Emine Aktaş
Köşe Yazarı
Emine Aktaş
 

Adil olmak

Hiç ne kadar adilim diye düşündük mü? Hiç düşündük mü toplum huzurunu oluşturan hak, hukuk, adalet kavramları nedir diye, bizim için neyi ifade eder diye düşündük mü? Kararlar alınırken emeğin karşılığı verilirken tarafsız mıyız yoksa ' Bu benim arkadaşım, bu tanıdık, bu bana bir gün yardım etmişti ya da bunu zaten sevmiyorum ya da ulu orta çok konuşuyor ki kaldı ki kimse ondan haz etmiyor ' diyerekten dişin kabuğunu doldurmayacak nedenlerden ötürü hak ettiğinden az ya da hak ettiğinden fazla mı veriyoruz karşılığını? *** Dönüp şöyle bir tarihimize baktığımızda adaleti hayatımızın merkezine almamız gerektiğini dinimiz, inancımız ne güzel söylemiş MAİDE 8 ' de;  'Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir topluluğa duyduğunuz kin sizi adil davranmamaya itmesin. Adaletli olun bu, Allah korkusuna daha çok yakışan bir davranıştır…' NİSA 135'te;  Ey iman edenler! Adaleti titizlilikle ayakta tutun. Kendiniz, anne - babanız ve akrabanız aleyhinde de olsa Allah için şahitlik eden kimseler olun. Haklarında şahitlik ettikleriniz, zengin olsunlar, fakir olsunlar Allah onlara sizden daha yakındır. Hislerinize uyup adaletten sapmayın. Şahitliği eğer büker, doğru şahitlik etmekten kaçarsanız biliniz ki Allah yaptıklarınızdan haberdardır.' Ya da ne güzel söylemiş ünlü düşünürlerimizden Joseph JOUBER; 'Kuvvetsiz adalet ve adaletsiz kuvvet iki büyük felakettir.' Lao TSE; 'Kötülüğü adaletle, iyiliği iyilikle karşıla.' Kanuni Sultan SÜLEYMAN; 'Kılıcın yapamadığını adalet yapar.' Bu güzelliklerimizden güç almalıyız. Güçsüzü güçlüye ezdirmemeliyiz. Zenginin fakirin hakkını satın almasına müsaade etmemeliyiz. Mazlumu zalime karşı dik tutmalıyız. Tüm bunları yapınca elimizi vicdanımıza götürdüğümüzde vicdanımızın sızlamamasıdır adalet. Adil olmazsak hakimin kendisinin şahit olduğu ve ENBİYA 47 ' de; 'Biz kıyamet günü için adalet terazilerini kurarız. Artık kimseye hiçbir şekilde haksızlık edilmez. Yapılan iş bir hardal tanesi kadar dahi olsa onu adalet terazisine getiririz. Hesap gören olarak biz herkese yeteriz.' dediğini hatırlamalıyız. Çünkü biz bu dünyada adaleti dağıtmaya geldik. Hakkı olana hakkını vermeye geldik. *** Sahi sormayı unuttum. 'Biz hak, hukuk, adaleti vicdanen yaşayıp yaşatıyor muyuz yoksa bu kavramlar bizde bilgi yükünden başka bir şey değil mi?'
Ekleme Tarihi: 17 Ekim 2019 - Perşembe

Adil olmak

Hiç ne kadar adilim diye düşündük mü?

Hiç düşündük mü toplum huzurunu oluşturan hak, hukuk, adalet kavramları nedir diye, bizim için neyi ifade eder diye düşündük mü?

Kararlar alınırken emeğin karşılığı verilirken tarafsız mıyız yoksa ' Bu benim arkadaşım, bu tanıdık, bu bana bir gün yardım etmişti ya da bunu zaten sevmiyorum ya da ulu orta çok konuşuyor ki kaldı ki kimse ondan haz etmiyor ' diyerekten dişin kabuğunu doldurmayacak nedenlerden ötürü hak ettiğinden az ya da hak ettiğinden fazla mı veriyoruz karşılığını?

***

Dönüp şöyle bir tarihimize baktığımızda adaleti hayatımızın merkezine almamız gerektiğini dinimiz, inancımız ne güzel söylemiş MAİDE 8 ' de;

 'Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir topluluğa duyduğunuz kin sizi adil davranmamaya itmesin. Adaletli olun bu, Allah korkusuna daha çok yakışan bir davranıştır…'

NİSA 135'te;

 Ey iman edenler! Adaleti titizlilikle ayakta tutun. Kendiniz, anne - babanız ve akrabanız aleyhinde de olsa Allah için şahitlik eden kimseler olun. Haklarında şahitlik ettikleriniz, zengin olsunlar, fakir olsunlar Allah onlara sizden daha yakındır. Hislerinize uyup adaletten sapmayın. Şahitliği eğer büker, doğru şahitlik etmekten kaçarsanız biliniz ki Allah yaptıklarınızdan haberdardır.'

Ya da ne güzel söylemiş ünlü düşünürlerimizden Joseph JOUBER;

'Kuvvetsiz adalet ve adaletsiz kuvvet iki büyük felakettir.'

Lao TSE;

'Kötülüğü adaletle, iyiliği iyilikle karşıla.'

Kanuni Sultan SÜLEYMAN;

'Kılıcın yapamadığını adalet yapar.'

Bu güzelliklerimizden güç almalıyız. Güçsüzü güçlüye ezdirmemeliyiz. Zenginin fakirin hakkını satın almasına müsaade etmemeliyiz. Mazlumu zalime karşı dik tutmalıyız. Tüm bunları yapınca elimizi vicdanımıza götürdüğümüzde vicdanımızın sızlamamasıdır adalet. Adil olmazsak hakimin kendisinin şahit olduğu ve ENBİYA 47 ' de;

'Biz kıyamet günü için adalet terazilerini kurarız. Artık kimseye hiçbir şekilde haksızlık edilmez. Yapılan iş bir hardal tanesi kadar dahi olsa onu adalet terazisine getiririz. Hesap gören olarak biz herkese yeteriz.' dediğini hatırlamalıyız. Çünkü biz bu dünyada adaleti dağıtmaya geldik. Hakkı olana hakkını vermeye geldik.

***

Sahi sormayı unuttum.

'Biz hak, hukuk, adaleti vicdanen yaşayıp yaşatıyor muyuz yoksa bu kavramlar bizde bilgi yükünden başka bir şey değil mi?'

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.