Nedim İlikçi
Köşe Yazarı
Nedim İlikçi
 

Osmanli Belgelerinde Ermeni-Rus İlişkileri (1841-1921)

ggg Değerli okurlar; Devlet arşivleri Genel Müdürlüğü, Ermeni- Rus ilişkilerinin belgelerle incelenebilmesi amacıyla bir çalışma yapmıştır. Bu çalışmasını da üç cilt halinde kitaplaştırmıştır. Kitabı, “Osmanlı Belgelerinde Ermeni-Rus ilişkileri” ismi ile okuyucuların bilgilerine sunmuştur. Bu kitabı Ermeni meselesinin ehemmiyetine binaen herkesin okuması gerektiğine inanıyorum. Kitap; olayların yaşandığı dönemlere ait son derece ehemmiyet ihtiva eden arşiv belgeleri içermektedir. Ermeni Meselesini tahlil edebilmek için başvurulması gereken önemli bir kaynak niteliğindedir.                                                                                   Başbakanlık Devlet Arşivleri Müdürlüğümüzün Ermeni-Rus ilişkilerini gün yüzüne çıkaran bu kitap çalışmasının aynısını, Ermeni-İngiliz ve Ermeni Fransız ilişkileri için de yapmış olduğunu buradan okuyuculara duyurmak istiyorum.             Kitaptaki belgeler incelenince, Ermeni-Rus ilişkilerinin ne kadar sıkı fıkı olduğu anlaşılıyor.  Hükümetimizin Ermeni Meselesi ile ilgili Rusya, İngiltere, Fransa, İran, Ermenistan vb. müdahil ülkelere;“Biz arşivlerimizi araştırmacıların hizmetine açıyoruz, sizler de açın” diye çağrı yapmasının ne kadar haklılık ve öz güven içerdiğini fark ediyoruz. Emperyalist devletlerin arşivlerini tarihçilerin incelemesine açmak hususunda aynı öz güvene sahip olamayacağı gerçeğiyle yüz yüze geliyoruz.   Kitaptaki belgeler okundukça emperyalist devletlerin emperyal amaçlarını gerçekleştirebilmek için hem Ermeni halkına hem de bölge halklarına nasıl kıydıkları hemen anlaşılıyor. Üstelik bu kıyımı yaparken Ermeni Taşnaklarından nasıl faydalandıkları da açığa çıkıyor. Belgeleri okudukça ağacın baltaya dediği “beni kestiğine değil de sapının benden olduğuna yanarım…”sözünün aklımda çağrışım yaptığını söylemek isterim.   Kitabın üçüncü cildinde 34 numaralı, 14 Şubat 1912 tarihli belgede, Rusya’nın Van Viskonsolosu Alferiev, Van İngiliz Viskonsolosu Seel’in Van’da verdiği ziyafete katılıyor. Ziyafette Alferiev,  İngiliz konsolosu Seel’e hitaben: Taşnakların İngilizlerden para yardımı aldıklarını, Rusya ile Osmanlı Devleti arasında bir savaş çıkarma çabasında olduklarını ve şiddetle cezalandırılmaları gerektiğinden bahisle uzunca bir konuşma yapıyor. Konuşmasına devamla:  ” Eğer Ermeniler, İngilizlerden