İkram Kali
Köşe Yazarı
İkram Kali
 

Anneleri dinleyin, anlayın!

Anne kavramı tüm dinlerde, tüm ırklarda kutsal kabul edilmiştir. Doğanın üretkenliğini sembolize eden "tabiat ana", yaşadığımız toprakların değerine vurgu yapan "ana vatan" yakıştırmaları, "Cennet annelerin ayakları altındadır" mealindeki hadisin özü anneliğin yüceliğinden gelir. İnsanlar gibi hayvanların da annelik içgüdüleri vardır. Tüm anneler, yavrularını korumak için bütün enerjilerini harcarlar. Ölen çocuğunun derin acısıyla yanıp küle dönen anne de,  çocuğundan haber alamadığı için sürekli gözü kapıda, yolda olan anne de yemeyi içmeyi ve gülmeyi kendisine haram eder. Yabancılardaki "çocuklarını koruma uğruna hayvana dönüşmek" sözü bu anlamda manidardır. Dolaysısıyla annelik duygusu her canlı için eşdeğerdir. 2014 yılında Karaman Ermenek'teki maden ocağında mahsur kalan 18 işçiden biri olan Tezcan Gökçe'nin annesinin, 'Oğlum yüzme de bilmezdi, suyun içinde ne yaptı?' diyerek gözyaşı döken 75 yaşındaki annesi Ayşe Gökçe'nin yürek burkan feryadı da… Bu yıl Nisan ayında Şanlıurfa'nın Bozova ilçesinde bir ineğin yıldırım çarpması sonucu ölen yavrusunu sürükleyerek gömmeye götüren traktörün arkasından koşan ineğin bağırması da anneliğin sesidir. Acılı anneler aynı ateşle yanıyorlar, aynı duygularla gözyaşı döküyorlar. Annelerin ortak acıları,  kıyaslanamaz, yarıştırılamaz. Şehit Anneleri de, Cumartesi Anneleri de, Diyarbakır Anneleri de saygıdeğerdir. 27 Mayıs 1995'ten bu yana her cumartesi günü Galatasaray Meydanı'nda oturma eylemleri düzenleyerek gözaltında kaybolan ve faili meçhul siyasi cinayetlere kurban giden evlatlarının faillerini arayan anneler var. Sebep ne olursa olsun; demokratik hukuk devleti olan Türkiye evlatları için çırpınan bu annelere sahip çıkarak bölücü, yıkıcı siyasi örgütlerin istismarından kurtarması gerekir. Diyarbakır… Dağa kaçırılan 21 yaşındaki oğlu Mehmet Akar'ın bulunarak geri verilmesini isteyen Hatice Akar'ın 22 Ağustos günü HDP Diyarbakır il binası önünde başlattığı eylem çocukları dağa kaçırılan diğer annelerin katılımıyla yeni bir boyut kazandı. Dağa kaçırılmış, yönlendirilerek veya kandırılarak dağa giden çocuklarına kavuşmak isteyen anneler gözyaşı ve umutla HDP'nin önünde bekliyorlar. Diyarbakır annelerinin çığlıklarını duyarak haklı taleplerinin gerçeğe dönüşmesine katkıda bulunmak insanlık görevidir. Empati kurarak yaralı annelerin sesini duyun, evlatlarıyla kucaklaşmalarını sağlayın, gözyaşlarını dindirin.     İnsan hakları kuruluşları nerede? Diyarbakır'da kavuşmak istedikleri çocukları için HDP il binası önünde oturan annelerin haklı mücadelesini duymayan kalmadı. Ama duymayanlar da var! Avrupalı siyasi kuruluşlar tarafından desteklenen İnsan Hakları Derneği (İHD) İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER), Türkiye İnsan Hakları Kurumu Vakfı (TİHAK),  Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Uçan Süpürge ve diğerleri Diyarbakırlı annelerin çığlığını  duymadı!, Diyarbakırlı annelere ilgi göstermedi. Sormak lazım… "Çocuklarımızı verin" diyen çileli Diyarbakırlı Anneler insan değil mi?     Umutlandıran adım Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nin (Van YYÜ) bilimin ışığında kentimizin aydınlanmasına, kalkınmasına ve gelişmesine katkı sağlaması gerektiğini söylüyoruz. Üniversitemizin kentimizle, Vanlılarla iç içe olması, dertleriyle dertlenmesi, başarılarıyla heyecanlanması gerektiğini her fırsatta hatırlatıyoruz. Van YYÜ'de 38'nci akademik yılı bugün törenle başlıyor. Saat 10.00 da Prof. Dr. Cengiz Andiç Kütür Merkezi'nde yapılacak akademik açılış töreni diğerlerine göre biraz farklı olacak. Van YYÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli, açılış programında ilk defa Vanlı Rektör olarak konuşma yapacak. Açılış dersini ilk defa eski başbakanlardan, Van eski milletvekili, Van'ın kalkınmasına büyük emekleri olan, değerli devlet adamı merhum Ferit Melen'in oğlu iktisat teorisi profesörü Mithat Melen anlatacak. Vanlılık kimliğinin güç kazanmasında… Rol model olacak başarılı Vanlıların ön plana çıkmasında… Önemli, anlamlı bir başlangıç. Kutluyoruz… Üniversitemizden heyecan verici çalışmalar ve etkinlikler bekliyoruz.     Turan Haydaroğlu'na anlamlı teşekkür Eğitime katkı sağlayan, başarılı öğrencileri destekleyen Vanlı eşraf ve iş insanlarımızla gurur duyuyoruz. Emekleri, katkıları asla boşa gitmiyor. Hepsine teşekkür ediyoruz. Van'ın hayırsever eşrafından, iş insanı Turan Haydaroğlu ağabeyimiz eğitime yıllardır katkı sağlar, ihtiyaç sahiplerine yardımda bulunur. Turan Abi, burs desteği sağladığı öğrencileri görmez, tanımaz, bilmez. Öğrenci seçimini güvenle üniversiteye bırakır. Yalnızca öğrencilerden üniversite aracılığıyla gelen duygulu mektupları okur ve mutlu olur. Van YYÜ'nün bugünkü akademik yılı açılış töreninde Van YYÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli Turan Haydaroğlu'na katkıları nedeniyle teşekkür plaketi takdim edecek. Hayırlı işler yapmak, ülkemizin memleketimizin kalkınmasına, gençlerin eğitimine, meslek ve iş sahibi olmalarına katkı sağlamak çok güzeldir. Vefalı olmak daha güzeldir.       Siz ne verdiniz? Başka bir ses diyor ki; Dağa çık dediniz çıktık… Kır, dök dediniz yaptık. Öldür dediniz öldürdük. Öl dediniz öldük… Hendek kaz dediniz kazdık… Yol kes dediniz kestik… Araç okul, iş yeri, hastane yak dediniz yaktık… Cezaevine gir dediniz girdik… İşsiz aç, susuz kal dediniz kaldık… Oy ver dediniz verdik…  En derin acıları ve yıkımları yaşadık. Peki, 40 yıldır… Acı ve gözyaşından başka siz bize ne verdiniz?
Ekleme Tarihi: 15 Eylül 2019 - Pazar

