İkram Kali
Köşe Yazarı
İkram Kali
 

Belediyelerin ağaçlandırma politikası var mı?

ggg Plansız betonlaşmanın yeşil dokuyu yok ettiği şehirlerden biri Van’dır. Bağlar bahçeler betonlaşmaya ve ranta kurban edilince geride numunelik kalan ağaçlara, doğasından kopan köpeklere, kedilere, kuşa karşı insanlar daha duyarlı olmaya başladı. Doğa bozulunca tüm canlıların yaşam ortamının bozulduğu geçte olsa fark edildi. Tek bir ağacın kesilmesi, bir köpeğin şiddete maruz kalması dahi anında toplumsal tepkiye dönüşebiliyor.    Belediyelerin yeni ağaçlar dikilmesinde, dikili ağaçların korunmasında, yeşil alanların yaşatılmasında, budama ve kesimde önemli sorumlulukları vardır. Doğal ortamı, yeşili koruyacak öncelikli kurum belediyelerdir.  Ağaç dikmek, yaşatmak ise uzmanlık iştir. Bunun için çağdaş belediyeler ağaçlandırma, yeşil çevre ve doğa politikası hazırlıyorlar.  Politika derken dönem dönem dağa bayıra dikilen ağaçlardan söz etmiyorum. Hazırlanacak politika kapsayıcı, sürdürülebilir olmalıdır. Politika, şehrin kaldırımlarına, mezarlıklarına, site bahçelerine, okul bahçelerine,  uygun noktalarına, parklarına, kurum alanlarına, boş alanlara doğal güzellik katacak ağaçları, çiçekleri de, ağaç dikmek isteyen insanlara, kurumlara yol gösterecek çalışmaları da kapsamalıdır. Şehrimizde pek böyle olmuyor. Siz Van’da belediyelerden şu alanlara şu tür ağaçları dikin, şu ağaçları dikmeyin gibi bir bilgi paylaşımı, yönlendirme duydunuz mu hiç?  Kaldırım kenarlarına dikilen ağaçlar bile birbirinden çok farklı. Ne bulmuşlara ekmişler Çünkü ağaçlandırma politikası, planı yok. Olacağını da sanmam. Mesela geçmişte kavak, karaağaç, dişbudak, söğüt ağaçlarının yoğun olduğu şehirdi Van. Bu ağaçlar dikilmiyor artık. Peki, bugün ve gelecekte hangi ağaç çeşitlerine sahip bir şehir olacağımızı bilen var mı? Onu da kimse bilmiyor. Oysa kent kimliğinde, kültüründe ağaçlarında yeri önemlidir. Belediyeler izleyici konumunda. Yanlış yerlere dikilen yanlış ağaçların kökü birkaç yıl sonra ya kanalizasyon hattını tıkıyor veya pencerelerin önünü kapatıyor. Ağaçlar kesilerek sorun çözülmeye çalışılıyor. Yanlış yanlışla düzelmiyor tabi. Yanlışlara örnek çok. Van ‘da kaç adet ve nerde asırlık ağaç olduğunu biliyor musunuz? Geçen yıl şehir merkezinde kaldırım kenarlarında ve orta refüjdeki ağaçlar belediyece sulanmadığı için göz göre göre kurumaya terkedildi. Emek verilerek büyütülen ağaçların kurumasına vatandaşlar tepki gösterdi, bizde haber yaptık, köşemizde yazdık Lakin toplumu bilgilendirme gibi kurumsal incelik olmadığı için açıklama yapma gereğini duyan kimse çıkmadı!    Aylar sonra kuruyan ağaçların laf olsun diye sulanmaya başladığını görünce şaşırdım.  Dayanamayıp ekibin yetkilisine ağaçların neden zamanında sulanmadığını sordum. Cevabı düşündürücü olduğu kadar şaşırtıcıydı; “ Tasarruf nedeniyle bu yıl sulama yapılmadı” dedi.  Ağaç kurutularak tasarruf yapıldığını öğrenmiş olduk. Gülelim mi, ağlayalım mı? Belediyelerin ağaç dikimi, seçimi kadar budamaları tartışma konusudur. Koyun kırparcasına veya ormana dalan oduncular gibi ağaç budanmasından rahatsız olan vatandaşlarımız “Eline hızarı alan budama adına ağaçları gelişigüzel kesiyor. Ağaçların büyümesine ne zaman kim nasıl izin verecek. Şehrimizde uyumsuzluğun uyumu var. Her şey bir birine benziyor  ” derken… “Akasya ağacından başka dikilecek ağaç yok mu bu şehirde.  