Van Gölü İncileri

Van Gölü İncileri

ÖZLEMİNDE KALACAKSIN

AHMET YILMAZ TUNCER

Bütün olanlar

Uzun bir yol ve

Uzun bir yolculuk içinde

Senin yalnızlığınla buluşman

Tüm zamanlar sararmış olsa da

Gün gelir bir bulut karışır hayatına

 

Mesele zamanı ayırmak parçalarına

Ve sana yarayacak parçayı gönlünde

Sıkı ama sımsıkı saklaman

Ve gün geldiğinde gönlünde sakladığın

O gizemli parçayı buluşturmak o bulutla

 

Bilmiyor bazıları sen o bazılarından

Olma sakın çünkü hayat bir bütünü içinde

Yaşanan çapraz bir bulmacanın açılımı 

Bazı harfleri çıksa da

Seni düşündüren bir tarafı olan

 

Ve çoğunluğunda tersine işleyen

Görünmezlerin ve bilinmezlerin

Bütünü olan bir şeyde yani sen

Hayatın içinde kalırken

Başka bir zaman senin düşlerinde

Yaşayacaktır ve ne kadar çabalasan da

Sen düşlerinin özleminde kalacaksın.

Van Gölü İncileri

BİR (H)İÇLİ ADAM

TİYATRO YAZISI: AYŞE DAĞLIOĞLU

Adam yürürken aniden sendeledi. Çamura batan taperedin ucunu çekmeye zaman bulamadan diğer ayağını bataklık içinde buldu. Şimdi dengede duran iki kör ayağının acısını unutmuş, başını her şeyden vaz geçmişlik ile gökyüzüne kaldırdı son kez. Neydi bunca cümbüş, bunca gürültü kim için ne içindi?

İnsanların varlığı hiçbir şeydi onun için. Olmasalar da olurdu. Oldular da bir şey mi güzel gitti sanki. İnsanlar boş bir tarlanın köstebekleri gibi didinip toprağın altına gizlenince tüm dünya onlarındı sanki. Şu an Gustavo bataklıkta ve insanlar dışarda.

Gustavo ölecek, insanlar her zaman kaldıkları yerden günlük iş güçlerine karışacak. İşte hayat senin satın alamadığın kadar pahalı düş kırıklığına gömülürken ucuz bir toplumun elleriyle kazdığı soğuk bir mahzende sonlanacak. Sonuç? Sonuç mu, koca bir hiç!

(Bir kısa konçerto.)

Koro :

Büyük ciddiyetle düştük sahnede

İnsanlar, acımasız…

Komedi sanıp alkışladılar

Ruhunu teslim eden bir Cognito gibiydik

Kapadı kapısını aynı anda sahne ve mezar

Ve son defa Moliere olup ayrıldılar.

(Gustavo bu sefer balo efendilerine yakışır bir kıyafet giyip tekrar sahneye gelir.)

Ağrıyan harflerimi bıraktım kırık bastona

Harflerim ağır aksak yürürken bastona çelme taktılar.

Kostüm giydirdiler, güldüler.

Nasihat verdiler “nasıl yürünürmüş”

Bir kalemle nehri yüzdürdüğümü göremediler

Silinmişiz, adımıza ait olmayan kimlik taşımak zorundayız, toplum kalmak zor.

Bu, ben miyim? Ben, neredeyim? Buralara ait miyim? Onca isim cümbüşü içinde, çabamız ve gölgelerimiz ne de çabuk silindi.

Ne de çabuk!

Şimdi boşlukla oyalanma vakti, sanki dolacak diye kendimizi avutma vakti.

Ne kadar çok gülüyorum değil mi, ipin ucundaki kaygıların yüzüne, bir asılsam diyorum ayak uçlarıma, ne kadar zafer ilan edebilirdi gerdiğim sözcükler, acaba gerçekten güldürebilir miydim somurtkan sözcükleri o denli? Fotoğrafa yansıyan yanımdan kilometrelerce atlamak istiyor işte tüm yanım.

(Seyirciye selam verir.) (Alkış. Perde kapanır.)

