Erdal Orman
Köşe Yazarı
Erdal Orman
v
 

Alkışlar Vanspor’a

ggg Her fırsatta takıma destek sözü verenlere, sponsor olacağını, katkı sağlayacağını söyleyip sonrada saklambaç oynayanlara rağmen, şeref tribününde protokolü bile doldurmaya tenezzül etmeyen cümle zevata inat, galibiyete sevinip, tökezleyince söven, kalabalık güruhlara aldırış etmeden, insanların evinden dışarı burnunu çıkarmaya korktuğu şu karamsar günlerde, 14. sıradan ayağa kalkarak zirveye ilerleyip, bizleri heyecan fırtınasına gark eden bu takımın, ancak anlından öpülür… Bu takım, ligi ilk yarıda 2. sırada bitirip şampiyonluğa ortak olup, Play-off potasına girmişse; ne adıyla, ne parasıyla, ne siyasetçisi, lobicisi, kamu yöneticisiyle, ne de şansıyla bu başarıyı yakalamıştır. Amatör bir ruhla sahada elinden geleni yapmaya çalışan futbolcuları, hocası, teknik ekibi, başkanı ve yöneticilerinin üstün çabasıyla bu kazanımları elde etmiştir. Üstelik seyircisiz, parasız, desteksiz…    Kendimizi dev aynasında görmemize gerek yok. Adımız ‘Vanspor’ ama yedek kulübemiz boş, kanat oyuncumuz yok, forvetimiz yok, yok oğlu yok… Futbol denen endüstri; tamamen parasal güçle dönen, üstelik verilen emeklerin karşılığında herhangi bir garanti olmadan ancak her şey yolunda giderde; hakemleri, federasyonu, rakipleri, hastalığı, sakatlığı vb. bilumum engeli aştıktan sonra hedefe ulaşılabilen çok çetin mücadelelerin bileşkesidir. Ülkemizde nice dev kulüplerin, sonsuz parasal imkânlarına, altyapılarına, milyonlarca seyircisine rağmen beklenen başarıyı veya istikrarı yakalamakta zorlandıkları çok rastlanır bir durumdur. Hal böyleyken geçen sezon her takımın rüyasını süsleyen Serdar, Batuhan, Sıddık İstemi, Tunç Behram gibi elinde tutamadığı as oyuncuları şimdi rakip takımlarda şampiyonluk mücadelesi verirken, Vanspor’un bu dar kadroyla yakaladığı trend taktire şayandır. Ayrıca göz göre göre hem ligde, hem de kupa maçında hakları gasp edilip moral motivasyonu yok edilen takımın buralara kadar gelmesi gerçek anlamda bir mucizedir. Bir hedefi olan veya taraftarın beklentilerine cevap vermek isteyen bir takımı yöneten her teknik adam gibi Serhat Hoca’da ara transferde muhakkak gerekli mevkilere takviye isteyecektir. Ancak, Serhat Hoca, ara transfer döneminde yana yakıla almak istediği birçok futbolcu varken ‘önce futbolcularımıza içerideki alacakları ödensin’ diyerek konuşuyorsa, bu da tam anlamıyla bir dramdır. Hele, eksik kadroyla Van’a gelen, transfer tahtası kapalı, takımlara üzülüp, bizden 3 puanı alarak gitmelerine bakakalmakta abesle iştigaldir. Önce kendi durumumuza bir bakalım.   Zorunlu olarak kısıtlayıcı bir düzene mecbur kalınan bu pandemi döneminde, futbol gibi sosyal yaşamla direkt ilgili ve bir o kadarda masraflı temaşalara maddi olarak gönüllü destek bulmak gerçekten zordur. Fakat düzenli bir maddi geliri olmayan kulüpten, her defasında övündüğümüz 1 milyon nüfuslu kentimiz, her kesimiyle bu konuyu dertlenmedikten sonra başarı beklemek boşa hayal kurmaktır. Oysa büyük bir fırsatın eşiğindeyiz. Vanspor hep en zorlu gruplarda, maddi olarak kendinden çok daha güçlü ve büyük kulüplerle mücadele etmek zorunda kalmışken,  bugün 2. Lig kırmızı grubun adını silip 3. Lig kırmızı grup deseler, yadırganamayacak seviyede bir grupta ter döküyor. Dolayısıyla 2. Lig tarihinin belki de en zayıf grubunda yer alıyorken bu fırsat öylece heba edilmeden değerlendirmenin tam zamanıdır.    