VAN'A GİDECEĞİM İÇİN HEYECANLANIYORUM

Röportaj 03.12.2017 - 18:16, Güncelleme: 28.12.2020 - 21:19
 

VAN'A GİDECEĞİM İÇİN HEYECANLANIYORUM

Yazarımız Ümran Öztürk Ünlü Tiyatro, Sinema Sanatçısı ve Yönetmen Rutkay Aziz'le İzmir'de keyifli bir sohbette buluştu. Rutkay Aziz, ilk defa 1971-72 yıllarında Van'da oynadığını, 18-19 Aralık tarihlerinde "Adalet Sizsiziniz" oyunu ile uzun yıllardan sonra ikinci kez tiyatro seyircisinin karşısına çıkacağını belirterek, bu buluşmada Vanlı seyircilerden çok daha iyi tepki beklediğini söyledi.

Ümran Öztürk Türkiye’nin nitelikli tiyatro yönetmen, oyuncu ve sinema aktörlerinden Rumuz Goncagül, Sakıncalı Piyade, Ana, Bir Ceza Avukatının Anıları oyunları… Yer Demir Gök Bakır, Sis, Piano Piano Bacaksız, Geçmiş Bahar Mimozaları, Ada, Yol… Filmlerinin unutulmaz oyuncusu, yönetmen, ünlü tiyatro adamı, 48. Antalya Altın Portakal Film Festivali Sanatta Sosyal Sorumluluk Ödülü, Evler Evler adlı oyunuyla En İyi Erkek Oyuncu Ödülü, Sis filmi ile Türkiye Sinema Yazarları Derneği En İyi Erkek Oyuncu Ödülü sahibi Rutkay Aziz ile “ Adalet Sizsiniz” oyunu sonrası perdeci oyuncuları, Muhsin Ertuğrul, tiyatro ve yeni vizyona giren Yol Ayrımı filmi üzerine konuştuk. Yaptığımız sıcak ve samimi söyleşi…    Muhsin Ertuğrul’a vefa ve saygıdan dolayı perdeci adını aldığınızı, Perdeci oyuncularını ve “Muhsin Ertuğrul’un perdesinden çıktılar” sözünü nasıl değerlendiriyorsunuz? Onur duyduğumuz, gurur duyduğumuz bir değerlendirme. Rus yazarlar Gogol’un paltosundan çıktık derler ya bizler de Muhsin Ertuğrul’un bir biçimde ceketinden çıktık diyelim. Bu hem Taner için, hem Ümit için, hem benim için hem de Metin Deniz için bu anlamda bizim ona olan büyük bir sevgimiz ve saygımız var. Muhsin Ertuğrul bizim büyük bir öğreticimizdi aynı zamanda çok şey öğrendik açıkçası özellikle tiyatro disiplini, tiyatro sevdası ve tiyatronun bir demokrasi mücadelesindeki yeri açısından çok öğreticiydi ona duyduğumuz bu sevgi ve saygı gereği perdeci adını almaktan da onur duyduk.     Mustafa Kemal Atatürk’ün Tiyatro bir toplumun kültür düzeyinin aynasıdır sözünü günümüze uyarlarsak aynada bugünkü kültür düzeyimizi nerede görüyorsunuz? Ben çatlamış olarak görüyorum. Birazda kırık dökük olduğunu da söyleyebilirim. Bu her çalışma için değil bütünü yansıtmıyor sözlerim. Muhakkak ki Türkiye’nin demokratikleşmesi doğrultusunda her anlamda, her alanda olumlu çabalar var. Bunu inkâr etmeyeyim. Çok önemli bir söz bu Mustafa Kemal’in bu sözü ama dediğim gibi Aynada çatlaklar var kirlilikler var. Kısacası çok ciddi bir şekilde ülke değerler kaybına uğramıştır. Kültürel bir kirlilik yaşıyor. Bunun önüne nasıl geçeceğiz mücadeleyi bırakmadan umudu bırakmadan oyunu siz de izlediniz oyunumuzda da bu mesajlar yok muydu?    Kültür Bakanlığının tiyatrolara verdiği ödenekler var. Bunlardan yararlana biliyor musunuz? Hayır, bizim Ankara Sanat Tiyatrosu yaklaşık altı, yedi yıldır yararlanmıyor bunun dışında Dostlar Tiyatrosu olsun başka tiyatrolar da olsun özellikle gezi olayından sonra politik bir tavır almıştır bakanlık cezalandırma yoluna gidiyor. Buna rağmen bu tiyatrolar hala ayaktalar. Genco’da ayakta Aysa’da ayakta. Yani bu yaklaşımı hiç doğru bulmuyorum. Bir ülke ekonomik kalkınmasıyla birlikte kültürel kalkınmasına da bir o kadar önem vermek zorunda. Bunun için de tiyatrosuna, edebiyatına, operasına, sinemasına balesine önem vermek, önemsemek zorunda bu yaklaşımları çözemiyorum açıkçası.     