Yunus Türkoğlu
Köşe Yazarı
Yunus Türkoğlu
 

Semaverler Yanınca!

İkindiden sonra Van'ın bağlarında yansın semaverler; Dumanında sarı nergisler açsın, biz her dem toplayalım. Lacivert akşamlarda Amik'te yansın semaverler; Dumanında kır çiçekleri açsın arşa kadar, biz koklayalım. Sabah erkenden İşkirt'te yansın semaverler; Dumanı karışsın denize, biz denizi yudum yudum yudumlayalım! Bir bahar günü Ganispi'de tellensin semaverler; Dumanı boncuk boncuk tomurcuklansın, biz serinleyelim! Adır'da, Alaköy'de demlensin çaylar, kokusuna gökyüzünde martılar kanat çırpsın, biz şenlenelim. Demlensin çaylar; Kokusunda buram buram Müküs Çayı'nın aheste akışındaki huzuru bulalım. Demlensin çaylar; Renginde, Norduz yaylalarında açan kan kırmızı gelinciklerin endamına vurulalım. Her yudumunda; Timurlenk Bozkurt ağabeyin "Şiirlerindeki tınısal ahengi" dize dize bulalım… Her yudumunda; Sait Ebinç'in "Möhbet Eze'nin duvarından nasıl dıgırlandım " yazısını tatlı bir tebessümle yâd edelim… Her yudumunda; Gurup vakti Vangölü'nün dalgalarının sahile usulca vuruşundaki sükûneti müşahede edelim. İkindi ezanından sonra; Çadır armudun altına çullar serilsin, loplar atılsın ve gönül kapıları sonuna kadar açılsın. Semaverlere doldurulsun en has zernebat suyundan ab-ı hayat. Yakılsın semaverler ve dumanları tütsün mağribe kadar. Kesme şekerler gelsin ortaya kelbetenle beraber. Anneler kırsın şekerleri, dizsin kristal cam tabaklara sevgiyle.. "Nafia abla'ya kuru üzüm getirin, Hediye abla ise ister akideli şeker." Limonlar kesilsin dilim dilim, şekerin yanına kurulsun muhabbetle Porselen çay tabağındaki sıcak suya atılsın kırmızı gül yaprakları. Ve biraz limon tuzu eklenince, çayın yanına gül şerbeti yakışır efsaneyle. Dolsun çaylar zarafetle, getirin bir dilim limon atayım bardağıma, şekeri batır gül suyuna… Hadi bakalım kıtlama çaylar içilsin keyifle! Yanında birde "Van Pastası" olsa ne iyi olurdu! Afiyet olsun… Üstad Said Nursi, Van'a gelince talebeleri yakarlar semaveri, keserler limonu ve akabinde kıtlama çaylar içilirdi risale risale… Van'da herhangi bir mahalle… Ezeler, bibiler, yengeler, genç kızlar ile çoluk çocuk doluşur bahçeye ve sonrasında başlar "bir velvele, bir gıjıvili!" Aman Allah'ım! "Yok vallah! Efenin başı, bunlara bir semaver çay yetmez! En az üç veya dört semaver çayı ancak keser bunların susuzluğunu!" Kimişor balık ile ayran aşı, kimi sengeser, kimi mercimekli bulgur pilavı, kimi de bilmem belki de yemiş keledoş! Semaverler yanınca; Dumanı öyle tütsün ta ki Kalecik'ten görülsün ve gönüller olsun bir hoş… Semaverler yanınca; Sevgiler dile gelsin, muhabbetler birse bin olsun, dostluklar çay tadında olsun. Dumanınla yükseleyim ufka kadar, göreyim bir yanda Toprak Kale ile Akköprü'yü, bir yanda Çavuşbaşı ile Sıhke'yi, bir yanda ise İpekyol ile Terzioğlu'nu vesselam! Nazire Hala"- Sinan ile Nihal nerdedirler? Söyleyin, çay içmeye gelsinler! Sinan"- Aba, biz buradayıh, aha alçayiyiyih, sana da getirim? " - Vıle oğlum yemiyem, zaten ekşilinin üstüne otlu peynir yemişem çay hoş gelsin diye. -Alça yesem iştahımı keser, çay içemenem! İstemiyem." "- Tamam, aba sen bilisen." Bir kahvenin kırk yıl hatırı varsa, bence bir çayında kırk yıl hatırı vardır. Lütfen, çaya haksızlık etmeyin! Başkale KöprüağzıJ. Karakolu'nda yansın semaverler demlensin çaylar. Karakol Komutanı Mevlüt Bey'in çayı elinde, gözü ufukta fakat gönlü Mevlana diyarındaki sevdiklerinde; İçilen bir çayın kokusu buram buram memlekete ulaşsın; Sevgiyle, sevdayla ve hasretle… Saime abla, çaya biraz geç kalmıştır. Çaylar büyük bir keyifle içilirken gelir! "- Mana çabuk bir çay doldurun, vallah çok susamışam!" "-Niye bele geciktin, nerdesen Saime abla? "- Heç sormayın! Sabah erkenden kalkmışam, inekleri sağdıktan sonra nahıra göndermişem.  Tendırı yahmışam sonra lavaş ve tabtabanın üstüne tuzlu balığı tendıre vurmuşam, peşinden de ayran aşı yapmışam. "-Aha anam bacım, ye topla kaldır ne edim, namazı da kıldımancah gelebildim!"  Bu arada bir bardak çay doldurulur getirilir. Hemen çayı tabağına döker soğutur ve tabakta bir fırtta içer. İkinci üçüncü derken; Saime abla; "- Aklım başıma yeni geldi, gözüm ferlendi. Allah razı olsun." Çay içmeye devam! Dört, beş, altı… Memleketlerin meşhurları sayılınca; Gaziantep baklava, Aydın incir ile zeytin, Rize çay, Kahraman Maraş dondurma, Adana ve Şanlı Urfa Kebap, Ankara armut ile kavun, Van ise semaver ve kıtlama çay… Hepimiz bu lezzetlere müptelayız. Şifa olsun…  Hoşça kalınız…
Ekleme Tarihi: 27 Ağustos 2019 - Salı