himaye ve mazhar-ı muavenet alacaklarını bilmemiş olsa idiler ihtilal çıkarmağa, beyhude yere bu kadar kan akıtmağa cesaret edebilirler miydi? Rusya’dan nakden muavenet görmeleri, İngilizlerden himaye bulmaları onlara cüret verdi. Memlekette kanlı bir hatıra vücuda getirdiler. Yoksa aksi halde hiçbir şey yapamazlardı. Öyle değil mi Captain Seel?    İngiliz Van Viskolosu Yüzbaşı Seel şu karşılığı veriyor:    “Evet öyledir. Fakat Gladstone (Dönemin İngiltere Başbakanı) ne maksatla bunları himaye etti, bilemem. Fi’l hakika hareketleri makul değildir. Bunları sokakta gördükçe müteessir oluyor, huylanıyorum. İyi adamlar değildirler.”   Mösyö Alferiev devam ile:  “Ben bu Taşnakların yaptıkları cinayetleri bilirim ki, hepsi meçhul kalmış, fail ve mütecasirleri hiçbir ceza görmemiştir. Bu hal, biçare, saf, namuslu ve gayetli, muti, çalışkan ahali üzerinde pek fena bir tesir ve korku uyandırmış. Bu fena mahlûklara körü körüne bir itaat ve inkiyad hissi ve zaruretini tevlid eylemiştir. Bu muzır mahlûklar, bu zavallıları rahat çalışmaya bırakmıyorlar. Onlara zorla silah veriyor, cebren paralarını alıyorlar. Köylülerden muhtelif vesilelerle para ve saire topluyorlar. Bu biçarelerin mal ve canlarını daimi bir tehlike içinde bulunduruyorlar…..” diye devam ediyor. Bu kısa alıntıdan da anlaşılacağı gibi Ermeni Taşnakları Rusya ve İngiltere’den yardım alıyorlar. Taşnaklar; Müslüman ahaliye zulmettikleri gibi Ermeni ahaliye de ziyadesiyle zulmediyorlar.   “Osmanlı Belgelerinde Ermeni-Rus İlişkileri” isimli kitap üç cilt halinde basılmış. Devlet Arşivleri Genel Müdürü Doç. Dr. Yusuf Sarınay’ın başkanlığındaki heyet tarafından hazırlanmış ve toplam 1294 sayfadan oluşmaktadır. 2006 yılında Ankara’da, Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü tarafından basılmıştır. Kitabın birinci cildi 1841-1898 yıllarına ait 97 belge içermektedir. Kitabın ikinci cildi 1899-1906 yıllarına ait 95 belge içermektedir. Kitabın üçüncü cildi 1907-1921 yıllarına ait 73 belge içermektedir. Kitabın tamamında 1841-1921 yıllarına ait 265 belge bulunmaktadır. Kitap, ilimizi ve bölgemizi ilgilendiren birçok arşiv belgesini ihtiva etmektedir. İlimizin ve bölgemizin tarihi hakkında, Osmanlı-Rus ve Ermeni ilişkileri çerçevesinde nelerin yaşandığını öğrenmek isteyen her kesin  okuması gereken bir kitap olduğunu söylemek isterim.Kalın  sağlıcakla….
Ekleme Tarihi: 21 Şubat 2021 - Pazar