Zaten az sayıda olan Salonların hızla kapanması seyircinin tiyatrodan kopmasına neden oluyor mu yoksa tiyatro seyircisi hep sadık mı nerede olursa olsun gelip tiyatro izliyor mu? Oluyor tabi olmaz mı. Özellikle Anadolu da kulağıma geldi, hatta bizim başımıza da birkaç kez geldi salonu vermiyorlar ya da öylesine bir kira talebinde bulunuyorlar ki bizi oraya organize eden arkadaşlar bunu karşılayamıyorlar dolayısıyla siz de oraya gidemiyorsunuz seyirci de sizi seyredemiyor. Bu da değişik anlamda bir sansürleme, bir yasaklama, baltalama olayıdır. Böyle engellerle de karşılaşıyoruz maalesef.     Ümit Denizer’in tek perdelik “Adalet, Sizsiniz” oyununu perdeci oyuncuları Taner Barlas ve Ümit Denizer ile birlikte oynuyorsunuz. Ümit Denizer’in bu oyununu oynamaya nasıl karar verdiniz, oyunun seyircisinden gişesinden memnun musunuz? Oyunu oynamaya karar vermemde oyunun içeriği rol oynadı, içerik çok önemliydi. Sokrates, Galileo, Sacco - Vanzetti’ne yapılan bu adaletsizlik bunlara karşı uygulanan hukuksuzluk onları bir biçimde kahretme ama yıllar, yıllar, yıllar sonra da haksızlık yapıldığı için özür dileme yolu bu bizim ülkemiz içinde hiç yabancı değil.     Hangi şehirlerde oynadınız, en çok hangi şehirlerde oynamak istersiniz? Şehirleri ayrıt etmem doğru olmaz. Ülke bizim ülkemiz her şehiri bizim. Bütün bir Türkiye’yi dolaşmayı çok isteriz ki bu yıl ülkeyi baya bir dolaştık. Hem Karadeniz de, hem güneyde, hem egede epeyi bir dolaştık. Önümüzdeki günlerde de tekrar Adana, Mersin, İskenderun, Urfa, Mardin, Van, gibi bir yolculuğumuz olacak buda beni şimdiden çok heyecanlandırıyor. Oyun zaten adaletsizlikle ilgili bizler adalet yürüyüşünde de vardık, adalet kurultayında da Çanakkale’de bu oyunumuzu oynadık.   18-19 Aralık tarihlerinde Van’da “Adalet Sizsiniz” oyunuyla Vanlılarla birlikte olacaksınız. Daha önce hiç Van’a gitmiş miydiniz? Oyuna Van seyircisinden nasıl bir tepki bekliyorsunuz? 403. kilometre oyununu 1971-1972 yılında Van’da oynama şansını bulmuştum. Oraya gideceğimiz için çok heyecanlanıyorum. Van seyircisinden çok daha iyi tepki bekliyorum.  Van’ın yapısı gereği iyi bir sonuç alacağımıza inanıyorum.     Yıllar sonra Yol Ayrımı filmi için Şener Şen’le birlikte beyaz perdede buluştunuz. Yol Ayrımı filmi için neler söylersiniz, filmi nasıl değerlendiriyorsunuz? Filmin çok değişik bir senaryo, çok değişik yönetimi olduğu Şener’ in usta oyunculuğu, bütün oyuncuların ustalığı var açıkçası kamerada kesinlikle çok önemli. Bir tek cümleyle özetlersem; film ahlaklı olmaya, vicdanlı olmaya, emekten yana olmaya daha doğrusu insan olmaya davet eden bir film.Bu da bu günün Türkiye’si için son derece önemli görüyorum. Vicdanlı, ahlaklı, namuslu olmayı. Emekten yana olmayı.   İyi bir sinema oyuncusu, iyi bir tiyatrocu ve iyi bir yönetmensiniz. Bunların arasında tercih yapmak durumunda olsanız hangisini seçerdiniz? Ben her zaman yönetmenliğe daha bir farklı baktım. Ama oyunculuk ayrı bir zevk veriyor şüphesiz, tartışmasız oyunculukla başladık tiyatro olayına.  Ama tiyatroda yönetmenliğim daha bir öndedir diyebilirim.   
Yazarımız Ümran Öztürk Ünlü Tiyatro, Sinema Sanatçısı ve Yönetmen Rutkay Aziz'le İzmir'de keyifli bir sohbette buluştu. Rutkay Aziz, ilk defa 1971-72 yıllarında Van'da oynadığını, 18-19 Aralık tarihlerinde "Adalet Sizsiziniz" oyunu ile uzun yıllardan sonra ikinci kez tiyatro seyircisinin karşısına çıkacağını belirterek, bu buluşmada Vanlı seyircilerden çok daha iyi tepki beklediğini söyledi.