Van Gölü İncileri

GÖRDÜM

HASAN KAMBAY

Çağımızda tehlikeli 

En büyük yılanı gördüm 

Adem'i yapıp lekeli

Utanca salanı gördüm 

 

Emperyalin düğününde 

Katliam var hep gününde 

Dünyanın gözü önünde

En büyük talanı gördüm 

 

Yaslı gök kubbe bağrında 

Çığlıklar yanar nârında

Hayatının baharında 

Binlerce solanı gördüm 

 

Alçaklığın gelmez sonu

Zalim ipe serer unu

Garibin evi yurdunu

Elinden alanı gördüm

 

İçi zifir; kara özlü 

Güvenilmez oynak sözlü 

Hiç utanmaz iki yüzlü 

Riyâlı yalanı gördüm 

 

Takiyeyle kimi insan

Dürüstlük postunda şeytan 

Üç kağıtçı doldu her yan

Emeği çalanı gördüm 

 

Vicdanlarda farklı maya 

Duyarsızda var mı hayâ?

Boş verip zevk-u sefâya

Fütursuz dalanı gördüm 

 

Şu birlikler battı mile 

Çıkarlar varsa nafile!

İnsanlık can verse bile

Taraflı olanı gördüm 

 

Zaman ömürü içerken 

Güzellik kalsa geçerken 

Yüreklerde sevgi varken

Nefretle dolanı gördüm.

Van Gölü İncileri

YAĞMURLU BİR NİSAN AKŞAMI

LEYLA YİĞİT KAYA

Yağmurlu bir Nisan akşamıydı gidişi,

Ne bir elveda vardı ne de bir hoşça kal.

Ceketini bile almadan çıkıp gitmişti,

Soranlara “selam edin… gelemem artık” der gibi.

 

Dilinde, ıslıkla çalınan bir türkü,

Türkünün içinde bir ağıt,

Ağıtın içinde kendisi saklıydı.

Nasıl oldu bilinmez…

O gece, en uzun geceydi.

 

Vurulmuştu…

Bir doksan boyuyla uzanmış,

Hiç tanımadığı bir el sarmıştı bedenini.

Herkes feryat figan ona koşarken,

O, aynı türküyü mırıldanmaya devam etti.

 

Şafak söktü yine… “Sunam uyanmaz,

Hasret çeken gönül derde dayanmaz…”

 

Nasıl anlatılırdı ki içindeki bunca dert?

Kimse anlamamış, kimse dinlememişti.

O ise herkese yetişmişti bir bir,

Tükenmişliği bundandı belki de…

Anlaşılamamaktan.

 

Göğe bakarken yumuverdi gözlerini,

Ahlar, ağıtlar, feryatlar çare değildi.

Issız o gemiye bir yolcu daha binerken,

Ardında kalanlar vazgeçmedi umuttan:

Aynı inançla fısıldadılar—

“O gemi bir gün gelecek…”

Van Gölü İncileri

İYİ İNSAN OL

RIFAT KAYA

İyi bir insan ol, ama ispata çalışma

Zalimi methetme, yol arkadaşı olma

İnceldiği yerde kopar, feleği öldürme

İyi insan ol, zalime yol yoldaşı olma

 

İç gönlünü incitme, kinle yolunu bozma

Her ne yaparsan yap da kalbini karartma

Hakk’ın nurunu söndürme, karanlığa varma

İyi insan ol, yıkıma kapı aralama

 

Sözlerin tatlı olsun, dilinle oku vurma

Gönülleri yıkarsan bin mabedi hiç kurma

Dikenle gül bir olmaz, kalbine diken sokma

İyi insan ol, dostları incitme asla

 

Sabır sebatla yürürsen yol seni doğrultur

İyilik eken kalbi güllerle doldurulur

Dünya misafirhane, mihman kalıcı sanma

İyi insan ol, zalime sırdaş yoldaş olma

 

Yüksekten bakma ki gözlerin perde olmasın

Kibirle yaklaşma, gönüller kırgın kalmasın

Allah'a yönel ki yolun ışıksız kalmasın

İyi insan ol, gurura yoldaş kardaş olma

 

