Ekrem Örskıran
Köşe Yazarı
Ekrem Örskıran
 

Aykut Çeliker

Bir yıldız daha kaydı. Van Hüsrev paşa İlkokulu, Nebihe öğretmenle başlayan hayat yolculuğumuzda, Aykut kardeşimiz bizi ölüm ayrımında yalnız bıraktı. Ruhu şad olsun. Tesellimiz, ölümün yokluk olmadığı, aynı zamanda aynı mekânda televizyonda farklı şeyler seyrettiğimiz gibi ölümün farklı bir boyutta yola devam etmek olduğudur. Hayat tabakalarında en alt tabakada olan bitkiler, çekirdekleri ile ikinci bir baharda çıkar yok olmaz da, en üst seviyede olan ve tüm canlılar emrine verilen insan mahşer sabahında dirilmez mi? Son zamanda beni sıkça arıyordu sanki ölüm ayrılığının hasretini önceden gidermeye çalışıyor gibiydi. Ben de kendisini arıyor geçmişte birlikte yaşadığımız güzel anıları söz konusu yapıp neşelenmesini sağlamaya çalışıyordum. Aykut kardeşimiz adeta Van’ın hafızası gibiydi. Unuttuğumuz şeyleri hep ona sorardım, ayrıntılarıyla anlatırdı. İlkokulda bile yaşadıklarımızı, canlı gibi anlatırdı. Konuşurduk. Mazhar Taşçıoğlu öğretmenin kendisini haksız yere dövdüğünü, Mehmet Ağır (Holele) arkadaşımızın yaramazlıklarını, daha nice olayları. Aşkı bilen yaşayan bir arkadaşımızdı. Hani sofiler dergâha katılmak isteyenlere “âşık ol da gel” diyerek aşkı tatmayanları adam yerine koymazlarmış. Ne demiş büyük şair Fuzuli; ”Aşk imiş ne varsa âlemde”  Gönül maceralarını benimle uzunca sürelerde paylaşır anlatırken adeta yaşardı. Aşk ona enfüsi iç âleminde neredeyse dış âlemi kadar geniş boyutlar kazandırmıştı. Kendiyle barışıktı. Divan edebiyatı dâhil geniş bir şiir müktesebatı vardı, bana çokça okurdu. Çok iyi bir bürokrattı ve son derece dürüsttü. 12 Eylül askeri vesayet döneminde İstanbul Büyükşehir belediyesi başkanı Özel kalem müdürlüğü yapmıştı. Yakınlarının çok baskılarına rağmen dürüstlüğünden taviz vermemiştir. Belediye başkanı, Aykut için, “Aykut altın dolusu bir odadan çıkarken ayakkabısının altına bakar ki bir altın yapışmış mı diye” diyerek dürüstlüğünü övmüştü. Aykut kardeşimiz inançlı biriydi. Yaşamasa da saygılıydı, en azından dinine sövmeyenlerdendi. Yaşadığımız süreçte Aykut kardeşimiz kalplerimizde ve hafızalarımızda yaşayacaktır. Kabri cennet bahçesi olsun.
Ekleme Tarihi: 09 Mart 2021 - Salı

Aykut Çeliker

Bir yıldız daha kaydı. Van Hüsrev paşa İlkokulu, Nebihe öğretmenle başlayan hayat yolculuğumuzda, Aykut kardeşimiz bizi ölüm ayrımında yalnız bıraktı. Ruhu şad olsun. Tesellimiz, ölümün yokluk olmadığı, aynı zamanda aynı mekânda televizyonda farklı şeyler seyrettiğimiz gibi ölümün farklı bir boyutta yola devam etmek olduğudur. Hayat tabakalarında en alt tabakada olan bitkiler, çekirdekleri ile ikinci bir baharda çıkar yok olmaz da, en üst seviyede olan ve tüm canlılar emrine verilen insan mahşer sabahında dirilmez mi?

Son zamanda beni sıkça arıyordu sanki ölüm ayrılığının hasretini önceden gidermeye çalışıyor gibiydi. Ben de kendisini arıyor geçmişte birlikte yaşadığımız güzel anıları söz konusu yapıp neşelenmesini sağlamaya çalışıyordum.

Aykut kardeşimiz adeta Van’ın hafızası gibiydi. Unuttuğumuz şeyleri hep ona sorardım, ayrıntılarıyla anlatırdı. İlkokulda bile yaşadıklarımızı, canlı gibi anlatırdı. Konuşurduk. Mazhar Taşçıoğlu öğretmenin kendisini haksız yere dövdüğünü, Mehmet Ağır (Holele) arkadaşımızın yaramazlıklarını, daha nice olayları.

Aşkı bilen yaşayan bir arkadaşımızdı. Hani sofiler dergâha katılmak isteyenlere “âşık ol da gel” diyerek aşkı tatmayanları adam yerine koymazlarmış. Ne demiş büyük şair Fuzuli; ”Aşk imiş ne varsa âlemde”  Gönül maceralarını benimle uzunca sürelerde paylaşır anlatırken adeta yaşardı. Aşk ona enfüsi iç âleminde neredeyse dış âlemi kadar geniş boyutlar kazandırmıştı. Kendiyle barışıktı. Divan edebiyatı dâhil geniş bir şiir müktesebatı vardı, bana çokça okurdu.

Çok iyi bir bürokrattı ve son derece dürüsttü. 12 Eylül askeri vesayet döneminde İstanbul Büyükşehir belediyesi başkanı Özel kalem müdürlüğü yapmıştı. Yakınlarının çok baskılarına rağmen dürüstlüğünden taviz vermemiştir. Belediye başkanı, Aykut için, “Aykut altın dolusu bir odadan çıkarken ayakkabısının altına bakar ki bir altın yapışmış mı diye” diyerek dürüstlüğünü övmüştü.

Aykut kardeşimiz inançlı biriydi. Yaşamasa da saygılıydı, en azından dinine sövmeyenlerdendi.

Yaşadığımız süreçte Aykut kardeşimiz kalplerimizde ve hafızalarımızda yaşayacaktır. Kabri cennet bahçesi olsun.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.