Semaverler Yanınca!

İkindiden sonra Van'ın bağlarında yansın semaverler; Dumanında sarı nergisler açsın, biz her dem toplayalım.

Lacivert akşamlarda Amik'te yansın semaverler; Dumanında kır çiçekleri açsın arşa kadar, biz koklayalım.

Sabah erkenden İşkirt'te yansın semaverler; Dumanı karışsın denize, biz denizi yudum yudum yudumlayalım!

Bir bahar günü Ganispi'de tellensin semaverler; Dumanı boncuk boncuk tomurcuklansın, biz serinleyelim!

Adır'da, Alaköy'de demlensin çaylar, kokusuna gökyüzünde martılar kanat çırpsın, biz şenlenelim.

Demlensin çaylar; Kokusunda buram buram Müküs Çayı'nın aheste akışındaki huzuru bulalım.

Demlensin çaylar; Renginde, Norduz yaylalarında açan kan kırmızı gelinciklerin endamına vurulalım.

Her yudumunda; Timurlenk Bozkurt ağabeyin "Şiirlerindeki tınısal ahengi" dize dize bulalım…

Her yudumunda; Sait Ebinç'in "Möhbet Eze'nin duvarından nasıl dıgırlandım " yazısını tatlı bir tebessümle yâd edelim…

Her yudumunda; Gurup vakti Vangölü'nün dalgalarının sahile usulca vuruşundaki sükûneti müşahede edelim.

İkindi ezanından sonra;

Çadır armudun altına çullar serilsin, loplar atılsın ve gönül kapıları sonuna kadar açılsın.

Semaverlere doldurulsun en has zernebat suyundan ab-ı hayat.

Yakılsın semaverler ve dumanları tütsün mağribe kadar.

Kesme şekerler gelsin ortaya kelbetenle beraber.

Anneler kırsın şekerleri, dizsin kristal cam tabaklara sevgiyle..

"Nafia abla'ya kuru üzüm getirin, Hediye abla ise ister akideli şeker."