Uzun yıllar sonra yakalanan bu fırsatta her türlü argüman kullanılmalıdır. Hayatın normal seyrinde akmadığı bu olağanüstü dönemde, halktan veya esnaftan bir destek beklemek gerçekçi olmayacaktır… Sayın Milletvekillerimiz, bu taraftar stattan vazgeçeli çok oldu, bari seçim bölgenizin kitleleri bir arada tutan tek ortak noktası olan takımını bir kez olsun düşünün. Bunun için futboldan anlamanız gerekmiyor, popülist yaklaşın, tamamen sosyolojik yaklaşın… Hepimiz bazı gerçeklerin farkındayız, bu koca şehir, birer ilçe takımı olan Fatih Karagümrük, Kasımpaşa veya Başakşehir kadar da mı hak etmiyor desteği. Onlar kadar oyu kıymetli değil mi bu şehrin? Ya da bu kentin oyuna ihtiyacınız yok mu? Bu konuya birazcık eğilecek olanı halk asla unutmaz. İş öğretmek gibi olmasın ama bölge gerçeklerini ve takımın misyonunu anlatacak iki brifing dosyası hazırlayıp gerekli yerlere ulaştırmak çok mu zor, sorarım? Herhangi bir geliri olmayan, arkasında bir kurum desteği bulunmayan, aynı zamanda liglerdeki en kalabalık seyirciye sahip kulüplerden biri olmasına rağmen, pandemi yüzünden evindeki maçlarda önemli stadyum gelirinden de olan Vanspor, hiç olmadığı kadar maddi desteğe ihtiyaç duymaktadır. Servet Başkan kaderiyle baş başa bırakılmamalıdır… *** Maddi kaynaklı sorunlardan olduğuna inandığımız, özellikle Etimesgut deplasmanı galibiyetinden sonra takımda bazı şeylerin yolunda gitmediği gün gibi ortadadır. Kastamonu mağlubiyeti ile devam eden bu durum, deplasmandaki Karatay Konya galibiyetinde Barış’tan alışık olduğumuz galibiyet selfiesini bile göremeyince bir sorun olduğu kendiliğinden anlaşılıyor. Zaten sonrasında gelen Eyüpspor mağlubiyeti durumu özetliyor aslında. Bu mesele her ne sebepten kaynaklanıyorsa önlem almak gerekiyor. Ayrıca geçen sezon liderliği kovalarken Bodrum maçı sonrası zirveden hızla uzaklaşmamıza sebep olan takımdaki gruplaşma hadiseleri umarız bu yıl tekrarlanmaz… Diğer önlem alınması gereken durum, özellikle evdeki maçlarımız. Takım bu maçlarda seyirci desteğinden mahrum çıktığı için ev sahibi ekip olmanın hiçbir avantajını kullanamıyor. Zaten rakip takım ister istemez gardını alarak karşımıza çıkıyor ve alan savunmasını elden bırakmıyor. Ayrıca Vanspor adından çekinmeden önde baskı kurarak direnen takımlar, atak oynamak zorunda olan takımı zorluyor, sonunda Van’dan puan ve puanlar alarak maçtan ayrılıyorlar. İçeride oynadığımız maçlar her zaman takımın gidişatına yön vermiştir. Bu nedenle ekstra önlemler almak zorunludur. Başta da belirttiğim gibi, özellikle sol kanat, ön libero ve de Batuhan gibi etkili bir forvete acil ihtiyaç var. Bu eksikler mutlaka tamamlanmalıdır. Ve hep hatırlattığım gibi, bazı genç oyuncularımıza eleştiri yaparken yapıcı olmalıyız.  Futbol bir takım oyunudur, hata veya başarı tek kişiye yıkılmaz. Fakat kimi oyuncular, bireysel yetenekle veya kişisel gayretiyle maçın ya da takımın gidişatını önemli ölçüde değiştirebilir. Dolayısıyla hata yapanı, maçı kurtarandan ayrı tutmamalı, onları kazanmalıyız. Lig uzun bir maraton ve Eyüpspor’u şimdiden şampiyon ilan edenlere de aldırmamalı. Vanspor henüz zirveye ortak. İyi günde, kötü günde yanında olmalıyız. Ligin ikinci yarısında dilerim şans bizden yana olur…
Ekleme Tarihi: 11 Ocak 2021 - Pazartesi

