Nuran Demirhan

Nisan Bir Şakası Gibiydi

Nuran Demirhan

Memleket sevdalısı olmak başka bir duygudur.

İnsanın doğup büyüdüğü, acısıyla, tatlısıyla, hüznüyle yaşadığı ana vatanıdır.

İnsan nereye giderse gitsin, memleketinin havasını, suyunu, taşını, toprağını, baharını, yazını, kışını, çiçeğini her şeyini hasretle özler.

Gurbette olanlar daha çok anlar.

Memleketlisini görünce burnunun direği sızlar.

En son Mart ayında gelmişti memlekete,

İçinde kalan yarım olan ne varsa yapıyor, yapacağım diyor canla başla yerine getirmek için çabalarını düşündükçe gözyaşları seller gibi akıp akıp gitmez mi?

Her sohbetinde memleketinden aldığı haberi var olduğunu duyunca şaşkınlık içinde hayrete düşüyor olmam onun memleketten elini ayağını çekmediğinin ispatı oluyordu.

Hayretle dinliyor memleket özlemini yılların acımasız çarkında bile ne kadar haberdar olduğunu görünce şaşkınlığım artıyordu.

Özlemi vardı anayı bacıları, eşi dostu, akrabayı, arkadaşı, çocukluk arkadaşı, eski mahallesi, Cumhuriyet Caddesi, İskele Caddesi, Beş yol, Edremit, Erek Dağı, Toprak kale kısacası memleketi çok ama çok özlemişti.

Vedalaşmak için mi gelmişti?

Helalleşmek için mi gelmişti?

Yılların ayrılığını sadece Bir haftaya sığdırmak için mi gelmişti.

İçindeki özlemi ayrılık acısını yaşatmaya gelmişti.

Günlerden Nisan bir aynı gün,Gün içinde iki kez telefonla konuşmuştuk.

Son konuşmamız aynı günün akşam 19.00 da,her zamanki gibi o tatlı şakalarını yaptı,anamın da sesini duyayım dedi.

Saat Gecenin 00.03 cep telefonumda Eylülde kaybettiğim büyük abimin sesi ağlamaklı ,titrek,ürkek bacım Ümit abini  kaybettik.

Abi böyle Nisan bir şakası mı olur yapma etme sesli ağlamak, bağırmak haykırmak istiyorum ama hasta anam duyacak,zaten hasta yarı felçli evlat acısını duyarsa ne yapar,ne eder diye göz yaşlarımı içime akıttığım zaman 2019 Yılının o acı Nisan bir şakası ne yazık ki gerçekti.

Söz verdi yine geleceğim dedi ama sözünde duramadı gitti...

Yazarın Diğer Yazıları