Limonlar kesilsin dilim dilim, şekerin yanına kurulsun muhabbetle

Porselen çay tabağındaki sıcak suya atılsın kırmızı gül yaprakları.

Ve biraz limon tuzu eklenince, çayın yanına gül şerbeti yakışır efsaneyle.

Dolsun çaylar zarafetle, getirin bir dilim limon atayım bardağıma, şekeri batır gül suyuna…

Hadi bakalım kıtlama çaylar içilsin keyifle!

Yanında birde "Van Pastası" olsa ne iyi olurdu!

Afiyet olsun…

Üstad Said Nursi, Van'a gelince talebeleri yakarlar semaveri, keserler limonu ve akabinde kıtlama çaylar içilirdi risale risale…

Van'da herhangi bir mahalle…

Ezeler, bibiler, yengeler, genç kızlar ile çoluk çocuk doluşur bahçeye ve sonrasında başlar "bir velvele, bir gıjıvili!" Aman Allah'ım!

"Yok vallah! Efenin başı, bunlara bir semaver çay yetmez! En az üç veya dört semaver çayı ancak keser bunların susuzluğunu!"

Kimişor balık ile ayran aşı, kimi sengeser, kimi mercimekli bulgur pilavı, kimi de bilmem belki de yemiş keledoş!

Semaverler yanınca; Dumanı öyle tütsün ta ki Kalecik'ten görülsün ve gönüller olsun bir hoş…

Semaverler yanınca; Sevgiler dile gelsin, muhabbetler birse bin olsun, dostluklar çay tadında olsun.

Dumanınla yükseleyim ufka kadar, göreyim bir yanda Toprak Kale ile Akköprü'yü, bir yanda Çavuşbaşı ile Sıhke'yi, bir yanda ise İpekyol ile Terzioğlu'nu vesselam!

Nazire Hala"- Sinan ile Nihal nerdedirler? Söyleyin, çay içmeye gelsinler!

Sinan"- Aba, biz buradayıh, aha alçayiyiyih, sana da getirim?

" - Vıle oğlum yemiyem, zaten ekşilinin üstüne otlu peynir yemişem çay hoş gelsin diye.

-Alça yesem iştahımı keser, çay içemenem! İstemiyem."

"- Tamam, aba sen bilisen."

Bir kahvenin kırk yıl hatırı varsa, bence bir çayında kırk yıl hatırı vardır.

Lütfen, çaya haksızlık etmeyin!

Başkale KöprüağzıJ. Karakolu'nda yansın semaverler demlensin çaylar. Karakol Komutanı Mevlüt Bey'in çayı elinde, gözü ufukta fakat gönlü Mevlana diyarındaki sevdiklerinde;

İçilen bir çayın kokusu buram buram memlekete ulaşsın; Sevgiyle, sevdayla ve hasretle…

Saime abla, çaya biraz geç kalmıştır. Çaylar büyük bir keyifle içilirken gelir!

"- Mana çabuk bir çay doldurun, vallah çok susamışam!"

"-Niye bele geciktin, nerdesen Saime abla?

"- Heç sormayın! Sabah erkenden kalkmışam, inekleri sağdıktan sonra nahıra göndermişem.  Tendırı yahmışam sonra lavaş ve tabtabanın üstüne tuzlu balığı tendıre vurmuşam, peşinden de ayran aşı yapmışam.

"-Aha anam bacım, ye topla kaldır ne edim, namazı da kıldımancah gelebildim!"

 Bu arada bir bardak çay doldurulur getirilir.

Hemen çayı tabağına döker soğutur ve tabakta bir fırtta içer. İkinci üçüncü derken;

Saime abla; "- Aklım başıma yeni geldi, gözüm ferlendi. Allah razı olsun."

Çay içmeye devam!

Dört, beş, altı…

Memleketlerin meşhurları sayılınca;

Gaziantep baklava, Aydın incir ile zeytin, Rize çay, Kahraman Maraş dondurma, Adana ve Şanlı Urfa Kebap, Ankara armut ile kavun, Van ise semaver ve kıtlama çay…

Hepimiz bu lezzetlere müptelayız.

Şifa olsun… 

Hoşça kalınız…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.