Alkışlar Vanspor’a

Her fırsatta takıma destek sözü verenlere, sponsor olacağını, katkı sağlayacağını söyleyip sonrada saklambaç oynayanlara rağmen, şeref tribününde protokolü bile doldurmaya tenezzül etmeyen cümle zevata inat, galibiyete sevinip, tökezleyince söven, kalabalık güruhlara aldırış etmeden, insanların evinden dışarı burnunu çıkarmaya korktuğu şu karamsar günlerde, 14. sıradan ayağa kalkarak zirveye ilerleyip, bizleri heyecan fırtınasına gark eden bu takımın, ancak anlından öpülür…

Bu takım, ligi ilk yarıda 2. sırada bitirip şampiyonluğa ortak olup, Play-off potasına girmişse; ne adıyla, ne parasıyla, ne siyasetçisi, lobicisi, kamu yöneticisiyle, ne de şansıyla bu başarıyı yakalamıştır.

Amatör bir ruhla sahada elinden geleni yapmaya çalışan futbolcuları, hocası, teknik ekibi, başkanı ve yöneticilerinin üstün çabasıyla bu kazanımları elde etmiştir.

Üstelik seyircisiz, parasız, desteksiz…   

Kendimizi dev aynasında görmemize gerek yok. Adımız ‘Vanspor’ ama yedek kulübemiz boş, kanat oyuncumuz yok, forvetimiz yok, yok oğlu yok…

Futbol denen endüstri; tamamen parasal güçle dönen, üstelik verilen emeklerin karşılığında herhangi bir garanti olmadan ancak her şey yolunda giderde; hakemleri, federasyonu, rakipleri, hastalığı, sakatlığı vb. bilumum engeli aştıktan sonra hedefe ulaşılabilen çok çetin mücadelelerin bileşkesidir.

Ülkemizde nice dev kulüplerin, sonsuz parasal imkânlarına, altyapılarına, milyonlarca seyircisine rağmen beklenen başarıyı veya istikrarı yakalamakta zorlandıkları çok rastlanır bir durumdur. Hal böyleyken geçen sezon her takımın rüyasını süsleyen Serdar, Batuhan, Sıddık İstemi, Tunç Behram gibi elinde tutamadığı as oyuncuları şimdi rakip takımlarda şampiyonluk mücadelesi verirken, Vanspor’un bu dar kadroyla yakaladığı trend taktire şayandır.

Ayrıca göz göre göre hem ligde, hem de kupa maçında hakları gasp edilip moral motivasyonu yok edilen takımın buralara kadar gelmesi gerçek anlamda bir mucizedir.

Bir hedefi olan veya taraftarın beklentilerine cevap vermek isteyen bir takımı yöneten her teknik adam gibi Serhat Hoca’da ara transferde muhakkak gerekli mevkilere takviye isteyecektir. Ancak, Serhat Hoca, ara transfer döneminde yana yakıla almak istediği birçok futbolcu varken ‘önce futbolcularımıza içerideki alacakları ödensin’ diyerek konuşuyorsa, bu da tam anlamıyla bir dramdır. Hele, eksik kadroyla Van’a gelen, transfer tahtası kapalı, takımlara üzülüp, bizden 3 puanı alarak gitmelerine bakakalmakta abesle iştigaldir. Önce kendi durumumuza bir bakalım.   Zorunlu olarak kısıtlayıcı bir düzene mecbur kalınan bu pandemi döneminde, futbol gibi sosyal yaşamla direkt ilgili ve bir o kadarda masraflı temaşalara maddi olarak gönüllü destek bulmak gerçekten zordur. Fakat düzenli bir maddi geliri olmayan kulüpten, her defasında övündüğümüz 1 milyon nüfuslu kentimiz, her kesimiyle bu konuyu dertlenmedikten sonra başarı beklemek boşa hayal kurmaktır.

Oysa büyük bir fırsatın eşiğindeyiz. Vanspor hep en zorlu gruplarda, maddi olarak kendinden çok daha güçlü ve büyük kulüplerle mücadele etmek zorunda kalmışken,  bugün 2. Lig kırmızı grubun adını silip 3. Lig kırmızı grup deseler, yadırganamayacak seviyede bir grupta ter döküyor. Dolayısıyla 2. Lig tarihinin belki de en zayıf grubunda yer alıyorken bu fırsat öylece heba edilmeden değerlendirmenin tam zamanıdır.   