Azıcık aş ile kanaat gönlü doyurur

Nefsine uyanın kalbi ateşle yoğrulur

Bir lokma helal binlerce haramdan üstündür

İyi insan ol, harama yasağa yanaşma

 

Gölgeye sığın ki güneşin harı yakmasın

Gözyaşı dök ki rahmet kalbinden akmasın

Merhamet ekenlerin hayatı yıkılmasın

İyi insan ol, zulme zalime ortak olma

 

Yalancı söze inanma, kalbine bağlama

Hak hakikat nurdandır, söndürme, karartma

Doğruluk ağırdır, ama taşımaktan korkma

İyi insan ol, yalana yanlışa meyletme

 

Dostunu seçerken dikkat et yanılma kanma

Zalimin yanında olup da aldanma yutma,

Hak yolun rehberi gönül yolunu kaybetme

İyi insan ol, kötüyü sırdaş yoldaş yapma

 

Mutlak göçüp gideceksin, dünya baki değil,

Ne mal ne de şöhret, kalmaz senden hiçbir delil

Yalnız iyilik kalır, yazılırken bilfiil,

İyi insan ol, zül zulmü övenlerden olma.

Van Gölü İncileri

HANİ VEFA KALACAKTI 

NAZAN YERLİ

Sizin iyiliğinizi sizden önce isteyen insanlar olsun hayatınızda. Yere düştüğünüzde sizden önce onlar kaldırsın zırhlı parmaklarıyla. Onların varlığı güç verir acımasız hayat karşısında. Bazen fedakârlıklar yaparsınız onlar görse de görmese de. İster hissettirin ister hissettirmeyin bana kalırsa hissettirmeyin hissettirince bir ömür boyu yük olarak kalır heybenizde. Karşılıksız yapın bazı şeyleri bırakın bilmesinler, duymasınlar beni bilen bilir deyip devam edin yolunuza. Kalbinizle yaklaşın insanlara.

 Çıkar olmasın aranızda. Zaten yükünüz ve kalbiniz aynı yolda ise doğru çizgidesinizdir demek. Kötülüklerin baş sardığı kirli dünyada. Bazen de siz olursunuz başkalarının baharında, solmuş yapraklarında, umut açmış dallarında, ellerinizle kazıdığınız toprak alınca, vermiyor geri ne kadar yalvarsanız da gözyaşları sular çiçeklerin filizlenmiş acılarına. Sessiz sedasız hayat karmaşasında kaybedince anlarsınız hayat aslında kal û beladan bu yana. Elest û bezm-inden sonraya. Hep iyilikle iyileşecek yaralar kabuk bağlar, içinde kanamasa da en derinden sarılacak. "İyilik ve sevgi" ikileminden. Ne kadar zor olsa da hep onlar olsun yanı başınızda. Sırtınızı da vermeyin gitmem diyen ölümlü dünyanın ölümlü canlarına. Çok karşılaşacaksınız ama hep yarım kalacaksınız bununla. 

İki günlük dünyanın günahları uğrunda. Eğer güveniyorsanız devam edin fakat kendi kendinizin katili olmayın. İnandıklarınızdır, güvendiklerinizdir sizi öldüren. Bir gün ölürseniz kalbinize gömdükleriniz yüreğinizde yeniden yeşerecek ve o zaman anlayacaksınız kolay kolay pes etmek sadece sadakatsizlik için sadece bir bahane olduğunu. Bazen vazgeçersiniz çünkü çaresiz kalırsınız kimse anlamasa da öyle olması gerektiği için der ve gidersiniz fakat bundan sonra başlar aslında olması gerektiği. Hiç kimseye de benzemeye çalışmayın kaybedersiniz değer biçemedikleriniz bir gün gelir değer biçersiniz farkında olmasanız da. 