Ümran Öztürk

Türkiye’nin nitelikli tiyatro yönetmen, oyuncu ve sinema aktörlerinden Rumuz Goncagül, Sakıncalı Piyade, Ana, Bir Ceza Avukatının Anıları oyunları… Yer Demir Gök Bakır, Sis, Piano Piano Bacaksız, Geçmiş Bahar Mimozaları, Ada, Yol… Filmlerinin unutulmaz oyuncusu, yönetmen, ünlü tiyatro adamı, 48. Antalya Altın Portakal Film Festivali Sanatta Sosyal Sorumluluk Ödülü, Evler Evler adlı oyunuyla En İyi Erkek Oyuncu Ödülü, Sis filmi ile Türkiye Sinema Yazarları Derneği En İyi Erkek Oyuncu Ödülü sahibi Rutkay Aziz ile “ Adalet Sizsiniz” oyunu sonrası perdeci oyuncuları, Muhsin Ertuğrul, tiyatro ve yeni vizyona giren Yol Ayrımı filmi üzerine konuştuk. Yaptığımız sıcak ve samimi söyleşi…

 

 Muhsin Ertuğrul’a vefa ve saygıdan dolayı perdeci adını aldığınızı, Perdeci oyuncularını ve “Muhsin Ertuğrul’un perdesinden çıktılar” sözünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Onur duyduğumuz, gurur duyduğumuz bir değerlendirme. Rus yazarlar Gogol’un paltosundan çıktık derler ya bizler de Muhsin Ertuğrul’un bir biçimde ceketinden çıktık diyelim. Bu hem Taner için, hem Ümit için, hem benim için hem de Metin Deniz için bu anlamda bizim ona olan büyük bir sevgimiz ve saygımız var. Muhsin Ertuğrul bizim büyük bir öğreticimizdi aynı zamanda çok şey öğrendik açıkçası özellikle tiyatro disiplini, tiyatro sevdası ve tiyatronun bir demokrasi mücadelesindeki yeri açısından çok öğreticiydi ona duyduğumuz bu sevgi ve saygı gereği perdeci adını almaktan da onur duyduk.

 

 

Mustafa Kemal Atatürk’ün Tiyatro bir toplumun kültür düzeyinin aynasıdır sözünü günümüze uyarlarsak aynada bugünkü kültür düzeyimizi nerede görüyorsunuz?

Ben çatlamış olarak görüyorum. Birazda kırık dökük olduğunu da söyleyebilirim. Bu her çalışma için değil bütünü yansıtmıyor sözlerim. Muhakkak ki Türkiye’nin demokratikleşmesi doğrultusunda her anlamda, her alanda olumlu çabalar var. Bunu inkâr etmeyeyim. Çok önemli bir söz bu Mustafa Kemal’in bu sözü ama dediğim gibi Aynada çatlaklar var kirlilikler var. Kısacası çok ciddi bir şekilde ülke değerler kaybına uğramıştır. Kültürel bir kirlilik yaşıyor. Bunun önüne nasıl geçeceğiz mücadeleyi bırakmadan umudu bırakmadan oyunu siz de izlediniz oyunumuzda da bu mesajlar yok muydu? 

 

Kültür Bakanlığının tiyatrolara verdiği ödenekler var. Bunlardan yararlana biliyor musunuz?

Hayır, bizim Ankara Sanat Tiyatrosu yaklaşık altı, yedi yıldır yararlanmıyor bunun dışında Dostlar Tiyatrosu olsun başka tiyatrolar da olsun özellikle gezi olayından sonra politik bir tavır almıştır bakanlık cezalandırma yoluna gidiyor. Buna rağmen bu tiyatrolar hala ayaktalar. Genco’da ayakta Aysa’da ayakta. Yani bu yaklaşımı hiç doğru bulmuyorum. Bir ülke ekonomik kalkınmasıyla birlikte kültürel kalkınmasına da bir o kadar önem vermek zorunda. Bunun için de tiyatrosuna, edebiyatına, operasına, sinemasına balesine önem vermek, önemsemek zorunda bu yaklaşımları çözemiyorum açıkçası.