Uzun yıllar sonra yakalanan bu fırsatta her türlü argüman kullanılmalıdır. Hayatın normal seyrinde akmadığı bu olağanüstü dönemde, halktan veya esnaftan bir destek beklemek gerçekçi olmayacaktır…

Sayın Milletvekillerimiz, bu taraftar stattan vazgeçeli çok oldu, bari seçim bölgenizin kitleleri bir arada tutan tek ortak noktası olan takımını bir kez olsun düşünün. Bunun için futboldan anlamanız gerekmiyor, popülist yaklaşın, tamamen sosyolojik yaklaşın…

Hepimiz bazı gerçeklerin farkındayız, bu koca şehir, birer ilçe takımı olan Fatih Karagümrük, Kasımpaşa veya Başakşehir kadar da mı hak etmiyor desteği. Onlar kadar oyu kıymetli değil mi bu şehrin? Ya da bu kentin oyuna ihtiyacınız yok mu? Bu konuya birazcık eğilecek olanı halk asla unutmaz. İş öğretmek gibi olmasın ama bölge gerçeklerini ve takımın misyonunu anlatacak iki brifing dosyası hazırlayıp gerekli yerlere ulaştırmak çok mu zor, sorarım? Herhangi bir geliri olmayan, arkasında bir kurum desteği bulunmayan, aynı zamanda liglerdeki en kalabalık seyirciye sahip kulüplerden biri olmasına rağmen, pandemi yüzünden evindeki maçlarda önemli stadyum gelirinden de olan Vanspor, hiç olmadığı kadar maddi desteğe ihtiyaç duymaktadır. Servet Başkan kaderiyle baş başa bırakılmamalıdır…

***

Maddi kaynaklı sorunlardan olduğuna inandığımız, özellikle Etimesgut deplasmanı galibiyetinden sonra takımda bazı şeylerin yolunda gitmediği gün gibi ortadadır. Kastamonu mağlubiyeti ile devam eden bu durum, deplasmandaki Karatay Konya galibiyetinde Barış’tan alışık olduğumuz galibiyet selfiesini bile göremeyince bir sorun olduğu kendiliğinden anlaşılıyor. Zaten sonrasında gelen Eyüpspor mağlubiyeti durumu özetliyor aslında. Bu mesele her ne sebepten kaynaklanıyorsa önlem almak gerekiyor. Ayrıca geçen sezon liderliği kovalarken Bodrum maçı sonrası zirveden hızla uzaklaşmamıza sebep olan takımdaki gruplaşma hadiseleri umarız bu yıl tekrarlanmaz…

Diğer önlem alınması gereken durum, özellikle evdeki maçlarımız. Takım bu maçlarda seyirci desteğinden mahrum çıktığı için ev sahibi ekip olmanın hiçbir avantajını kullanamıyor. Zaten rakip takım ister istemez gardını alarak karşımıza çıkıyor ve alan savunmasını elden bırakmıyor. Ayrıca Vanspor adından çekinmeden önde baskı kurarak direnen takımlar, atak oynamak zorunda olan takımı zorluyor, sonunda Van’dan puan ve puanlar alarak maçtan ayrılıyorlar. İçeride oynadığımız maçlar her zaman takımın gidişatına yön vermiştir. Bu nedenle ekstra önlemler almak zorunludur.

Başta da belirttiğim gibi, özellikle sol kanat, ön libero ve de Batuhan gibi etkili bir forvete acil ihtiyaç var. Bu eksikler mutlaka tamamlanmalıdır. Ve hep hatırlattığım gibi, bazı genç oyuncularımıza eleştiri yaparken yapıcı olmalıyız.  Futbol bir takım oyunudur, hata veya başarı tek kişiye yıkılmaz. Fakat kimi oyuncular, bireysel yetenekle veya kişisel gayretiyle maçın ya da takımın gidişatını önemli ölçüde değiştirebilir. Dolayısıyla hata yapanı, maçı kurtarandan ayrı tutmamalı, onları kazanmalıyız.

Lig uzun bir maraton ve Eyüpspor’u şimdiden şampiyon ilan edenlere de aldırmamalı. Vanspor henüz zirveye ortak. İyi günde, kötü günde yanında olmalıyız. Ligin ikinci yarısında dilerim şans bizden yana olur…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Ahmet ASLAN
(14.01.2021 11:11 - #72175)
Erdal abi vanda koskoca bir türkerler holding var,hakeza aksa doğalgaz var,bu şehrin valisi var neden hiçbiri yardımcı olmuyor,bu şehir bu takım bu kadar mı sahipsiz...
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.