Hiçbir şey içinde "asla" demeyin hatta asla kelimesini sürç-i lisan edip tekrar etmeyin bile. Allah'ın gücüne karışılmaz gün gelir asla dedikleriniz avuçlarınızda birikir. Vicdanınızı köreltmeyin karalanmasın. Vicdanınızı da kaybetmeyin hayatınız boyunca. Size kalbinizden sonra yol gösterecek ikinci rotanız vicdanınız olacaktır.

Van Gölü İncileri

UMMADIĞIN BİR ANDA

FİKRET ONAY

“Ummadığın bir anda görüşürüz,” demiştin

Giderken kapının eşiğinde durup,

Ben ise

Yarım kalmış bir cümlenin içinde kalmıştım,

Sen son noktayı koyup gitmiştin usulca.

 

Sonra günler geçti,

Ben hep aynı soruyu sordum kendime:

“Gerçekten olur mu böyle şeyler?”

Bir ses içimden “olur” dedi,

Ama kalbim inat etti, sustu, bekledi.

 

Bir akşam, hiç aklımda yokken,

Kalabalığın ortasında

Omzuma değen o tanıdık sessizlik…

Döndüm, gözlerinle yakalandım,

Ve zaman dedi ki: “Bak, işte şimdi.”

 

Sen gülümsedin, ben nefes almayı unuttum,

“Ben sana demiştim,” dedin hafifçe,

Ve o an anladım; bazı vedalar yalandır aslında,

Çünkü gerçekten…

"Ummadığın bir anda görüşürüz."

Van Gölü İncileri

MANASIZ KELİMELER

HALİDE MENGELLİ 

"Manasını yitirince kelimeler

İzbe kuyulara gömülürdü cümleler

 

Hayat, hep bir/az noksan

Bir/az boynu bükük 

Rüzgarda pervasızca savrulan 

Kuru bir yaprak misali

Kırık ve dökük

 

En kuytu vahalarda

Durgun olur sular

Ne yağmurlar yağardı da,

Gözlerinde saklanırdı umutlar

Gülüşünde düş kırıkları...

Göğe çizilince gözlerin,

Hayata sarılırdı canhıraş bahar

 

Sen... Akıldan sıyrılmış aklım

Sırılsıklam yanarken satırlarım

Şimdi bu yürek sana kırgın

Sitemine bir o kadar dargın.

 

Artık bahar, sana inanmayacak kadar

Öyle küskün ki çilenin beş beteriyle 

Sarılmış nasır bağlar yalnızlık 

Gönül  suskun / gönül durgun

Gönül nâr / gönül hâr

Kan revan yollar

 

İliklerime kadar ıslanmışken

Yaşları silen olmalıydın

Yürekte yoktu ayrılığın."

Van Gölü İncileri

SANAT

KASIM KARA

Sanat dünyayı aydınlatan 

En güzel ışıktır 

Hayatın en güzel sahnesinde 

Perde sevgiyle açılınca 

 

Düşler dünyasında 

Hayal kurarız 

Büyülü bir yolculuğa çıkarız 

Umutlar sevgiyle yeşerince 

 

Ruhlara dokunur 

Şairin sözlerinde 

Ezgilerin bağrında 

Ressamın tuvalinde 

Gülen bir çift gözle.

Van Gölü İncileri

BİTTİ SENİNLE

AYNUR GÖKALP (NUR-Nİ-SA)

Dile getirmenin ne manası var

Bir devir kapandı bitti seninle

Umut dağımıza düştü dolu, kar

Bir devir kapandı bitti seninle 

 

Nasıl da yok ettik bizdeki bizi

Yerinde yel esti kayboldu izi

Oysa çok sevmiştik birbirimizi 

Bir devir kapandı bitti seninle

 

Hata mıydı yoksa bizim aşkımız

Gözümüzden düşer kanlı eşkimiz 

Tükettik her şeyi şimdi şaşkınız

Bir devir kapandı bitti seninle

 

Nur-Ni-Sa gönlüne taş bastı artık 

Başka hayallere bak küstü artık

Ayrılık rüzgarı bol esti artık 

Bir devir kapandı bitti seninle.

03.12.2023

Bakmadan Geçme