Van Yüzüncü Yıl üniversitesi Ziraat Fakültesi, şehir plancılar, peyzaj mimarları belediyelere neden müdahale etmiyor? Geçen yıl prestij caddeler(!) yapıldı ama 10 metre arayla kaldırımlarda ağaç dikmek için yer bırakılması düşünülmedi. Bu nasıl prestij cadde.  Ağacı olmayan,   yaşlı veya hasta bir insanın dinleneceği bankı bulunmayan cadde prestij olur mu? “  diyenler de oldu. Ağaç budama ve dikim dönemi yaklaşırken belediyelerin kendilerini gözden geçirmeleri, ekiplerini eğitime almaları yararlı olur. Vatandaşın nereye ne zaman ve hangi ağaç ve bitki türlerinin dikebileceğini gösteren rehber hazırlamak bu konuda toplumu aydınlatmak belediyeler için zor değil. Yeter ki istensin. Tekrar söylüyorum. Belediyelerin öncelikle ağaçlandırma politikası, planı olması gerekir. Zira saldım çayıra Mevla’m kayıra kafasıyla yapılan masraflar boşa gidiyor.   İnsana ve ağaca saygı İstanbul’a yolu düşenler iyi bilir. Beşiktaş- Dolmabahçe Sarayı-Ortaköy hatta arasındaki caddenin kenarlarında dalları gökyüzünü salına salına okşayan, Osmanlı dönemine tanıklık yapmış asırlık çınarlar var.  Kent kimliğinde yeri olan çınarlar her mevsim caddeye eşsiz güzellik katıyor.  Caddeden geçerken İskele Caddesi’nin iki tarafı kavak ağaçlarıyla bezeli eski görüntüsünü hep anımsarım. Geçen hafta İstanbul’da katıldığım  “ Dijital Dünya” çalıştayı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde yapıldı.  Çalıştaya giderken yol kenarındaki bazı çınarların kesildiğini görünce doğrusu üzüldüm.  Kesilen ağaçların yerine dikkatli bakınca yapıştırılan bilgilendirme plakasını gördüm. Plaklarda “Beşiktaş’ta Dolmabahçe ve Çırağan hattı üzerinde bulunan asırlık Londra çınarlarından 30 tanesi, doku bozulması mantar (kanser) hastalığına yakalandıkları ve gövdeleri bu hastalık nedeniyle kuruduğundan kesilmiştir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), bu bölgede 1 ay içerisinde kaldırım düzenlenmesi, yol geometrisi çalışması yapacak. Bölgeye doğu çınarı dikecektir ” bilgisine yer verilmişti. Basit ama kurumsal güven ve saygınlığı yansıtan uygulama hoşuma gitti. Kendimle konuşarak dedim ki; “ Belediyenin kentte yaşayanlara saygısı, ağaca gerçek sevgisi böyle olur.” Edremit’te geçmiş olsun Pademi sonrası Edremit ‘te hız kazanan yapılaşma salgın gibi. Van’ın bahçesi, ciğeri Yeşil Edremit’te binalar ardı ardına yükseliyor,  yeşil dokuya can veren ağaçlar ise azalıyor.  Geçen hafta Edremit’te izinsiz 23 meyve ağacını kesen bir kişiye Edremit Belediyesi 9 bin 85 lira para cezası verdi. Ağaç kesilen yerlere kesin bina dikilir. Belediye, ilçede yeşil alanların korunması kapsamında ağaç kesimlerini meclis kararı ile izne bağladı.   Belediyenin elinde daha önceden hazırlanmış sürdürülebilir ağaçlandırma politikası ve bu kapsamda ağaç türlerini, sayısını kayda alan envanteri olsaydı ağaçlar bu kadar kolay kesilmezdi. Edremit’e geçmiş olsun.   Yaşlı ağaç sorunu olan Fatih İdikut isimli hemşehrimiz de diyor ki, “Benim bahçemde de çoğu söğüt ve yaşlı 70- 80 yıllık ağaçlar var bunların temizlenmesi yerlerine yenilerinin dikilmesi gerekir. Belediyenin bana ve benim gibi durumda olan vatandaşlara yardımcı olmasını, yerine dikmem gereken ağaç için de yol göstermesini istiyorum.” Ceza ve yaptırımdan önce belediyeler vatandaşa yol göstermeli yardımcı olmalıdır.
Ekleme Tarihi: 15 Mart 2021 - Pazartesi

Belediyelerin ağaçlandırma politikası var mı?

