Dr. Mine Kılavuz Ongün
Köşe Yazarı
Dr. Mine Kılavuz Ongün
 

Sağlıklı beslenme üzerine

Sağlıklı beslenmenin esası dengeli beslenmektir. Günlük besinlerimizin temel taşı proteinler, karbonhidtarlar ve yağlardır. Ayrıca vitaminler, mineraller ve tabii bir de su vardır. Bunların her birini her gün belirli oranlarda alan bir insan, zaten dengeli besleniyor demektir. Bir kıtlık ülkesinde değilseniz ve makul bir paranız da varsa dengeli beslenmemek için hiçbir nedeniniz yoktur. Dengeli beslenmek için bilinçli olmak gerekir. Eski çağlarda ve ilkel toplumlarda zenginlik belirtisi şişmanlıktı. Ancak şimdi buna karşı bir görüş var. Aslında zengin insan ince olan insandır. Çünkü ne yiyip ne içeceğine en iyi şekilde karar verir ve en rafine şeyleri yer. Ancak zannediyorum her ikisinde de biraz abartma var. Çünkü herkesin bir ideal kilosu vardır ve "insanlar bu kiloda kaldıkları sürece dengeli besleniyorlardır" diyebiliriz. Dengeli beslenme bir yaşam görüşüdür. Bir gün çok yiyip, diğer gün ölümüne rejim yapmak yerine, sağlıklı bir beslenme şekli edinip, vücudunuza işkence etmekten vazgeçin. Bunun en mantıklı yolu, doğal besinlerle dost olmaktan geçiyor ve tabi ki beslenmede doymuş yağların azaltılması gerekiyor. Bu ne demektir? Yemeklerde margarin değil, zeytinyağı ve sıvı yağ kullanılması gerekir. Kırmızı et üzerine uzun süredir çeşitli şeyler konuşuluyor. Ancak ben bunların hepsine katılmıyorum. Şayet bir insanın kolesterol ve gutu yoksa bu tür rahatsızlıklar dışında kırmızı etin kısıtlamasına gitmek yanlıştır, insanlara sadece tavuk veya balık; veya sadece sebze yiyin demek yanlış olur. İnsanların aldıkları kalori, yaptıkları işe ve yaşa göre değişir. Bu kalorinin yüzde 50'sini karbonhidratlar, yüzde 30'unu yağlar ve yüzde 20'sini de proteinler oluşturur. Yaş ilerledikçe alınan kalori miktarının azaltılmasında fayda vardır. Çünkü yavaşlayan metabolizma, yağları artık eski hızında yakamayacağı için kilo ve beraberindeki hastalıklar kaçınılmaz olacaktır. Peki, günümüz şartlarında, çalışma şartları ve günlük koşuşturmanın arasında beslenme şeklimizi en sağlıklı hale nasıl getirebiliriz? En kötü tablo, sabah kahvaltı yapmamak ve öğlen yemeğini fast food tarzı ile geçiştirmektir. Bu tür yiyeceklerin yerine bir sandviç veya bir kase salata, bir termosun içine konulan çorba veya haşlanmış patatesin arasına konulan peynir ve yanında domatesle oldukça sağlıklı bir öğlen yemeği hazırlanabilir. Tabi eğer öğlen yemeği için evinize gitmek gibi bir lükse sahipseniz bunun tadını çıkarın derim. İdeal kiloya sahip olmak ve sağlığı korumak sadece beslenme tedbirleriyle olacak bir şey değildir. Bunun yanında hareketi, sporu hayatımızdan eksik etmememiz gerekir. İdeal beslenme ve kilo kontrolü, multidisipliner bir yaklaşım gerektirir ve bütün bunları sağlayacak bir yaşam tarzı değişikliği…
Ekleme Tarihi: 13 Şubat 2017 - Pazartesi

Sağlıklı beslenme üzerine

Sağlıklı beslenmenin esası dengeli beslenmektir. Günlük besinlerimizin temel taşı proteinler, karbonhidtarlar ve yağlardır. Ayrıca vitaminler, mineraller ve tabii bir de su vardır. Bunların her birini her gün belirli oranlarda alan bir insan, zaten dengeli besleniyor demektir. Bir kıtlık ülkesinde değilseniz ve makul bir paranız da varsa dengeli beslenmemek için hiçbir nedeniniz yoktur.

Dengeli beslenmek için bilinçli olmak gerekir. Eski çağlarda ve ilkel toplumlarda zenginlik belirtisi şişmanlıktı. Ancak şimdi buna karşı bir görüş var. Aslında zengin insan ince olan insandır. Çünkü ne yiyip ne içeceğine en iyi şekilde karar verir ve en rafine şeyleri yer. Ancak zannediyorum her ikisinde de biraz abartma var. Çünkü herkesin bir ideal kilosu vardır ve "insanlar bu kiloda kaldıkları sürece dengeli besleniyorlardır" diyebiliriz.

Dengeli beslenme bir yaşam görüşüdür. Bir gün çok yiyip, diğer gün ölümüne rejim yapmak yerine, sağlıklı bir beslenme şekli edinip, vücudunuza işkence etmekten vazgeçin. Bunun en mantıklı yolu, doğal besinlerle dost olmaktan geçiyor ve tabi ki beslenmede doymuş yağların azaltılması gerekiyor. Bu ne demektir? Yemeklerde margarin değil, zeytinyağı ve sıvı yağ kullanılması gerekir. Kırmızı et üzerine uzun süredir çeşitli şeyler konuşuluyor. Ancak ben bunların hepsine katılmıyorum. Şayet bir insanın kolesterol ve gutu yoksa bu tür rahatsızlıklar dışında kırmızı etin kısıtlamasına gitmek yanlıştır, insanlara sadece tavuk veya balık; veya sadece sebze yiyin demek yanlış olur.

İnsanların aldıkları kalori, yaptıkları işe ve yaşa göre değişir. Bu kalorinin yüzde 50'sini karbonhidratlar, yüzde 30'unu yağlar ve yüzde 20'sini de proteinler oluşturur. Yaş ilerledikçe alınan kalori miktarının azaltılmasında fayda vardır. Çünkü yavaşlayan metabolizma, yağları artık eski hızında yakamayacağı için kilo ve beraberindeki hastalıklar kaçınılmaz olacaktır.

Peki, günümüz şartlarında, çalışma şartları ve günlük koşuşturmanın arasında beslenme şeklimizi en sağlıklı hale nasıl getirebiliriz?

En kötü tablo, sabah kahvaltı yapmamak ve öğlen yemeğini fast food tarzı ile geçiştirmektir. Bu tür yiyeceklerin yerine bir sandviç veya bir kase salata, bir termosun içine konulan çorba veya haşlanmış patatesin arasına konulan peynir ve yanında domatesle oldukça sağlıklı bir öğlen yemeği hazırlanabilir. Tabi eğer öğlen yemeği için evinize gitmek gibi bir lükse sahipseniz bunun tadını çıkarın derim.

İdeal kiloya sahip olmak ve sağlığı korumak sadece beslenme tedbirleriyle olacak bir şey değildir. Bunun yanında hareketi, sporu hayatımızdan eksik etmememiz gerekir. İdeal beslenme ve kilo kontrolü, multidisipliner bir yaklaşım gerektirir ve bütün bunları sağlayacak bir yaşam tarzı değişikliği…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.