 

 

Zaten az sayıda olan Salonların hızla kapanması seyircinin tiyatrodan kopmasına neden oluyor mu yoksa tiyatro seyircisi hep sadık mı nerede olursa olsun gelip tiyatro izliyor mu?

Oluyor tabi olmaz mı. Özellikle Anadolu da kulağıma geldi, hatta bizim başımıza da birkaç kez geldi salonu vermiyorlar ya da öylesine bir kira talebinde bulunuyorlar ki bizi oraya organize eden arkadaşlar bunu karşılayamıyorlar dolayısıyla siz de oraya gidemiyorsunuz seyirci de sizi seyredemiyor. Bu da değişik anlamda bir sansürleme, bir yasaklama, baltalama olayıdır. Böyle engellerle de karşılaşıyoruz maalesef.  

 

Ümit Denizer’in tek perdelik “Adalet, Sizsiniz” oyununu perdeci oyuncuları Taner Barlas ve Ümit Denizer ile birlikte oynuyorsunuz. Ümit Denizer’in bu oyununu oynamaya nasıl karar verdiniz, oyunun seyircisinden gişesinden memnun musunuz?

Oyunu oynamaya karar vermemde oyunun içeriği rol oynadı, içerik çok önemliydi. Sokrates, Galileo, Sacco - Vanzetti’ne yapılan bu adaletsizlik bunlara karşı uygulanan hukuksuzluk onları bir biçimde kahretme ama yıllar, yıllar, yıllar sonra da haksızlık yapıldığı için özür dileme yolu bu bizim ülkemiz içinde hiç yabancı değil.

 

 

Hangi şehirlerde oynadınız, en çok hangi şehirlerde oynamak istersiniz?

Şehirleri ayrıt etmem doğru olmaz. Ülke bizim ülkemiz her şehiri bizim. Bütün bir Türkiye’yi dolaşmayı çok isteriz ki bu yıl ülkeyi baya bir dolaştık. Hem Karadeniz de, hem güneyde, hem egede epeyi bir dolaştık. Önümüzdeki günlerde de tekrar Adana, Mersin, İskenderun, Urfa, Mardin, Van, gibi bir yolculuğumuz olacak buda beni şimdiden çok heyecanlandırıyor. Oyun zaten adaletsizlikle ilgili bizler adalet yürüyüşünde de vardık, adalet kurultayında da Çanakkale’de bu oyunumuzu oynadık.

 

18-19 Aralık tarihlerinde Van’da “Adalet Sizsiniz” oyunuyla Vanlılarla birlikte olacaksınız. Daha önce hiç Van’a gitmiş miydiniz? Oyuna Van seyircisinden nasıl bir tepki bekliyorsunuz?

403. kilometre oyununu 1971-1972 yılında Van’da oynama şansını bulmuştum. Oraya gideceğimiz için çok heyecanlanıyorum. Van seyircisinden çok daha iyi tepki bekliyorum.  Van’ın yapısı gereği iyi bir sonuç alacağımıza inanıyorum.

 

 

Yıllar sonra Yol Ayrımı filmi için Şener Şen’le birlikte beyaz perdede buluştunuz. Yol Ayrımı filmi için neler söylersiniz, filmi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Filmin çok değişik bir senaryo, çok değişik yönetimi olduğu Şener’ in usta oyunculuğu, bütün oyuncuların ustalığı var açıkçası kamerada kesinlikle çok önemli. Bir tek cümleyle özetlersem; film ahlaklı olmaya, vicdanlı olmaya, emekten yana olmaya daha doğrusu insan olmaya davet eden bir film.Bu da bu günün Türkiye’si için son derece önemli görüyorum. Vicdanlı, ahlaklı, namuslu olmayı. Emekten yana olmayı.

 

İyi bir sinema oyuncusu, iyi bir tiyatrocu ve iyi bir yönetmensiniz. Bunların arasında tercih yapmak durumunda olsanız hangisini seçerdiniz?

Ben her zaman yönetmenliğe daha bir farklı baktım. Ama oyunculuk ayrı bir zevk veriyor şüphesiz, tartışmasız oyunculukla başladık tiyatro olayına.  Ama tiyatroda yönetmenliğim daha bir öndedir diyebilirim. 

 

Van HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vansesigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.