Anneleri dinleyin, anlayın!

Anne kavramı tüm dinlerde, tüm ırklarda kutsal kabul edilmiştir. Doğanın üretkenliğini sembolize eden "tabiat ana", yaşadığımız toprakların değerine vurgu yapan "ana vatan" yakıştırmaları, "Cennet annelerin ayakları altındadır" mealindeki hadisin özü anneliğin yüceliğinden gelir.

İnsanlar gibi hayvanların da annelik içgüdüleri vardır. Tüm anneler, yavrularını korumak için bütün enerjilerini harcarlar. Ölen çocuğunun derin acısıyla yanıp küle dönen anne de,  çocuğundan haber alamadığı için sürekli gözü kapıda, yolda olan anne de yemeyi içmeyi ve gülmeyi kendisine haram eder. Yabancılardaki "çocuklarını koruma uğruna hayvana dönüşmek" sözü bu anlamda manidardır. Dolaysısıyla annelik duygusu her canlı için eşdeğerdir.

2014 yılında Karaman Ermenek'teki maden ocağında mahsur kalan 18 işçiden biri olan Tezcan Gökçe'nin annesinin, 'Oğlum yüzme de bilmezdi, suyun içinde ne yaptı?' diyerek gözyaşı döken 75 yaşındaki annesi Ayşe Gökçe'nin yürek burkan feryadı da… Bu yıl Nisan ayında Şanlıurfa'nın Bozova ilçesinde bir ineğin yıldırım çarpması sonucu ölen yavrusunu sürükleyerek gömmeye götüren traktörün arkasından koşan ineğin bağırması da anneliğin sesidir.

Acılı anneler aynı ateşle yanıyorlar, aynı duygularla gözyaşı döküyorlar. Annelerin ortak acıları,  kıyaslanamaz, yarıştırılamaz. Şehit Anneleri de, Cumartesi Anneleri de, Diyarbakır Anneleri de saygıdeğerdir.

27 Mayıs 1995'ten bu yana her cumartesi günü Galatasaray Meydanı'nda oturma eylemleri düzenleyerek gözaltında kaybolan ve faili meçhul siyasi cinayetlere kurban giden evlatlarının faillerini arayan anneler var. Sebep ne olursa olsun; demokratik hukuk devleti olan Türkiye evlatları için çırpınan bu annelere sahip çıkarak bölücü, yıkıcı siyasi örgütlerin istismarından kurtarması gerekir.

