Hasan  Akçap
Köşe Yazarı
Hasan Akçap
 

2023 eğitim vizyonu ve yüreğimdeki kıpırtı

Milli Eğitim Bakanlığımız Eğitimde 2023 vizyonunu açıkladı. Genel olarak eğitim camiasının beklentilerini karşılayan konular var.  Bana göre olumlu ve olumsuz iki başlık öne çıkıyor. Bugün olumlu olan başlık üzerinde durmak istiyorum. Evet, nihayet! Müfredatın öğrencilerin ilgi, yetenek ve mizaçlarına göre düzenlenmesi ve tüm okullarda tasarım - beceri atölyelerinin kurulması. Bu konuyu yıllardan beri katıldığım her platformda vurguladım. Yazılarımda kitaplarımda değindim. Başarısız insan yoktur. İlgi alanı belirlenemeyen insan vardır. Her insanın yaratılıştan gelen bir cevheri vardır. Aslolan bu cevheri bulmak ve işlemektir. Bu uğurda ne yazık ki yıllarca nice insanlar harcanıp gitti. Çocuklara zorla yetenekleri dışındaki dersler okuttuk. Türkçe, matematik, fen bilgisi gibi dersleri "miğfer" dersler adı altında zorla dayatıp durduk. Öğrencilerin ilgi ve yeteneklerini görmezden gelerek geleceklerini mahvettik. Belki de çok ünlü ressam veya müzisyen olacak çocuklara matematiği, fiziği dayattık, çok ünlü bilim insanı olacak çocuklara beden eğitimi, müzik, resim gibi derslerden zayıf not verdik. Öğrencilerin mayasında olmayan dersleri zorla öğretmeye çalıştık. Akademik derslerin de ilgi ve yetenekle alakalı olduğu gerçeğini hiçbir zaman görmedik. Mevcut eğitim sisteminde ilgilerini çekmeyen alanlarda dersler okuttuğumuz öğrencilerin yarattığı sorunlar öğretmenleri yordu, üzdü. Disiplin sorunları hiç bitmedi, öğrencilere saygısız, tembel, şımarık etiketleri vuruldu. Şimdi içimde yeniden bir kıpırtı uyandı. Acaba gerçekten öğrencileri ilgi ve yeteneklerine göre işleyebilecek miyiz, başarılı olacakları alanlara yönlendirebilecek miyiz, gelecekte mutlu olacakları mesleklerde çalışmalarını sağlayabilecek miyiz? Sevgi- ilgi - bilgi prensibini eğitimde uygulamaya koyabilecek miyiz? Bunu yapabilmek için okul öncesi ve ilk dört yıllık ilkokul dönemi çok önemli. Çocukların ilgi ve yetenekleri bu dönemde tespit edilebilmeli. Ortaokullar mevcut liseler gibi çeşitlendirilmeli ve çocukları ortaokulda ilgi ve yeteneklerine uygun okullara gönderebilmeliyiz. O zaman bakın çocuklarımız sevdikleri alanlarda nasıl sıçrama yapıyor! Ergenlik dönemiyle gelen sorunların birçoğu nasıl eriyor! İlgisini çekmediği için derslerde sorun çıkaran öğrenciler ilgili oldukları alanlarda nasıl ilerleme gösteriyor! Gerçekten iyi bir eğitim sistemi kurulduğu halde insan kaynağının neler yapabileceğini hep birlikte göreceğiz. Öğrencilerin ilgi ve yeteneklerine göre ayırt edilmeleri ve öğrenciye özel eğitim programlarının uygulanması öyle yazıldığı gibi kolay bir konu değil elbette. Bunun için çok iyi bir alt yapı kurulması gerekiyor. Yirmi milyona yakın öğrencinin olduğu bir ortamda bunu yapmak hakikaten çok zor. Çünkü yüz öğrencinin okuduğu okullar da var üç bin öğrencinin okuduğu okullarda var. Ancak bakanlığımızın bu konuyla ilgili koordinasyonu en iyi şekilde yapacağına inanıyorum. Önemli olan eğitim yöneticileri, öğretmenler ve velilerin yeni sisteme en hızlı şekilde entegre olmaları. Eğitimde 2023 vizyonunda yer alan ve benim için son derece önemli olan diğer konu başlığına bir sonraki yazımda geniş yer vereceğim. Yeni bakanımızın farklı bir bakış açısıyla Türk eğitim sistemini çok iyi yerlere taşıyacağına yürekten inanıyorum.
Ekleme Tarihi: 24 Ekim 2018 - Çarşamba

2023 eğitim vizyonu ve yüreğimdeki kıpırtı

Milli Eğitim Bakanlığımız Eğitimde 2023 vizyonunu açıkladı. Genel olarak eğitim camiasının beklentilerini karşılayan konular var.  Bana göre olumlu ve olumsuz iki başlık öne çıkıyor.

