında konuşmak… “Sence burada doğru olan neydi?” diye sormak bile büyük bir adım. Çünkü mesele sadece izlemek değil, anlamlandırmak. Aşırı baskı çoğu zaman ters etki yaratır. Çocuk gizli kullanıma yönelebilir. Bunun yerine sınırları net ama sakin bir şekilde koymak, nedenlerini açıklamak daha sağlıklı bir yoldur. Yasaklamak yerine rehberlik etmek…
Unutmamamız gereken bir şey daha var: Çocuk çoğu zaman ekranı değil, ilgiyi ister. Birlikte oynanan bir oyun, parkta geçirilen yarım saat ya da birlikte okunan bir hikâye, çoğu zaman dijital bir içerikten daha kalıcıdır. Teknoloji hayatımızın parçası olabilir. Ama çocuğun hayatının merkezi olmamalı. Ekranla büyüyen bir nesle aile olmak, ekranı tamamen kapatmak değil; yanında durmaktır. Sınır koymak ama bağ kurarak koymaktır. Denetlemek değil, bilinç kazandırmaktır.
Çünkü çocuk dijital dünyada büyüyebilir. Ama yönünü her zaman aileden alır.