Diyarbakır…

Dağa kaçırılan 21 yaşındaki oğlu Mehmet Akar'ın bulunarak geri verilmesini isteyen Hatice Akar'ın 22 Ağustos günü HDP Diyarbakır il binası önünde başlattığı eylem çocukları dağa kaçırılan diğer annelerin katılımıyla yeni bir boyut kazandı. Dağa kaçırılmış, yönlendirilerek veya kandırılarak dağa giden çocuklarına kavuşmak isteyen anneler gözyaşı ve umutla HDP'nin önünde bekliyorlar.

Diyarbakır annelerinin çığlıklarını duyarak haklı taleplerinin gerçeğe dönüşmesine katkıda bulunmak insanlık görevidir. Empati kurarak yaralı annelerin sesini duyun, evlatlarıyla kucaklaşmalarını sağlayın, gözyaşlarını dindirin.

 

 

İnsan hakları kuruluşları nerede?

Diyarbakır'da kavuşmak istedikleri çocukları için HDP il binası önünde oturan annelerin haklı mücadelesini duymayan kalmadı.

Ama duymayanlar da var!

Avrupalı siyasi kuruluşlar tarafından desteklenen İnsan Hakları Derneği (İHD) İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER), Türkiye İnsan Hakları Kurumu Vakfı (TİHAK),  Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Uçan Süpürge ve diğerleri Diyarbakırlı annelerin çığlığını  duymadı!, Diyarbakırlı annelere ilgi göstermedi.

Sormak lazım…

"Çocuklarımızı verin" diyen çileli Diyarbakırlı Anneler insan değil mi?

 

 

Umutlandıran adım

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nin (Van YYÜ) bilimin ışığında kentimizin aydınlanmasına, kalkınmasına ve gelişmesine katkı sağlaması gerektiğini söylüyoruz. Üniversitemizin kentimizle, Vanlılarla iç içe olması, dertleriyle dertlenmesi, başarılarıyla heyecanlanması gerektiğini her fırsatta hatırlatıyoruz.

Van YYÜ'de 38'nci akademik yılı bugün törenle başlıyor.

Saat 10.00 da Prof. Dr. Cengiz Andiç Kütür Merkezi'nde yapılacak akademik açılış töreni diğerlerine göre biraz farklı olacak.

Van YYÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli, açılış programında ilk defa Vanlı Rektör olarak konuşma yapacak.

Açılış dersini ilk defa eski başbakanlardan, Van eski milletvekili, Van'ın kalkınmasına büyük emekleri olan, değerli devlet adamı merhum Ferit Melen'in oğlu iktisat teorisi profesörü Mithat Melen anlatacak.

Vanlılık kimliğinin güç kazanmasında…

Rol model olacak başarılı Vanlıların ön plana çıkmasında…

Önemli, anlamlı bir başlangıç.

Kutluyoruz…

Üniversitemizden heyecan verici çalışmalar ve etkinlikler bekliyoruz.

 

 

Turan Haydaroğlu'na anlamlı teşekkür

Eğitime katkı sağlayan, başarılı öğrencileri destekleyen Vanlı eşraf ve iş insanlarımızla gurur duyuyoruz. Emekleri, katkıları asla boşa gitmiyor. Hepsine teşekkür ediyoruz.

Van'ın hayırsever eşrafından, iş insanı Turan Haydaroğlu ağabeyimiz eğitime yıllardır katkı sağlar, ihtiyaç sahiplerine yardımda bulunur.

Turan Abi, burs desteği sağladığı öğrencileri görmez, tanımaz, bilmez. Öğrenci seçimini güvenle üniversiteye bırakır. Yalnızca öğrencilerden üniversite aracılığıyla gelen duygulu mektupları okur ve mutlu olur.

Van YYÜ'nün bugünkü akademik yılı açılış töreninde Van YYÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli Turan Haydaroğlu'na katkıları nedeniyle teşekkür plaketi takdim edecek.

Hayırlı işler yapmak, ülkemizin memleketimizin kalkınmasına, gençlerin eğitimine, meslek ve iş sahibi olmalarına katkı sağlamak çok güzeldir.

Vefalı olmak daha güzeldir.

 

 

 

Siz ne verdiniz?

Başka bir ses diyor ki;

Dağa çık dediniz çıktık… Kır, dök dediniz yaptık. Öldür dediniz öldürdük. Öl dediniz öldük… Hendek kaz dediniz kazdık… Yol kes dediniz kestik… Araç okul, iş yeri, hastane yak dediniz yaktık… Cezaevine gir dediniz girdik… İşsiz aç, susuz kal dediniz kaldık… Oy ver dediniz verdik…  En derin acıları ve yıkımları yaşadık.

Peki, 40 yıldır…

Acı ve gözyaşından başka siz bize ne verdiniz?

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.