Bugün olumlu olan başlık üzerinde durmak istiyorum. Evet, nihayet! Müfredatın öğrencilerin ilgi, yetenek ve mizaçlarına göre düzenlenmesi ve tüm okullarda tasarım - beceri atölyelerinin kurulması. Bu konuyu yıllardan beri katıldığım her platformda vurguladım. Yazılarımda kitaplarımda değindim. Başarısız insan yoktur. İlgi alanı belirlenemeyen insan vardır. Her insanın yaratılıştan gelen bir cevheri vardır. Aslolan bu cevheri bulmak ve işlemektir. Bu uğurda ne yazık ki yıllarca nice insanlar harcanıp gitti.

Çocuklara zorla yetenekleri dışındaki dersler okuttuk. Türkçe, matematik, fen bilgisi gibi dersleri "miğfer" dersler adı altında zorla dayatıp durduk. Öğrencilerin ilgi ve yeteneklerini görmezden gelerek geleceklerini mahvettik. Belki de çok ünlü ressam veya müzisyen olacak çocuklara matematiği, fiziği dayattık, çok ünlü bilim insanı olacak çocuklara beden eğitimi, müzik, resim gibi derslerden zayıf not verdik. Öğrencilerin mayasında olmayan dersleri zorla öğretmeye çalıştık. Akademik derslerin de ilgi ve yetenekle alakalı olduğu gerçeğini hiçbir zaman görmedik. Mevcut eğitim sisteminde ilgilerini çekmeyen alanlarda dersler okuttuğumuz öğrencilerin yarattığı sorunlar öğretmenleri yordu, üzdü. Disiplin sorunları hiç bitmedi, öğrencilere saygısız, tembel, şımarık etiketleri vuruldu.

Şimdi içimde yeniden bir kıpırtı uyandı. Acaba gerçekten öğrencileri ilgi ve yeteneklerine göre işleyebilecek miyiz, başarılı olacakları alanlara yönlendirebilecek miyiz, gelecekte mutlu olacakları mesleklerde çalışmalarını sağlayabilecek miyiz? Sevgi- ilgi - bilgi prensibini eğitimde uygulamaya koyabilecek miyiz?

Bunu yapabilmek için okul öncesi ve ilk dört yıllık ilkokul dönemi çok önemli. Çocukların ilgi ve yetenekleri bu dönemde tespit edilebilmeli. Ortaokullar mevcut liseler gibi çeşitlendirilmeli ve çocukları ortaokulda ilgi ve yeteneklerine uygun okullara gönderebilmeliyiz. O zaman bakın çocuklarımız sevdikleri alanlarda nasıl sıçrama yapıyor! Ergenlik dönemiyle gelen sorunların birçoğu nasıl eriyor! İlgisini çekmediği için derslerde sorun çıkaran öğrenciler ilgili oldukları alanlarda nasıl ilerleme gösteriyor! Gerçekten iyi bir eğitim sistemi kurulduğu halde insan kaynağının neler yapabileceğini hep birlikte göreceğiz.

Öğrencilerin ilgi ve yeteneklerine göre ayırt edilmeleri ve öğrenciye özel eğitim programlarının uygulanması öyle yazıldığı gibi kolay bir konu değil elbette. Bunun için çok iyi bir alt yapı kurulması gerekiyor. Yirmi milyona yakın öğrencinin olduğu bir ortamda bunu yapmak hakikaten çok zor. Çünkü yüz öğrencinin okuduğu okullar da var üç bin öğrencinin okuduğu okullarda var. Ancak bakanlığımızın bu konuyla ilgili koordinasyonu en iyi şekilde yapacağına inanıyorum. Önemli olan eğitim yöneticileri, öğretmenler ve velilerin yeni sisteme en hızlı şekilde entegre olmaları.

Eğitimde 2023 vizyonunda yer alan ve benim için son derece önemli olan diğer konu başlığına bir sonraki yazımda geniş yer vereceğim.

Yeni bakanımızın farklı bir bakış açısıyla Türk eğitim sistemini çok iyi yerlere taşıyacağına yürekten inanıyorum.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.