Osmanli Belgelerinde Ermeni-Rus İlişkileri (1841-1921)

Değerli okurlar; Devlet arşivleri Genel Müdürlüğü, Ermeni- Rus ilişkilerinin belgelerle incelenebilmesi amacıyla bir çalışma yapmıştır. Bu çalışmasını da üç cilt halinde kitaplaştırmıştır. Kitabı, “Osmanlı Belgelerinde Ermeni-Rus ilişkileri” ismi ile okuyucuların bilgilerine sunmuştur. Bu kitabı Ermeni meselesinin ehemmiyetine binaen herkesin okuması gerektiğine inanıyorum. Kitap; olayların yaşandığı dönemlere ait son derece ehemmiyet ihtiva eden arşiv belgeleri içermektedir. Ermeni Meselesini tahlil edebilmek için başvurulması gereken önemli bir kaynak niteliğindedir.                                                                                   Başbakanlık Devlet Arşivleri Müdürlüğümüzün Ermeni-Rus ilişkilerini gün yüzüne çıkaran bu kitap çalışmasının aynısını, Ermeni-İngiliz ve Ermeni Fransız ilişkileri için de yapmış olduğunu buradan okuyuculara duyurmak istiyorum.           

 Kitaptaki belgeler incelenince, Ermeni-Rus ilişkilerinin ne kadar sıkı fıkı olduğu anlaşılıyor.  Hükümetimizin Ermeni Meselesi ile ilgili Rusya, İngiltere, Fransa, İran, Ermenistan vb. müdahil ülkelere;“Biz arşivlerimizi araştırmacıların hizmetine açıyoruz, sizler de açın” diye çağrı yapmasının ne kadar haklılık ve öz güven içerdiğini fark ediyoruz. Emperyalist devletlerin arşivlerini tarihçilerin incelemesine açmak hususunda aynı öz güvene sahip olamayacağı gerçeğiyle yüz yüze geliyoruz.   Kitaptaki belgeler okundukça emperyalist devletlerin emperyal amaçlarını gerçekleştirebilmek için hem Ermeni halkına hem de bölge halklarına nasıl kıydıkları hemen anlaşılıyor. Üstelik bu kıyımı yaparken Ermeni Taşnaklarından nasıl faydalandıkları da açığa çıkıyor. Belgeleri okudukça ağacın baltaya dediği “beni kestiğine değil de sapının benden olduğuna yanarım…”sözünün aklımda çağrışım yaptığını söylemek isterim.   Kitabın üçüncü cildinde 34 numaralı, 14 Şubat 1912 tarihli belgede, Rusya’nın Van Viskonsolosu Alferiev, Van İngiliz Viskonsolosu Seel’in Van’da verdiği ziyafete katılıyor. Ziyafette Alferiev,  İngiliz konsolosu Seel’e hitaben: Taşnakların İngilizlerden para yardımı aldıklarını, Rusya ile Osmanlı Devleti arasında bir savaş çıkarma çabasında olduklarını ve şiddetle cezalandırılmaları gerektiğinden bahisle uzunca bir konuşma yapıyor. Konuşmasına devamla:  ” Eğer Ermeniler, İngilizlerden himaye ve mazhar-ı muavenet alacaklarını bilmemiş olsa idiler ihtilal çıkarmağa, beyhude yere bu kadar kan akıtmağa cesaret edebilirler miydi? Rusya’dan nakden muavenet görmeleri, İngilizlerden himaye bulmaları onlara cüret verdi. Memlekette kanlı bir hatıra vücuda getirdiler. Yoksa aksi halde hiçbir şey yapamazlardı. Öyle değil mi Captain Seel?    İngiliz Van Viskolosu Yüzbaşı Seel şu karşılığı veriyor:    “Evet öyledir. Fakat Gladstone (Dönemin İngiltere Başbakanı) ne maksatla bunları himaye etti, bilemem. Fi’l hakika hareketleri makul değildir. Bunları sokakta gördükçe müteessir oluyor, huylanıyorum. İyi adamlar değildirler.”   Mösyö Alferiev devam ile:  “Ben bu Taşnakların yaptıkları cinayetleri bilirim ki, hepsi meçhul kalmış, fail ve mütecasirleri hiçbir ceza görmemiştir. Bu hal, biçare, saf, namuslu ve gayetli, muti, çalışkan ahali üzerinde pek fena bir tesir ve korku uyandırmış. Bu fena mahlûklara körü körüne bir itaat ve inkiyad hissi ve zaruretini tevlid eylemiştir. Bu muzır mahlûklar, bu zavallıları rahat çalışmaya bırakmıyorlar. Onlara zorla silah veriyor, cebren paralarını alıyorlar. Köylülerden muhtelif vesilelerle para ve saire topluyorlar. Bu biçarelerin mal ve canlarını daimi bir tehlike içinde bulunduruyorlar…..” diye devam ediyor. Bu kısa alıntıdan da anlaşılacağı gibi Ermeni Taşnakları Rusya ve İngiltere’den yardım alıyorlar. Taşnaklar; Müslüman ahaliye zulmettikleri gibi Ermeni ahaliye de ziyadesiyle zulmediyorlar.   “Osmanlı Belgelerinde Ermeni-Rus İlişkileri” isimli kitap üç cilt halinde basılmış. Devlet Arşivleri Genel Müdürü Doç. Dr. Yusuf Sarınay’ın başkanlığındaki heyet tarafından hazırlanmış ve toplam 1294 sayfadan oluşmaktadır. 2006 yılında Ankara’da, Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü tarafından basılmıştır. Kitabın birinci cildi 1841-1898 yıllarına ait 97 belge içermektedir. Kitabın ikinci cildi 1899-1906 yıllarına ait 95 belge içermektedir. Kitabın üçüncü cildi 1907-1921 yıllarına ait 73 belge içermektedir. Kitabın tamamında 1841-1921 yıllarına ait 265 belge bulunmaktadır. Kitap, ilimizi ve bölgemizi ilgilendiren birçok arşiv belgesini ihtiva etmektedir. İlimizin ve bölgemizin tarihi hakkında, Osmanlı-Rus ve Ermeni ilişkileri çerçevesinde nelerin yaşandığını öğrenmek isteyen her kesin  okuması gereken bir kitap olduğunu söylemek isterim.Kalın  sağlıcakla….

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.