Plansız betonlaşmanın yeşil dokuyu yok ettiği şehirlerden biri Van’dır. Bağlar bahçeler betonlaşmaya ve ranta kurban edilince geride numunelik kalan ağaçlara, doğasından kopan köpeklere, kedilere, kuşa karşı insanlar daha duyarlı olmaya başladı.

Doğa bozulunca tüm canlıların yaşam ortamının bozulduğu geçte olsa fark edildi. Tek bir ağacın kesilmesi, bir köpeğin şiddete maruz kalması dahi anında toplumsal tepkiye dönüşebiliyor.   

Belediyelerin yeni ağaçlar dikilmesinde, dikili ağaçların korunmasında, yeşil alanların yaşatılmasında, budama ve kesimde önemli sorumlulukları vardır. Doğal ortamı, yeşili koruyacak öncelikli kurum belediyelerdir. 

Ağaç dikmek, yaşatmak ise uzmanlık iştir. Bunun için çağdaş belediyeler ağaçlandırma, yeşil çevre ve doğa politikası hazırlıyorlar.  Politika derken dönem dönem dağa bayıra dikilen ağaçlardan söz etmiyorum. Hazırlanacak politika kapsayıcı, sürdürülebilir olmalıdır. Politika, şehrin kaldırımlarına, mezarlıklarına, site bahçelerine, okul bahçelerine,  uygun noktalarına, parklarına, kurum alanlarına, boş alanlara doğal güzellik katacak ağaçları, çiçekleri de, ağaç dikmek isteyen insanlara, kurumlara yol gösterecek çalışmaları da kapsamalıdır.

Şehrimizde pek böyle olmuyor.

Siz Van’da belediyelerden şu alanlara şu tür ağaçları dikin, şu ağaçları dikmeyin gibi bir bilgi paylaşımı, yönlendirme duydunuz mu hiç?  Kaldırım kenarlarına dikilen ağaçlar bile birbirinden çok farklı. Ne bulmuşlara ekmişler Çünkü ağaçlandırma politikası, planı yok. Olacağını da sanmam.

Mesela geçmişte kavak, karaağaç, dişbudak, söğüt ağaçlarının yoğun olduğu şehirdi Van. Bu ağaçlar dikilmiyor artık. Peki, bugün ve gelecekte hangi ağaç çeşitlerine sahip bir şehir olacağımızı bilen var mı? Onu da kimse bilmiyor. Oysa kent kimliğinde, kültüründe ağaçlarında yeri önemlidir.

Belediyeler izleyici konumunda.

Yanlış yerlere dikilen yanlış ağaçların kökü birkaç yıl sonra ya kanalizasyon hattını tıkıyor veya pencerelerin önünü kapatıyor. Ağaçlar kesilerek sorun çözülmeye çalışılıyor. Yanlış yanlışla düzelmiyor tabi.

Yanlışlara örnek çok.

Van ‘da kaç adet ve nerde asırlık ağaç olduğunu biliyor musunuz?

Geçen yıl şehir merkezinde kaldırım kenarlarında ve orta refüjdeki ağaçlar belediyece sulanmadığı için göz göre göre kurumaya terkedildi. Emek verilerek büyütülen ağaçların kurumasına vatandaşlar tepki gösterdi, bizde haber yaptık, köşemizde yazdık Lakin toplumu bilgilendirme gibi kurumsal incelik olmadığı için açıklama yapma gereğini duyan kimse çıkmadı!   

Aylar sonra kuruyan ağaçların laf olsun diye sulanmaya başladığını görünce şaşırdım.  Dayanamayıp ekibin yetkilisine ağaçların neden zamanında sulanmadığını sordum. Cevabı düşündürücü olduğu kadar şaşırtıcıydı; “ Tasarruf nedeniyle bu yıl sulama yapılmadı” dedi.  Ağaç kurutularak tasarruf yapıldığını öğrenmiş olduk. Gülelim mi, ağlayalım mı?

Belediyelerin ağaç dikimi, seçimi kadar budamaları tartışma konusudur.

Koyun kırparcasına veya ormana dalan oduncular gibi ağaç budanmasından rahatsız olan vatandaşlarımız “Eline hızarı alan budama adına ağaçları gelişigüzel kesiyor. Ağaçların büyümesine ne zaman kim nasıl izin verecek. Şehrimizde uyumsuzluğun uyumu var. Her şey bir birine benziyor  ” derken…

“Akasya ağacından başka dikilecek ağaç yok mu bu şehirde.  Van Yüzüncü Yıl üniversitesi Ziraat Fakültesi, şehir plancılar, peyzaj mimarları belediyelere neden müdahale etmiyor? Geçen yıl prestij caddeler(!) yapıldı ama 10 metre arayla kaldırımlarda ağaç dikmek için yer bırakılması düşünülmedi. Bu nasıl prestij cadde.  Ağacı olmayan,   yaşlı veya hasta bir insanın dinleneceği bankı bulunmayan cadde prestij olur mu? “  diyenler de oldu.

Ağaç budama ve dikim dönemi yaklaşırken belediyelerin kendilerini gözden geçirmeleri, ekiplerini eğitime almaları yararlı olur.

Vatandaşın nereye ne zaman ve hangi ağaç ve bitki türlerinin dikebileceğini gösteren rehber hazırlamak bu konuda toplumu aydınlatmak belediyeler için zor değil. Yeter ki istensin.

Tekrar söylüyorum. Belediyelerin öncelikle ağaçlandırma politikası, planı olması gerekir. Zira saldım çayıra Mevla’m kayıra kafasıyla yapılan masraflar boşa gidiyor.  

İnsana ve ağaca saygı

İstanbul’a yolu düşenler iyi bilir. Beşiktaş- Dolmabahçe Sarayı-Ortaköy hatta arasındaki caddenin kenarlarında dalları gökyüzünü salına salına okşayan, Osmanlı dönemine tanıklık yapmış asırlık çınarlar var.  Kent kimliğinde yeri olan çınarlar her mevsim caddeye eşsiz güzellik katıyor.  Caddeden geçerken İskele Caddesi’nin iki tarafı kavak ağaçlarıyla bezeli eski görüntüsünü hep anımsarım.

Geçen hafta İstanbul’da katıldığım  “ Dijital Dünya” çalıştayı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde yapıldı.  Çalıştaya giderken yol kenarındaki bazı çınarların kesildiğini görünce doğrusu üzüldüm.

 Kesilen ağaçların yerine dikkatli bakınca yapıştırılan bilgilendirme plakasını gördüm. Plaklarda “Beşiktaş’ta Dolmabahçe ve Çırağan hattı üzerinde bulunan asırlık Londra çınarlarından 30 tanesi, doku bozulması mantar (kanser) hastalığına yakalandıkları ve gövdeleri bu hastalık nedeniyle kuruduğundan kesilmiştir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), bu bölgede 1 ay içerisinde kaldırım düzenlenmesi, yol geometrisi çalışması yapacak. Bölgeye doğu çınarı dikecektir ” bilgisine yer verilmişti.

Basit ama kurumsal güven ve saygınlığı yansıtan uygulama hoşuma gitti.

Kendimle konuşarak dedim ki; “ Belediyenin kentte yaşayanlara saygısı, ağaca gerçek sevgisi böyle olur.”

Edremit’te geçmiş olsun

Pademi sonrası Edremit ‘te hız kazanan yapılaşma salgın gibi. Van’ın bahçesi, ciğeri Yeşil Edremit’te binalar ardı ardına yükseliyor,  yeşil dokuya can veren ağaçlar ise azalıyor. 

Geçen hafta Edremit’te izinsiz 23 meyve ağacını kesen bir kişiye Edremit Belediyesi 9 bin 85 lira para cezası verdi. Ağaç kesilen yerlere kesin bina dikilir.

Belediye, ilçede yeşil alanların korunması kapsamında ağaç kesimlerini meclis kararı ile izne bağladı.  

Belediyenin elinde daha önceden hazırlanmış sürdürülebilir ağaçlandırma politikası ve bu kapsamda ağaç türlerini, sayısını kayda alan envanteri olsaydı ağaçlar bu kadar kolay kesilmezdi. Edremit’e geçmiş olsun.  

Yaşlı ağaç sorunu olan Fatih İdikut isimli hemşehrimiz de diyor ki, “Benim bahçemde de çoğu söğüt ve yaşlı 70- 80 yıllık ağaçlar var bunların temizlenmesi yerlerine yenilerinin dikilmesi gerekir. Belediyenin bana ve benim gibi durumda olan vatandaşlara yardımcı olmasını, yerine dikmem gereken ağaç için de yol göstermesini istiyorum.”

Ceza ve yaptırımdan önce belediyeler vatandaşa yol göstermeli yardımcı olmalıdır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.